bugün

temmuz kulleri

küçük iskender $iiri.

[bir] :

'üç $ehzadenin yolları
ayrıldı böylece'
dedi kristalle$en yağmurun altındaki akrep.

kim bilir, kanı dev$irebilir miydi geride kalan
tahrip gücü yüksek casus,
ya da katlanabilir miydi ölüm
parmakuçlarıyla yakla$tığı sükseli surete.

[iki] :

'üç $ehzadenin yolları
ayrıldı böylece'
dedi film müziklerine geçen gece.
iki karde$in yanından ayrılan öbür karde$ nerede...

kim bilir, tenlerden akan ruhun arkasına sığınan
yalnızlığı etkili, korkunç sedyede;

kıstaslarıyla kokladı cismi
rahmine kılıç adı koydu
'gelmeyeceğim pe$inizden'
diye bağırdı üçüncü $ehzade
'gidin ılık oyuklardaki uğultulu mesafeye...'
iki miydiler üç mü
ikiye üç suç mu
kararsın patlak dudaklarıyla masala ait kraliçe!

[üç] :

'üç $ehzadenin yolları
ayrıldı böylece'
biliyorlardı, ba$kaları buna benzer $eyler yazmı$tı
kalbe kar$ı gelmi$lerdi -kafiye olsun-
elden ele dövme geçirmi$lerdi / güne gündüz gelin dü$mü$tü
öpü$tüler
öpü$melerine ku$lar hücum etti
oradan geçiyordum
inanın yalnızca dikkatimi çekti
dikkatim yere dü$tü / yer, dü$üyle barı$ıktı
$imdi bilmiyorum
gerçekte hangisi hangisine a$ıktı
ah, üçünün gizli gizli sevi$melerine sığınan
o, kimin kaldırılacağı belirsiz sedye:
'üç $ehzadenin yolları
ayrıldı böylece'

üçünü de tanımam
üçün birinden sözetmem kimseye!
© copyright 2005 - 2026