bugün
- en son aldığınız iltifat8
- erleg han sarı tekerdir5
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- hayvan gibi acı salça yemek5
- yunanistan24
- dekolteye bakar mısınız15
- zenginlik hayatı3
- gocu12
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- aylık 416 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- sifonu çekince gitmeyen bok2
- domdomusa'nın çaylağının açılması gerekliliği3
- irmik helvası vs un helvası18
- fırın poşetinde tavuk patates4
- 582
- bir adamı kanunla koruyan zihniyet2
- rammstein'ı ram markası sanmak3
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- cennet3
- sevilen kızın sessiz ama ölümcül ossurması2
- ismail kartal3
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- malidzano2
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- erleg han2
- priapizm4
- japonya23
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin19
- cem küçük7
- hayat her şeye rağmen güzel insanı3
- 31 çekerken dinlenecek şarkılar3
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- hoşlanılan kızın sevgilisi olduğunu öğrenmek4
- katates ve mermi'nin sözlükten kovulması6
- bik bikle yemek yapmak10
- midilli adası3
- paranın üstüne instagram adresini yazan sığır6
- ketçap aromalı ruffles10
- adanalı ateist10
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız7
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- o şarkıyı açma anısı var3
- gammaz çetesi çökertildi8
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması8
- türk kahvesi7
entry'ler (12)
Çağan Irmak'ın 70'li yıllar ile günümüzü müzik kanalıyla buluşturan filmi.
Film için bir iki kelimelik bir tanım bulursak sanırım en doğrusu 'düşük yoğunluklu duygusal film' olur. Çağan Irmak'ın Babam ve Oğlum, Ulak, Dedemin insanları, Issız adam filmlerinden oldukça geride aslında. Nasıl diyeyim bir yemek olsa tuzu az katılmış ya da baharatı eksik diyebilirim, ama sunumu güzel tabi ki. iki Çağan Irmak geleneği bu filmde de devam ediyor. Nostalji ve geçmişiyle problemli tip. Ancak bu defa samimi olmadığından mıdır, çok tekrarlandığından mıdır bilmem ama tat vermiyor bu kesin. Zaten filmde öyle bir hava var ki Çağan Irmak da bir yerde sıkılıp senaryoyu sonlandırmış gibi. O tadı kendisi bile alamamış sanki.
Oyunculuklar ise inanılmaz düzeyde. Hümeyra, Farah zeynep abdullah, Mehmet günsur, ışıl Yücesoy, gözde çığacı ayrı ayrı başarılı. Özellikle Hanife (ışıl Yücesoy) ve hatice (Hümeyra) nın alevli bir şekilde tartıştıkları sahne adeta ders niteliğinde
Film ayrıca yetmişli yılların müziklerine ve yapımcılarına taklit, özgünlükten uzak olduğuna dair ince göndermelerde bulunuyor. Haksız da değil aslında günümüzde efsane diye nitelendirdiğimiz bir çok sanatçı o dönem yabancı şarkılara türkçe söz yazıp ünlenmiş kişiler.
Film bir mesaj vermek istiyor mu bilmiyorum ama bir mesaj vermek isterse o da hayallerimizi gerçekleştirmek için kesinlikle cesur olmak gerektiği olabilir.
Ha bir de müziklere değinelim. Şarkılar fena değil ama bir ıssız adam şarkıları değil elbette, çaldığında dinlenir evet ama filmden çıkar çıkmaz sağdan Soldan şarkıları aratacak kadar da sevilesi değil.
Film için bir iki kelimelik bir tanım bulursak sanırım en doğrusu 'düşük yoğunluklu duygusal film' olur. Çağan Irmak'ın Babam ve Oğlum, Ulak, Dedemin insanları, Issız adam filmlerinden oldukça geride aslında. Nasıl diyeyim bir yemek olsa tuzu az katılmış ya da baharatı eksik diyebilirim, ama sunumu güzel tabi ki. iki Çağan Irmak geleneği bu filmde de devam ediyor. Nostalji ve geçmişiyle problemli tip. Ancak bu defa samimi olmadığından mıdır, çok tekrarlandığından mıdır bilmem ama tat vermiyor bu kesin. Zaten filmde öyle bir hava var ki Çağan Irmak da bir yerde sıkılıp senaryoyu sonlandırmış gibi. O tadı kendisi bile alamamış sanki.
