bugün
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri18
- sözlükte 15488 gammaz olması9
- true neden sevilmiyor sorunsalı23
- evlenmek istememenin garip karşılanması5
- patronunuzun whatsapp profil fotoğrafı4
- her akşam kocasına kuruyemiş hazırlayan kadın6
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz27
- mazotun 100 lira olacağı tarih11
- tanrı olsaydi dünyadaki kötülüklere ayar verirdi8
- acı kıyaslamak4
- sosyalleşmenin zorlaşması2
- hasta çocukları için el açtırılan babalar2
- kürtaj dede5
- kaşif kozinoğlu soruşturması raci şaşmaz ifadesi3
- ılık su içen erkek8
- gnosis2
- viski kola10
- yazın otellerdeki cuckold çiftler2
- mal gelecek dükkanın önüne park etme9
- g i l d e d l i l y12
- eskort tutup swinger partisine katılmak2
- pipet kullanan erkek8
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay16
- saraca093
- harp okulu öğrencilerinden korkan padişah2
- mazotun litresi 96 lira13
- istanbul taksicileri2
- bugün ne oldu3
- eski bölümleri izlenilebilen spor programı5
- hamas18
- ekonomi çok iyi7
- gokyuzunun silinen rengi16
- sözlük erkeklerinin 80 ler de çekildiği fotoğraf7
- spor yapmayan erkek7
- burcunu açıklamayan insan18
- mekke anlaşması4
- bu saatte hamburger yenir mi10
- kürdü sevmek ruha iyi gelir11
- evde balık pişirmek2
- dram filmi seven erkek5
- internette tanışılan kızın gerçekte maymun çıkması6
- duman avcıları4
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı27
- hava soğudu ulan2
- düğünde kılıç kemeri isteyen kadın6
- seninle böyle olabilirdik7
- soğuk su içme mevsiminin sonuna gelmek4
- çocukken yapılan ahlaksızlıklar4
- fenerbahçe yi kurtarma planı6
- 13 aralık 2026 fenerbahçe trabzonspor maçı2
2004 yapımı bir mark milgard filmi. film mason ve danny'nin aşkı üzerinden ilerliyor gibi görünse de daha çok ergenlik çağındaki bir gencin hislerini seyirciye yansıtmaya çalışmış.
--filmin konusu--
babası belediye konseyine aday olan annesi ise haplar ve içki ile hayatta kalmaya çalışan mason (vincent kartheiser) kasabaya yeni taşınan danny'ye (taryn manning) aşık olur ancak hemen ardından babasının işlediği bir suçu üstüne alarak ıslah evine girer. 2 yıl sonra döndüğünde danny'nin onu unutmadığını görür ve ilişkileri yeniden başlar. basitçe bir nitelemeyle filmin anlattığı budur. filmde karakterler derinlemesine anlatılmamış, yan olaylara da pek yer verilmemiş. sadece mason'ı durmadan tehdit eden arkadaşının ağabeyi ve saat 4'te geçen treni bekleyip dans eden adam var ki onlardan da üstü kapalı bir şekilde bahsedilmiş.
filmin asıl mevzusu küçük bir kasabada kısılı kalan mason'ın can sıkıntısından ne yapacağını şaşırması. öyle ki sıkıntısından her gün kendini vurduğunu düşünüyor hatta kendi mezarını kazıp içine yatıyor. tam bu esnada tanıştığı danny ise ona yeni bir soluk gibi geliyor. belki de bu yüzden ondan bu kadar çabuk etkileniyor. danny'nin annesi ise kızın sonradan üzülmemesi için hiç mutlu olmamasına çalışıyor. yaşadığı hayal kırıklıklarının acısını danny'den çıkartıyor da diyebiliriz. film pek çok sahnesinde yaşanan sevgiyi insana geçirebiliyor ancak yine de karamsarlıktan kurtulamıyor. filmin sonu mutsuz gibi görünse de bu mutsuzluk mason'a sıkıştığı kasabadan kurtulma cesareti aşılaması açısından değerli.
--filmin konusu--
bu arada dandelion yani kara hindiba çiçeği şöyle bir şey;
görsel
filme bu ismin verilmesinin nedeni sanırım söz konusu çiçeğin en ufak bir rüzgarda -kendinden bağımsız olarak- dağılıp gitmesi...
film son zamanlarda izlediğim keith, dakota skye, teenage dirtbag gibi, alışılmışın dışında gençlik filmlerinden. 'amerikan pastası' tarzı gençlik filmlerinden hazzetmeyenler için iyi bir seçenek. sözünü sessizce söyleyen filmlerden. görüntüler de oldukça tatmin edici.
--filmden--
filmin en güzel sahnelerinden biri mason'ın annesinin durduk yerde tabakları yere atıp 'ses çıkartıyorlar. bunların hepsi ses çıkartıyor. evdeki her şey, duvarlar bile ses çıkartıyor. sen ve benim dışında.' diye bağırdığı sahneydi. aralarındaki iletişimsizlik anneyi delirtmiş, babayı ise başka şeylerle ilgilenmek zorunda bırakmıştı. mason'ın danny'i eve getirdiği gün babanın anneye ettiği utangaçca iltifat da görülmeye değerdi.
--filmden--
kısacası ergenlik döneminde izlendiğinde daha çok etkileyebileceğini tahmin ettiğim güzel bir filmdi.
--filmin konusu--
babası belediye konseyine aday olan annesi ise haplar ve içki ile hayatta kalmaya çalışan mason (vincent kartheiser) kasabaya yeni taşınan danny'ye (taryn manning) aşık olur ancak hemen ardından babasının işlediği bir suçu üstüne alarak ıslah evine girer. 2 yıl sonra döndüğünde danny'nin onu unutmadığını görür ve ilişkileri yeniden başlar. basitçe bir nitelemeyle filmin anlattığı budur. filmde karakterler derinlemesine anlatılmamış, yan olaylara da pek yer verilmemiş. sadece mason'ı durmadan tehdit eden arkadaşının ağabeyi ve saat 4'te geçen treni bekleyip dans eden adam var ki onlardan da üstü kapalı bir şekilde bahsedilmiş.
filmin asıl mevzusu küçük bir kasabada kısılı kalan mason'ın can sıkıntısından ne yapacağını şaşırması. öyle ki sıkıntısından her gün kendini vurduğunu düşünüyor hatta kendi mezarını kazıp içine yatıyor. tam bu esnada tanıştığı danny ise ona yeni bir soluk gibi geliyor. belki de bu yüzden ondan bu kadar çabuk etkileniyor. danny'nin annesi ise kızın sonradan üzülmemesi için hiç mutlu olmamasına çalışıyor. yaşadığı hayal kırıklıklarının acısını danny'den çıkartıyor da diyebiliriz. film pek çok sahnesinde yaşanan sevgiyi insana geçirebiliyor ancak yine de karamsarlıktan kurtulamıyor. filmin sonu mutsuz gibi görünse de bu mutsuzluk mason'a sıkıştığı kasabadan kurtulma cesareti aşılaması açısından değerli.
--filmin konusu--
bu arada dandelion yani kara hindiba çiçeği şöyle bir şey;
görsel
filme bu ismin verilmesinin nedeni sanırım söz konusu çiçeğin en ufak bir rüzgarda -kendinden bağımsız olarak- dağılıp gitmesi...
film son zamanlarda izlediğim keith, dakota skye, teenage dirtbag gibi, alışılmışın dışında gençlik filmlerinden. 'amerikan pastası' tarzı gençlik filmlerinden hazzetmeyenler için iyi bir seçenek. sözünü sessizce söyleyen filmlerden. görüntüler de oldukça tatmin edici.
--filmden--
filmin en güzel sahnelerinden biri mason'ın annesinin durduk yerde tabakları yere atıp 'ses çıkartıyorlar. bunların hepsi ses çıkartıyor. evdeki her şey, duvarlar bile ses çıkartıyor. sen ve benim dışında.' diye bağırdığı sahneydi. aralarındaki iletişimsizlik anneyi delirtmiş, babayı ise başka şeylerle ilgilenmek zorunda bırakmıştı. mason'ın danny'i eve getirdiği gün babanın anneye ettiği utangaçca iltifat da görülmeye değerdi.
--filmden--
kısacası ergenlik döneminde izlendiğinde daha çok etkileyebileceğini tahmin ettiğim güzel bir filmdi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar