entry'ler (1)

tanrı varsa onu kim yarattı

Önce Tanrı nerede onu söyleyelim.
"Morgan Freeman ile Evrenin Sırları" adlı belgeseli seyrediyordum. Bilim kadını " Evet, uzayın genişlediğini biliyoruz ama, NEREYE?" şeklinde, bizim aklımıza gelmeyen, kendilerinin de açıklama getiremedikleri bir soruyu sordu.
Heh, işte uzayın genişlediği yer TANRI. Sınırı var mı? Olması mümkün değil. Bunu akıl anlar mı? O da mümkün değil. Akıl sadece var olan bilgiler ışığında kıyaslama ile hüküm verir.
Bilgisayar oyunlarındaki karakterlerin bizi bilmesinin mümkün olduğu ölçüde biz de Tanrı'yı bilebiliriz. Oyundaki karakter bize baksa ne olur? Bizi görebilir mi? Bizim 3 boyutumuzla onun 3 boyutu aynı mı? O, kendisini var zannediyorsa, bizim açımızdan da var mı o? Varsa, bizim gibi mi var, bir hayal gibi mi?
Tanrı'yı sadece her dinden Azizler, kendi benliklerini bırakıp, üst bilinçlere geçtikçe, kısmen anlamaktadırlar. Önce isimlerini, sonra sıfatlarını. Zatını (Bütünsel vücut varlığını) akıl ile anlama şansı yoktur. Tüm benlik seviyeleri aşılsa bile herhalde ulaşılabilecek yer ilk yaratılan Nur olur ki, onun da kendini nasıl bildiğini kim bilebilir ki? Belki Tanrı bilincine de ulaşılabiliyordur ama, o zaman da zaten kendi varlığını bilen Tanrı kalır ortada, varlıklar kalmaz. Bu konularda aklı zorlamak anlamsız ve tehlikelidir. Adama huni taktırır. Tanrı hakkında farklı bilgi iteyenler "insan-ı Kamil" adlı kitabı okuyabilirler. Yalnız, Tanrıyı Dünya-Cennet ve Cehennem durakları ile kısıtlayan dindarlara gitmez bu kitap.
© copyright 2005 - 2026