bugün
- kol saati8
- bik bik 218
- ne bikbikmiş beee3
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- idiocracy3
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- cumartesi günü ayılamamak2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- ertuğrul dursun önkuzu2
- ahmed yesevi2
- islam3
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- flört etmemenin ilkesel gerekçesi2
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği7
- teomancalmasur23
- anın görüntüsü17
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı2
- herzevekil13
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- türk solu16
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- nervio13
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- msn kullanan efsane nesil4
- noodle6
- jeffrey epstein12
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- ismetin ciddi sıkıntıları olması8
- insan doğuştan iyi midir17
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- gay olduğunu saklayan erkek4
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi3
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- türkiyede evlenmeyenlerin sayısı 20 milyon olması4
- simko38
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı60
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- ak partiyi savunan dayılar9
- deri tayt giyen kız osurunca hava nasıl çıkıyor4
- psikolog4
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı4
2004 yapımı bir mark milgard filmi. film mason ve danny'nin aşkı üzerinden ilerliyor gibi görünse de daha çok ergenlik çağındaki bir gencin hislerini seyirciye yansıtmaya çalışmış.
--filmin konusu--
babası belediye konseyine aday olan annesi ise haplar ve içki ile hayatta kalmaya çalışan mason (vincent kartheiser) kasabaya yeni taşınan danny'ye (taryn manning) aşık olur ancak hemen ardından babasının işlediği bir suçu üstüne alarak ıslah evine girer. 2 yıl sonra döndüğünde danny'nin onu unutmadığını görür ve ilişkileri yeniden başlar. basitçe bir nitelemeyle filmin anlattığı budur. filmde karakterler derinlemesine anlatılmamış, yan olaylara da pek yer verilmemiş. sadece mason'ı durmadan tehdit eden arkadaşının ağabeyi ve saat 4'te geçen treni bekleyip dans eden adam var ki onlardan da üstü kapalı bir şekilde bahsedilmiş.
filmin asıl mevzusu küçük bir kasabada kısılı kalan mason'ın can sıkıntısından ne yapacağını şaşırması. öyle ki sıkıntısından her gün kendini vurduğunu düşünüyor hatta kendi mezarını kazıp içine yatıyor. tam bu esnada tanıştığı danny ise ona yeni bir soluk gibi geliyor. belki de bu yüzden ondan bu kadar çabuk etkileniyor. danny'nin annesi ise kızın sonradan üzülmemesi için hiç mutlu olmamasına çalışıyor. yaşadığı hayal kırıklıklarının acısını danny'den çıkartıyor da diyebiliriz. film pek çok sahnesinde yaşanan sevgiyi insana geçirebiliyor ancak yine de karamsarlıktan kurtulamıyor. filmin sonu mutsuz gibi görünse de bu mutsuzluk mason'a sıkıştığı kasabadan kurtulma cesareti aşılaması açısından değerli.
--filmin konusu--
bu arada dandelion yani kara hindiba çiçeği şöyle bir şey;
görsel
filme bu ismin verilmesinin nedeni sanırım söz konusu çiçeğin en ufak bir rüzgarda -kendinden bağımsız olarak- dağılıp gitmesi...
film son zamanlarda izlediğim keith, dakota skye, teenage dirtbag gibi, alışılmışın dışında gençlik filmlerinden. 'amerikan pastası' tarzı gençlik filmlerinden hazzetmeyenler için iyi bir seçenek. sözünü sessizce söyleyen filmlerden. görüntüler de oldukça tatmin edici.
--filmden--
filmin en güzel sahnelerinden biri mason'ın annesinin durduk yerde tabakları yere atıp 'ses çıkartıyorlar. bunların hepsi ses çıkartıyor. evdeki her şey, duvarlar bile ses çıkartıyor. sen ve benim dışında.' diye bağırdığı sahneydi. aralarındaki iletişimsizlik anneyi delirtmiş, babayı ise başka şeylerle ilgilenmek zorunda bırakmıştı. mason'ın danny'i eve getirdiği gün babanın anneye ettiği utangaçca iltifat da görülmeye değerdi.
--filmden--
kısacası ergenlik döneminde izlendiğinde daha çok etkileyebileceğini tahmin ettiğim güzel bir filmdi.
--filmin konusu--
babası belediye konseyine aday olan annesi ise haplar ve içki ile hayatta kalmaya çalışan mason (vincent kartheiser) kasabaya yeni taşınan danny'ye (taryn manning) aşık olur ancak hemen ardından babasının işlediği bir suçu üstüne alarak ıslah evine girer. 2 yıl sonra döndüğünde danny'nin onu unutmadığını görür ve ilişkileri yeniden başlar. basitçe bir nitelemeyle filmin anlattığı budur. filmde karakterler derinlemesine anlatılmamış, yan olaylara da pek yer verilmemiş. sadece mason'ı durmadan tehdit eden arkadaşının ağabeyi ve saat 4'te geçen treni bekleyip dans eden adam var ki onlardan da üstü kapalı bir şekilde bahsedilmiş.
filmin asıl mevzusu küçük bir kasabada kısılı kalan mason'ın can sıkıntısından ne yapacağını şaşırması. öyle ki sıkıntısından her gün kendini vurduğunu düşünüyor hatta kendi mezarını kazıp içine yatıyor. tam bu esnada tanıştığı danny ise ona yeni bir soluk gibi geliyor. belki de bu yüzden ondan bu kadar çabuk etkileniyor. danny'nin annesi ise kızın sonradan üzülmemesi için hiç mutlu olmamasına çalışıyor. yaşadığı hayal kırıklıklarının acısını danny'den çıkartıyor da diyebiliriz. film pek çok sahnesinde yaşanan sevgiyi insana geçirebiliyor ancak yine de karamsarlıktan kurtulamıyor. filmin sonu mutsuz gibi görünse de bu mutsuzluk mason'a sıkıştığı kasabadan kurtulma cesareti aşılaması açısından değerli.
--filmin konusu--
bu arada dandelion yani kara hindiba çiçeği şöyle bir şey;
görsel
filme bu ismin verilmesinin nedeni sanırım söz konusu çiçeğin en ufak bir rüzgarda -kendinden bağımsız olarak- dağılıp gitmesi...
film son zamanlarda izlediğim keith, dakota skye, teenage dirtbag gibi, alışılmışın dışında gençlik filmlerinden. 'amerikan pastası' tarzı gençlik filmlerinden hazzetmeyenler için iyi bir seçenek. sözünü sessizce söyleyen filmlerden. görüntüler de oldukça tatmin edici.
--filmden--
filmin en güzel sahnelerinden biri mason'ın annesinin durduk yerde tabakları yere atıp 'ses çıkartıyorlar. bunların hepsi ses çıkartıyor. evdeki her şey, duvarlar bile ses çıkartıyor. sen ve benim dışında.' diye bağırdığı sahneydi. aralarındaki iletişimsizlik anneyi delirtmiş, babayı ise başka şeylerle ilgilenmek zorunda bırakmıştı. mason'ın danny'i eve getirdiği gün babanın anneye ettiği utangaçca iltifat da görülmeye değerdi.
--filmden--
kısacası ergenlik döneminde izlendiğinde daha çok etkileyebileceğini tahmin ettiğim güzel bir filmdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar