bugün
- arkadaşlar tost yapamıyorum8
- kızlar mesaj kutumu kısa süreliğine açtım5
- sözlüğün mal dolması9
- velvet31
- arkadaşlar böyle biri beni takip etmeye başladı7
- bik bik abla vs vurduranlar12
- uzun marlboro deyince uzun mavi 2000 mi diyen kız4
- uludağ sözlük bir ailedir6
- sözlük yazarlarının dondurmaları3
- kim kimin fakesi belli olmayan sözlük5
- kemal kılıçdaroğlu18
- ayda 589 bin tl götüme sokuyorum iyi mi yapıyorum7
- tüm sözlüğe benden kuşkaş3
- beyler lütfen hlzaya gelin4
- diamond bosphorus13
- sıcaktan kilo vermek3
- bütün biraderlere hükmeden birader5
- sözlüğe totonu zikeyim butonu4
- arkadaşlar makarna yapamıyorum6
- durduk yere size kafayı takan yazarlar7
- gizli artı vermek7
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- erectoton7
- arkadaşlar suşi yapamıyorum4
- yine geliyorum yilanoglu4
- şarapçı koala'yı duvarı yalarken görmek2
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı10
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması8
- her 3 kadından 1 inin bedava yemek için buluşması6
- opel grandland2
- ali hamaney'in cenaze töreni4
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği28
- james deenin kulaklarından tutup havaya kaldırmak2
- ismet gey biraderin madam hanım olması hedesi3
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız8
- bursa gazozu2
- bu sözlüğe son ihtarımdır3
- kavgalar yüzünden fotomun arka planda kalması3
- araya adam sokup yazar banlatmak5
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması5
- hdi2
- lionel messi3
- ankara da kapandığı için sizi en çok üzen mekan2
- tai lung30
- motor inecek abi4
- deniz göktaş31
- gocu9
- mehdi ismet ise deccal kim2
- sözlükte seviye ve üslup yoksunu yazarlar7
- metro 20333
kitap yazan insanlar, ki kendilerine yazar denmesinden hoşlanıyorlar, tarafından esefle kınanan, hatta bazılarınca insanlık suçu olarak dahi nitelenen bir eylem.
ben de burada kendimize verdiğimiz sözlük yazarlığı sıfatıyla bir şeyler yazıyorum. diyelim ki yazdığım şeylerden birini adamın biri izinsiz, referanssız, bunları da geçtim alıntı olduğunu da belirtmeden bi yerde aynen kullandı. hoşuma gitmez elbette. yazdığım şeye ayırdığım zaman, verdiğim önem ve yazdığım şeyin uyandıracağı etkinin gücü ölçüsünde bu olaya tavır alırım. olayı insanlıktan çıkmak olarak nitelemem tabii. tersine insan böyledir, bilirim. insanlığa giriş 101. ilk ders: insan nşa'da çıkarcı ve hesapçıdır. şaşıracak bir şey yok.
öte yandan aklıma başka sorular da takılmıyor değil. yazarlar bizden telif haklarını talep ediyorlar, kitap onların hakkı eyvallah. peki onlar bize neden telif hakkımızı ödemiyorlar? saçma mı? neden saçma olsun? biz de onların hayal dünyalarını şekillendiriyoruz. yere tüküren adamın, dolmuş şoförünün, sokakta top oynayan çocukların, eve gelen tesisatçının, televizyondaki spikerin, kısaca herkesin ortaya çıkan metinde bir payı var. bak yüz kişiden bin kişiden bahsetmiyorum. o kültürü o dili paylaşan hatta hatta dünya üzerinde yaşayan herkesin payı var. e yazar vergilerini ödüyor zaten denebilir. hayır efendim para değil, emek üzerinde tüm insanlığın hakkı var diyoruz, gelire ortak olmak değil esere, telif hakkına ortak olmaktan söz ediyoruz. kısaca yazdığı bir kitapla kendine lüks bir villa yanı sıra son model bir otomobil almak isteyen ve bunu kendinde hak olarak gören yazara, hayır biz ödemeyi para ile yapmayı düşünmüyoruz, bizim metinde bir payımız var, hepimizin yüzdüğü derenin suyunu sırf ilk senin aklına gelen yöntemlerle bir yerde toplayıp baraj oluşturmayı becerdin diye bize onu bu kadar keyfi şekilde satamazsın diyoruz. bunun için hepimizin gönlünü alman gerekir diyoruz. bize rağmen bizden topladığın balı tek başına yiyemezsin diyoruz.
hoş, devran böyle, düzen yerleşmiş. futbolcular mesela, öyle eminler ki kazandıkları paranın onların hakkı olduğundan. bir de o paraya dalga geçer gibi "ekmek" parası demiyorlar mı! kaç yüz yıl önce gladyatörler için kralın parmağının gösterdiği yön, hayatta kalmak önemli iken şimdi bu nöron israfları dünyanın böyle olması gerektiğini düşünüyorlar.
