libya kritiği

libya, 1951 itibari ile kaddafi yönetimi altında dünyanın iki komünist ülkesinden biri olmuştur.
anayasası askıya alınmış, tek adam yönetiminde bir ülke olmasına rağmen 1980 lere kadar kalkınmış, ülkede istikrar ve büyüme hat safhalarda olmuştur.
libya aslında hiç bir ülkeye bağımlılığı olmayan, halkını refah içinde yaşatmaya yetecek kaynaklara sahip bir kuzey afrika ülkesidir.
milyar metreküplük doğalgaz razervi, milyon varillik petrol yatakları ve afrikanın kuzeye, akdenize açılan önemli limanı olması ile bir devlet için aslında bulunmaz nimet sayılacak altyapıya sahiptir.
peki neden bugünki koşullara nasıl gelinmiştir.
soğuk savaş aslında konunun tek açıklamasıdır.
1981 itibari ile 30 yıllık kalkınmanın ardından, amerika durumdan rahatsız olacak ki, almanya la belle diskoteğinin bombalanması eylemi libya ya fatura edilmiştir.
takiben de ingiltere de meydana gelen bir uçak bombalama eylemi( (bkz: lockerbie faciası)) yine cıa kaynaklı bir operasyonla libya uyruklu teröristlere yaptırılarak, kaddafi yönetimine fatura edilmiş ve takibende amerikanın başını çektiği 20 yıllık ambargo dönemi başlamıştır.
tabii ki amerika tarafından libya ya yapılan hava harekatları ve kaddafinin başkanlık sarayının vurulması sonucu evlatlık kızının ölümü önemli bir eşik noktası olmuştur.
kaddafi o döneme kadar, amerikaya sadece asılsız terör eylemlerinin kendisine fatura edilmesi ve ambargo nedeni ile husumet beslerken, evladının da ölümü ile iş tam manası ile kan davasına dönmüştür.
kaddafinin amerika ya olan sonsuz öfkesini anlamak için müze haline getirdiği ve bombalamadan sonra amerika ya olan öfkesini ve kararlı tutumunu göstermek için sembol olarak kullandığı amerika tarafından bombalanmış başkanlık sarayına bakmak bile yeterlidir.
amerikan uçağını eli ile yakalamış lider ve halk olarak kaddafi saflarını değişmez şekilde ilan etmiştir.
20 yıllık ambargoya rağmen libya ayakta kalmış ve kaddafi halkı üzerindeki otoritesini ve gücünü korumayı başarmıştır.
olayların dönüm noktası ise 2003 yılında ingilteredeki uçak bombalama eyleminin sorumluluğunu kabul eder şekilde kaddafinin bombalama eylemlerini gerçekleştiren libyalıları ingiltereye teslim etmesi ve kazada ölenlerin ailelerine tazminat ödemesidir.
bu olayda anlaşılmaz iki tutum vardır.
1- kaddafi 20 yıl boyunca şiddetle sorumluluğunu reddettiği saldırıyı ne için üstlenmiştir.
2- açıkça kendisini terörist ilan eden bir lidere karşı amerika tüm dünyaya ben demiştim demek yerine neden amborgoyu kaldırarak kaddafi ye karşı barış rüzgarları estirmeye başlamıştır.
derin bir pazarlık sonucu gerçekleşen sır bir uzlaşma olduğu kesin ama amerika nın oyunu kurallarına göre oynamamayı sürdürdüğü ve kaddafi yi ayakta uyuttuğu da gelinen noktada aşikardır.
zira kaddafi sözde barışa aldanarak ülkesini yabancı sermayedarlara açmış, dolayısıyla ülkeye giren sözümona ticari, aslında nifak beyinler, kaddafi ye karşı muhalif bir gücü yavaş yavaş şekillendirmişlerdir.
cıa in bu harekatta ne kadar başarılı olduğu, tüm otoritesi ve çılgınlık seviyesine varan halkına bağlılığı ile kaddafi ye rağmen, libya da oluşan karşı devrimci güçten okunabilir.
aslında george w. bush sonrası, sözümona barışçı, ılmlı politika izleyecek obama yönetimindeki amerika nın ırak sonrası hamlesi uygulanmıştır.
ırak ta uluslararası kamuoyunda itibarı zedelenen amerika, nükleer, kimyasal silah bahaneleri ile sürdüremeyeceği bop projesinin ayaklarını, demokratikleşme isyanları ile sürdürmeye yönelmiştir.
ırak kanalı ile sızdığı arap dünyasına, ırak kökenli şii, sunni ve çeşitli aşiretlere bağlı değişik kollarda faaliyet gösteren arap işbirlikçileri ile isyanı pompalamış ve ortadoğuda onlarca ülkede domino etkisi ile hızla yayılan isyanlar başlatmıştır.
iç savaşın eşiğine gelen coğrafya da tırmanan gerginliğe kayıtsız kalamayan dünyaya da isyan dalgasının yayılma korkusunu empoze ederek bm leri harekete geçirmeyi başarmıştır.
bm lerin bosna ve ruanda için aldığı kararlara rağmen yüzbinlerce insanın katledilmesine aylarca seyirci kalan batılı devletler ve amerika, bu sefer niyeti belli operasyonun düğmesine kararın üzerinden 24 saat geçmeden basmış ve karardan çok önce bölgeye kaydırılan güçlerle, planı hazır bir savaş senaryosunu tatbike başlamıştır.
bm leri, dünya ülkelerinin insan haklarına olan duyarlılığını ve dünya barış hayalini dahi amaçları için kullanmaktan çekinmeyen amerika, kaddafinin kızgınlığını ve inadını açıklamaya yeterlidir.
kaddafi ye amerikanın objektifinden değil de, gerçekten objektif bir bakış attığınızda halkının büyük bir bölümü tarafından sevilen ve saygı duyulan akıllı bir lider olduğunu görmemeniz imkansızdır.
kaddafi yi yaşattıkları tramvalarla ve sonu gelmez entrikaları ile çıldırma noktasına getiren amerika yı haklı görüp, bütün suçu kaddafi de
adletmek adaletsiz bir yargı olur kanaatindeyim.
gözümüzün önünde, tarihi gerçeklere dayanan, reddedilemez bir gerçeklik olarak duran amerika ve emperyalist emelleri dururken, tüm yaşananları bir ülkede meydana gelen özgürlükçü isyanları indirgeyip, tüm suçu kaddafi de ve idaresindeki libya yönetiminde bulmak, açık ve net olarak olaylara at gözlüğü ile bakmaktır.
emperyalizmin kanlı elini libya dan itmeye çalışan kaddafi yi de görebilmek, libya ya ve kaddafi ye amerika eli ile yapılan zulmü de anlayabilmek gerekir diye düşünüyorum.
© copyright 2005 - 2026