bugün
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması6
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı53
- aylık 362 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- ahıra giriş2
- her gün tıraş olmak3
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- deniz gül2
- suavi nin konyalı olması3
- dünyevi nihilizm3
- tek başına tatile giden erkek2
- treni kaçırmak2
- berberlere zam gelmesi7
- sabah 5de uyananı ziksinler3
- ankara mı istanbul mu10
- maasların anormal yuksek olması2
- sinekkaydı gezmenin bağımlılık yapması2
- destur zall hazretleri online3
- 20 haziran 2026 hollanda isveç maçı2
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- okulda felsefe dersinin gereksiz görülmesi2
- 20 haziran 2026 tr'nin dünya kupasından elenmesi2
- erkeklerin akılsızlıkları9
- düşüncelerin gücü2
- seni hayata bağlayan şey4
- platonik aşk2
- aslan burcunun karakteristik özellikleri6
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- kedilerle iletişimin gizli yolu4
- 19 haziran 2026 abd avustralya maçı2
- anın görüntüsü12
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- 13 seçim kaybetmedim7
- biz veleybol ülkesiyiz2
- kadınların ilgisiz yaşayamaması13
- uzun süreli ilişkinin sırrı4
- köyde gece tuvalete gitmek4
- türkiye a milli futbol takımı13
- son görülen rüya5
- istanbul vapurları2
- yazar k4
- işkembe sandviç2
- montella'nın mağlubiyet açıklaması5
- 20 haziran 2026 brezilya haiti maçı2
- aylık 360 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- bizim çocuklar başardı6
- ertuğrul polat2
- topuklu ayakkabı5
- 2026 dünya kupası'na gruplarda veda ettik7
- kim kahve yapmak ister2
- işi düşünce aramak4
6 yaşındayken tanışmışsınızdır onunla..ilk başlarda bir köpekten çok sıçana benzer.. Daha sütten bile kesilmemiştir evinize geldiğinde 3 haftalıktır..Anneniz biberonla beslerken siz bir saniye bile yanından ayrılamazsınız.. O kadar tatlıdır ki o biberondan sütü içmeye çalışırken.. ilk başlarda sepeti vardır kaybolmasın diye.. Çünkü eşek sıpası 2 dakika boş bıraktığınızda ya bir yatağın altında ya koltuğun arkasında ya da dolabın içinde kaybolmaktadır.. ismini koyduğunuz gece dün gibi aklınızdadır.. Siz çocuk aklınızla illa Lassie olsun istersiniz adı.. Çünkü cinsi Lassie cinsidir o zaman bildiğiniz kadarıyla.. Ama daha sonra baba otoritesiyle ''Lady'' konur adı..
işte böyle başlar tanışıklığınız ve o büyürken sizde onunla büyürsünüz.. O bir köpek değildir sizin için oyun arkadaşıdır, sırdaştır ve tek çocuk olup kardeşin ne demek olduğunu bilmeyen sizin bir kardeşiniz vardır artık..Tek kişilik yatağınızı kardeşinizle paylaşırsınız her gece, o da her gece gelir yanınıza uzanır kafasınıda yastığa koyar.. 13 yıl boyunca eve her gün seramoniyle girersiniz çünkü kardeşiniz kapıda sizi bekliyordur ve görüşmeyeli isterse 1 saat isterse 1 hafta olmuş olsun o seramoniler hiç degismez, hep içtendir gürültülü ve coşkulu.. Kız arkadaşınızdan ayrıldığınız bir gün yatağınızda içten içe ağlarken bir sızlanma gelir kulagınıza.. Gözlerinizi açtıgınızda uzun bir burun görürsünüz suratınıza kadar sokulmuş.. O da ağlıyordur sizinle.. Sonra patisini uzatır yatağa ''hadi gel ağlama'' der gibi.. Ve sırf o üzülmesin diye ağlamayı kesersiniz sizde.. Bir bira alıp dışarı çıkarsınız kardeşinizle beraber, deniz kenarına gidip buz gibi havada acınızı ve onunla beraber büyük bir mutluluğu yaşarsınız.. Ne olursa olsun sizin yanınızdadır o her şeyiyle.. Uzanıp öpersiniz burnundan sonra bi daha ve bi daha..
Sonra bir gün üniversite için istanbul'a taşınırsınız onu Antalya'da bırakıp.. Sanki bu gidişin diğerlerinden farklı olduğunu anlamıştır o da.. Son gece gelip sizinle yatmaz.. Küser size.. Haklıdır aslında ama bir şey gelmez elinizden.. Giderken sarılır öpersiniz.. Sonrasında ayda 2 kere Antalya'ya gitmenizin sebebinin kız arkadaşınız olduğunu sanır herkes.. Aslında hiç alakası yoktur kardeşiniz ordadır en büyük sebebi odur katlandığınız bu yolculukların.
Bu şekilde yoluna koyarsınız işleri o da artık giderken küsmez size anlamıştır çaresiz olduğunuzu .. Üniversitede 2. yılınızdır artık. Yine bir Antalya ziyaretini bitirip istanbul'a dönüceginiz gün kardeşinizde bir farklılık görürsünüz.. Durmadan aglar gitme der gibi bakar gözlerinizin içine ama siz gerizekalı gibi uçağı kaçırma telaşıyla onu adam akıllı öpüp saramadan gidersiniz '' 2 hafta sonra görüşürüz bitanecik kızım'' diyerek.. Aradan 1 hafta geçer.. MSN'de bir arkadaşınızın küçük kardeşinden ileti gelir..iletiyi okursunuz o an sizinde kalbiniz durur ''Lady ölmüş'' ..
''Ne'' ''Ne'' dersiniz önce şuursuzca.. Sonra annenizi ararsınız açmaz, kuzeninizi ararsınız :
-Can doğru söyle Lady öldü mü?
-(sessizlik) hayır..
O hayır aslında evettir .. Anında anlarsınız, telefonu kapatıp hıçkırıklara boğulursunuz.. Hayat sizin için anlamsızlaşmıştır o an ve onsuz siz her zaman yarım yaşıcaksınızdır..
Canım kızım benim, köpekler sahiplerini beklermiş derler.. Sende orda bekle kardeşini eninde sonunda gelicem.. Yine kudurucaz, yine hoplıycaz, yine paçama yapışıcaksın, ben seni yine''kudurgan otum benim'' diye sevicem.. Lady'm..
Gittin şimdi sen yoksun yanımda
Bir şey istemem neye yarar hatıralar?
edit(2007): ... 1 yıl oLdu güzel kızım, kardesini birakip gideli .. seni baskalarinin anlayamayacagi kadar cok özlüyorum ve hala cok seviyorum..
edit(2009): Kızım benim. Unutulduysan namerdim.
ne oldu çocuk sana yokolup gittin birden
nasıl kıydılar sana ne zor büyüttüm seni ben
ninni çocuk, uyu çocuk, ölüm yalan dön gel çocuk
zincirlerde çiçek açmış ellerinin yarası
sevgisiz kefensiz kaldın, soğuktur şimdi orası
ninni çocuk, uyu çocuk, ölüm yalan dön gel çocuk
en kolay katlanılan başkasının acısı
ben kardeşim ağzındaki tükürdüğün kan tadı
ninni çocuk, uyu çocuk, ölüm yalan dön gel çocuk
Seneler sonra gelen edit: Bu yazıyı, kardeşimin öldüğünü öğrendiğim gün; saatlerce içtikten sonra yazdım. Lütfen artık - imla hatalarıyla dolu yazını değil ama anlattığın duyguyu çok beğendim - tarzı özel mesaj atmayın. Bu yazı zaten tüm imla hatalarıyla, tüm devrik cümlelerle, tüm o an hissettiğim acıyla değerli benim için. Karışmayın. Lütfen..
işte böyle başlar tanışıklığınız ve o büyürken sizde onunla büyürsünüz.. O bir köpek değildir sizin için oyun arkadaşıdır, sırdaştır ve tek çocuk olup kardeşin ne demek olduğunu bilmeyen sizin bir kardeşiniz vardır artık..Tek kişilik yatağınızı kardeşinizle paylaşırsınız her gece, o da her gece gelir yanınıza uzanır kafasınıda yastığa koyar.. 13 yıl boyunca eve her gün seramoniyle girersiniz çünkü kardeşiniz kapıda sizi bekliyordur ve görüşmeyeli isterse 1 saat isterse 1 hafta olmuş olsun o seramoniler hiç degismez, hep içtendir gürültülü ve coşkulu.. Kız arkadaşınızdan ayrıldığınız bir gün yatağınızda içten içe ağlarken bir sızlanma gelir kulagınıza.. Gözlerinizi açtıgınızda uzun bir burun görürsünüz suratınıza kadar sokulmuş.. O da ağlıyordur sizinle.. Sonra patisini uzatır yatağa ''hadi gel ağlama'' der gibi.. Ve sırf o üzülmesin diye ağlamayı kesersiniz sizde.. Bir bira alıp dışarı çıkarsınız kardeşinizle beraber, deniz kenarına gidip buz gibi havada acınızı ve onunla beraber büyük bir mutluluğu yaşarsınız.. Ne olursa olsun sizin yanınızdadır o her şeyiyle.. Uzanıp öpersiniz burnundan sonra bi daha ve bi daha..
Sonra bir gün üniversite için istanbul'a taşınırsınız onu Antalya'da bırakıp.. Sanki bu gidişin diğerlerinden farklı olduğunu anlamıştır o da.. Son gece gelip sizinle yatmaz.. Küser size.. Haklıdır aslında ama bir şey gelmez elinizden.. Giderken sarılır öpersiniz.. Sonrasında ayda 2 kere Antalya'ya gitmenizin sebebinin kız arkadaşınız olduğunu sanır herkes.. Aslında hiç alakası yoktur kardeşiniz ordadır en büyük sebebi odur katlandığınız bu yolculukların.
Bu şekilde yoluna koyarsınız işleri o da artık giderken küsmez size anlamıştır çaresiz olduğunuzu .. Üniversitede 2. yılınızdır artık. Yine bir Antalya ziyaretini bitirip istanbul'a dönüceginiz gün kardeşinizde bir farklılık görürsünüz.. Durmadan aglar gitme der gibi bakar gözlerinizin içine ama siz gerizekalı gibi uçağı kaçırma telaşıyla onu adam akıllı öpüp saramadan gidersiniz '' 2 hafta sonra görüşürüz bitanecik kızım'' diyerek.. Aradan 1 hafta geçer.. MSN'de bir arkadaşınızın küçük kardeşinden ileti gelir..iletiyi okursunuz o an sizinde kalbiniz durur ''Lady ölmüş'' ..
''Ne'' ''Ne'' dersiniz önce şuursuzca.. Sonra annenizi ararsınız açmaz, kuzeninizi ararsınız :
-Can doğru söyle Lady öldü mü?
-(sessizlik) hayır..
O hayır aslında evettir .. Anında anlarsınız, telefonu kapatıp hıçkırıklara boğulursunuz.. Hayat sizin için anlamsızlaşmıştır o an ve onsuz siz her zaman yarım yaşıcaksınızdır..
Canım kızım benim, köpekler sahiplerini beklermiş derler.. Sende orda bekle kardeşini eninde sonunda gelicem.. Yine kudurucaz, yine hoplıycaz, yine paçama yapışıcaksın, ben seni yine''kudurgan otum benim'' diye sevicem.. Lady'm..
Gittin şimdi sen yoksun yanımda
Bir şey istemem neye yarar hatıralar?
edit(2007): ... 1 yıl oLdu güzel kızım, kardesini birakip gideli .. seni baskalarinin anlayamayacagi kadar cok özlüyorum ve hala cok seviyorum..
edit(2009): Kızım benim. Unutulduysan namerdim.
ne oldu çocuk sana yokolup gittin birden
nasıl kıydılar sana ne zor büyüttüm seni ben
ninni çocuk, uyu çocuk, ölüm yalan dön gel çocuk
zincirlerde çiçek açmış ellerinin yarası
sevgisiz kefensiz kaldın, soğuktur şimdi orası
ninni çocuk, uyu çocuk, ölüm yalan dön gel çocuk
en kolay katlanılan başkasının acısı
ben kardeşim ağzındaki tükürdüğün kan tadı
ninni çocuk, uyu çocuk, ölüm yalan dön gel çocuk
Seneler sonra gelen edit: Bu yazıyı, kardeşimin öldüğünü öğrendiğim gün; saatlerce içtikten sonra yazdım. Lütfen artık - imla hatalarıyla dolu yazını değil ama anlattığın duyguyu çok beğendim - tarzı özel mesaj atmayın. Bu yazı zaten tüm imla hatalarıyla, tüm devrik cümlelerle, tüm o an hissettiğim acıyla değerli benim için. Karışmayın. Lütfen..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar