bugün
- anın fotoğrafı12
- 2 ağustos dünya yakışıklılar günü5
- ütü6
- hırvatistan14
- aleyna tilki3
- domdomusa ve saz ekibi2
- en boktan on yıl2
- evlenirsek 12 adet adana burması isterim diyen kız4
- yüksek sesle gülmek6
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- çalışmak güzel olsaydı üstüne para vermezlerdi5
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak4
- atatürk'ü sevmeyen tsk subayları6
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- japonya24
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- red flag erkek listesi9
- dr pimple popper3
- saraca bey bey birader2
- menemen9
- patlak erkekler nasıl anlaşılır2
- nöbet5
- kral kaybederse4
- kuran ı kerim meali2
- ölüm9
- ogün samast3
- fabrikaların kalite bölümündeki kızlar2
- insanlara laf anlatmak3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- velvet11
- biosuna kün fe yekün yazan kız3
- en uzun mesafe4
- 2 ağustos 20262
- ölümü merak etmek2
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- türk müsün türkiyeli misin12
- hanry cavil tarafından analdan becerilmek istemek2
- balık etli mi kuru götlü mü5
- mr spock'ın kulağını çekmek4
- her gün dışardan yemek yemek3
- köfteci yusuf5
- herkese fetöcü diyenin genelde fetöcü olması2
- suri sakso 5 tl2
- telefon ekranında boydan boya çizgi çıkması2
- nissan navara4
- forlove196
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez6
- 18 yaşındaki bir kızın sulanmış vajinasını yalamak3
- yunanistan29
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
entry'ler (767)
Hukuki pozitivizmin iddialarından biridir. Ahlak ile ilgili tüm sorunsalları şöyle bir gözden geçirmeye sebep olur. Neler doğru neler yanlıştır? Dünyada tek bir insan kalsa dahi ahlaktan bahsedebilir miydik? Evet edebilirdik çünkü doğaya karşı sorumluluklarımız var ve zarar vermemeliyiz değil mi? zarar. kime göre? ahlak? kime neye göre? konu açılınca libido fışkırıyor her yerden.. bir eşekle ilişkiye girmek ahlaka aykırı olmaz yani öyle mi dediğinizi duyar gibiyim. bu sizin kendi ruhsal ve cinsel bozukluğunuzdan ileri gelir de demeyeceğim çünkü toplumun büyük kısmı bu tür örneklemeler yapıyor.
atatürk de olmadı abdülhamit de. avrasya olarak kaldı. iyi de oldu çok da güzel iyi oldu.
tabi, kimisi şişli travestisi gibi egoist ve güzel. kimisi var arada bir yapıyor, namuslu, gururlu, içinden geldiği gibi. özellikle seçtiği konuya yazıyor. ..ve gidiyor.
mevsiminde taze ve organik olarak toplanmış "başkanlık sistemlerimiz" kısık ateşte çok tadını öldürmeden suyunu buharlaştırmadan "2023" ile birlikte sote edilirse istenilen lezzeti verecektir. ben "2023" bulamadığım zamanlarda kurutulmuş "tampon bölge" yada taze "kalıcı güvenli bölge" alıyorum beklenen lezzeti bir nebze de olsa veriyor.
bu şekilde düşünen insan; saddam'ın Türkiyeyi "biz kuveyt'e kandırılarak girdik ve yalnız kaldık. sizin ıraka girmenizi isteyecekler, yaparsanız yalnız kalacaksınız ve asıl hedef siz olacaksınız" diye uyardığını, Türkiye'nin aldığı istihbaratlarla bunu doğruladığını ve bu taraf seçiminden uzak kalındığını, tayyipin girmeyi kabul edip seçilmesine bir engel çıkmamasını sağlatarak seçildikten sonra girmemesini, ayrıca buna benzer onlarca pisliğe bulaşma numarası ile alttan milli planlar yürüttüklerini görmezden gelip tek hatalının tayyip olduğunu düşünen insandır. vatanseverdir ancak hatalıdır. avrupa birliği her ne kadar türkiye'nin iç işlerine karışma politikası ile yıllardır kapılarında süründürse de, türkiye de onların dış politikalarına diplomasi kanalı ile çeşitli engeller çıkarmak için peşlerinde idi. bu tayyipin politikasını özetliyor aslında. dikkatli incelenirse arap baharının son projesinin Türkiye olduğunu görmemek ağır bir vizyon darlığı göstergesi olacaktır. tayyip sevdalısı olduğumdan değil, ancak uluslararası camiada tayyip düşmanlığının sebebini tv gazete ve sosyal mecralardan dayatılan algının dışında realist bir pencereden ele almak gerekir. haçlıların bazı planlarına çomak soktuğu aşikardır. sorunları çözer mi bilinmez, ondan önceki islamcı yada ılımlı islamcı politikacılar gibi o da bi noktada yarım bırakacak. ancak dünyada sorunların çözüldüğü herşeyin günlük gülistanlık olduğu bir ülke olduğunu ve bizim olamadığımızı zannetmek çocukça olur. toprak savaşları, kirli ittifaklar, sinsi planlar, ırkçılık, din savaşları dünya üzerinde hep olmuş, hep de olacak. buna selahattin demirtaş mı son verecek? kılıçdaroğlu mu? tayyip mi? tabii ki hiç biri değil. uyanın. en azından iyi idare eden birileri elinizde olduğu zaman kıymetini bilin ve karşısına daha iyi birini çıkaramadığınız müddetçe en azından kötülemeyin.
erkeğin zannında mümkün olabilecek kızdır. böyle bir erkek de yoktur. bu sebepten kızın olması da beklenemez. eksik olan bir şey varsa erkek onu zihninde tamamlar ve evlendiği gün o kız mükemmeldir. çünkü öyle olduğuna inanmıştır. ..ve inanç olmayan her şeyi var edebilir.
Dolar yani yabancı para. Evet lokal sebepler kesinlikle var bu inkar edilemez ancak dış politika bunun en etken sebebidir. Akp mantığındaki insanlara göre "bizi böyle yıkmaya çalışıyorlar demek ki doğru yoldayız" yada diğer görüşlere göre "Tayyip ülkeyi batırdı, adlığı yanlış kararlardan dolayı böyle oluyor" gibi fikirler duymak muhtemel. Fakat şunda hemfikiriz: dış politika. Ülke içinde zaten güncelliğini yitirmeyen ve en belirgin sıkıntı olarak görebileceğimiz bir tek şey var pkk terörü. Fakat bu dolar üzerinde öyle bir etki yaratamıyor, ülkenin aldığı kararlar, yol haritaları, ittifaka girdiği ülkeler.. Ha birde başkanlık seçimleri evet. Suçu kendimizde aramamamızı gerektirecek tek sebep Trump olabilir. Onun bu konudaki etkisi nedir diye sorulacak olursa gayet taraflı bir şekilde kurdaki dalgalanmaya etkisi %80 dir diyebilirim.
bir sevgili, en az iki kişilik çadır, asgari kamp-konaklama ekipmanları olmadan gerçekleştirilemeyecek eylem. Nostalji yapıp mahalle parklarında çekirdek, kola ve walkman eşliğinde gizlice öpüşmek daha ucuza gelebilir.
(bkz: halepçe ağıdı)
üretim çılgınlığından da kaynaklanmaktadır. bir ürünün birçok üreticisi ve birçok farklı versiyonu olabilecekse üreticiler görevleri üzere bu versiyonları türetip üretirler ve piyasaya sürerler. insanlar ürünleri aldıktan sonra üreticiler karınlarını doyurup ölene kadar evlerine çekilecek değillerdir. bundan sebep ürünler daha kalitesiz yada geliştirilebilirliği olduğu halde eksik olarak üretilir, böylece üreticiler bir sonraki üretimin satılabilirliğini garanti ederler. giyimde moda bu sebeple vardır. tişörtler 10 yıkamadan sonra kesinlikle ilk günkü gibi olmazlar. kazaklar tiftiklenir. teknoloji gelişse bile biz insanlara tamamı bir anda iletilmez. telefonlar eskir ve bozulur. (yeni modelleri çıkar) bilgisayarlar gelişir. insan hayal gücünü kullandıkça üretimi arttıracak ve bunu gören diğer insanlarda aynı şekilde para kazanmak isteyecekler.
türk ajanslarının potansiyellerinden bihaberdir.
fantezi arayan insan söylemi.
"dont be so sure" dedirtecek söylemdir. nitekim öğretmen var öğretmen var.. öğrenci var öğrenci var.. öğrenen öğreniyor kardeşim.. tembel bir milletiz demiyoruz da eğitimde sıkıntı var diyoruz. öğrenmek isteyen adam öğrenir. onu bunu bilmem.
yiyeceklerde acı tadı oluşmasına sebep olabilecek polistir.
vanlı, trabzonlu, izmitli yada nevşehirli olmaktan gurur duymakla aynı şeydir. bayağı, sıradan, normal birşeydir işte.
dar pantolonda tüm hatlarını belli eder, o kadar ki; arka cep astarı bile kabarık bir şekilde belli olur.
aklı başında olan insanların bulunduğu bir mecliste iplenmemenize sebep olacak cümledir. kurmamanız önerilir. çocuk muamelesi görmeniz muhtemeldir.
kışın geyikli hırka giyen erkek sayısıyla kafa kafaya ilerleyen artıştır.
Atatürk ün bıraktığı bir soru işaretidir. laiklik ile din ve devlet işlerini ayırmasına ironik olarak kendisinin inancının net olarak bilinmemesi ve yaptırımlarının dine saygılı ama dinsizliği de çağrıştıran şeyler olması laikliği temelinden sarsacak bir durumdur. bu soru işareti laiklik kavramını halkın sorgulamasına, arkasında farklı şeyler aramasına sebep olmuştur. nitekim bulunan bazı belgeler, kitaplar daha fazla kafa karıştırıcı olmuştur. ders olarak lise ve dengi okullarda okutulmasını emrettiği ve kendisinin yazmış olduğu imzalı tarihli bir kitap dini kötüler, uzaklaştırır, gerici olduğunu belirtir. buna zıt olarak da kendisi dua eder, yaptığı bir çok işte de dini noktalar görmek mümkündür. şahsen ne odur ne budur diyorum, lakin tarih bize ikisininde olduğunu söylüyor. kim bilir, belki de Atatürk bir boşluktaydı. bir gelgit yaşıyordu. bilemeyiz.
gerçek manalı olarak kullanıldığında hamilelerin gerçekleştiremediği ve çok özlediği eylemdir.