bugün
- en iyi antidepresan7
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- kötü biri olduğunu bilmek4
- deli olduğunun farkına varmak6
- acıkmamak için öneriler5
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- true denilen yazar10
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- arkadaşlar nasılsınız6
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek3
- rocky 4 te aporlo'nun ölmesi3
- diyanetin abd'deki villaları8
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- iç sesin sürekli konuşması3
- abd iran anlaşması imzaya hazır2
- ışınlanma2
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- adalet duygusu2
- uludağ sözlüğün en yakışıklı ve en zeki yazarı4
- sürekli aynı şeyleri yapmanın can sıkması2
- gammazlar çetesi18
- gecenin şarkısı4
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- cilgincapkin221
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir5
- şato sahibi olunsa yapılacak ilk şey2
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- cibali sahil3
- otobüs muavini3
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- iyi geceler arkadaşlar2
- parası olduğu halde işe giden insan2
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması4
- zaman baba birader bey birader4
- ölümü merak edip ölmek2
- giden gider2
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- en iyi türkçe klip3
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- trabzon'un abartılmış balon bir şehir olması3
- can sıkıntısından kendine sarmak2
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- sarı yeleli aslan trump8
- clydeless bonnie7
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı6
2004 yapımı bir mark milgard filmi. film mason ve danny'nin aşkı üzerinden ilerliyor gibi görünse de daha çok ergenlik çağındaki bir gencin hislerini seyirciye yansıtmaya çalışmış.
--filmin konusu--
babası belediye konseyine aday olan annesi ise haplar ve içki ile hayatta kalmaya çalışan mason (vincent kartheiser) kasabaya yeni taşınan danny'ye (taryn manning) aşık olur ancak hemen ardından babasının işlediği bir suçu üstüne alarak ıslah evine girer. 2 yıl sonra döndüğünde danny'nin onu unutmadığını görür ve ilişkileri yeniden başlar. basitçe bir nitelemeyle filmin anlattığı budur. filmde karakterler derinlemesine anlatılmamış, yan olaylara da pek yer verilmemiş. sadece mason'ı durmadan tehdit eden arkadaşının ağabeyi ve saat 4'te geçen treni bekleyip dans eden adam var ki onlardan da üstü kapalı bir şekilde bahsedilmiş.
filmin asıl mevzusu küçük bir kasabada kısılı kalan mason'ın can sıkıntısından ne yapacağını şaşırması. öyle ki sıkıntısından her gün kendini vurduğunu düşünüyor hatta kendi mezarını kazıp içine yatıyor. tam bu esnada tanıştığı danny ise ona yeni bir soluk gibi geliyor. belki de bu yüzden ondan bu kadar çabuk etkileniyor. danny'nin annesi ise kızın sonradan üzülmemesi için hiç mutlu olmamasına çalışıyor. yaşadığı hayal kırıklıklarının acısını danny'den çıkartıyor da diyebiliriz. film pek çok sahnesinde yaşanan sevgiyi insana geçirebiliyor ancak yine de karamsarlıktan kurtulamıyor. filmin sonu mutsuz gibi görünse de bu mutsuzluk mason'a sıkıştığı kasabadan kurtulma cesareti aşılaması açısından değerli.
--filmin konusu--
bu arada dandelion yani kara hindiba çiçeği şöyle bir şey;
görsel
filme bu ismin verilmesinin nedeni sanırım söz konusu çiçeğin en ufak bir rüzgarda -kendinden bağımsız olarak- dağılıp gitmesi...
film son zamanlarda izlediğim keith, dakota skye, teenage dirtbag gibi, alışılmışın dışında gençlik filmlerinden. 'amerikan pastası' tarzı gençlik filmlerinden hazzetmeyenler için iyi bir seçenek. sözünü sessizce söyleyen filmlerden. görüntüler de oldukça tatmin edici.
--filmden--
filmin en güzel sahnelerinden biri mason'ın annesinin durduk yerde tabakları yere atıp 'ses çıkartıyorlar. bunların hepsi ses çıkartıyor. evdeki her şey, duvarlar bile ses çıkartıyor. sen ve benim dışında.' diye bağırdığı sahneydi. aralarındaki iletişimsizlik anneyi delirtmiş, babayı ise başka şeylerle ilgilenmek zorunda bırakmıştı. mason'ın danny'i eve getirdiği gün babanın anneye ettiği utangaçca iltifat da görülmeye değerdi.
--filmden--
kısacası ergenlik döneminde izlendiğinde daha çok etkileyebileceğini tahmin ettiğim güzel bir filmdi.
--filmin konusu--
babası belediye konseyine aday olan annesi ise haplar ve içki ile hayatta kalmaya çalışan mason (vincent kartheiser) kasabaya yeni taşınan danny'ye (taryn manning) aşık olur ancak hemen ardından babasının işlediği bir suçu üstüne alarak ıslah evine girer. 2 yıl sonra döndüğünde danny'nin onu unutmadığını görür ve ilişkileri yeniden başlar. basitçe bir nitelemeyle filmin anlattığı budur. filmde karakterler derinlemesine anlatılmamış, yan olaylara da pek yer verilmemiş. sadece mason'ı durmadan tehdit eden arkadaşının ağabeyi ve saat 4'te geçen treni bekleyip dans eden adam var ki onlardan da üstü kapalı bir şekilde bahsedilmiş.
filmin asıl mevzusu küçük bir kasabada kısılı kalan mason'ın can sıkıntısından ne yapacağını şaşırması. öyle ki sıkıntısından her gün kendini vurduğunu düşünüyor hatta kendi mezarını kazıp içine yatıyor. tam bu esnada tanıştığı danny ise ona yeni bir soluk gibi geliyor. belki de bu yüzden ondan bu kadar çabuk etkileniyor. danny'nin annesi ise kızın sonradan üzülmemesi için hiç mutlu olmamasına çalışıyor. yaşadığı hayal kırıklıklarının acısını danny'den çıkartıyor da diyebiliriz. film pek çok sahnesinde yaşanan sevgiyi insana geçirebiliyor ancak yine de karamsarlıktan kurtulamıyor. filmin sonu mutsuz gibi görünse de bu mutsuzluk mason'a sıkıştığı kasabadan kurtulma cesareti aşılaması açısından değerli.
--filmin konusu--
bu arada dandelion yani kara hindiba çiçeği şöyle bir şey;
görsel
filme bu ismin verilmesinin nedeni sanırım söz konusu çiçeğin en ufak bir rüzgarda -kendinden bağımsız olarak- dağılıp gitmesi...
film son zamanlarda izlediğim keith, dakota skye, teenage dirtbag gibi, alışılmışın dışında gençlik filmlerinden. 'amerikan pastası' tarzı gençlik filmlerinden hazzetmeyenler için iyi bir seçenek. sözünü sessizce söyleyen filmlerden. görüntüler de oldukça tatmin edici.
--filmden--
filmin en güzel sahnelerinden biri mason'ın annesinin durduk yerde tabakları yere atıp 'ses çıkartıyorlar. bunların hepsi ses çıkartıyor. evdeki her şey, duvarlar bile ses çıkartıyor. sen ve benim dışında.' diye bağırdığı sahneydi. aralarındaki iletişimsizlik anneyi delirtmiş, babayı ise başka şeylerle ilgilenmek zorunda bırakmıştı. mason'ın danny'i eve getirdiği gün babanın anneye ettiği utangaçca iltifat da görülmeye değerdi.
--filmden--
kısacası ergenlik döneminde izlendiğinde daha çok etkileyebileceğini tahmin ettiğim güzel bir filmdi.
güncel Önemli Başlıklar