bugün
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması22
- haftanın gammazları listesi24
- iha yaptı siha yaptı7
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması25
- sağ koltukta bacağını elleten erkek7
- ben sözlüğü ciddiye almıyorum karizması7
- ispartalı kızların gül kokması8
- gammaz olup kimseyi gammazlamamak8
- anın görüntüsü20
- beyin ameliyatından çıkmak4
- gocu'nun arabada açtığı şarkılar3
- mehdinin bir anda gelecek olması11
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı3
- emniyet kemeri takan erkek ılık mıdır sorunsalı5
- sadece elit beyler mesaj atsın5
- franz kafka adolf hitler ve tesla ile rakı içmek3
- gammaz çetesi büyük bir operasyon planlıyor8
- bilinçaltımızın derin dondurucu olması8
- gammaz olup zall'ı gammazlamak4
- almanya da pazar günleri dükkanlar açık olsun2
- elit kelimesini çok kullanan insan3
- 13 ağustos 2026 kolombiya depremi11
- franz kafka dönüşüm4
- osimhen lukaku vlahovic salah2
- beyin ameliyatından çıktı ilkişi sözcü okumak oldu3
- carlott2
- gammazların hain planlarının yine tutmaması7
- bilgi içerikli entry giren yazar5
- usual bey birader birader beydir2
- domuz çikolatası6
- sözlük yolunda kemikle deri kalmak5
- hala akp diyenler7
- eskiden fakir olan insan2
- enayimiknatisii2
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar9
- sms onayı olmadan kartla alışveriş yapmak4
- çerçeve yasa35
- friedrich hegel la bi cay icek4
- pforzheim low emission zone2
- nevşehir de balon uçmak2
- capri sun2
- teknik borç2
- frodo kuyumculuk2
- avanos ta çömlek yapmayı denemek4
- çok soru sormayan insan2
- yarın sabah erken teker döner4
- yeni parti premium üyelik4
- almanyadan nussnucker getiren akraba4
- klavyesinde awds tuşları silik olan laptop3
- kendini kulaklardan tutup havaya kaldırmak3
düğme...
siktiğimin düğmesinin ne önemi var ki. sürekli gözümüze sokulan (özellikle amerikan demeyeceğim) adalet sistemlerindeki çürümüşlük, yozlaşmışlık ve işlevsizlik karşısında; düşünsel olarak son derece yanlış fakat pratikte romantize edilen ve çözüm olarak sunulan bireysel adalet gerçekleştirildikten sonra geride kalan devlet kurum ve kuruluşlarının koy götüne gitsin. madem sen kurum olarak masum bir insanı suçlu yerine koyuyor, onun ve ailesinin hayatını karartabiliyorsun, filmin sonunda da al sana düğme. asla bilemeyeceksin.. hatta masumiyetlerini bilmediğin için, elinle hapse koymuş olduğun bir suçluyu, senden/devletten/iktidardan/kanun koyucunun elinden tereyağından kıl çeker gibi alırlar da sen de böyle göt gibi kalırsın işte. düğme de sana kapak olur. izleyicinin vicdan yapmasına hiç gerek yok,
çünkü adalet yerini buldu.
not: ha, neden inatla bireysel adalet gözümüze sokuluyor. bunun ne büyük bir tehlike barındırdığının farkında değil mi bu dünya?! al işte herkes bireysel silahlanma peşinde. filmlerde gösterilenler haklı davalar olsa da, sokakta hayatın böyle işlemediğini hepimiz biliyoruz. mesela namus cinayetleri, töre cinayetleri işleyenler sizce kendilerini haklı görmüyorlar mı sanıyorsunuz. ya da başka sebeplerle cinayet işleyecek olanlar, kendi adaletlerini sağlayacak olanlar kendilerini haklı görmeyecekler mi?! bunun önüne geçmenin tek yolu, adalet sisteminin iyi işlemesinden geçer. bu noktada adalet kurumunu savunmak gericilik/statukoculuk değildir. henüz foucault'nun "hapishanenin doğuşu" adlı kitabını okumadan da bu konuda ahkam kesmek istemem. ama tüm bunlar masum insanların yaşamlarını çalma hakkını kimseye vermez. her sistem arada fire verir. vermicek kardeşim. onu beceremiyorsan, daha eğitim vereceksin. onu beceremiyorsan sosyal adaletsizliğin önüne geçeceksin. ekonomik adaletsizliğin önüne geçeceksin. yaaa, devlet olmak kolay mı öyle.
siktiğimin düğmesinin ne önemi var ki. sürekli gözümüze sokulan (özellikle amerikan demeyeceğim) adalet sistemlerindeki çürümüşlük, yozlaşmışlık ve işlevsizlik karşısında; düşünsel olarak son derece yanlış fakat pratikte romantize edilen ve çözüm olarak sunulan bireysel adalet gerçekleştirildikten sonra geride kalan devlet kurum ve kuruluşlarının koy götüne gitsin. madem sen kurum olarak masum bir insanı suçlu yerine koyuyor, onun ve ailesinin hayatını karartabiliyorsun, filmin sonunda da al sana düğme. asla bilemeyeceksin.. hatta masumiyetlerini bilmediğin için, elinle hapse koymuş olduğun bir suçluyu, senden/devletten/iktidardan/kanun koyucunun elinden tereyağından kıl çeker gibi alırlar da sen de böyle göt gibi kalırsın işte. düğme de sana kapak olur. izleyicinin vicdan yapmasına hiç gerek yok,
çünkü adalet yerini buldu.
not: ha, neden inatla bireysel adalet gözümüze sokuluyor. bunun ne büyük bir tehlike barındırdığının farkında değil mi bu dünya?! al işte herkes bireysel silahlanma peşinde. filmlerde gösterilenler haklı davalar olsa da, sokakta hayatın böyle işlemediğini hepimiz biliyoruz. mesela namus cinayetleri, töre cinayetleri işleyenler sizce kendilerini haklı görmüyorlar mı sanıyorsunuz. ya da başka sebeplerle cinayet işleyecek olanlar, kendi adaletlerini sağlayacak olanlar kendilerini haklı görmeyecekler mi?! bunun önüne geçmenin tek yolu, adalet sisteminin iyi işlemesinden geçer. bu noktada adalet kurumunu savunmak gericilik/statukoculuk değildir. henüz foucault'nun "hapishanenin doğuşu" adlı kitabını okumadan da bu konuda ahkam kesmek istemem. ama tüm bunlar masum insanların yaşamlarını çalma hakkını kimseye vermez. her sistem arada fire verir. vermicek kardeşim. onu beceremiyorsan, daha eğitim vereceksin. onu beceremiyorsan sosyal adaletsizliğin önüne geçeceksin. ekonomik adaletsizliğin önüne geçeceksin. yaaa, devlet olmak kolay mı öyle.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar