bugün
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı35
- osuruktan şiirler46
- evde pide yapmak4
- giysi fiyatlarının uçması12
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
- netflix ten daha iyi ücretsiz film sunucuları3
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı2
- ismail kartal ne zaman kovulur sorunsalı3
- vedat muriqi5
- arkadaşlar hoşçakalın3
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- yenilgisiz tek şampiyon5
- ekşi sözlük3
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- fenerbahçe17
- şoförün yan koltuğu4
- ismail kartal ın kovulması3
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- archie brown2
- anne pizzası10
- sevgilinin sensiz de mutlu olmasını ister misin4
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- dinci ve müslüman kavramları8
- kafasına havan mermisi yiyen teröristler3
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- yar deyince kalem elden neden düşer3
- zorunlu eğitim12
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek3
- akp yeni parti'nin lacivertidir3
- game of thrones taki kerhaneci4
- babülmendep boğazı3
- sözlüğün bugün pek bir sıkıcı olması2
- putin türkmüş11
- hiçbir kadının sevgisine ihtiyaç duymayan erkek5
- porno seyrederken kıyametin gerçekleşmesi2
- trileçe7
- temel reis3
- porno yıldızlarını alfabetik sırayla sayan kız2
- popkek yiyen erkeğin namusu5
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- şakirtlerin özgün müzik dinlemesi2
- türk vatandaşları türktür9
- sebahattin şirin9
- melih meriç2
- nervio hamferdi12
- cedidacer2
- true'nin acile kaldırılması9
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- true'nin libidosu neden yüksek7
6 yaşındayken tanışmışsınızdır onunla..ilk başlarda bir köpekten çok sıçana benzer.. Daha sütten bile kesilmemiştir evinize geldiğinde 3 haftalıktır..Anneniz biberonla beslerken siz bir saniye bile yanından ayrılamazsınız.. O kadar tatlıdır ki o biberondan sütü içmeye çalışırken.. ilk başlarda sepeti vardır kaybolmasın diye.. Çünkü eşek sıpası 2 dakika boş bıraktığınızda ya bir yatağın altında ya koltuğun arkasında ya da dolabın içinde kaybolmaktadır.. ismini koyduğunuz gece dün gibi aklınızdadır.. Siz çocuk aklınızla illa Lassie olsun istersiniz adı.. Çünkü cinsi Lassie cinsidir o zaman bildiğiniz kadarıyla.. Ama daha sonra baba otoritesiyle ''Lady'' konur adı..
işte böyle başlar tanışıklığınız ve o büyürken sizde onunla büyürsünüz.. O bir köpek değildir sizin için oyun arkadaşıdır, sırdaştır ve tek çocuk olup kardeşin ne demek olduğunu bilmeyen sizin bir kardeşiniz vardır artık..Tek kişilik yatağınızı kardeşinizle paylaşırsınız her gece, o da her gece gelir yanınıza uzanır kafasınıda yastığa koyar.. 13 yıl boyunca eve her gün seramoniyle girersiniz çünkü kardeşiniz kapıda sizi bekliyordur ve görüşmeyeli isterse 1 saat isterse 1 hafta olmuş olsun o seramoniler hiç degismez, hep içtendir gürültülü ve coşkulu.. Kız arkadaşınızdan ayrıldığınız bir gün yatağınızda içten içe ağlarken bir sızlanma gelir kulagınıza.. Gözlerinizi açtıgınızda uzun bir burun görürsünüz suratınıza kadar sokulmuş.. O da ağlıyordur sizinle.. Sonra patisini uzatır yatağa ''hadi gel ağlama'' der gibi.. Ve sırf o üzülmesin diye ağlamayı kesersiniz sizde.. Bir bira alıp dışarı çıkarsınız kardeşinizle beraber, deniz kenarına gidip buz gibi havada acınızı ve onunla beraber büyük bir mutluluğu yaşarsınız.. Ne olursa olsun sizin yanınızdadır o her şeyiyle.. Uzanıp öpersiniz burnundan sonra bi daha ve bi daha..
Sonra bir gün üniversite için istanbul'a taşınırsınız onu Antalya'da bırakıp.. Sanki bu gidişin diğerlerinden farklı olduğunu anlamıştır o da.. Son gece gelip sizinle yatmaz.. Küser size.. Haklıdır aslında ama bir şey gelmez elinizden.. Giderken sarılır öpersiniz.. Sonrasında ayda 2 kere Antalya'ya gitmenizin sebebinin kız arkadaşınız olduğunu sanır herkes.. Aslında hiç alakası yoktur kardeşiniz ordadır en büyük sebebi odur katlandığınız bu yolculukların.
Bu şekilde yoluna koyarsınız işleri o da artık giderken küsmez size anlamıştır çaresiz olduğunuzu .. Üniversitede 2. yılınızdır artık. Yine bir Antalya ziyaretini bitirip istanbul'a dönüceginiz gün kardeşinizde bir farklılık görürsünüz.. Durmadan aglar gitme der gibi bakar gözlerinizin içine ama siz gerizekalı gibi uçağı kaçırma telaşıyla onu adam akıllı öpüp saramadan gidersiniz '' 2 hafta sonra görüşürüz bitanecik kızım'' diyerek.. Aradan 1 hafta geçer.. MSN'de bir arkadaşınızın küçük kardeşinden ileti gelir..iletiyi okursunuz o an sizinde kalbiniz durur ''Lady ölmüş'' ..
''Ne'' ''Ne'' dersiniz önce şuursuzca.. Sonra annenizi ararsınız açmaz, kuzeninizi ararsınız :
-Can doğru söyle Lady öldü mü?
-(sessizlik) hayır..
O hayır aslında evettir .. Anında anlarsınız, telefonu kapatıp hıçkırıklara boğulursunuz.. Hayat sizin için anlamsızlaşmıştır o an ve onsuz siz her zaman yarım yaşıcaksınızdır..
Canım kızım benim, köpekler sahiplerini beklermiş derler.. Sende orda bekle kardeşini eninde sonunda gelicem.. Yine kudurucaz, yine hoplıycaz, yine paçama yapışıcaksın, ben seni yine''kudurgan otum benim'' diye sevicem.. Lady'm..
Gittin şimdi sen yoksun yanımda
Bir şey istemem neye yarar hatıralar?
edit(2007): ... 1 yıl oLdu güzel kızım, kardesini birakip gideli .. seni baskalarinin anlayamayacagi kadar cok özlüyorum ve hala cok seviyorum..
edit(2009): Kızım benim. Unutulduysan namerdim.
ne oldu çocuk sana yokolup gittin birden
nasıl kıydılar sana ne zor büyüttüm seni ben
ninni çocuk, uyu çocuk, ölüm yalan dön gel çocuk
zincirlerde çiçek açmış ellerinin yarası
sevgisiz kefensiz kaldın, soğuktur şimdi orası
ninni çocuk, uyu çocuk, ölüm yalan dön gel çocuk
en kolay katlanılan başkasının acısı
ben kardeşim ağzındaki tükürdüğün kan tadı
ninni çocuk, uyu çocuk, ölüm yalan dön gel çocuk
Seneler sonra gelen edit: Bu yazıyı, kardeşimin öldüğünü öğrendiğim gün; saatlerce içtikten sonra yazdım. Lütfen artık - imla hatalarıyla dolu yazını değil ama anlattığın duyguyu çok beğendim - tarzı özel mesaj atmayın. Bu yazı zaten tüm imla hatalarıyla, tüm devrik cümlelerle, tüm o an hissettiğim acıyla değerli benim için. Karışmayın. Lütfen..
işte böyle başlar tanışıklığınız ve o büyürken sizde onunla büyürsünüz.. O bir köpek değildir sizin için oyun arkadaşıdır, sırdaştır ve tek çocuk olup kardeşin ne demek olduğunu bilmeyen sizin bir kardeşiniz vardır artık..Tek kişilik yatağınızı kardeşinizle paylaşırsınız her gece, o da her gece gelir yanınıza uzanır kafasınıda yastığa koyar.. 13 yıl boyunca eve her gün seramoniyle girersiniz çünkü kardeşiniz kapıda sizi bekliyordur ve görüşmeyeli isterse 1 saat isterse 1 hafta olmuş olsun o seramoniler hiç degismez, hep içtendir gürültülü ve coşkulu.. Kız arkadaşınızdan ayrıldığınız bir gün yatağınızda içten içe ağlarken bir sızlanma gelir kulagınıza.. Gözlerinizi açtıgınızda uzun bir burun görürsünüz suratınıza kadar sokulmuş.. O da ağlıyordur sizinle.. Sonra patisini uzatır yatağa ''hadi gel ağlama'' der gibi.. Ve sırf o üzülmesin diye ağlamayı kesersiniz sizde.. Bir bira alıp dışarı çıkarsınız kardeşinizle beraber, deniz kenarına gidip buz gibi havada acınızı ve onunla beraber büyük bir mutluluğu yaşarsınız.. Ne olursa olsun sizin yanınızdadır o her şeyiyle.. Uzanıp öpersiniz burnundan sonra bi daha ve bi daha..
