bugün
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- kurtar bizi müsavat16
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- ellerim bos gonlum hos11
- nervio17
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler9
- aleksey batrakov3
- marmara üniversitesi göztepe kampüsü2
- sürekli övgüden rahatsız olmak3
- şener şen vs kemal sunal3
- baharın uzayıp yazın gelmemesi4
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken8
- neden tüm iyi fikirler tuvallette akla gelir4
- cin musallatı3
- pilav yapmak3
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- sevilen kızın abi demesi3
- ahmet baran yazgan10
- devran dönecek8
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız7
- meleklerin ifade ettiği anlamı sorgulamak4
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- galatasaray14
- babaların acayip huyları5
- bağlama büyüleri3
- butlancıların birbirine girmesi5
- monica bellucci bakışı5
- yedi büyük günah2
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak5
- sözlük yazarlarının doğaüstü güçleri2
- yaratılmışların en üstünü4
- devran dönüyor mu2
- nickli başlık açanlara pandik atılacak2
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak2
- osurmandan önce ortanın akustiğine dikkat etmek2
- victor osimhen18
- atla gel şaban filminde şaban olmaması2
- her filme giren luciferian üç sahte tanrı2
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- bencillik2
- şark bülbülü filmindeki zafer işareti2
- idam cezasının geri gelmesi6
- maddi dünyayı kim yönetiyor2
- garip başlıklar5
- ülke gündemini umursamamak6
- alevi kızların alev alev yanması11
- kader2
- meme gerdirme operasyonu8
- bilinçaltı düzeyde etkileşime geçen varlıklar2
- sabah yürüyüşü8
sevdiği entry'ler
kendisi ile senelerce dalga geçtim içimden. lan dedim ne olduğu, kime hizmet ettiği belli değil.
sonra 2014 te ergenekondan 6 sene yatıp çıktığında, hapishane bahçesinde;
-kınından çıkmış bir kılıç gibiyiz, verilecek tüm görevlere hazırız. intikamımızı alacağız. Türkiye'yi şeyhler dervişler memleketi olmaktan, abdullah gül'lerden, tayyip erdoğan'lardan temizleyeceğiz.
dedi.
sonra internete, balyozdan, ergenekondan yatan paşaların hapishane ses kayıtları düştü. bugün youtube'a baksanız hala hepsi yayında. ses kayıtlarında "göreceksiniz bakın, bize bunu yapan cemaat, kaçacak yer arayacak, yiyecek ekmek bulamayacak" deniyordu.
sonra ortaya alexander dugin diye bir adam çıktı. bu adam avrasya projesinin fikir babası, bir sürü kitabı falan var. yakın zamanda verilen bir sürü röportajı falan da var türk basınına. okuyabilirsiniz hepsini internetten. bu dugin abimizle, doğu perinçek'in hep yan yana foroğrafları falan göründü. perinçek'in yayın organı aydınlık , sürekli bu abimizin haberini falan yaptı. dugin aynı zamanda rusya'da putin'in gayrıresmi danışmanı gibi bir konumda.
şimdi 15 temmuz sürecine bir giriş yapalım, dugin'e orada tekrar bağlanacağız.
15 temmuzda başarısız bir darbe girişimi oldu ülkede. senelerdir orduya çöreklenen amerikancı, dinci ajanlar, bu ülkenin silahını bu ülkeye doğrulttular. ama şu bir gerçek, tsk isteseydi, darbe başarılı olurdu. darbeye tsk değil, amerikancılar katıldı. ve çoğunluktan destek bulamayınca başarısız oldular.
erdoğan'ın dalaman'dan atatürk havalimanına gelmesi esnasında, üstelik darbeye en yoğun katılımın hava kuvvetlerinde olmasına rağmen, herkesin internetten rotasını izleyebildiği bir uçakla, yani hava yoluyla istanbul'a gelmesi düşündürdü herkesi. bir söylenti, bir efsane yayıldı o gece basına ve halk arasına; "erdoğanın uçağını, rusların koruduğu" hatırlıyorsunuz değil mi?
sonra darbenin ertesi günü ohal ilan edildi, binlerce insan ilk günden tutuklandılar. darbeye destek veren, bazıları masum olan onlarca paşa, general paçoz muamelesi gördü, dayak görüntüleri yandaş medyada defalarca yayınlandı.
sonra bir cadı avı başladı, askeriyede, bakanlıklarda, mit'te, milli eğitimde, akademisyenlerde, hastanelerde...cadı avı dediğim yanlış anlaşılmasın, elbette suçlu da var içlerinde, suçsuzlar da var ama.
bu süreç devam ederken, kemal kılıçdaroğlu "adalet" yürüyüşü yaptı. bu hareket toplumun bazı kesimlerden destek alırken, bazıları da dalga geçti. eleştirenler arasında "doğu perinçek" de vardı. adalet yollarda yürüyerek aranmaz dedi.
daha sonrasında perinçek bir tv programında "türk yargısı altın çağını yaşıyor" dedi. herkes şoke oldu, yahu ahmet şık falan tutukluyken, onlarca akademisyen, gazeteci tutukluyken söylenecek laf mı şimdi bu? dedi herkes. ama perinçek halinden memnundu, geçici bir süre kurunun yanında yaş da yanabilirdi.
daha sonrasında internete ve basına 15 temmuzun dış basın videoları düşmeye başladı. bunlardan birisinde alexander dugin konuşuyordu. söyledikleri aşağı yukarı şöyle;
- rusya uçağı türkler tarafından düşürülünce, putin'i sakinleştirmekte çok zorlandık. fakat türkiye'deki dostlarımız bizimle görüşmek istediler. türkiyeden içinde generallerin de bulunduğu bir heyet geldi. bu saldırının amerikancı bir komplo olduğunu, sakin olmamız gerektiğini ve gerekirse hükümeti bu konuda ikna edip, rusyaya getirebileceklerini söylediler. ve dediklerini de yaptılar. (rus uçağını düşüren pilotun fetöden tutuklu olduğunu hatırlayalım) sonrasında türkiye ile ilişkilerimiz iyi şekilde devam etti. ve biz 14 temmuz günü türk ordusu içindeki garip hareketlenmeyi türkiye'deki dostlarımıza bildirdik. onlar da gerekli yerlere bilgi verdiler. (evet açık açık biz darbeyi önceden türkiye'ye haber verdik diyor)
ve size çok enteresan bir bilgi, dugin 15 temmuzda neredeydi dersiniz? cevap çok uzak değil; ankara.
evet, 15 temmuzda erdoğan'ı koruyan güç, türkiye'nin dış siyasetini bugün elinde bulunduran güçtür. ve perinçek bu güce hizmet etmektedir. bu güç, türkiye'nin batıya muhtaç olmadığını, yönümüzü asyaya çevirirsek başka bir dünyanın mümkün olduğunu söylüyor. bakalım, hayırlara çıkar inşallah. ama benim tek bildiğim, erdoğan'ı bugün kontrol eden bu güç, gün geldiğinde erdoğan'ı da bitirecektir.
son söz de fetönün, hükümetin kapalı kutusu bülent arınç'tan gelsin;
"O irade, hukuk siyasetin köpeğidir diyen ve Mustafa Türk örneğindeki gibi mağduriyetlere yol açan hukuksuz yargı süreçleri için, büyük bir sevinçle, Türk yargısı son 50 yılın altın devrini yaşıyor diyenlerin iradesidir. Geldiğimiz şu noktada lafı sağa sola eğip bükmeye hiç gerek yok! O iradenin nihai hedefi, alçak bir darbe teşebbüsünü bahane ederek, darbe ile uzaktan yakından alakası olmayan insanlara atf-ı cürümde bulunup mağduriyetler oluşturmak, 2019'da siyaseti Erdoğan'sız ve AK Parti'siz dizayn etmek ve nihayetinde arzuladıkları 'rövanşa' erişmektir!"
sonra 2014 te ergenekondan 6 sene yatıp çıktığında, hapishane bahçesinde;
-kınından çıkmış bir kılıç gibiyiz, verilecek tüm görevlere hazırız. intikamımızı alacağız. Türkiye'yi şeyhler dervişler memleketi olmaktan, abdullah gül'lerden, tayyip erdoğan'lardan temizleyeceğiz.
dedi.
sonra internete, balyozdan, ergenekondan yatan paşaların hapishane ses kayıtları düştü. bugün youtube'a baksanız hala hepsi yayında. ses kayıtlarında "göreceksiniz bakın, bize bunu yapan cemaat, kaçacak yer arayacak, yiyecek ekmek bulamayacak" deniyordu.
sonra ortaya alexander dugin diye bir adam çıktı. bu adam avrasya projesinin fikir babası, bir sürü kitabı falan var. yakın zamanda verilen bir sürü röportajı falan da var türk basınına. okuyabilirsiniz hepsini internetten. bu dugin abimizle, doğu perinçek'in hep yan yana foroğrafları falan göründü. perinçek'in yayın organı aydınlık , sürekli bu abimizin haberini falan yaptı. dugin aynı zamanda rusya'da putin'in gayrıresmi danışmanı gibi bir konumda.
şimdi 15 temmuz sürecine bir giriş yapalım, dugin'e orada tekrar bağlanacağız.
15 temmuzda başarısız bir darbe girişimi oldu ülkede. senelerdir orduya çöreklenen amerikancı, dinci ajanlar, bu ülkenin silahını bu ülkeye doğrulttular. ama şu bir gerçek, tsk isteseydi, darbe başarılı olurdu. darbeye tsk değil, amerikancılar katıldı. ve çoğunluktan destek bulamayınca başarısız oldular.
erdoğan'ın dalaman'dan atatürk havalimanına gelmesi esnasında, üstelik darbeye en yoğun katılımın hava kuvvetlerinde olmasına rağmen, herkesin internetten rotasını izleyebildiği bir uçakla, yani hava yoluyla istanbul'a gelmesi düşündürdü herkesi. bir söylenti, bir efsane yayıldı o gece basına ve halk arasına; "erdoğanın uçağını, rusların koruduğu" hatırlıyorsunuz değil mi?
sonra darbenin ertesi günü ohal ilan edildi, binlerce insan ilk günden tutuklandılar. darbeye destek veren, bazıları masum olan onlarca paşa, general paçoz muamelesi gördü, dayak görüntüleri yandaş medyada defalarca yayınlandı.
sonra bir cadı avı başladı, askeriyede, bakanlıklarda, mit'te, milli eğitimde, akademisyenlerde, hastanelerde...cadı avı dediğim yanlış anlaşılmasın, elbette suçlu da var içlerinde, suçsuzlar da var ama.
bu süreç devam ederken, kemal kılıçdaroğlu "adalet" yürüyüşü yaptı. bu hareket toplumun bazı kesimlerden destek alırken, bazıları da dalga geçti. eleştirenler arasında "doğu perinçek" de vardı. adalet yollarda yürüyerek aranmaz dedi.
daha sonrasında perinçek bir tv programında "türk yargısı altın çağını yaşıyor" dedi. herkes şoke oldu, yahu ahmet şık falan tutukluyken, onlarca akademisyen, gazeteci tutukluyken söylenecek laf mı şimdi bu? dedi herkes. ama perinçek halinden memnundu, geçici bir süre kurunun yanında yaş da yanabilirdi.
daha sonrasında internete ve basına 15 temmuzun dış basın videoları düşmeye başladı. bunlardan birisinde alexander dugin konuşuyordu. söyledikleri aşağı yukarı şöyle;
- rusya uçağı türkler tarafından düşürülünce, putin'i sakinleştirmekte çok zorlandık. fakat türkiye'deki dostlarımız bizimle görüşmek istediler. türkiyeden içinde generallerin de bulunduğu bir heyet geldi. bu saldırının amerikancı bir komplo olduğunu, sakin olmamız gerektiğini ve gerekirse hükümeti bu konuda ikna edip, rusyaya getirebileceklerini söylediler. ve dediklerini de yaptılar. (rus uçağını düşüren pilotun fetöden tutuklu olduğunu hatırlayalım) sonrasında türkiye ile ilişkilerimiz iyi şekilde devam etti. ve biz 14 temmuz günü türk ordusu içindeki garip hareketlenmeyi türkiye'deki dostlarımıza bildirdik. onlar da gerekli yerlere bilgi verdiler. (evet açık açık biz darbeyi önceden türkiye'ye haber verdik diyor)
ve size çok enteresan bir bilgi, dugin 15 temmuzda neredeydi dersiniz? cevap çok uzak değil; ankara.
evet, 15 temmuzda erdoğan'ı koruyan güç, türkiye'nin dış siyasetini bugün elinde bulunduran güçtür. ve perinçek bu güce hizmet etmektedir. bu güç, türkiye'nin batıya muhtaç olmadığını, yönümüzü asyaya çevirirsek başka bir dünyanın mümkün olduğunu söylüyor. bakalım, hayırlara çıkar inşallah. ama benim tek bildiğim, erdoğan'ı bugün kontrol eden bu güç, gün geldiğinde erdoğan'ı da bitirecektir.
son söz de fetönün, hükümetin kapalı kutusu bülent arınç'tan gelsin;
"O irade, hukuk siyasetin köpeğidir diyen ve Mustafa Türk örneğindeki gibi mağduriyetlere yol açan hukuksuz yargı süreçleri için, büyük bir sevinçle, Türk yargısı son 50 yılın altın devrini yaşıyor diyenlerin iradesidir. Geldiğimiz şu noktada lafı sağa sola eğip bükmeye hiç gerek yok! O iradenin nihai hedefi, alçak bir darbe teşebbüsünü bahane ederek, darbe ile uzaktan yakından alakası olmayan insanlara atf-ı cürümde bulunup mağduriyetler oluşturmak, 2019'da siyaseti Erdoğan'sız ve AK Parti'siz dizayn etmek ve nihayetinde arzuladıkları 'rövanşa' erişmektir!"
birileri iyi geceler demediği için geçmeyen geceler vardır.
Başkalarıyla sevişirken, aslında içinde kiminle savaştığının farkındaysan sorun yok devam et.
yakarsın bir sigara daha gecenin koyu hüznünde kaybolur gidersin.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,ya canım ellerini tutmak isterse?
beni bu güzel havalar mahvetti
böyle havada istifa ettim
evkaftaki memuriyetimden
böyle havada aşık oldum.
böyle havada istifa ettim
evkaftaki memuriyetimden
böyle havada aşık oldum.
"sen tüm kentten daha yalnızdın, okyanus gibi bir yalnızlık" tezer özlü.
neyse ki yarın var.
umutların en sevdiği gün.
umutların en sevdiği gün.
Kadın sustu.
Adam sustu.
Sarıldılar.
Bir kitap yere düştü
Akabinde ;
Bir pencere kapandı.
Belki de dünya durdu...
Kitaplar sustu.
Ayrıldılar...
•••Kitaplar soner e güldü,kitaplar kitap adamın kılığına güldü...
Adam sustu.
Sarıldılar.
Bir kitap yere düştü
Akabinde ;
Bir pencere kapandı.
Belki de dünya durdu...
Kitaplar sustu.
Ayrıldılar...
•••Kitaplar soner e güldü,kitaplar kitap adamın kılığına güldü...
“insan bastırdığı duygunun esiri olur.” Bu cümlenin etkisinden çıkamıyorum.