Oyunculuklar ise inanılmaz düzeyde. Hümeyra, Farah zeynep abdullah, Mehmet günsur, ışıl Yücesoy, gözde çığacı ayrı ayrı başarılı. Özellikle Hanife (ışıl Yücesoy) ve hatice (Hümeyra) nın alevli bir şekilde tartıştıkları sahne adeta ders niteliğinde
Film ayrıca yetmişli yılların müziklerine ve yapımcılarına taklit, özgünlükten uzak olduğuna dair ince göndermelerde bulunuyor. Haksız da değil aslında günümüzde efsane diye nitelendirdiğimiz bir çok sanatçı o dönem yabancı şarkılara türkçe söz yazıp ünlenmiş kişiler.
Film bir mesaj vermek istiyor mu bilmiyorum ama bir mesaj vermek isterse o da hayallerimizi gerçekleştirmek için kesinlikle cesur olmak gerektiği olabilir.
Ha bir de müziklere değinelim. Şarkılar fena değil ama bir ıssız adam şarkıları değil elbette, çaldığında dinlenir evet ama filmden çıkar çıkmaz sağdan Soldan şarkıları aratacak kadar da sevilesi değil.
1995 yılı japon yapımı bir film. Japon filmlerinin genel özelliği sonunda ne olacak acaba dedirtmesi, hep bir gizem olması ve duygu yoğunluğu yüksek olması, aslında sadece japon filmlerinde değil güney Kore filmlerinde de bunu görmek mümkün. Bu filmde de dozaj olarak çok yüksek olmasa da bu ortak özellikleri görüyoruz.
Filmi imdb puanı 8 üzerinde diye merak edip izledim ama 8 puan eder mi hiç sanmıyorum. Kötü bir film diyemeyiz ama öyle aman aman diyeceğimiz bir film değil.
konusuna gelince nişanlısı ölen kız, nişanlısının memleketindeki adresini bulur ancak bu adresin var olmadığını ve adresten otoyol geçtiğini öğrenir. Buna rağmen mektup cennete gidiyor ve cevap nasılsa gelmeyecek diye düşünerek nişanlısına mektup gönderir. Ancak beklemediği şekilde cevap gelir. Cevap, nişanlısı ile aynı isim ve Soyisime sahip ancak kız olan bir kişiden gelir. Nişanlısının adresi diye bulduğu adres aslında bu kıza aittir. Böylece iki kız mektuplaşmaya başlarlar ve Kızımız nişanlısı hakkında geçmişine dair ilginç şeyler öğrenir. Olaylar gelişir.
Hazır havalar soğumuşken kahvenizi içerek ve battaniyeye sarılarak izleyebilirsiniz. Zaten film sahneleri sizi iliklerinize kadar üşütecek kış mevsimini tüm benliğinizle hissedeceksiniz.
Filmi imdb puanı 8 üzerinde diye merak edip izledim ama 8 puan eder mi hiç sanmıyorum. Kötü bir film diyemeyiz ama öyle aman aman diyeceğimiz bir film değil.
konusuna gelince nişanlısı ölen kız, nişanlısının memleketindeki adresini bulur ancak bu adresin var olmadığını ve adresten otoyol geçtiğini öğrenir. Buna rağmen mektup cennete gidiyor ve cevap nasılsa gelmeyecek diye düşünerek nişanlısına mektup gönderir. Ancak beklemediği şekilde cevap gelir. Cevap, nişanlısı ile aynı isim ve Soyisime sahip ancak kız olan bir kişiden gelir. Nişanlısının adresi diye bulduğu adres aslında bu kıza aittir. Böylece iki kız mektuplaşmaya başlarlar ve Kızımız nişanlısı hakkında geçmişine dair ilginç şeyler öğrenir. Olaylar gelişir.
