bugün
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- ben bu yazıyı oğluma yazdım2
- en iyi antidepresan7
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn2
- kötü biri olduğunu bilmek5
- true denilen yazar10
- determinizm2
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- deli olduğunun farkına varmak6
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- diyanetin abd'deki villaları8
- arkadaşlar nasılsınız6
- acıkmamak için öneriler5
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- kontrat fosfor karburator5
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- çocuk parklarındaki yalnız yetişkin yasağı2
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- gammazlar çetesi18
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- cilgincapkin221
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- gecenin şarkısı5
- soğuk suda duş almak2
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek3
- uludağ sözlüğün en yakışıklı ve en zeki yazarı4
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- chp'nin hali ne olacak49
- rocky 4 te aporlo'nun ölmesi3
- iç sesin sürekli konuşması3
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- sarı yeleli aslan trump8
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı6
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir5
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması4
- zaman baba birader bey birader4
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- anın görüntüsü18
- zallın fake hesabı var mı9
- yazarları gülümseten şeyler6
- hababam sınıfı semra hoca7
- hayatın acımasız olduğunun anlaşıldığı anlar2
- mor semsiyeli yabanci14
- cibali sahil3
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
tanıdıklarını, eşlerini, dostlarını sonuna kadar sahiplenen; mahalle kültürünü herşeye rağmen yaşamaya çalışan. ve kendilerince geliştirdikleri savunma mekanizmasından ötürü tanımadıklarına karşı sonsuz saldırgan olan * * ve devletin onları cüzzamlı gibi kenara itip umursamaması; istihdam sağlamaması hayata kazandırmaya çalışmaması hep itelemesi ve belki de sadece kader ve alın yazısı yüzünden oluşan mecburiyetten; çoluğuna çocuğuna bakabilmek, iki lokma ekmek yiyebilmek için; nefret ede ede suça alet olan, suç işleyen, çalan çırpan, uyuşturucu satan,gasp eden, insanları zehirleyenlerin yaşadığı, oturduğu; kimilerine göre cehennem kimilerine göre sığınak olan istanbulun kenar semtlerinden bir tanesi. ha merak edenler için açıklayayım ;hayır ben dolapderede oturmuyorum ve hatta şaşırtıcı bir şekilde dolapdere, kasımpaşa ve bunlar gibi semtlerde oturan hırsızların en çok rabet ettiği istanbulun en lüks semtlerinden bir tanesinde gayet lüks bir dairede yaşıyorum * **. ve yaşadığım daireye zamanında hırsız da girdi. kolumdan çekilip çantam da çalındı. bundan iki sene öncesine kadar ben de dolapdere ve civarındaki suç oranının yüksek olduğu semtlerden korkan, nefret eden, burun kıvıran bir insanken; o ortamların tam göbeğinden bir insanı tanıyıp çok da sevince ve de biraz olsun objektif değerlendirebilecek kadar içlerine girince gördüm ki gerçekten de hayat kimilerine gerçekten de fırsat sunmuyo ve bazı insanlar gerçekten şanssız doğuyo ve mecburen ona biçilmiş olan rolu üstlenmek zorunda kalıyo. kimse her gün diken üstünde olmak, korkarak para kazanmaya ailesini geçindirmeye çalışmak istemez. kimse hapishane ortamına bayıldığı ve içeri girmek istediği için suç işlemez. birileri birşeylerin -haklı ya da haksız bir şekilde ki ben onu tartışmıyorum şans ve kader olgusundan bahsediyorum - kaymağını yerken ötekilere posası kalıyo. ve belki de o insanlar bir şekilde buna bu şekilde baş kaldırıyo. düzenin adaletsizliğine karşı kendisi adaletsizlik yaparak savaş açıyo. ha kazanıyo mu . hayır. hep kaybeden oluyo. geri kalanı yine kaymak yemeye devam ediyo. ama olsun, o savaşının ciddi mücadelesini vermiş olmanın hazzıyla belki bir hapishane koğuşundaki ufak yatağında, belki iki el kurşun yedikten sonra bir çöp konteynırının içine atılmış şekilde, belki karıştığı bir kavgada kalbine saplanan bıçak darbesi yüzünden istiklal caddesinin arka sokaklarından bir tanesinde kanlar içinde yerde kıvrana kıvrana ama yine de mutlu bir ruh hali ile hayata gözlerini yumuyo. ve inanın kendileri de o hayatı yaşamak istemiyo. şartlar neyi gerektiriyosa ona uyum sağlıyo onlarda . bizler gibi. ne demiş bu ortamların tam da göbeğinden fırlamış değerli üstad metin kaçan ın aynı adlı romanından * uyarladığı filminde mustafa altıoklarabimiz : `zarlar düşeş gelseydi belki de herşey başka türlü gerçekleşecekti.
`
`
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar