bugün
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- ölümden korkuyor musunuz11
- queen feristah15
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya15
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- bir bela geliyor28
- işiniz gücünüz yok mu11
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- hafızayı sildirmek6
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- sözlükten korkmak5
- bir kadından hoşlanmak3
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- erkekler neden evlenmek ister15
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- apo'nun villası11
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- uludağ itiraf15
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- zalbert ramstein4
- kendin hakkında bir entry bırak9
- kürdü sevin21
- 195 kaslı pilot14
- uludağ sözlük evreni8
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- melatonin2
- hasan atilla uğur14
- nervio12
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- para yok huzur var11
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- mazotun litresi 101 lira35
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- intihar düşüncesi2
- heyt bea gocu mu5
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
1997 yılı, aidata sunucusu daha yeni kurulmuş. o zamanlar en büyük kanalı ayna. zaten irc dönemlerinde klasiktir; "zurna, ayna, elma, ayva, yapılan mirc script kanalları ve bir de şehir kanalları çok tutar." biz de en büyük kanal olduğundan ayna'ya takılıyoruz. ahmet kaya o zamanlar ayna kanalının sahibi. compex fuarında sunucuya takılanlar buluşma düzenler vs.. öyle muhabbetleri ayarlardı. istanbul'da yapıldığı için, bursa'dan biz gidemez, anca fotoğraflara bakmakla yetinirdik. ircop denen adamlar vardı, selam vermeye bile korkulurdu. ayna kanalında voice istemeye çekinilir, voice alınıp, o en tepede duruldumu senden kralı yoktu. hele birde samimi bir arkadaşın opsa, sen kanala girdiğin gibi voice veriyorsa, değme keyfine. op olmak zaten hiç kolay değil.
sonra zaman ilerledi, yıl 2001 oldu. gelmişiz 18 yaşına, herkesle kankayız. her kanalda op var, bazı kanallar bizim. herkes birbirini destekliyor, biri sana büyük kanalda sop eklerse, sen de ona kendi büyük kanalında ekliyorsun. zaten büyük kanalda biri sop oldu mu, yer yerinden oynuyor, o günün gündem konusu o olay.
e tabi bütün bu şan, şöhret olunca kızla buluşmamakta olmaz. bir arkadaşım vardı, dostum desek daha doğru olur. bir kız ayarlamış, onunla buluşacak. ama akıllım kızın fotoğrafını almamış ve bu olaydan dolayı irc ortamı sayesinde kahrolası bir günü yaşamıştır.
e o zamanlar cep telefonu hafiften yaygınlaşmaya başladı, lise de zaten bitmiş, her gencin elinde var. tıkır tıkır mesajlaşıyoruz. kızın fotoğrafını görmediği için önceden plan yaptı, bana anlatıyor; "salça bak ben sana mesaj atarsam hemen beni ara, babaannen öldü de, hemen kaçıp geleyim."
normalde o gün, bu arkadaşla buluşucaz. hadi kızla takılsın diye bozmadım, her ne kadar satsa da "tamam öyleyse" diyerekten onun mutluluğu için satılışımı kabullendim.
eleman gidiyor buluşma noktasına, kızı bir görüyor çok beter. ilk başta kız geliyor bunun yanına; "merhaba xxxxxx sen misin" diye soruyor. bizim arkadaş hemen "hayır ben değilim" dese de, sonrasında acıyıp "evet benim" şeklinde bir cümle kurup, sırıttıktan sonra kızla yürümeye başlıyorlar.
eleman tedirgin.. kız güzel değil ve kızın gitmek istediği yere bizim arkadaşlar takılıyor. kız önce bara gitmek istiyor, elemanın iç sesi "gitme oğlum, bu kız sana içirip, kötü bir şeyler yapmasın ya da vodkadan etkilenip sonrasında pişman olacağın olaylara girme" diyerek, "ya önce sıcak bir şeyler içsek" fikrini ortaya atıp, bir cafeye götürmeye ikna ediyor. bunlar kahvelerini içerken eleman "oğlum salça, kız pokemon çıktı. hemen beni ara, b planını uyguluyoruz, kaçmam lazım" şeklindeki mesajı bana gönderiyor. zaten mesaj hazır, gönderme olayına kaydetmiş, sadece bana atmak kalıyor. etkili olsun diye, o an tedirginliğini bana yansıtmak adına böyle uzun bir mesaj hazırlamış.
sonrasında o kahrolası günde, birden bire güneş doğuyor sanki.. kız kendiliğinden "ya ben kendimi iyi hissetmiyorum, başka zaman tekrar buluşalım mı?" diyor. bizim elemana gün doğmuş, kaçırır mı bu fırsatı? ama sıcak davranmak için, "ama bak bunu saymam, tekrar görüşelim" diyor. kız buruk bir şekilde "tamam ya olur" dedikten sonra elemanın yanından ayrılıyor..
aradan bir 5 dakika geçiyor, kız elemana bir mesaj gönderiyor. mesajda yazan aynen şu; "oğlum salça, kız pokemon çıktı. hemen beni ara, b planını uyguluyoruz".
bu mesajdan sonra durum anlaşılıyor. o gün bu kızla buluşup, kahrolası bir gün yaşayan arkadaşım, kahrolası bir olay yapıyor. gidip o telaşla bana göndereceği mesajı, aynı masada karşı karşıya oturduğu kıza atıyor..
sonra zaman ilerledi, yıl 2001 oldu. gelmişiz 18 yaşına, herkesle kankayız. her kanalda op var, bazı kanallar bizim. herkes birbirini destekliyor, biri sana büyük kanalda sop eklerse, sen de ona kendi büyük kanalında ekliyorsun. zaten büyük kanalda biri sop oldu mu, yer yerinden oynuyor, o günün gündem konusu o olay.
e tabi bütün bu şan, şöhret olunca kızla buluşmamakta olmaz. bir arkadaşım vardı, dostum desek daha doğru olur. bir kız ayarlamış, onunla buluşacak. ama akıllım kızın fotoğrafını almamış ve bu olaydan dolayı irc ortamı sayesinde kahrolası bir günü yaşamıştır.
e o zamanlar cep telefonu hafiften yaygınlaşmaya başladı, lise de zaten bitmiş, her gencin elinde var. tıkır tıkır mesajlaşıyoruz. kızın fotoğrafını görmediği için önceden plan yaptı, bana anlatıyor; "salça bak ben sana mesaj atarsam hemen beni ara, babaannen öldü de, hemen kaçıp geleyim."
normalde o gün, bu arkadaşla buluşucaz. hadi kızla takılsın diye bozmadım, her ne kadar satsa da "tamam öyleyse" diyerekten onun mutluluğu için satılışımı kabullendim.
eleman gidiyor buluşma noktasına, kızı bir görüyor çok beter. ilk başta kız geliyor bunun yanına; "merhaba xxxxxx sen misin" diye soruyor. bizim arkadaş hemen "hayır ben değilim" dese de, sonrasında acıyıp "evet benim" şeklinde bir cümle kurup, sırıttıktan sonra kızla yürümeye başlıyorlar.
eleman tedirgin.. kız güzel değil ve kızın gitmek istediği yere bizim arkadaşlar takılıyor. kız önce bara gitmek istiyor, elemanın iç sesi "gitme oğlum, bu kız sana içirip, kötü bir şeyler yapmasın ya da vodkadan etkilenip sonrasında pişman olacağın olaylara girme" diyerek, "ya önce sıcak bir şeyler içsek" fikrini ortaya atıp, bir cafeye götürmeye ikna ediyor. bunlar kahvelerini içerken eleman "oğlum salça, kız pokemon çıktı. hemen beni ara, b planını uyguluyoruz, kaçmam lazım" şeklindeki mesajı bana gönderiyor. zaten mesaj hazır, gönderme olayına kaydetmiş, sadece bana atmak kalıyor. etkili olsun diye, o an tedirginliğini bana yansıtmak adına böyle uzun bir mesaj hazırlamış.
sonrasında o kahrolası günde, birden bire güneş doğuyor sanki.. kız kendiliğinden "ya ben kendimi iyi hissetmiyorum, başka zaman tekrar buluşalım mı?" diyor. bizim elemana gün doğmuş, kaçırır mı bu fırsatı? ama sıcak davranmak için, "ama bak bunu saymam, tekrar görüşelim" diyor. kız buruk bir şekilde "tamam ya olur" dedikten sonra elemanın yanından ayrılıyor..
aradan bir 5 dakika geçiyor, kız elemana bir mesaj gönderiyor. mesajda yazan aynen şu; "oğlum salça, kız pokemon çıktı. hemen beni ara, b planını uyguluyoruz".
bu mesajdan sonra durum anlaşılıyor. o gün bu kızla buluşup, kahrolası bir gün yaşayan arkadaşım, kahrolası bir olay yapıyor. gidip o telaşla bana göndereceği mesajı, aynı masada karşı karşıya oturduğu kıza atıyor..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar