bugün

sarphan uzunoglu

kardeşim diyeceğim birisi. belki karanlikta belki aydınlıkta.. ama biliyorum ki, o'nun kalbi daima burada. kendi yazdığı bir şiir;

Kadınıma
kaldır şu yalnızlığı şurdan

Eşyaları toparla kadın,

Hüzün şu kara torbada dursun.

Yalnızlık leş kokar sıkı bağla ağzını

Fotoğrafları yak,sensizlikten bir şey kalmasın.

Sana taşınıyorum bu gece kadın.

Her şeyimden kurtuldum.

Kalemim,kağıdım var onlarla da seni anlatır sana ağlarım kadınım…

Hatıraları yak kadın.

Tüm yarım rakıları dök sensiz içilmiş,seninle sevişilmemiş yatakları yak

Sensiz uyanılmamış sabahların kahvaltı kırıntılarını

Süpür şu lanet olası mutfaktan

Sen kokmayan kıyafetlerimi kapıcıya ver

Soy beni ve surlarımı yık kadın.

Ağlayana kadar sevişmek istiyorum seninle

Eskiden ne varsa yırt defterden

Ve yırtılmış sayfalar arasında benim ol kadın

Sensiz nefes alamıyor,mutlu olamıyorum

Önümden sen yokken geçen aşıkları öldür kadın

Sensizlik cinayeti anlatıyor.

Şu yastıkla muhabbet kuşunu boğ,

Bana kendime söylediğim yalanları anımsatıyor.

Günlükleri yak,soyun ve yanıma yat.

Boşalmış evin her köşesinde inlemek,sevişmek

Ve uykuyu ertelemek bu gece.

Bir Çarşamba gecesi geldin sensiz salıları

Takvimden yırt kadın..

Çocuklarımıza Çarşamba renginde adlar takalım..

Bana bir çift ayakkabı getir,cam üstünde yürüyorum

Kanadı ayaklarım!

Bak bu lise fotoğrafım.

O günler adını bile duymadım. Yak hatıraları;

Ama bedenimle ısın kadın.

Bu dizeler ilan-ı aşkıdır ve izdivaca davetidir

Karanlıkta garip bir ozanın.

Duy beni kadınım.

Sensiz ne soyadım kalır

Ne de hatırlanır adım

Duy beni kadınım bu dizeler aşkına dizilmiştir

Bu dizeler yalın,bu dizeler yalnız

Onları buradan kaldır

Yine tam anlatamadım..
© copyright 2005 - 2026