bugün
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok8
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması16
- götümü de açsam bakmayacaksınız4
- askere gitmenin sanılanın aksine keyifli olması9
- geniş omuzlu kadınlar9
- erkeklerde testosteronun 50 azalması5
- dinler tarihinin en önemli olayı6
- pazar gününü sözlükte geçiren ezik insan9
- lindsey graham5
- manifest grubu vs pkk2
- balkonda kahvalti yapmak4
- porno film replikleri4
- kaliteli insanı belli eden detaylar5
- dünya kupası neden 4 yılda bir defa5
- ayak fetişizmi6
- apartmanda tadilat yapan komşu terbiyesizliği6
- karısının ayaklarını sözlükte paylaşan yazar2
- ya böyle olsaydı2
- liseli otuzbircinin gündüz düşleri2
- anın görüntüsü18
- hizmet sektöründe çalışanlara eziyet eden kişimsi3
- lindsey graham'ın ölümü3
- 12 temmuz 2026 tayland türkiye vnl maçı2
- binance angels2
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı23
- aylık 436 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- peppino di capri2
- giorgia meloni'ye ayak masajı yapmak2
- ilginç tespitler2
- yalnız insanın karpuz yiyememesi sorunsalı3
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek2
- bir şeyler söyle3
- herzevekil19
- doğu dizi2
- trump torunu olmak nasil bir duygudur acaba2
- basit yaşama günü2
- asansöre binen tuhaf insan2
- kadınlar futbol maçı2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak15
- chrome eklentisi sözlükte troll başlıkları gizleme2
- geri zekalı demek hakaret mi21
- türk kızlarının keko adam sevmesi20
- beach mülakatında elenip mekana alınmayan kadın2
- üstteki yazarı öv7
- seni onaracağım diyen kadın16
- düzgün erkeklerin hepsinin kapılmış olması4
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız30
- magnus carlsen2
- türkler ırkçı mıdır10
- el fetişisti olmak2
"Tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak. Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu farkedeceksin. Sokağa fırlayacaksın. Sokaklar da dar gelecek. Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi. Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü. Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin. Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan. "Önemli olan sağlık." "Yaşamak güzel." "Boş ver, her şey unutulur."Sen hiçbirini duymayacaksın. Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin. Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin.
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin. "Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deselerbaşını kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın. Yalnız kalmak isteyeceksin. Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak. ikisi de yetmeyecek.
Geçmişi düşüneceksin. Neredeyse dakika dakika. Ama kötüleri atlayarak. Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin. Gittiğin yerlere gitmek. Bu sana hiç iyi gelmeyecek. Ama bile bile yapacaksın. Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın. Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin. Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin. Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin. Herkesi ona benzetip kimseyi onun yerine koyamayacaksın. Hiçbir şey oyalamayacak seni. ilaçlara sığınacaksın... Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren.
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek. Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin. Uyumak zor, uyanmak kolay olacak. Sabahı iple çekeceksin. Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin. Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler. Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin.Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek. Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin. Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin... Telefonun çalmasını bekleyeceksin... Aramayacağını bile bile...Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek. Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla. Yüreğin burkulacak,canın yanacak. Bir daha sevmemeye yemin edeceksin. Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden. Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin. Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin. Onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek. Ama bir umut...Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...Bu umut seni gitmekten alıkoyacak. Gel gitler içinde yaşayacaksın. Buna yaşamak denirse...
Razı mısın bütün bunlara? Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye? O halde aşık olabilirsin ..."
bu yazıyı okuduktan sonra demekki aşkın her zaman da ve aynı şekilde var olan sadece kişilerin, çevrenin değiştiği ama duyguların değişmediği aşkın aynı şekilde sonsuza dek var olacağını düşündüm. Teşekkür ederiz Charles Bukowski...
selam olsun azizim!
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin. "Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deselerbaşını kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın. Yalnız kalmak isteyeceksin. Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak. ikisi de yetmeyecek.
Geçmişi düşüneceksin. Neredeyse dakika dakika. Ama kötüleri atlayarak. Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin. Gittiğin yerlere gitmek. Bu sana hiç iyi gelmeyecek. Ama bile bile yapacaksın. Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın. Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin. Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin. Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin. Herkesi ona benzetip kimseyi onun yerine koyamayacaksın. Hiçbir şey oyalamayacak seni. ilaçlara sığınacaksın... Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren.
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek. Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin. Uyumak zor, uyanmak kolay olacak. Sabahı iple çekeceksin. Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin. Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler. Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin.Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek. Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin. Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin... Telefonun çalmasını bekleyeceksin... Aramayacağını bile bile...Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek. Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla. Yüreğin burkulacak,canın yanacak. Bir daha sevmemeye yemin edeceksin. Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden. Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin. Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin. Onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek. Ama bir umut...Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...Bu umut seni gitmekten alıkoyacak. Gel gitler içinde yaşayacaksın. Buna yaşamak denirse...
Razı mısın bütün bunlara? Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye? O halde aşık olabilirsin ..."
bu yazıyı okuduktan sonra demekki aşkın her zaman da ve aynı şekilde var olan sadece kişilerin, çevrenin değiştiği ama duyguların değişmediği aşkın aynı şekilde sonsuza dek var olacağını düşündüm. Teşekkür ederiz Charles Bukowski...
selam olsun azizim!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar