bugün
- yunanistan22
- irmik helvası vs un helvası18
- granny sevgili3
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- paranın üstüne instagram adresini yazan sığır6
- dekolteye bakar mısınız11
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak28
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin19
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- daş göprü sarmsağ geldih2
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin7
- katates ve mermi'nin sözlükten kovulması6
- priapizm3
- japon karı alacan eşikte diz çökecek2
- king crimson epitaph dinleyip hüzünlenmek2
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi10
- japonya23
- midilli adası2
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız7
- eye of the tiger dinleyerek yapılabilecek şeyler4
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- keşke küçükken sanayiye verselerdi3
- bik bikle yemek yapmak10
- türk kahvesi7
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- ketçap aromalı ruffles10
- gammaz çetesi çökertildi8
- adanalı ateist10
- melamin tabak5
- bir insanı unutamamak4
- bugün kimin meriç'i olsam2
- ekşi bir yazar kaybetti uludağ bir yazar kazandı5
- inek sütü içmemize rağmen inek olmamamız4
- eve girer girmez sütyenini çıkaran erkek3
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor4
- o şarkıyı açma anısı var2
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması11
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket10
- sözlüğe yeni bir hava ve dinamizm getirmek4
- tez yazmak7
- hiç porno izlememiş erkek9
- neden namaz kılmıyorsun7
- gavs darbesi5
- üşüyen erkek12
- flört uygulamaları3
- gelecek partisi'nin kapanması12
tanıdıklarını, eşlerini, dostlarını sonuna kadar sahiplenen; mahalle kültürünü herşeye rağmen yaşamaya çalışan. ve kendilerince geliştirdikleri savunma mekanizmasından ötürü tanımadıklarına karşı sonsuz saldırgan olan * * ve devletin onları cüzzamlı gibi kenara itip umursamaması; istihdam sağlamaması hayata kazandırmaya çalışmaması hep itelemesi ve belki de sadece kader ve alın yazısı yüzünden oluşan mecburiyetten; çoluğuna çocuğuna bakabilmek, iki lokma ekmek yiyebilmek için; nefret ede ede suça alet olan, suç işleyen, çalan çırpan, uyuşturucu satan,gasp eden, insanları zehirleyenlerin yaşadığı, oturduğu; kimilerine göre cehennem kimilerine göre sığınak olan istanbulun kenar semtlerinden bir tanesi. ha merak edenler için açıklayayım ;hayır ben dolapderede oturmuyorum ve hatta şaşırtıcı bir şekilde dolapdere, kasımpaşa ve bunlar gibi semtlerde oturan hırsızların en çok rabet ettiği istanbulun en lüks semtlerinden bir tanesinde gayet lüks bir dairede yaşıyorum * **. ve yaşadığım daireye zamanında hırsız da girdi. kolumdan çekilip çantam da çalındı. bundan iki sene öncesine kadar ben de dolapdere ve civarındaki suç oranının yüksek olduğu semtlerden korkan, nefret eden, burun kıvıran bir insanken; o ortamların tam göbeğinden bir insanı tanıyıp çok da sevince ve de biraz olsun objektif değerlendirebilecek kadar içlerine girince gördüm ki gerçekten de hayat kimilerine gerçekten de fırsat sunmuyo ve bazı insanlar gerçekten şanssız doğuyo ve mecburen ona biçilmiş olan rolu üstlenmek zorunda kalıyo. kimse her gün diken üstünde olmak, korkarak para kazanmaya ailesini geçindirmeye çalışmak istemez. kimse hapishane ortamına bayıldığı ve içeri girmek istediği için suç işlemez. birileri birşeylerin -haklı ya da haksız bir şekilde ki ben onu tartışmıyorum şans ve kader olgusundan bahsediyorum - kaymağını yerken ötekilere posası kalıyo. ve belki de o insanlar bir şekilde buna bu şekilde baş kaldırıyo. düzenin adaletsizliğine karşı kendisi adaletsizlik yaparak savaş açıyo. ha kazanıyo mu . hayır. hep kaybeden oluyo. geri kalanı yine kaymak yemeye devam ediyo. ama olsun, o savaşının ciddi mücadelesini vermiş olmanın hazzıyla belki bir hapishane koğuşundaki ufak yatağında, belki iki el kurşun yedikten sonra bir çöp konteynırının içine atılmış şekilde, belki karıştığı bir kavgada kalbine saplanan bıçak darbesi yüzünden istiklal caddesinin arka sokaklarından bir tanesinde kanlar içinde yerde kıvrana kıvrana ama yine de mutlu bir ruh hali ile hayata gözlerini yumuyo. ve inanın kendileri de o hayatı yaşamak istemiyo. şartlar neyi gerektiriyosa ona uyum sağlıyo onlarda . bizler gibi. ne demiş bu ortamların tam da göbeğinden fırlamış değerli üstad metin kaçan ın aynı adlı romanından * uyarladığı filminde mustafa altıoklarabimiz : `zarlar düşeş gelseydi belki de herşey başka türlü gerçekleşecekti.
`
`
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar