bugün
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- sözlüğün en sevilen yazarı23
- sorgulayan aklı insana kim verdi18
- teröriste sövmek artık yasak23
- ateistlerin yaşama amacı24
- saraca'nın şeklinin ve tipinin değişmesi7
- merhaba arkadaşlar4
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri8
- babadan alınan nasihatler4
- iğrenç insanlar bahçesi4
- katatespizartmasi3
- beyin yiyen amip3
- bir kızın kucağınıza oturması3
- kadıköy5
- velvet14
- ofsaytımsı7
- iyi öpüşen sevgili3
- yeter ulan artık19
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- fenerbahçe ve galatasaray şlden kaç puan alır3
- fenerbahçe25
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı48
- kürtse de kürt insan seçiyor mu doğarken nolcağını3
- siz yardım edilmiş yoksullar istiyorsunuz6
- melih gökçek7
- fenerbahçe vs galatasaray19
- ratko mladiç7
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- dindarların çoğunun fakir olması8
- orijinal incil3
- tarihin en kötü lyonu14
- yapay zek'ya göre türkiye'nin işgal altında olmasi6
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon6
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar16
- dincilerin afrika da su kuyusu açma saplantısı8
- ülkedeki garibana yardım etmeyen dinci5
- salihli3
- diamond bey birader birader beydir7
- claudian clouds ve insan olmaya ceyrek kala aşkı6
- hiçbir ankette ismi olmayan yazarlar6
- ali şeriati4
- sarapci koala54
- türbanlıların beni hiç sevmemesi5
- lamine yamal'ın galatasaray'a döşeyeceği boru2
- ucl'ye girer girmez köylülüğünü gösteren köylü11
- isa mesih3
- galatasaray'ın psg den yiyeceği gol sayısı2
- kamyon arkası sözler6
- biraderler biraderdirler6
- tamircisi ölünce satılan araba7
"Tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak. Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu farkedeceksin. Sokağa fırlayacaksın. Sokaklar da dar gelecek. Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi. Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü. Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin. Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan. "Önemli olan sağlık." "Yaşamak güzel." "Boş ver, her şey unutulur."Sen hiçbirini duymayacaksın. Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin. Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin.
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin. "Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deselerbaşını kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın. Yalnız kalmak isteyeceksin. Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak. ikisi de yetmeyecek.
Geçmişi düşüneceksin. Neredeyse dakika dakika. Ama kötüleri atlayarak. Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin. Gittiğin yerlere gitmek. Bu sana hiç iyi gelmeyecek. Ama bile bile yapacaksın. Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın. Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin. Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin. Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin. Herkesi ona benzetip kimseyi onun yerine koyamayacaksın. Hiçbir şey oyalamayacak seni. ilaçlara sığınacaksın... Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren.
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek. Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin. Uyumak zor, uyanmak kolay olacak. Sabahı iple çekeceksin. Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin. Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler. Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin.Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek. Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin. Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin... Telefonun çalmasını bekleyeceksin... Aramayacağını bile bile...Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek. Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla. Yüreğin burkulacak,canın yanacak. Bir daha sevmemeye yemin edeceksin. Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden. Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin. Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin. Onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek. Ama bir umut...Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...Bu umut seni gitmekten alıkoyacak. Gel gitler içinde yaşayacaksın. Buna yaşamak denirse...
Razı mısın bütün bunlara? Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye? O halde aşık olabilirsin ..."
bu yazıyı okuduktan sonra demekki aşkın her zaman da ve aynı şekilde var olan sadece kişilerin, çevrenin değiştiği ama duyguların değişmediği aşkın aynı şekilde sonsuza dek var olacağını düşündüm. Teşekkür ederiz Charles Bukowski...
selam olsun azizim!
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin. "Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deselerbaşını kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın. Yalnız kalmak isteyeceksin. Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak. ikisi de yetmeyecek.
Geçmişi düşüneceksin. Neredeyse dakika dakika. Ama kötüleri atlayarak. Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin. Gittiğin yerlere gitmek. Bu sana hiç iyi gelmeyecek. Ama bile bile yapacaksın. Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın. Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin. Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin. Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin. Herkesi ona benzetip kimseyi onun yerine koyamayacaksın. Hiçbir şey oyalamayacak seni. ilaçlara sığınacaksın... Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren.
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek. Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin. Uyumak zor, uyanmak kolay olacak. Sabahı iple çekeceksin. Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin. Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler. Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin.Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek. Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin. Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin... Telefonun çalmasını bekleyeceksin... Aramayacağını bile bile...Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek. Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla. Yüreğin burkulacak,canın yanacak. Bir daha sevmemeye yemin edeceksin. Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden. Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin. Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin. Onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek. Ama bir umut...Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...Bu umut seni gitmekten alıkoyacak. Gel gitler içinde yaşayacaksın. Buna yaşamak denirse...
Razı mısın bütün bunlara? Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye? O halde aşık olabilirsin ..."
bu yazıyı okuduktan sonra demekki aşkın her zaman da ve aynı şekilde var olan sadece kişilerin, çevrenin değiştiği ama duyguların değişmediği aşkın aynı şekilde sonsuza dek var olacağını düşündüm. Teşekkür ederiz Charles Bukowski...
selam olsun azizim!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar