bugün
- from gold from dust27
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı8
- senin aklini alirim9
- senin aklini alirimin mürdüm rengi kazağı9
- evli bir adama aşık oldum sözlük17
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- şampuan yerine saç kremi almak6
- birine aşık olup kafayı yemek9
- 2 ekim 2026 belçika türkiye maçı15
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- geceleri şam tatlısı diye ağlayan pezevenk4
- sydney sweeney'in memeleri7
- çok fena hardcore seks döndüğü düşünülen yerler8
- ups boobs ve diğer sözlük kızları5
- damarsız tüysüz manisa yaprağı11
- fiziği güzel sözlük kızları56
- gs'nin 8 şampiyonluğu iptal edilecek5
- kadının en öpülesi yeri11
- fatma betül sayan kaya70
- memeleri kafam kadar kız24
- ismet'in gereksizliğe adanmış hayatı8
- belçika attı6
- iki çıplak erkeğin arkadaşça aynı yatakta uyuması10
- durduk yere bir kıza bütün servetini vermek5
- sözlük yazarları mutlu olmak için neler yapıyor9
- gecenin şarkısı4
- ara sıra kadın gibi hissetmek15
- uğurcan çakır8
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek11
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita17
- gece döner bıçaklı şirinler tarafından kovalanmak5
- kuran da namazın olmaması12
- görsel yükleme problemi5
- kevin de bruyne3
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak12
- yağmuru kim döküyor4
- ismet gurbuz 2024'ün çaylak olması5
- sözlükteki kız yazarları deşifre ediyorum4
- areola estetiği2
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz3
- sabahın köründe işe giden ezik13
- uefa uluslar ligi10
- özel uçak alacaklara tavsiyeler8
- sırılsıklam2
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali13
- traveler vs iock4
- odyssey2
- başkasının evinde sıçamamak4
sevdiği entry'ler
bir kadın, daha doğrusu bir insan nasıl aldatılır; erkek aldatır doğasında bu vardır, kadınsa aldatılır mesajını verme amacı gütmüş türk dizisi. hakan yılmaz'ı severdim lakin sırf ekranlarda görünme kaygısıyla böyle bir dizide oynamayı kabul etmesinden dolayı artık sevmiyorum.
şairane bir yalnızlık türü.
Sigara külünden ne beklenir ki ?
Dumanına sardıkların uçup gider mi ?
Zaman bir an durur ve geri döner mi ?
Neyse.
Aklınıza gelen şiiri de koyayım gece gece huzur alın azıcık.
ve monna rosa
peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
sana doğru uzanan çaresiz ellerimi.
sırrımı söylüyorum vefakar balıklara:
yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi,
koyverip telli pullu saçlarını rüzgara,
bir çocuğun ardına düşen heykellerimi
peygamber çiçeğinin aydınlığında ara...
bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü
ve boğazımı sıktı parmaklar ince, uzun.
günahkar toprağıma saçından bir tel düştü;
sana ne olmuş rosa, bir derde tutulmuşsun.
bir ekmek kadar aziz fikirler böyle pişti:
noel ağaçları ve manolyalar kahrolsun,
bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü...
şu şapkayı çıkarıp atıyorum ırmağa;
her şeyim sizin olsun, hep sizin kesik başlar.
rüyasında örümcek başlarsa ağlamağa,
içine gül koyduğum tüfek ölmeye başlar.
günahını sırtına yüklenen kaplumbağa
gibi ölüm önünde özbenliğim yavaşlar.
öyleyse bu şapkayı atıyorum ırmağa...
bu erkekler kokuyu kediler gibi alır
ve kediler de her gece sürünür yastıklara.
denizleri bahtiyar eden günler kısalır;
satılmayan çiçekler zehirli ve kapkara,
unutulmuş erkekler ve kadınlara kalır .
bir geyiğin eriyen gözleri düşer kara
ve erkekler kokuyu kediler gibi alır
ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık
ve toprağın rüyaya yılan gibi girişi
sana da mona roza, taşbebeği bıraktık
ellerinde kılıçlı balıkların bir dişi
senin hatıran kadar büyük, yeni, karanlık
senin hatıran kadar allah ve şeytan işi
ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık
bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim
ta boğazıma kadar çıkan deli yağmura
tüyüme horozdan çok itimat edeceğim
itimat edeceğim şu belalı yağmura
ruhumu bayrak yapıp ben teslim edeceğim
asılmış bir adamın iki eli yağmura
bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim
bir tren ışığına, güneşe çekmek seni
ve bir şehir yaratmak ruhundan gülce diye
parçalanan gemiyi ve yırtılan yelkeni
katıvermek sessizce söylenen bir türküye
ve sonra bir köşede öldürmek ölmeyeni
ve son vermek bitmeyen, bu bitmeyen şarkıya
bir tren ışığına, güneşe çekmek seni
sana tavus kuşunun içine girdiğini
son, en son söz olarak söylemek istiyorum
içime girdiğini, tüyünü yolduğunu
son, en son söz olarak söylemek istiyorum.
içimde tavusların bir bir kaybolduğunu,
banada bir çift ak kanat kaldığını
son en son söz olarak söylemek istiyorum.
peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
sana doğru uzanan çaresiz ellerimi
sırrımı söylüyorum vefakar balıklara
yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi
koyverip telli pullu saçlarını rüzgara
bir çocuğun ardına düşen heykellerimi
peygamber çiçeğinin aydınlığında ara...
Sigara külünden ne beklenir ki ?
Dumanına sardıkların uçup gider mi ?
Zaman bir an durur ve geri döner mi ?
Neyse.
Aklınıza gelen şiiri de koyayım gece gece huzur alın azıcık.
ve monna rosa
peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
sana doğru uzanan çaresiz ellerimi.
sırrımı söylüyorum vefakar balıklara:
yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi,
koyverip telli pullu saçlarını rüzgara,
bir çocuğun ardına düşen heykellerimi
peygamber çiçeğinin aydınlığında ara...
bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü
ve boğazımı sıktı parmaklar ince, uzun.
günahkar toprağıma saçından bir tel düştü;
sana ne olmuş rosa, bir derde tutulmuşsun.
bir ekmek kadar aziz fikirler böyle pişti:
noel ağaçları ve manolyalar kahrolsun,
bir çevre sağ elimden bulanık suya düştü...
şu şapkayı çıkarıp atıyorum ırmağa;
her şeyim sizin olsun, hep sizin kesik başlar.
rüyasında örümcek başlarsa ağlamağa,
içine gül koyduğum tüfek ölmeye başlar.
günahını sırtına yüklenen kaplumbağa
gibi ölüm önünde özbenliğim yavaşlar.
öyleyse bu şapkayı atıyorum ırmağa...
bu erkekler kokuyu kediler gibi alır
ve kediler de her gece sürünür yastıklara.
denizleri bahtiyar eden günler kısalır;
satılmayan çiçekler zehirli ve kapkara,
unutulmuş erkekler ve kadınlara kalır .
bir geyiğin eriyen gözleri düşer kara
ve erkekler kokuyu kediler gibi alır
ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık
ve toprağın rüyaya yılan gibi girişi
sana da mona roza, taşbebeği bıraktık
ellerinde kılıçlı balıkların bir dişi
senin hatıran kadar büyük, yeni, karanlık
senin hatıran kadar allah ve şeytan işi
ve yalnızlık, sigara külü kadar yalnızlık
bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim
ta boğazıma kadar çıkan deli yağmura
tüyüme horozdan çok itimat edeceğim
itimat edeceğim şu belalı yağmura
ruhumu bayrak yapıp ben teslim edeceğim
asılmış bir adamın iki eli yağmura
bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim
bir tren ışığına, güneşe çekmek seni
ve bir şehir yaratmak ruhundan gülce diye
parçalanan gemiyi ve yırtılan yelkeni
katıvermek sessizce söylenen bir türküye
ve sonra bir köşede öldürmek ölmeyeni
ve son vermek bitmeyen, bu bitmeyen şarkıya
bir tren ışığına, güneşe çekmek seni
sana tavus kuşunun içine girdiğini
son, en son söz olarak söylemek istiyorum
içime girdiğini, tüyünü yolduğunu
son, en son söz olarak söylemek istiyorum.
içimde tavusların bir bir kaybolduğunu,
banada bir çift ak kanat kaldığını
son en son söz olarak söylemek istiyorum.
peygamber çiçeğinin aydınlığında ara
sana doğru uzanan çaresiz ellerimi
sırrımı söylüyorum vefakar balıklara
yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi
koyverip telli pullu saçlarını rüzgara
bir çocuğun ardına düşen heykellerimi
peygamber çiçeğinin aydınlığında ara...