Hazır havalar soğumuşken kahvenizi içerek ve battaniyeye sarılarak izleyebilirsiniz. Zaten film sahneleri sizi iliklerinize kadar üşütecek kış mevsimini tüm benliğinizle hissedeceksiniz.
cinle korkutmak klişesinin en ağır bir şekilde yer aldığı film. ulan ülkede her kesim mi dini kullanır be.
oldukça sert bir film. uyuşturucu ve ilaçların ne sonuçlar doğuracağına dair çok çarpıcı sahneler içeriyor. insan ayrıca yönetmenin uyuşturucu deneyiminin olup olmadığını düşünmeden edemiyor. ya çok mükemmel düzeyde gözlem yeteneği var ya doktor ya da uyuşturucu kullanıyor. başka bir ihtimal yok kesinlikle. müziği ise sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi film müziği.
otobüste izleyip de beğendiğim tek güzel film. bu vesileyle kamil koç firmasına bu filmi otobüsüne yüklediği için teşekkürü bir borç bilirim.
film sizi sanki bir masalın içine çekiyori. kendinizi orta çağ mimarisiyle donatılmış bir avrupa kentinde bulmak istiyorsunuz. bunun yanında bir o kadar da gerçekçi. üstelik sinema arhine yönelik çok güzel bilgiler de elde edebileceğinizi düşünüyorum. izlemesi tavsiye edilir.
film sizi sanki bir masalın içine çekiyori. kendinizi orta çağ mimarisiyle donatılmış bir avrupa kentinde bulmak istiyorsunuz. bunun yanında bir o kadar da gerçekçi. üstelik sinema arhine yönelik çok güzel bilgiler de elde edebileceğinizi düşünüyorum. izlemesi tavsiye edilir.
bir hugh jackman hayranı olarak çok sevdiğim ve mükemmel düzeyde kurgulanmış olduğunu düşündüğüm film. izleyeli yıllar olmasına rağmen her sahnesi hala aklımda. ilk defa izleyecekler için sabırlı olmalarını tavsiye ederim. çünkü filmin ilk kısmı çok düşük tempoda hatta sıkıcı sayılabilecek düzeyde ama sabreden mükafatını filmin son kısımlarında alıyor. ayrıca algıların son derece açık olması gerekiyor.
her izlendiğinde yeni bir esprinin farkına varılan film.
en efsane sahnesi bence arif'in taş devri insanlarına avlanmayı öğrettiği meşhur sahnedir. her izlendğinde hunharca gülünür.
-önemli olan kurduğun tuzağın avının farketmemesi.. bak farketmedi kaç!
en efsane sahnesi bence arif'in taş devri insanlarına avlanmayı öğrettiği meşhur sahnedir. her izlendğinde hunharca gülünür.
-önemli olan kurduğun tuzağın avının farketmemesi.. bak farketmedi kaç!
yeni model zeki alasya metin akpınar ikilisi olan murat cemcir ahmet kural ikilisi ile tanışmamızı sağlayan tatlı bir film. sanatsal olarak çok bir şey vadetmese de çerezlik.
hollywood filmlerinin bıktırıcı düzeye amerikan propagandıcılığından sıkıldıysanız bu film tam size göre. amerika'nın kirli ulusal tarihi ile yüzleşen ender filmlerden biri. edward norton'un kusursuz oyunculuğu ise mükemmel bir pastanın üzerindeki enfes bir sos gibi.
en iyi türk filmi listesi yapılırsa kesinlikle ilk onda yer alacak film. kara mizahı tam tadında yapmışlar. açık açık eleştirmek yerine üstü kapalı ülkedeki adalet sistemi çok güzel tiye alınmış. bu filme gişede iken çok fazla ilgi gösterilmediği için türk milleti adına pardon demek lazım.
Başrolünde leonardo di caprionun oynadığı ve son derece orijinal senaryoya sahip hem eğlenceli hem sıradışı bir film. di caprio'nun beğenmediğim filmi yok denecek kadar az ama bu filmin yeri ayrı. adam resmen oyunculuğunun zirvesine çıkmış. oscar ı alması için daha ne yapacaktı merak ediyorum.
filmin ahlak olarak da aksiyon olarak da pek bir sınırı yok. Ayrıca filmde çok sayıda final sahnesi var ki bu tarz filmler her zaman ilgimi çekmiştir.
filmin ahlak olarak da aksiyon olarak da pek bir sınırı yok. Ayrıca filmde çok sayıda final sahnesi var ki bu tarz filmler her zaman ilgimi çekmiştir.
ikincisi before sunset ve üçüncüsü before midnight olmak üzere serinin ilk filmidir. Durağan ve sadece diyalogun olduğu bir film olmasına rağmen hiçbir şekilde sıkmaz. Filmde Erkek ve kadın ilişkilerine dair çok doğru analizler yer almaktadır. Her insanın kendine dair bir şeyler çıkaracağı oldukça kaliteli filmdir. izlenmesi tavsiye edilir.