Sonra bir gün üniversite için istanbul'a taşınırsınız onu Antalya'da bırakıp.. Sanki bu gidişin diğerlerinden farklı olduğunu anlamıştır o da.. Son gece gelip sizinle yatmaz.. Küser size.. Haklıdır aslında ama bir şey gelmez elinizden.. Giderken sarılır öpersiniz.. Sonrasında ayda 2 kere Antalya'ya gitmenizin sebebinin kız arkadaşınız olduğunu sanır herkes.. Aslında hiç alakası yoktur kardeşiniz ordadır en büyük sebebi odur katlandığınız bu yolculukların.
Bu şekilde yoluna koyarsınız işleri o da artık giderken küsmez size anlamıştır çaresiz olduğunuzu .. Üniversitede 2. yılınızdır artık. Yine bir Antalya ziyaretini bitirip istanbul'a dönüceginiz gün kardeşinizde bir farklılık görürsünüz.. Durmadan aglar gitme der gibi bakar gözlerinizin içine ama siz gerizekalı gibi uçağı kaçırma telaşıyla onu adam akıllı öpüp saramadan gidersiniz '' 2 hafta sonra görüşürüz bitanecik kızım'' diyerek.. Aradan 1 hafta geçer.. MSN'de bir arkadaşınızın küçük kardeşinden ileti gelir..iletiyi okursunuz o an sizinde kalbiniz durur ''Lady ölmüş'' ..
''Ne'' ''Ne'' dersiniz önce şuursuzca.. Sonra annenizi ararsınız açmaz, kuzeninizi ararsınız :
-Can doğru söyle Lady öldü mü?
-(sessizlik) hayır..
O hayır aslında evettir .. Anında anlarsınız, telefonu kapatıp hıçkırıklara boğulursunuz.. Hayat sizin için anlamsızlaşmıştır o an ve onsuz siz her zaman yarım yaşıcaksınızdır..
Canım kızım benim, köpekler sahiplerini beklermiş derler.. Sende orda bekle kardeşini eninde sonunda gelicem.. Yine kudurucaz, yine hoplıycaz, yine paçama yapışıcaksın, ben seni yine''kudurgan otum benim'' diye sevicem.. Lady'm..
Gittin şimdi sen yoksun yanımda
Bir şey istemem neye yarar hatıralar?
edit(2007): ... 1 yıl oLdu güzel kızım, kardesini birakip gideli .. seni baskalarinin anlayamayacagi kadar cok özlüyorum ve hala cok seviyorum..
edit(2009): Kızım benim. Unutulduysan namerdim.
ne oldu çocuk sana yokolup gittin birden
nasıl kıydılar sana ne zor büyüttüm seni ben
ninni çocuk, uyu çocuk, ölüm yalan dön gel çocuk
zincirlerde çiçek açmış ellerinin yarası
sevgisiz kefensiz kaldın, soğuktur şimdi orası
ninni çocuk, uyu çocuk, ölüm yalan dön gel çocuk
en kolay katlanılan başkasının acısı
ben kardeşim ağzındaki tükürdüğün kan tadı
ninni çocuk, uyu çocuk, ölüm yalan dön gel çocuk
Seneler sonra gelen edit: Bu yazıyı, kardeşimin öldüğünü öğrendiğim gün; saatlerce içtikten sonra yazdım. Lütfen artık - imla hatalarıyla dolu yazını değil ama anlattığın duyguyu çok beğendim - tarzı özel mesaj atmayın. Bu yazı zaten tüm imla hatalarıyla, tüm devrik cümlelerle, tüm o an hissettiğim acıyla değerli benim için. Karışmayın. Lütfen..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar