bugün

entry'ler (1)

şalcı bacı

Şalcı Bacı Gerçeği

Son zamanlarda, Atatürk’e ve Atatürk’ün devrimlerine saldırmanın dayanılmaz hafifliğini yaşayan karşı devrimci ve yobaz zihniyetin sık sık başvurduğu, tekrar tekrar dillendirdiği bir yalandan bahsetmek istiyorum. Bu yalanın adı Şalcı Bacı…

Atatürk Devrimleri’nden Kılık Kıyafet ve Şapka Devrimi’ne saldırmak için iskilipli Atıf ile beraber sıkça kullanılan hayali bir kahraman Şalcı Bacı. Sözde Cumhuriyet’in ilk yıllarında Erzurum’da Şapka Kanunu’na muhalefet ettiği için asılan bir kadın.

internetteki arama motorlarına yazdığınızda birbirinin benzeri, neredeyse kopyala-yapıştır şeklinde yazılmış, sürekli dallanıp budaklandırılan bir masal şeklinde onlarca yazı bulabilirsiniz. Peki ya bu uydurulan Cumhuriyet Tarihi Yalanı ile ilgili herhangi bir kanıt, belge, tutanak, zabıt, resim, ciddi bir kaynak var mı diye sorarsanız, tabi ki de böyle bir kanıt yok.

Bu yalanın çıkış noktası Necip Fazıl Kısakürek’in “Son Devrin Din Mazlumları” adlı kitabının “Şapka Kurbanları” adlı bölümünden çıkmakta. Peki, bu kitapta bu konuyla ilgili bir kanıt, ciddi bilgi, belge vs. var mı? Tabi ki yok. Şalcı Bacı hikayesi bu kitaptan çıktıktan sonra Cumhurbaşkanı affıyla hapishaneden çıkan Çetin Altan, Nimet Arzık, Cihan Aktaş, Yavuz Bahadıroğlu, Mehmet Sılay, Ayşe Böhürler, Hilal Kaplan ve daha bir çok aynı ideolojiye hizmet eden kişi tarafından aynı zincirleme halkanın başı olan Necip Fazıl’ın kaynak veya kanıt gösteremediği hikayesi olmuştur.

Hikayeyi her eline alan kişi biraz daha şişirmiş, daha dramatik hale getirecek bir çok detay eklemiştir. Ama asla ne o Şalcı Bacı’nın ismi vardır ortada, ne tam olarak ne zaman asıldığına dair bir tarih, ne bu uydurulan olayı kanıtlayabilecek bir kanıt vardır, ne de tam olarak asılma nedeni vardır ortada. Hatta mimar– yazar Cihan Aktaş “Bilimsel Araştırma” dediğinde yazısında bile “idamına götüren suçu naşıl işlediğine dair yeterince bilgiye sahip olamadığımız... Bohçasıyla girdiği evlerde, avlularda şallarını sergilerken şapka kanunu hakkında ileri geri laflar etmiş mi, emin olamıyoruz...” demiştir. Emin olmamaları oldukça normaldir. Çünkü bu yazıda da defalarca kez dillendirdiğim gibi ellerinde herhangi bir kanıt yoktur. Üstelik bu olay ne arşivlerde, ne Resmi Gazete’de, ne de gazetelerin herhangi birinde yer almıştır. işin daha da ibretlik tarafı şapka kanununa muhalefetten kimse idam edilmemiştir.

Şalcı Bacı yalanını bir seviye daha atlatıp sosyal medyadaki çeşitli sayfalarda veya hesaplarda ise sözde Şalcı Bacı’nın olduğu bir fotoğraf karesinden bahsedilmektedir. Ancak, yine çok geçmeden bunun da Atatürk ve Cumhuriyet Tarihi yalancılarının yeni bir yalanından, yeni bir iftirasından başka bir şey olmadığı ortaya çıkmıştır. Ortalıkta gezen fotoğraf aslında TBMM kararıyla idam edilen ilk kadın olarak tarihe geçen Isparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Darıbükü Köyü’nden Hasan kızı Fatma’nın resmidir. Bu kadının darağacına götüren suç ise, “20’lik altın ve tarla karşılığı aynı köyden Eşref’in Hanife’yle evlenmesini temin etmek amacıyla Eşref’in karısı Ümmüşani’yi öldürmek” olduğunu da hemen ekleyeyim. Yani anlayacağınız bu yalanlar üzerine ideoloji inşa etmek isteyen, tarihle yüzleşmek adına sürekli ve sadece Atatürk ve Cumhuriyet ile yüzleşenler yalan ve iftira adına ellerine geçen sözde her kozu denemektedirler.



Gönderen: Genco Öztürk

PS:
insanların Atatürk ve arkadaşlarından bunu beklemelerine, inanmalarına çok şaşırdım doğrusu.
Bir çok insan, gerçekleri aramak yerine, inanmak istediğini arıyor...
Necip Fazıl Kısakürek’in “Son Devrin Din Mazlumları” dan önce böyle bir kaynak var mı?
Bu ülkedeki kazanımların farkında olmayanların, azıcık internet üzerinden dolaşarak (ki bu dünyanın yarısında olmayan bir şans), nerede olduğumuzu görebilirler. Müslüman dünyasında ki, en gelişmiş toplum TÜRKiYEdedir. Bunun temelini atan kişi de, sürekli çamur atılan Mustafa KEMAL Paşadır.
© copyright 2005 - 2026