bugün
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- sarı poşet kudurtması14
- kış geliyor6
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- evliliği ayakta tutan güçler11
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler5
- türkiye de muhalefet var mı9
- tas kafa traşlı hırt sorunu10
- manisada okul saldırısı17
- siyaset üstü yazarlar9
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı15
- iş hayatında takılan maskeler3
- true nickli yazar11
- berbere gidince söylenenler5
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- sözlükte herkesin kavga edecek bir şey bulması5
- truenun aslında çok beyefendi biri olması3
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek6
- halk tv haberciliği5
- z kuşağı8
- inşaat mühendislerindeki dayanılmaz çekicilik2
- kova burçlari bakar misiniz2
- derin düşüncelere dalmış görünen insan3
- iş arayanların aslında para araması10
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- mel mel abi dün neden bira içmeye gelmedin6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri9
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü8
- atatürk'e tapmak'ya da reis tapmak2
- mel mel bakan gibson'ın tatlı dili7
- kendinden bile sakladığın şey3
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu6
- 22 eylül 2026 mini kış provası3
- hepinizi çok seviyorum lan gelin sarılıcam5
- yapay zekaya entry yazdırmak7
- kastamonu5
- beyaz torosta büyümüş kaltaklar2
- ingilizce bilmeyen birine fuck'u demek4
- erkeklerin artık kadınların peşinden koşmaması7
- sarı torbadan rahatsız olan kürt7
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra8
- vatan bilgisayar2
- yeni partiden chp'ye geçecekler ne dir2
- asansörde susma zorunluluğu2
- atlet giymeyen insan6
- habire1223
- umumi tuvalette telefonundan video izleyen insan3
- iş çıkışı birası4
sevdiği entry'ler
dikkat: bu yazı yüksek oranda ironi içermektedir.
tanım: insanların kültürlü gözükmek için yaptıkları eylemlerdir.
-kitap okurken bazen gözlüğümün sapını ısırıp uzaklara doğru bakarım.
-aslında gözlerim sağlam ama kültürlü gözükeyim diye aldım.
-özellikle akrabaların yanında ingilizce şarkıları sallayarak söylerim onlarda vay be yabancı dili çok iyi derler.
-msn de konuşurken vikipediyi sürekli açık tutarım.bazen durduk yere garip terimler kullanırım çok sofistike bir durum tabi bu.
-marketten ne alırsam alayım son kullanma tarihine bakarım,ama bunu etrafta kimseler varsa yaparım. hele yanımda biri varsa hmmm bak bunda emuglatör oranı yüksek türünden anlamını bilmediğim şeyler söylerim.
-otobüs yolculuklarımda ipodla (bu böyle mi yazılıyor bimiyorum) yasmin levy, farid farjad dinlerim ve dinlediğimi belli ettirip birilerine sorarım. yüzümü tuhaf hallere getirip "adam kamanı ağlatıyor" derim. eğer başka biri yüksek sesle müzik dinlerse ben o arada kitap okuyor gibi yapıp toplumda saygı kalmamış yorumunu yaparım.
-yeşil otobüslerde telefonu çalanlarla tartışırım. insan hayatını hiçe sayıyorsun derim. oysa hiç umurumda değildir.
-mahallenin kedilerine ekmek veririm.etrafta birileri varken yaparım.yoksa kedilerden pek hazzetmem.
-d&r önünden geçerken yanımdakinin kolundan çekiştirip bir kitap sorarım. tabi bu kitabın adını daha önce en popülerler listesinden aklımda tutarım. eğer kitap varsa bulduğuma çok sevinmiş gibi yaparım. ilk fırsatta alacağımı söyler çıkarım.
-sokak kitap satıcılarını gördüğümde duraksarım.klasiklere göz atarım ve geri veririm. yanımda arkadaşa eksik basım bunlar derim.
-evde cnbc e yi 1 nolu kanala yerleştiririm.
-recep ivedik, gora gibi filmlerin gereksiz olduğunu söylerim. ama evde yalnız başıma yarılarak izlerim. o arada telefon gelirse hemen ingilizce bir kanal açar sesini duyururum. hatta telefona halooo diye bakar sonra pardon derim.
-kimsenin bilmediği üç beş filmin adını aklımda tutarım her hangi bir filmden bahis açılsa o filmlerden bahsederim. yönetmenin renklere ne kadar hakim olduğundan dem vururum.
-futbol sohbeti yapanların ortasında bu sezon san antonyo (bak yine bilemedim yazılışını) süper başladı derim.
-hayatımda annemin yanı hariç makarna ve kahve demem. bunların yerine fettucini alfredo, moka falan derim.
-msn de ne dinliyorum kısmı sürekli açıktır hep klasik müzik isimleri yazar. bazan de jazz. ama ben onun sesini kısar altta gom playerde orhan gencebay dinlerim.
-metrobüse her bindiğimde telefonun sesini kısar ve biriyle konuşuyormuş gibi yaparım.konu genelde sanat, resim türünden olur.üç beştane ressam adını ezberlerim.renklerin dansı, fırça darbelerinin ruhunu anlatırım.
-evde masamın üstünde bir dostoyevski kitabı açık şekilde durur.eğer biri kitabı eline alırsa 72.sayfayı aç derim. ezberden okurum (bir hafta çalıştım) ne kadar hoş değil mi derim. eğer karşımdaki şaşırmış ise elinden kitabı hafifçe alır "hayatı da kitabı da özümseyerek yaşamalıyız" derim. (iyi bulmuşum de mi)
şimdilik aklıma gelen mallıklarım bunlar. ya da hayal edebildiklerim.
insan hayal edebildiği sürece yaşar demiş balzac. aslında dememiştir büyük ihtimalle ama merak etmeyin bunu kimse araştırmaz.
beni hatırlayanlara sevgilerimle.
not: alıntıdır
tanım: insanların kültürlü gözükmek için yaptıkları eylemlerdir.
