bugün
- manifest dinleyen erkek10
- aşk acısı çekiyorum sözlük20
- türkiye7
- kız arkadaşın 4 gündür mesaj atmaması2
- birleşik krallık3
- sözlük yazarlarının kıro olmaları7
- insan zamandan ibarettir3
- lahmacun yiyen insan kırodur4
- mauro icardi3
- hükümet değişse ülke düzelir mi17
- almanya5
- aykolik'in iyi bir yazar olması5
- ispanya7
- memurların 4 gün mesai 3 gün tatil istemesi6
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması9
- dost2
- yaz yemekleri5
- hırvatistan16
- avusturya3
- fransa3
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi15
- scooter'a 6 kişi binmek5
- taksici muhabbeti5
- adını yoldaki taşlara yazdım4
- spiderman mi döver batman mi5
- evlenilmeyecek 4 erkek10
- mesele ne senin benden ayrılman2
- mohamed salah ghaly12
- ayda bir baklava yiyince kilo alacağını sanmak8
- aylık 700 milyon lira iyi para mıdır sorunsalı2
- deprem2
- muğla2
- marmaris2
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay10
- gram altın4
- gocu bay bey birader3
- gulmekicinyaratilmis11
- stres yönetimi6
- nirmal purja2
- ismet gürbüz mehdi mi mesih mi sorunsalı2
- 7 ağustos 20012
- elalem ne der4
- petrol4
- doğuda yaşayan yazarlar5
- arkadaşlar ben güzel miyim6
- trabzonspor6
- mekana müşteri çekecek kadar güzel olmak4
- opel alman arabası mı sorunsalı6
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı3
- küfür2
entry'ler (8)
1949'da totalitarizm'e karşı yazılmış bir kitaptır ( bu yüzden sadece 3 ülke var). nazizm ve stalinizm'e karşı yazılmıştır zira bu iki ideolojide insanlar sürekli gözetim altında tutulmuş ve parti propagandası her zaman devam etmiştir. zira bu propaganda ve partinin eylemleri sayesinde savaş devam etmiş, savaş devam ettikçe yöneten sınıf her zaman yönetici, ezilen sınıf da her zaman proleter olarak kalmıştır. burada diğer önemli bir nokta ise hobbes'ın görüşünün direkt olarak bir romanda vuku bulması. sürekli savaş ve bir yerlerde bomba patlaması insanların özgürlüklerinden feragat edip güvenliklerini düşünmelerine sebep olmuştur.
kitabı uzun zaman önce okuduğum için biraz karışık olabilir bilgiler, maruz görün ama hazırlıklı değil, doğaçlama yazıyorum.
şimdi burada aynı zamanda bir psikolojik manipülasyon var. insanların evlerinde bulunan dev ekranlar, partinin hatalarını da zafer ya da başarı olarak göstermiş, kavramlar sürekli değişmiş, her yaptıkları bir başarı hikayesine dönmüştür sonuçlarına bakılmaksızın. buradan ufak bir örnek vermek istiyorum yakın tarihimizle ilgili. afrin harekatı sırasında, harekat başlayınca kazanmış, durunca kazanmış ve geri çekilince de kazanmıştık, ne tesadüf ama!
tabi manipülasyon sadece psikolojik değil, burada fiziksle bir manipülasyon da var. örneğin insanlar sabahları topluca egzersiz yapıyor ve çok uzun süreler çalışıyor taaa ki yorgunluktan ölene kadar. ekranlar da sürekli insanları izliyor ve en ufak bir mimik bile insanların hapse girmesine yol açabiliyor. bakın burada diğer bir önemli nokta ise yine hala günümüzde bulunan partiye karşı gelenleri yeniden eğitme sistemi. bunu şu an çin yapıyor ve ekstrem düşünceleri olanları başta uygurlar olmak üzere okullarda eğitiyor.
çin'in beyin yıkama okulları
insanları her zaman unutkanlıkla suçlarlar. özellikle de siyasiler ve akademisyenler yapar bunu. mesela din değil, dün dersi vermeliyiz demişti ortaylı ancak sınırsız enformasyonun olduğu bir yerde insanların bu kadar bilgiyi aklında tutması çok zor, özellikle de 84'teki gibi kayıt tutmuyorlarsa. parti geçmişe dair her şeyi değiştirip, istediğini yazdığı için ve insanlar arşiv tutamadığı için partinin söylediği her şeye inanmak zorunda kalıyorlar.
yine komunist bir ülke olan çin'den yola çıkarak 84'ü değerlendirelim. winston'ın gittiği yerlerde elektrikler yok, asansörler çalışmıyorlar, şehir iğrenç bir halde iken nasıl oluyor da parti insanları sürekli izleyecek sistemlere sahip olabiliyor? işte bu da yine çin gibi komünist ülkelerin her zaman parti ideolojisine önem verdiğini, insanları önemsemediğini öne sürüyor. teknik gelişmişlik evet var, ancak insani gelişmişlik ne yazık ki henüz zühur etmemiş.
hiç karanlık olmayan yerde o'brien ile buluşma fikri. bu herhalde beklediğim en son şeydi. hiç karanlık olmayan yerin bir hapis olması. ben bunu aydınlık olarak, rasyonelizm ve entelektüelism olarak düşünmüştüm oysa hiç ışığın sönmediği yer bir hapishane çıktı. işin kötü tarafı da bu şunu düşünmemi sağlıyor. aydınlık bir geleceği düşleyen rasyonel insanlar hapislerde çürüyor ve onlara istedikleri düşünsel aydınlık elektrik yoluyla veriliyor. insanların aydınları hapse atmasının tek bir gerekçesi var benim nezdimde: kötü olmaları. çünkü sadece kötüler aydınlıktan korkar.
kitabı uzun zaman önce okuduğum için biraz karışık olabilir bilgiler, maruz görün ama hazırlıklı değil, doğaçlama yazıyorum.
şimdi burada aynı zamanda bir psikolojik manipülasyon var. insanların evlerinde bulunan dev ekranlar, partinin hatalarını da zafer ya da başarı olarak göstermiş, kavramlar sürekli değişmiş, her yaptıkları bir başarı hikayesine dönmüştür sonuçlarına bakılmaksızın. buradan ufak bir örnek vermek istiyorum yakın tarihimizle ilgili. afrin harekatı sırasında, harekat başlayınca kazanmış, durunca kazanmış ve geri çekilince de kazanmıştık, ne tesadüf ama!
tabi manipülasyon sadece psikolojik değil, burada fiziksle bir manipülasyon da var. örneğin insanlar sabahları topluca egzersiz yapıyor ve çok uzun süreler çalışıyor taaa ki yorgunluktan ölene kadar. ekranlar da sürekli insanları izliyor ve en ufak bir mimik bile insanların hapse girmesine yol açabiliyor. bakın burada diğer bir önemli nokta ise yine hala günümüzde bulunan partiye karşı gelenleri yeniden eğitme sistemi. bunu şu an çin yapıyor ve ekstrem düşünceleri olanları başta uygurlar olmak üzere okullarda eğitiyor.
çin'in beyin yıkama okulları
insanları her zaman unutkanlıkla suçlarlar. özellikle de siyasiler ve akademisyenler yapar bunu. mesela din değil, dün dersi vermeliyiz demişti ortaylı ancak sınırsız enformasyonun olduğu bir yerde insanların bu kadar bilgiyi aklında tutması çok zor, özellikle de 84'teki gibi kayıt tutmuyorlarsa. parti geçmişe dair her şeyi değiştirip, istediğini yazdığı için ve insanlar arşiv tutamadığı için partinin söylediği her şeye inanmak zorunda kalıyorlar.
yine komunist bir ülke olan çin'den yola çıkarak 84'ü değerlendirelim. winston'ın gittiği yerlerde elektrikler yok, asansörler çalışmıyorlar, şehir iğrenç bir halde iken nasıl oluyor da parti insanları sürekli izleyecek sistemlere sahip olabiliyor? işte bu da yine çin gibi komünist ülkelerin her zaman parti ideolojisine önem verdiğini, insanları önemsemediğini öne sürüyor. teknik gelişmişlik evet var, ancak insani gelişmişlik ne yazık ki henüz zühur etmemiş.
hiç karanlık olmayan yerde o'brien ile buluşma fikri. bu herhalde beklediğim en son şeydi. hiç karanlık olmayan yerin bir hapis olması. ben bunu aydınlık olarak, rasyonelizm ve entelektüelism olarak düşünmüştüm oysa hiç ışığın sönmediği yer bir hapishane çıktı. işin kötü tarafı da bu şunu düşünmemi sağlıyor. aydınlık bir geleceği düşleyen rasyonel insanlar hapislerde çürüyor ve onlara istedikleri düşünsel aydınlık elektrik yoluyla veriliyor. insanların aydınları hapse atmasının tek bir gerekçesi var benim nezdimde: kötü olmaları. çünkü sadece kötüler aydınlıktan korkar.
jüpiter ile çok benzer olduğu için ismini jüpiter’in babası satürn’den almıştır. gözle görülebilen bir gezegendir ve babil’ler onu gözlemlemiştir. güneşten aldığından daha fazla ışık yayan bu gezegenin yörüngesini tamamlaması 29.4 yıl sürer. 150’den fazla ay ve aycığı vardır. aynı zamanda satürn ve jüpiter solar sistemdeki kütlenin %92’sini oluşturuyor.
Ana temsilcileri şunlardır; Zeno ( MÖ 334-262), CLEANTHES ( MÖ 303-233), MARCUS AURELIUS (121-180), EPICTETUS ( 60-117).
temel düşünceler iSE ŞUNLARDIR :
Tanrı tüm doğada bulunan mantıklı bir varlıktır.
Evrensel bir doğal yasa ve kardeşlik bulunmaktadır.
Kendini kontrol etme ve metanet yıkıcı duyguların üstesinden gelmede önemlidir.
Sakin bir şekilde bize verilen rolleri oynamalıyız. Tutularımız bizim kontrolümüz altındadır kaderimizi değiştiremesek de.
inayet, bilgiden, erdemden ve kontrol edilemeyen şeylerin kabulünden gelir.
temel düşünceler iSE ŞUNLARDIR :
Tanrı tüm doğada bulunan mantıklı bir varlıktır.
Evrensel bir doğal yasa ve kardeşlik bulunmaktadır.
Kendini kontrol etme ve metanet yıkıcı duyguların üstesinden gelmede önemlidir.
Sakin bir şekilde bize verilen rolleri oynamalıyız. Tutularımız bizim kontrolümüz altındadır kaderimizi değiştiremesek de.
inayet, bilgiden, erdemden ve kontrol edilemeyen şeylerin kabulünden gelir.
Sahte bir videodur ancak gündemi takip etmeyen dangalaklar hemen sazan gibi atlamış ve Azerbaycan’ı suçlamışlardır. Bir sözlükte takılacak yaşa gelip internette her gördüğü şeyin doğru olmadığını bilmemek de bir acayip.
Shahram nazeri’nin bir mevlana siirini şarkıya dökmüş halidir.
Sözleri şu şekildedir:
mara guyi ke rayi man che danam chenin majnun cherayi man che danam
mara guyi bedin zari ke hasti be 'ashqam chun barayi man che danam
manam dar moj dariyahayi 'ashqat mara guyi kojayi man che danam
mara guyi be qarbangah jan?ha namitarsi ke ayi man che danam
mara guyi che mi joiyi digar tu vrayi rushenayi man che danam
shabi barbud nagh shamas tabriz zaman yakta du toyi man che danam
mara guyi ke rayi man che danm janan majnun cherayi man che danam
mara guyi tu ra ba ein qafas chest agar mar' huayi man che danam
kaynak
Sözleri şu şekildedir:
mara guyi ke rayi man che danam chenin majnun cherayi man che danam
mara guyi bedin zari ke hasti be 'ashqam chun barayi man che danam
manam dar moj dariyahayi 'ashqat mara guyi kojayi man che danam
mara guyi be qarbangah jan?ha namitarsi ke ayi man che danam
mara guyi che mi joiyi digar tu vrayi rushenayi man che danam
shabi barbud nagh shamas tabriz zaman yakta du toyi man che danam
mara guyi ke rayi man che danm janan majnun cherayi man che danam
mara guyi tu ra ba ein qafas chest agar mar' huayi man che danam
kaynak
Geçen merkez bankası faiz kararının sonucu olan kurdur. Tahammül sınırının 8 olmadığını mb açık açık söylemiştir.
japonya manzum dinde ‘ sumera mikuni’ olarak da anılır. anlamı herkesi kapsayan, kucaklayan ilahi ülke anlamına gelir.
(bkz: françois-noel babeuf) u takip eden ya da eşit gelir ve özel mülkiyetin kaldırılışı gibi fikirlerini destekleyen kişi.