bugün
- velvet39
- memduh bashgan9
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- amedspor7
- true üniversitesi6
- true'nun azılı bir muhalifken sonradan yumuşaması6
- sikmek icin entry ni beğendi6
- ciddi ciddi aşure seven insan21
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı11
- ahtapot yemek9
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- bik bik kaç yaşında10
- trueculuk5
- evde kalmış kız kurusu6
- rüyada true yu görmek3
- sütlaç gibi karı6
- entry girilecek düzgün başlık4
- köfte patates abartılmış balon bir ikilidir5
- sarapci koala5
- sabah 8 de açılan dükkanların felsefesi4
- deniz göktaş35
- sözlüğün ilk başlığı2
- tokmakçısına aşure yapan kız4
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi6
- true'nun pipisi3
- haykırarak diyorum kürdüm3
- çare eskort5
- geldi yine tipini siktiğim4
- true'nun oy verdiği parti3
- kürt hareketinin devşirme olması2
- nihat genç2
- eklenmesi gereken dersler4
- manifest4
- atatürk'ün boyu2
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu4
- joseph puterbaugh3
- bok bok3
- mony tontana6
- erik kompostosu yapmak2
- sırrı süreyya önder2
- uludağ sözlük bir ailedir10
- yılmaz güney2
- husamettin kokorecsever2
- bir ilişkiyi kim yönetir8
- dere kenarında vurduran yazarlar3
- evagreen5
- afgandaki şeriat modeli türkiyeye çağ atlatacaktır2
- true ile sevişmek4
- bir kadını yaşıyla vurmak5
- sofia cordova2
yıl 2011. türkiye'de, sinema salonunun olmadığı 5 tane il var: tunceli, bayburt, şırnak, ardahan, kilis. ( bu sayı 4 sene önce 21'di! )
türkiye genelinde ise, toplam sinema salonunun sayısı, 400 bile değil! bu sayıyı ülkemizdeki şehir sayısına bölünce, sinemaya olan bakış açımızı daha net anlayabiliriz.
ülkemizde 30 sene önce, toplam sinema salonu sayısının, 3000'den fazla olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda... günümüzde bu sayının 400'ü bile bulmamasını, her evde bir televizyon olmasına bağlamak ise en korkuncu!
bu sayının 3000'lerden, 300'lere düşmesinin asıl sebebi; insanların bir araya gelebildiği, sosyalleştiği... her yeri ortadan kaldıran, 12 eylül zihniyetidir.
özellikle 80'lerden sonra, bir bir yok olmaya başlayan sinema salonlarını sunay akın, dizelerinde şöyle anlatmıştı:
"artıyor kara çarşaflılar
yurdumun her köşesinde
neden olacak
siyaha boyanıp
kadınlara giydiriliyor
yıkılan sinemalardan
geriye kalan
onca beyaz
perde!"
en dramatiği ise: emek sineması! yıktırmayacağız! o ayrı... ama onca zamandır, kapalı olmasının ayıbı bile, 70 milyona, 70 yıl yeter!
sinema, sabahları işe giden insanlarda gördüğümüz telaştır...
sinema, akşamları işten dönen aynı insanlarda, işçi servislerinde gördüğümüz uykudur...
sinema, bir ağaçta erik çıkması... veya o erik için, çocukların ağaca çıkmasıdır...
sinema, solucanı yemek için bir kuşun yere konması... veya o kuşa göz koyan kedinin, pusuya yatması... veya o kediyi yakalamak için bir köpeğin, koşmasıdır...
sinema, yağmurda ıslanmak, güneşte kavrulmak, karlara basarken katur kutur sesler duymaktır...
sinema, sinagoglu sokaktan geçerken, birbirine karışan çanla ezanı dinlemektir...
sinema, latince hareket anlamına gelir ki buradan yola çıkarsak...
ellerimizle, işaret parmaklarımız ve baş parmaklarımızdan 2 sayısını yaparak... o iki tane 2'yi birleştirip, oluşan dikdörtgenden bakmaktır.
zaten sinema dediğimiz hayattır...
yarın 19 mayıs... yani çoğumuza tatil...
yarın birçoğumuz sinemaya gideceğiz... ya bazılarımız?
yıl 2011. türkiye'de sinema salonunun olmadığı 5 tane il var: tunceli, bayburt, şırnak, ardahan, kilis. ( bu sayı 4 sene önce 21'di )
sinemaya giden çocukların, hayal gücü gelişir. ya onların?
türkiye genelinde ise, toplam sinema salonunun sayısı, 400 bile değil! bu sayıyı ülkemizdeki şehir sayısına bölünce, sinemaya olan bakış açımızı daha net anlayabiliriz.
ülkemizde 30 sene önce, toplam sinema salonu sayısının, 3000'den fazla olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda... günümüzde bu sayının 400'ü bile bulmamasını, her evde bir televizyon olmasına bağlamak ise en korkuncu!
bu sayının 3000'lerden, 300'lere düşmesinin asıl sebebi; insanların bir araya gelebildiği, sosyalleştiği... her yeri ortadan kaldıran, 12 eylül zihniyetidir.
özellikle 80'lerden sonra, bir bir yok olmaya başlayan sinema salonlarını sunay akın, dizelerinde şöyle anlatmıştı:
"artıyor kara çarşaflılar
yurdumun her köşesinde
neden olacak
siyaha boyanıp
kadınlara giydiriliyor
yıkılan sinemalardan
geriye kalan
onca beyaz
perde!"
en dramatiği ise: emek sineması! yıktırmayacağız! o ayrı... ama onca zamandır, kapalı olmasının ayıbı bile, 70 milyona, 70 yıl yeter!
sinema, sabahları işe giden insanlarda gördüğümüz telaştır...
sinema, akşamları işten dönen aynı insanlarda, işçi servislerinde gördüğümüz uykudur...
sinema, bir ağaçta erik çıkması... veya o erik için, çocukların ağaca çıkmasıdır...
sinema, solucanı yemek için bir kuşun yere konması... veya o kuşa göz koyan kedinin, pusuya yatması... veya o kediyi yakalamak için bir köpeğin, koşmasıdır...
sinema, yağmurda ıslanmak, güneşte kavrulmak, karlara basarken katur kutur sesler duymaktır...
sinema, sinagoglu sokaktan geçerken, birbirine karışan çanla ezanı dinlemektir...
sinema, latince hareket anlamına gelir ki buradan yola çıkarsak...
ellerimizle, işaret parmaklarımız ve baş parmaklarımızdan 2 sayısını yaparak... o iki tane 2'yi birleştirip, oluşan dikdörtgenden bakmaktır.
zaten sinema dediğimiz hayattır...
yarın 19 mayıs... yani çoğumuza tatil...
yarın birçoğumuz sinemaya gideceğiz... ya bazılarımız?
yıl 2011. türkiye'de sinema salonunun olmadığı 5 tane il var: tunceli, bayburt, şırnak, ardahan, kilis. ( bu sayı 4 sene önce 21'di )
sinemaya giden çocukların, hayal gücü gelişir. ya onların?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar