bugün
- kendini türk hisseden arap artığı24
- sözlük kızlarının kombinleri38
- firavun haklıydı10
- kendini güzel sanan at suratlı kız6
- osmanlı4
- sözlükteki gammaz özelliği11
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı5
- gammaz sözlük kızları15
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- mutlu ama uzak olsun bey birader6
- futbol8
- süper lig4
- uludağ sözlük yardımlaşma ve dayanışma kulübü3
- zina yapmayan erkekle dalga geçilmesi9
- s'i l v'e r m'i s t15
- yarın nikahı basarım denilebilen kadın özellikleri11
- karton toplarken the djinn ile karşılaşmak2
- güçlü kal panama bunu birlikte atlatacağız2
- başmeriç9
- ilgi budalası sözlük kızı5
- ilham aliyev6
- benimki de pembe pembe diyen kız5
- claudian clouds9
- aradın mı3
- ona bir şey söyle4
- sözlük kızları tarafından zorbalanmak5
- oryantal6
- barcelona nın galatasaray a döşeyeceği boru3
- sözlükteki ilişki skandalı36
- diş temizletme7
- dm faresi6
- anın görüntüsü25
- ateistleri sevmemek6
- silvermist'e sataşıyorum öyleyse varım10
- eskort gibi gi'yi nen muhafazkar ai le kizi7
- levent kırca11
- nebukadnezar haklıydı2
- muhafazakarlar9
- nick vermeden bir yazara seslen18
- bir kıza alınabilecek en iyi hediye10
- gilded lily8
- tesettüre girmezsen seninle evlenmem diyen erkek10
- bazı arabalarda geri vitesin sol üst köşede olması8
- bulgarda kumar oynadım kaybettim paramı verin2
- artık kürt sorunu yoktur14
- acı biber elleyip gözü kaşımak3
- intihar etmeyi düşünmek6
- kendini türk hisseden birinden rahatsızlık duymak4
- uludağ sözlük evreni3
- erkekler allah belanızı versin8
"Tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak. Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu farkedeceksin. Sokağa fırlayacaksın. Sokaklar da dar gelecek. Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi. Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü. Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin. Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan. "Önemli olan sağlık." "Yaşamak güzel." "Boş ver, her şey unutulur."Sen hiçbirini duymayacaksın. Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin. Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin.
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin. "Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deselerbaşını kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın. Yalnız kalmak isteyeceksin. Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak. ikisi de yetmeyecek.
Geçmişi düşüneceksin. Neredeyse dakika dakika. Ama kötüleri atlayarak. Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin. Gittiğin yerlere gitmek. Bu sana hiç iyi gelmeyecek. Ama bile bile yapacaksın. Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın. Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin. Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin. Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin. Herkesi ona benzetip kimseyi onun yerine koyamayacaksın. Hiçbir şey oyalamayacak seni. ilaçlara sığınacaksın... Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren.
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek. Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin. Uyumak zor, uyanmak kolay olacak. Sabahı iple çekeceksin. Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin. Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler. Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin.Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek. Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin. Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin... Telefonun çalmasını bekleyeceksin... Aramayacağını bile bile...Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek. Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla. Yüreğin burkulacak,canın yanacak. Bir daha sevmemeye yemin edeceksin. Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden. Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin. Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin. Onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek. Ama bir umut...Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...Bu umut seni gitmekten alıkoyacak. Gel gitler içinde yaşayacaksın. Buna yaşamak denirse...
Razı mısın bütün bunlara? Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye? O halde aşık olabilirsin ..."
bu yazıyı okuduktan sonra demekki aşkın her zaman da ve aynı şekilde var olan sadece kişilerin, çevrenin değiştiği ama duyguların değişmediği aşkın aynı şekilde sonsuza dek var olacağını düşündüm. Teşekkür ederiz Charles Bukowski...
selam olsun azizim!
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin. "Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deselerbaşını kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın. Yalnız kalmak isteyeceksin. Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak. ikisi de yetmeyecek.
Geçmişi düşüneceksin. Neredeyse dakika dakika. Ama kötüleri atlayarak. Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin. Gittiğin yerlere gitmek. Bu sana hiç iyi gelmeyecek. Ama bile bile yapacaksın. Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın. Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin. Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin. Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin. Herkesi ona benzetip kimseyi onun yerine koyamayacaksın. Hiçbir şey oyalamayacak seni. ilaçlara sığınacaksın... Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren.
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek. Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin. Uyumak zor, uyanmak kolay olacak. Sabahı iple çekeceksin. Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin. Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler. Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin.Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek. Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin. Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin... Telefonun çalmasını bekleyeceksin... Aramayacağını bile bile...Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek. Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla. Yüreğin burkulacak,canın yanacak. Bir daha sevmemeye yemin edeceksin. Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden. Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin. Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin. Onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek. Ama bir umut...Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...Bu umut seni gitmekten alıkoyacak. Gel gitler içinde yaşayacaksın. Buna yaşamak denirse...
Razı mısın bütün bunlara? Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye? O halde aşık olabilirsin ..."
bu yazıyı okuduktan sonra demekki aşkın her zaman da ve aynı şekilde var olan sadece kişilerin, çevrenin değiştiği ama duyguların değişmediği aşkın aynı şekilde sonsuza dek var olacağını düşündüm. Teşekkür ederiz Charles Bukowski...
selam olsun azizim!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar