bugün
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı55
- dhalsim3
- slavko vincic4
- ispanya18
- haluk levent vs serdar ortaç7
- aşk hayatı4
- sütlü buz2
- korku evi2
- lionel messi12
- 2026 dünya kupası23
- arjantin17
- futbol13
- dünya18
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- messi'ye bir teselli ballon d or'u verilsin7
- ekonomi'nin 10 senedir berbat olması2
- en pahalı internetin türkiye de olması2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak6
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- resim hocaları5
- türkiyede güzel içecek satılmaması3
- ilk torun olmak2
- le cola'nın 67 tl olması5
- sözlükle olan anlaşmayı fesh ediyorum4
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- uyudunuz mu arkadaşlar3
- türklerin ileri olduğu konular21
- kemal kılıçdaroğlu7
- şehir kurma oyunları5
- sapık7
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek4
- marc cucurella5
- gocu nerede8
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- muşlettin amca bey birader bey3
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- bir kadının en güzel bölgesi13
- allah varsa beni milli yapsın7
- acile gidip acil sevgili arıyorum demek3
- donald trump6
- abd'nin iran'a girmesiyle olacak olan şeyler4
- haluk levent denince akla gelenler4
- ben geldim ayağa kalkın3
- tefeciden borç almak4
- 2026 dünya kupası şampiyonu ispanya3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- rulette kazanma yolu2
entry'ler (43)
Lost Highway (bkz: David Lynch)
bi düşünün bakalım toplum buna hazır mı, ya da var mı o yürek? diğer taraftan içeridekiler, 'dışarıdakilerden' daha mı suçlu?
georgi zukov, george smith patton, che guevara, bernard montgomery , douglas macarthur....
ufak bir terslikle başlayıp bazen gün boyunca süren, gerginlik, sinirlilik ve de tahammülsüzlük belirtilerinden anlayabileceğimiz, kontrolümüzden çıkan beyin salgılarının nota değişimi. kronik olunca alışabiliyorsun. asosyalsen yalnızlık iyi geliyor çoğu zaman.
alakasız olabilir. bazen ne kastettiğimi ben de tam kestiremiyorum.
alakasız olabilir. bazen ne kastettiğimi ben de tam kestiremiyorum.
öteki/f. dostoyevski
vadideki zambak/honore de balzac
acımak/r. nuri güntekin....
vadideki zambak/honore de balzac
acımak/r. nuri güntekin....
iflah olmaz amerikancı, natocu, e birazda tasavvufçu; mideden başka şey düşünemeyen, din ve sanat anlamında yobaz, hayata da olabildiğince dar açıdan, sığ bakan, ezilenken hiç bir şey olmamış gibi ezen olabilen, yezidi düzenin savunucuları.
edit:
ılımlı islamın karakterini, daha doğrusu karaktersizliğini en net şekilde ortaya koyar. bir yandan modern dünyanın (batının) zevklerini tatmak için can atan; ama bir yandan da ailede, mahallesinde, okulunda genellikle menkıbe temelli din ve ahlak anlayışından da kopamayan, zamanımızın ve son 200 yılın paradoksunu yaşayan, zavallı insanlar. bu karakter grubunun ilkesizliği ilke edinmesinin altında yatan neden budur. değer çatışması üst düzeydedir, bu da tutarsızlıklara neden oluyor.
ha bir de genellikle söylemleriyle fiilleri en çok çatışan şahıslar bunlar arasından çıkıyor gözlemlerime göre. mesela bid'at derler alasını yaparlar. vs. vs.
başlıkta geçen 'gerçek islam' nedir diye sorarsan hadi kolaysa sen açıkla derim.
netice olarak şöyle yukarı bir baktım, kin ve nefret saçan bir entry girmiş olduğumu görür gibi oldum. herkesi sevmek istiyorum; ancak samimiyetsizlikleri, ikiyüzlülükleri gördükçe, gözlemledikçe bunlardan bahsetmek isteğime yenildim nokta
edit:
ılımlı islamın karakterini, daha doğrusu karaktersizliğini en net şekilde ortaya koyar. bir yandan modern dünyanın (batının) zevklerini tatmak için can atan; ama bir yandan da ailede, mahallesinde, okulunda genellikle menkıbe temelli din ve ahlak anlayışından da kopamayan, zamanımızın ve son 200 yılın paradoksunu yaşayan, zavallı insanlar. bu karakter grubunun ilkesizliği ilke edinmesinin altında yatan neden budur. değer çatışması üst düzeydedir, bu da tutarsızlıklara neden oluyor.
ha bir de genellikle söylemleriyle fiilleri en çok çatışan şahıslar bunlar arasından çıkıyor gözlemlerime göre. mesela bid'at derler alasını yaparlar. vs. vs.
başlıkta geçen 'gerçek islam' nedir diye sorarsan hadi kolaysa sen açıkla derim.
netice olarak şöyle yukarı bir baktım, kin ve nefret saçan bir entry girmiş olduğumu görür gibi oldum. herkesi sevmek istiyorum; ancak samimiyetsizlikleri, ikiyüzlülükleri gördükçe, gözlemledikçe bunlardan bahsetmek isteğime yenildim nokta
çocukluğu değil; aslında yokoluşu arzulayan insan olabilir.
hayatındaki bu eksikliğin farkında bile olmayan insandır.
öteki - golyadkin
sözün gelişine, söylenişine, yapısına göre; yazılı olmayarak.
Müslüman olduğu nereden bilinesidir? dememe sebep olan tanımdır.
Allah'a şükürler ettiğim, olmasını senelerdir beklediğim gelişme.Yetmez ama evet; bu adam bir an önce çiftliğe çevirdiği takımdan gitmelidir. Aykut hoca mevzusuna gelince: Hocamız 3 sezondur Alex'e alternatif bir sistem yaratmaya cesaret edemediği için suçludur.illa ki takım bu hale mi gelmeliydi. Çok geç kalındı, kaybolan zamana ve gidecek olan bir sezona yazık...
Evet, sıradan,ortalama kilodaki bir kadına da şişman denilebilmekte. Bu doğru olmaz; o zaman 'balık etli' kavramını nereye koyaağız?Eğer eski saray kadınlarını görecek olsak, bugünün beğenisiyle hepsini yadırgardık.Zaman beğenileri değiştiriyor kendisinin modasını yaratıyor.
23'teki sabret en manalı söz olabilir; çünkü döndüğümüzü varsaysak bile, belki ufak ayrıntılar dışında genel kader örgüsünü değiştiremeyiz.
Görüntü kafada oluştuğu için kafanın içini yaratanın o bölgede yaşayan tüm kafaların görüntüleriyle geçici olarak oynaması sonucu ortaya çıkmış, muhtemelen tek sefere mahsus mucizevi olay olabilir.
Birarada bulunmaları ancak o maçlarda mümkün olan formalar. Bu taraftarlarımız hoş görüntüler ortaya çıkarıyorlar. Bence bir mahsuru yok.
türktü ama beyaz türk..
dinin kullanılması
rekabet; savaş
komünist sistemlerle benzer şekilde materyalist düşüncenin yaygınlığı( ama daha fazla)
beyin yönetimi;tek tip tüketim
tek dünya devleti
rekabet; savaş
komünist sistemlerle benzer şekilde materyalist düşüncenin yaygınlığı( ama daha fazla)
beyin yönetimi;tek tip tüketim
tek dünya devleti
başrollerini göksel arsoy ve belgin doruk' un paylaştığı, yönetmenliğini nejat saydam' ın yaptığı, senaryosunu ve yapımcılığını aynı zamanda belgin doruk' un da eşi olan özdemir birsel' in üstlendiği 1961 yapımı yeşilçam filmi.
dikkat edilirse belgin doruk, benim küçük hanımefendim, 1958 ile 61 yılları arasındaki filmlerinde kendisinden beklenmeyecek şekilde daha cesur roller almış, önceleri ve sonraları öpüşmemesine rağmen bu aradaki göksel arsoy filmlerinde, bu sarışın jönle bir çok kereler öpüşmüştür. bu benim üstüme vazife değil elbette. zaten ben kederimi unutmak, zaman harcamak için yazıyorum. konuya dönelim. herşeyin bir açıklaması olduğu gibi bunun da bir açıklaması var. belgin hanım 1958' de ilk eşi faruk kenç' den ayrılmış, mahkeme uzadığı için aşık olduğu senarist ve yapımcı özdemir birsel ile ancak 1961' de evlenebilmiştir. muhtemeldir ki, bu iki evlilik dönemi arasında kendisini daha serbest hissetmiştir.
o dönemde sosyetede ve halk arasında göksel arsoyla aşk yaşadıkları söylentisi ortaya atılmıştır fakat aslında herikisi de o sıralar sonradan evlenecekleri insanlarla aşk yaşamaktadırlar...
dikkat edilirse belgin doruk, benim küçük hanımefendim, 1958 ile 61 yılları arasındaki filmlerinde kendisinden beklenmeyecek şekilde daha cesur roller almış, önceleri ve sonraları öpüşmemesine rağmen bu aradaki göksel arsoy filmlerinde, bu sarışın jönle bir çok kereler öpüşmüştür. bu benim üstüme vazife değil elbette. zaten ben kederimi unutmak, zaman harcamak için yazıyorum. konuya dönelim. herşeyin bir açıklaması olduğu gibi bunun da bir açıklaması var. belgin hanım 1958' de ilk eşi faruk kenç' den ayrılmış, mahkeme uzadığı için aşık olduğu senarist ve yapımcı özdemir birsel ile ancak 1961' de evlenebilmiştir. muhtemeldir ki, bu iki evlilik dönemi arasında kendisini daha serbest hissetmiştir.
o dönemde sosyetede ve halk arasında göksel arsoyla aşk yaşadıkları söylentisi ortaya atılmıştır fakat aslında herikisi de o sıralar sonradan evlenecekleri insanlarla aşk yaşamaktadırlar...
orhan kemal' in 1966 yılında kaleme aldığı ve yeşilçam' ı konu edindiği romanıdır. malum yeşilçam tam bir yenileşme, gelişme evresi içindedir ve türkiye'de gelişen bu sektörün sadece istanbul'u değil aynı zamanda anadolu'nun bir çok yerindeki insanları da (özellikle dönemin gençlerini) etkilediği görülmektedir.
romanda ise neriman adındaki güzel bir genç kızın tutucu, baskıcı babasından, ona boyun eğen çaresiz, cahil annesinden ve beğenmeyip küçümsediği, içinde yaşadığı küçük anadolu kasabasından yine oraya çekecekleri film için yer bakmaya gelmiş olan yakışıklı bir reji asistanıyla meşur olmak hayaliyle istanbul'a kaçışı ve oradaki talihsiz fakat sonu mutlu biten hikayesi anlatılır.
romanda ise neriman adındaki güzel bir genç kızın tutucu, baskıcı babasından, ona boyun eğen çaresiz, cahil annesinden ve beğenmeyip küçümsediği, içinde yaşadığı küçük anadolu kasabasından yine oraya çekecekleri film için yer bakmaya gelmiş olan yakışıklı bir reji asistanıyla meşur olmak hayaliyle istanbul'a kaçışı ve oradaki talihsiz fakat sonu mutlu biten hikayesi anlatılır.