bugün
- sonbaharda yapılacak en iyi şey15
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı6
- yüzüğü neden kartallarla götürmediler5
- sözlük yazarlarının yelekleri12
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz17
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- taş gibi hatunun memesini öpmek6
- ben işe gidiyorum4
- hediye olarak bir kavanoz turşu4
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- seri gizli artı oy veren melek3
- türkiye parçalansa kurulacak devletler4
- internette kaplan reelde kedi olmak2
- bahtsızlık2
- urik hai kılıklı sevgiliye elf değeri vermek3
- kocaeli bursa sakarya trabzon rize yozgat konya7
- silvermist simko yagmurcu keraneci sarapci birliği6
- kovboy şekerlemesi6
- aponun piçleri yıldıramaz bizleri3
- gocunun elleri11
- meloş meloş gibsoş8
- durduk yere geçmişten bir rezilliğin akla gelmesi5
- yapay zekayı kapatamadığımız zaman geldiğinde4
- pahalılığın hala sabredilebilir noktada olması2
- bir erkeğe nazar değmesi4
- sarapci koala'nın en büyük hayali6
- kimin ahını aldım acaba4
- chatgpt'nin ahlakını bozmak4
- gazze de enkazdan 17 yeni ceset çıkarılması5
- sarapci koala hatayi20
- 1 euro 56 12 tl3
- gocu33
- muhtar gocu8
- sabahları nefret edilen şeyler15
- sanatımı ekşi sözlükte icra etmeye karar vermem13
- anonimlik yarak kürek bir şey2
- apoya villa yapılmasını destekleyen akpliler5
- iremga13
- öcalan bahçeli birlikteliği4
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya7
- aşk ile yap4
- okeyde taş çalma yöntemleri8
- 1 galatasaray 2 beşiktaş 3 öcalanspor4
- 20 eylül 2026 erzurumspor samsunspor maçı4
- menemene soğan koyup ülkeyi ikiye bölmek9
- benimle çok uğraşılması7
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı28
- ai otomatik silme2
- nervio hamferdi9
entry'ler (56)
ali ayşe'yi seviyor.
https://www.youtube.com/watch?v=aplAdFlgwXY
https://www.youtube.com/watch?v=aplAdFlgwXY
"Eğer iki kişi arasında kalıyorsanız, ikinciyi seçin. Çünkü birinciyi gerçekten sevseydiniz, ikincisi olmazdı."
bir yaprağın tek görevi dökülmek midir ? "yasuo"
doğrudan ve dolaylı yoldan hainliktir. militan sözcüsü partiye, apo yu başkan yapacağız diyen genel başkanın partisine oy vermektir. vicdansızlıktır. bu ülkenin evlatları siz apo dan ve pkk'dan arınmadığınız sürece sizi asla kabul etmeyecek. yeri gelmişken, burası ekşi sözlük değil. burda adamı üzerler.
dünya geniş, meydan dar. ulaşılabilecek şey çok, kontejyanlar kısıtlı. başarı öyküleri literatüründe, alttan gelip üste fırlayan ve hep üstte bulunmuş olanların çok daha fazla sayfası var.
büsbütün kaybetmeyi önleyecek güvenceler yok değil, riskli yollar cazip, her şeye rağmen risk, risk işte. girişkenlik literatüründe sayfaları çok, cesaret literatüründe sayfaları az. karar vermek zor.
olmuşluğun huzuru onlardan uzakta, "olmaz" ı kabullenmek onlara göre değil. olursa da az farkla, olmazsa da az farkla ...
hayat güzel, sonuna kadar yaşamaya sermaye yetmez. sermaye kovalarken hayat kaçar. denge ararken, yorgunluk had safhada; mutluluk da az farkla, mutsuzluk da az farkla ... hayati görünen mütevazi zaferler, yenilgiler, gerginlik, telaş ...
yarış, çoğu zaman, kendi aralarında, aşağı yukarı eşit koşullarda. zaferler de az farkla, yenilgiler de. Bu nedenle, yenilgiler son değil, zafer duygusunun ömrü kısa. yarış her an yeniden ... Ne var ki, zafer menzili bir boy, hayal kırıklığı menzili bir buçuk: özlemler, hırslar.
küçük farklar çıldırtır; özlemlerdeki çılgınlık bu değildir malesef, yarış aralarında insana dokunur. Zaferdi, hayal kırıklığıydı derken, o yarım boyluk menzil farkı, yeni orta sınıfın yüzüne asılır. hayattan zevk almalı, mutluluk; hayata yetişememek, mutsuzluk ... Ve eğlencenin en dağıtılan anlarında bile, içten içe bir gerginlik, huzursuzluk ...
Orta sınıf, alta bakar, üstü seyreder. alttan korkar, üstten çekinir. vicdansız değildir, alttaki acı hikayelere üzülür. ama alttan gelip kendilerini sollayanların hikayeleri varya ... öfke ... üsttekilerin uzun uzun seyredilen hikayeleri varya ... özlem ... edepli bir kıskançlık ...
büsbütün kaybetmeyi önleyecek güvenceler yok değil, riskli yollar cazip, her şeye rağmen risk, risk işte. girişkenlik literatüründe sayfaları çok, cesaret literatüründe sayfaları az. karar vermek zor.
olmuşluğun huzuru onlardan uzakta, "olmaz" ı kabullenmek onlara göre değil. olursa da az farkla, olmazsa da az farkla ...
hayat güzel, sonuna kadar yaşamaya sermaye yetmez. sermaye kovalarken hayat kaçar. denge ararken, yorgunluk had safhada; mutluluk da az farkla, mutsuzluk da az farkla ... hayati görünen mütevazi zaferler, yenilgiler, gerginlik, telaş ...
yarış, çoğu zaman, kendi aralarında, aşağı yukarı eşit koşullarda. zaferler de az farkla, yenilgiler de. Bu nedenle, yenilgiler son değil, zafer duygusunun ömrü kısa. yarış her an yeniden ... Ne var ki, zafer menzili bir boy, hayal kırıklığı menzili bir buçuk: özlemler, hırslar.
küçük farklar çıldırtır; özlemlerdeki çılgınlık bu değildir malesef, yarış aralarında insana dokunur. Zaferdi, hayal kırıklığıydı derken, o yarım boyluk menzil farkı, yeni orta sınıfın yüzüne asılır. hayattan zevk almalı, mutluluk; hayata yetişememek, mutsuzluk ... Ve eğlencenin en dağıtılan anlarında bile, içten içe bir gerginlik, huzursuzluk ...
Orta sınıf, alta bakar, üstü seyreder. alttan korkar, üstten çekinir. vicdansız değildir, alttaki acı hikayelere üzülür. ama alttan gelip kendilerini sollayanların hikayeleri varya ... öfke ... üsttekilerin uzun uzun seyredilen hikayeleri varya ... özlem ... edepli bir kıskançlık ...
"apoyu başkan yapacağız" diyen genel başkana sahip parti mensubudur.
gerçek vatansever illerimizi ortaya koymuştur. teröristlere oy çıkmamıştır.
adam kere adamdır. * knight online oynamak için ortaokul ve lisede firar eden çılgın neslin ta kendisidir. gerçek dünya'nın bayıklığının bedenine verdiği sıkıntıyı bertaraf eder.
şu ana dibine kadar doğru konuşmakta olan mhp lideri. kürtçülerin ve vatan hainlerinin zoruna gitmesi doğaldır.
cengiz han'ın annesi türktür. babası ise bazılarına göre moğoldur bazılarına göre ise belirsizdir.
bahsi geçen boru sinan engin'in reklamında oynadığı boru olabilir. ilgili video;
https://www.youtube.com/watch?v=lKM5uFCM-Ms
edit: hayatımda bu kadar yaratıcılıktan uzak ve kötü reklam çok az gördüm.
https://www.youtube.com/watch?v=lKM5uFCM-Ms
edit: hayatımda bu kadar yaratıcılıktan uzak ve kötü reklam çok az gördüm.
gereksiz ve boş bir önerme. burda es geçilen nokta şudur. bakireliği önemsemek, başlıkta yazılan tabirle bakireliğe takılmak, benim ve diğer erkeklerin en doğal hakkıdır. nasıl tam tersi durumlarda "benim bedenim benim kararım" diyebiliyorsanız ve bu özgürlükse, herkes saygı duymak zorundaysa bu durumda da farklı bir davranışta ve düşüncede bulunmak iki yüzlüler ordusunun bayrak taşıyanı olmak demektir. ben bakireliği önemsemek ya da önemsememek konusunda özgürüm. sen bakireliğe önem veriyorum diye bana kötü sıfatlar yakıştırırsan ben de sana bakireliğin önemli olmadığını düşündüğünü söylediğin için kötü sıfatlar yakıştırırım. en azından bu hakkı bana tanımış olursun. kendine yapılmasını istemediğin tavrı başkalarına gösterip sonra hakaret yediğinde bu enkaza ukala bir şekilde buğulu gözlerle bakmak en büyük ahmaklıktır.
vatan hainlerinin ve kürtçülerin korkulu rüyasıdır.
dağlardan geri döndüğünüzde "kendini dağa bayıra verip kendi çişini içen adamın hikayesi" isimli bir kitap çıkartıp köşeyi dönebilirsiniz. *
tanım: bir topluluğun dışında tutulmak ya da alınmamak.
insanoğlu kenara ittiği bireyin, bu itilmişliğe verdiği cevaba acımasızlık derken, kendi çelişkisine gönderme yaptığının farkında değildir. Bizler ruh sağlığı farklılarını, görsel olarak "normal" ölçütlerimizden ayrı olanları ve daha nicelerini soğuk tavırlarımız, acımasız eleştirilerimiz ve en çok da "Seni yok sayıyorum!" diye bağırdığımız o tarifsiz jest ve mimiklerle yıkarız. Sonra bu yıkımın enkazlarını ayıplarla izleriz.
Bizler ünlü yazar Mary Shelley'nin, "Frankenstein" romanında bahsettiği, Victor Frankenstein gibi yarattığımız farklılıktan iğrenirsek ve ondan kaçarsak, onu ötekileştirir, dışlar ve varlığını yok sayarsak, ortaya gerçek bir "ucube" çıkardığımızı yadsımamak gerekir. Unutulmamalıdır ki, hayatta en tehlikeli varlık, yalnızlığını kendi seçme şansı bırakılmadan yalnızlaştırılmış, dışlanmış ve varlığına hakaret edilmiş olandır. Farklılıklarından dolayı bireyi dışlamak ve bu farklılıkları olumlu anlamda kanalize edecek ortam yaratmamak, sonra da enkaza buğulu gözlerle bakmak, uçurumun kenarında paten yapmak gibidir.
insanoğlu kenara ittiği bireyin, bu itilmişliğe verdiği cevaba acımasızlık derken, kendi çelişkisine gönderme yaptığının farkında değildir. Bizler ruh sağlığı farklılarını, görsel olarak "normal" ölçütlerimizden ayrı olanları ve daha nicelerini soğuk tavırlarımız, acımasız eleştirilerimiz ve en çok da "Seni yok sayıyorum!" diye bağırdığımız o tarifsiz jest ve mimiklerle yıkarız. Sonra bu yıkımın enkazlarını ayıplarla izleriz.
Bizler ünlü yazar Mary Shelley'nin, "Frankenstein" romanında bahsettiği, Victor Frankenstein gibi yarattığımız farklılıktan iğrenirsek ve ondan kaçarsak, onu ötekileştirir, dışlar ve varlığını yok sayarsak, ortaya gerçek bir "ucube" çıkardığımızı yadsımamak gerekir. Unutulmamalıdır ki, hayatta en tehlikeli varlık, yalnızlığını kendi seçme şansı bırakılmadan yalnızlaştırılmış, dışlanmış ve varlığına hakaret edilmiş olandır. Farklılıklarından dolayı bireyi dışlamak ve bu farklılıkları olumlu anlamda kanalize edecek ortam yaratmamak, sonra da enkaza buğulu gözlerle bakmak, uçurumun kenarında paten yapmak gibidir.
yıllar boyunca herkesin ahlakına göre yaşamayı istedim. kendimi herkes gibi yaşamaya, herkese benzemeye zorladım. kendimi ayrı düşmüş hissettiğim zaman bile, bütünleşmek için böyle davranmak gerektiğini söyledim. ama bütün bunların sonunda felaket geldi. şimdi kalıntılar arasında dolaşıyorum, kuralsızım, tereddütler içindeyim, yalnızım ve bunu kabullenerek, tek oluşuma ve
kusurlarıma boyun eğdim. tüm yaşamımı bir nevi yalan içinde yaşadıktan sonra bir doğru yaratmak zorundayım.
kusurlarıma boyun eğdim. tüm yaşamımı bir nevi yalan içinde yaşadıktan sonra bir doğru yaratmak zorundayım.
erman toroğlu ve selçuk dereli'nin yüzde yüz, net dedikleri penaltıdır.
http://www.fotomac.com.tr...4/12/20/o-kol-niye-havada
http://amkspor.com/2014/12/20/penalti-mi-380156/
http://www.fotomac.com.tr...4/12/20/o-kol-niye-havada
http://amkspor.com/2014/12/20/penalti-mi-380156/
napolyon bonapart'ın birinci koalisyon savaşında söylemiş olduğu, devamını "sanki çok da sikimde" diyerek devam ettirdiği sözdür. napolyon'un bir diğer özlü sözü için; (bkz: seks seks seks)
(bkz: eğleniyor muyuz gençler)
(bkz: eğleniyor muyuz gençler)
abartısız yüzde sekseninin zararsız lezbiyenlik deneyimleri içerdiği ilişkilerdir. bu zararsız lezbiyenlik deneyimleri arasında; birbirinin kucağına oturma *, sebepsiz yere aynı yatakta yatma, yastık savaşı ve boğuşma ayağına birbirine temas, şakasına söylenmiş bile olsa taş gibisin, sana şöyle yaparım v.s cümleler kurmak * ve daha bir çok erkeklerin kendi aralarında yapılırsa direk gay damgası yiyecekleri davranışlarda bulunmak yer alır.
tatlı su hümanistlerinin ve fularlı alagavatların "çoğunluğunu" oluşturduğu sözlük.