-kitap okurken bazen gözlüğümün sapını ısırıp uzaklara doğru bakarım.
-aslında gözlerim sağlam ama kültürlü gözükeyim diye aldım.
-özellikle akrabaların yanında ingilizce şarkıları sallayarak söylerim onlarda vay be yabancı dili çok iyi derler.
-msn de konuşurken vikipediyi sürekli açık tutarım.bazen durduk yere garip terimler kullanırım çok sofistike bir durum tabi bu.
-marketten ne alırsam alayım son kullanma tarihine bakarım,ama bunu etrafta kimseler varsa yaparım. hele yanımda biri varsa hmmm bak bunda emuglatör oranı yüksek türünden anlamını bilmediğim şeyler söylerim.
-otobüs yolculuklarımda ipodla (bu böyle mi yazılıyor bimiyorum) yasmin levy, farid farjad dinlerim ve dinlediğimi belli ettirip birilerine sorarım. yüzümü tuhaf hallere getirip "adam kamanı ağlatıyor" derim. eğer başka biri yüksek sesle müzik dinlerse ben o arada kitap okuyor gibi yapıp toplumda saygı kalmamış yorumunu yaparım.
-yeşil otobüslerde telefonu çalanlarla tartışırım. insan hayatını hiçe sayıyorsun derim. oysa hiç umurumda değildir.
-mahallenin kedilerine ekmek veririm.etrafta birileri varken yaparım.yoksa kedilerden pek hazzetmem.
-d&r önünden geçerken yanımdakinin kolundan çekiştirip bir kitap sorarım. tabi bu kitabın adını daha önce en popülerler listesinden aklımda tutarım. eğer kitap varsa bulduğuma çok sevinmiş gibi yaparım. ilk fırsatta alacağımı söyler çıkarım.
-sokak kitap satıcılarını gördüğümde duraksarım.klasiklere göz atarım ve geri veririm. yanımda arkadaşa eksik basım bunlar derim.
-evde cnbc e yi 1 nolu kanala yerleştiririm.
-recep ivedik, gora gibi filmlerin gereksiz olduğunu söylerim. ama evde yalnız başıma yarılarak izlerim. o arada telefon gelirse hemen ingilizce bir kanal açar sesini duyururum. hatta telefona halooo diye bakar sonra pardon derim.
-kimsenin bilmediği üç beş filmin adını aklımda tutarım her hangi bir filmden bahis açılsa o filmlerden bahsederim. yönetmenin renklere ne kadar hakim olduğundan dem vururum.
-futbol sohbeti yapanların ortasında bu sezon san antonyo (bak yine bilemedim yazılışını) süper başladı derim.
-hayatımda annemin yanı hariç makarna ve kahve demem. bunların yerine fettucini alfredo, moka falan derim.
-msn de ne dinliyorum kısmı sürekli açıktır hep klasik müzik isimleri yazar. bazan de jazz. ama ben onun sesini kısar altta gom playerde orhan gencebay dinlerim.
-metrobüse her bindiğimde telefonun sesini kısar ve biriyle konuşuyormuş gibi yaparım.konu genelde sanat, resim türünden olur.üç beştane ressam adını ezberlerim.renklerin dansı, fırça darbelerinin ruhunu anlatırım.
-evde masamın üstünde bir dostoyevski kitabı açık şekilde durur.eğer biri kitabı eline alırsa 72.sayfayı aç derim. ezberden okurum (bir hafta çalıştım) ne kadar hoş değil mi derim. eğer karşımdaki şaşırmış ise elinden kitabı hafifçe alır "hayatı da kitabı da özümseyerek yaşamalıyız" derim. (iyi bulmuşum de mi)
şimdilik aklıma gelen mallıklarım bunlar. ya da hayal edebildiklerim.
insan hayal edebildiği sürece yaşar demiş balzac. aslında dememiştir büyük ihtimalle ama merak etmeyin bunu kimse araştırmaz.
beni hatırlayanlara sevgilerimle.
not: alıntıdır
"en çok seven anne, baba, akrabalar hatta sevgili, suratlarında gülücükle cinayet işlerler. gerçekten olduğumuz asıl kişiyi tahrip etmemiz için zorlarlar. anlaşılması güç, absorbe edici iğrenç bir cinayet." demiştir.
27 yıla yirmi yedi ömür sığdırmıştır güzel ruhlu ozandır.
27 yıla yirmi yedi ömür sığdırmıştır güzel ruhlu ozandır.
kadınlarla olan ilişkileri ian curtis'inkiyle benzerlikler taşımıştır. tıpkı onun gibi, genç yaşta hoş, masum bir kıza gönlünü vermiş ve onu çok sevmiştir. fakat şöhret basamaklarını koşarca tırmandıktan sonra karıya kıza çok dadanmıştır. bu sırada kalbinin asıl sahibi hep pam olarak kalmıştır fakat kıza çektirdiklerinin biri bin para. ian curtis'le bu konuda benzeşmekle kalmayıp aynı zamanda gazeteci hatunlara tutulma konusunda da büyük benzerlikler gösterirler. sonları da pek farklı olmadı zaten. aralarındaki tek fark belki de curtis'in sağlık durumunun onu intihara götüren yolda önemli bir paya sahip olmasıydı.
"the music is your only friend, until the end."