yazarlara sesleniyorum. siz kimsiniz yahu? siz ortaya çıkan metnin vücuda gelmesine birebir şahitlik etme ve o anda yaratıcının size verdiği sınırlı yaratma ve oldurma hazzını yaşama şansına sahip insanlarsınız. zeka sizin mi? kabiliyet? hafıza? akıl? hepsini kaybedebiliyorsanız hiçbirinin mutlak sahibi değilsiniz demektir. o halde bu, ortaya çıkan eserin mutlak sahibi olma iddiası nereden geliyor? - peki efendim zaman harcıyoruz, mesai veriyoruz hatta iş edindik, gecemizi gündüzümüze kattık yazdık, bizim hiç mi maddi hakkımız yok? var elbette ama dediğim gibi bunu "verin lan paramı" diye isteyemezsin. görüyorsun ki öyle istedin diye korsan kitap var. tek suçlu sen misin? değilsin. ama zihniyetini gözden geçirmen gerekiyor. 700 lira maaş alan adamın veya ailesinden birinin de canı istediğinde senin kitaplarını okuyabilmesi gerekiyor. 30 lira 40 lira istersen okuyamaz değil mi şeker kardeşim? isteyebilirsin tamam diyelim ki bu senin dombililiğin. ama bu durumda türeyen korsancıların peşinde polisle birlikte koşarak açgözlülüğün dibine vuruyorsun. kazandığı milyonlar için "ekmek" parası diyen şuursuz futbolcunun aymazlığına komşu oluyorsun.
ben de burada kendimize verdiğimiz sözlük yazarlığı sıfatıyla bir şeyler yazıyorum. diyelim ki yazdığım şeylerden birini adamın biri izinsiz, referanssız, bunları da geçtim alıntı olduğunu da belirtmeden bi yerde aynen kullandı. hoşuma gitmez elbette. yazdığım şeye ayırdığım zaman, verdiğim önem ve yazdığım şeyin uyandıracağı etkinin gücü ölçüsünde bu olaya tavır alırım. olayı insanlıktan çıkmak olarak nitelemem tabii. tersine insan böyledir, bilirim. insanlığa giriş 101. ilk ders: insan nşa'da çıkarcı ve hesapçıdır. şaşıracak bir şey yok.
öte yandan aklıma başka sorular da takılmıyor değil. yazarlar bizden telif haklarını talep ediyorlar, kitap onların hakkı eyvallah. peki onlar bize neden telif hakkımızı ödemiyorlar? saçma mı? neden saçma olsun? biz de onların hayal dünyalarını şekillendiriyoruz. yere tüküren adamın, dolmuş şoförünün, sokakta top oynayan çocukların, eve gelen tesisatçının, televizyondaki spikerin, kısaca herkesin ortaya çıkan metinde bir payı var. bak yüz kişiden bin kişiden bahsetmiyorum. o kültürü o dili paylaşan hatta hatta dünya üzerinde yaşayan herkesin payı var. e yazar vergilerini ödüyor zaten denebilir. hayır efendim para değil, emek üzerinde tüm insanlığın hakkı var diyoruz, gelire ortak olmak değil esere, telif hakkına ortak olmaktan söz ediyoruz. kısaca yazdığı bir kitapla kendine lüks bir villa yanı sıra son model bir otomobil almak isteyen ve bunu kendinde hak olarak gören yazara, hayır biz ödemeyi para ile yapmayı düşünmüyoruz, bizim metinde bir payımız var, hepimizin yüzdüğü derenin suyunu sırf ilk senin aklına gelen yöntemlerle bir yerde toplayıp baraj oluşturmayı becerdin diye bize onu bu kadar keyfi şekilde satamazsın diyoruz. bunun için hepimizin gönlünü alman gerekir diyoruz. bize rağmen bizden topladığın balı tek başına yiyemezsin diyoruz.
hoş, devran böyle, düzen yerleşmiş. futbolcular mesela, öyle eminler ki kazandıkları paranın onların hakkı olduğundan. bir de o paraya dalga geçer gibi "ekmek" parası demiyorlar mı! kaç yüz yıl önce gladyatörler için kralın parmağının gösterdiği yön, hayatta kalmak önemli iken şimdi bu nöron israfları dünyanın böyle olması gerektiğini düşünüyorlar.
yazarlara sesleniyorum. siz kimsiniz yahu? siz ortaya çıkan metnin vücuda gelmesine birebir şahitlik etme ve o anda yaratıcının size verdiği sınırlı yaratma ve oldurma hazzını yaşama şansına sahip insanlarsınız. zeka sizin mi? kabiliyet? hafıza? akıl? hepsini kaybedebiliyorsanız hiçbirinin mutlak sahibi değilsiniz demektir. o halde bu, ortaya çıkan eserin mutlak sahibi olma iddiası nereden geliyor? - peki efendim zaman harcıyoruz, mesai veriyoruz hatta iş edindik, gecemizi gündüzümüze kattık yazdık, bizim hiç mi maddi hakkımız yok? var elbette ama dediğim gibi bunu "verin lan paramı" diye isteyemezsin. görüyorsun ki öyle istedin diye korsan kitap var. tek suçlu sen misin? değilsin. ama zihniyetini gözden geçirmen gerekiyor. 700 lira maaş alan adamın veya ailesinden birinin de canı istediğinde senin kitaplarını okuyabilmesi gerekiyor. 30 lira 40 lira istersen okuyamaz değil mi şeker kardeşim? isteyebilirsin tamam diyelim ki bu senin dombililiğin. ama bu durumda türeyen korsancıların peşinde polisle birlikte koşarak açgözlülüğün dibine vuruyorsun. kazandığı milyonlar için "ekmek" parası diyen şuursuz futbolcunun aymazlığına komşu oluyorsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar