bugün
- sözlük kızlarının kombinleri15
- velvet vs nervio10
- slavko vincic15
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması10
- kasiyer kızdan hoşlanmak15
- true hanın gazabı9
- 1 saatte 10 bira içmek4
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu7
- silinmesi gereken yazar varsa buyurun4
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı57
- sapık yazarı silmeyen moderasyon3
- suya verilen en çok para4
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması7
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek2
- tememda kenka nalaka10
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması3
- atv turu2
- dune6
- üç cisim problemi4
- çingeneyle sevişmek6
- yan sanayi telefon pili2
- begonvil2
- nervio10
- bir yıldız duruyordu aniden hareket edip gitti5
- kadınlar şaire aşık olur müteahitle evlenir4
- istanbul un çok pahalı olması7
- sözlük kızlarının ayakkabıları2
- trt'nin devre arası konserini göstermemesi4
- çift taraflı testis kanseri teşhisi8
- okuduğunu anlamaktan aciz insan2
- allah başımızdan erdoğan'ı eksik etmesin7
- küçük prensin yılanı ve özgürlük2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz2
- oğuzhan uğur13
- zamanbaba mokv dir6
- yasadışı bahisi bitirme yolları2
- truenun yetkili olması7
- düşünüyorum3
- gammazlık8
- sözlükte flörtleşmek2
- kitap okumak3
- dhalsim9
- sözlüğe fake nickle gelip yazarlara hakaret etmek5
- flensburg hükümeti2
- sözlük kızlarının çorapları8
- velvet5
- erdoğan giderse akepe bürokrasisi ne olacak7
- arjantin'in 90 dakikada tek şutunun olmaması6
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak7
entry'ler (102)
şiir gibisin ferhan abi...
gözlerin deniz gibi,yüzünde oluşan yaşanmışlıklar rakı gibi,ellerin kuyu gibi derin,saçların rüzgar gibi sen hiçbir yere varmayan yürünmesi zor bir yol gibisin hayat gibi...
gidişini izlerken de bir şey öğretebiliyorsun.
masumiyeti aradığımda o küfürlü konuşmalarındaki samimiyeti buluveriyorum baba gibisin.
gözlerin deniz gibi,yüzünde oluşan yaşanmışlıklar rakı gibi,ellerin kuyu gibi derin,saçların rüzgar gibi sen hiçbir yere varmayan yürünmesi zor bir yol gibisin hayat gibi...
gidişini izlerken de bir şey öğretebiliyorsun.
masumiyeti aradığımda o küfürlü konuşmalarındaki samimiyeti buluveriyorum baba gibisin.
biscolata erkeklerinin gay olma olasılıklarıyla victoria secret kızlarının anoreksiya olma olasılıkları eşittir lakin bunun sadece bir olasılık olduğunu ne yazık ki gözardı edemeyiz.
böyle bir düşünceye sahip insanların hala var olması ve bu insanlarla aynı havayı soluyor olmam bile rahatsız edici... daha ne düşünceler duyacağız,okuyacağız canım ülkemin canım insanları!
her ikisi de.yapılan şeyden dolayı pişmanlık duyduğunuz zaman kafayı yiyecek gibi olursunuz uyuyamazsınız,kendinizi parçalarsınız adeta.yapılmayan bir şeyden duyulan pişmanlıkta belli bir zaman geçtikten sonra karşınıza çıkar geriye doğru baktığınızda gözyaşlarınıza engel olamazsınız ve durup biraz geriye doğru gidip ikisine birden baktığımda her ikisi de diyiveririm şimdiki zamanda.
kendine yaşattığı acı kadar etrafa da umursamaz biri gibi duran yapısıyla da çok fazla acı yaşatır bunlar.sessizliğiyle insanı delirtirken gözlerinin içine baktığınızda söylemek istediği cümleleri anlamınızı sağlarlar ve bu da insanı derinden yaralar.aslında insanlara zarar verme niyetinde olduklarından değildir sadece kendilerine çokça zarar verdiklerinden içindeki çıkmazlardan sizide çıkmaza sürüklerler sonra hiç beklemediğiniz bir anda adeta yok olurlar ama sanki hiçbir zaman iyi olmayacağını fısıldayarak gitmiş gibidirler.karamsar,ne istediğini tam olarak bilemeyen,eğlenceli ve vurdumduymaz gibi dururken sabaha kadar uyuyamadıkları geceler yaşayan insanlardır bunlar.
aman allahım bu diziyle ilgili başlık açılıp birde sayfalarca entr mi girilmiş diyerek yorumları okuduğumda gerçekten benim gibi düşünen insanları görmek içimi rahatlattı tesadüf eseri beş on dakika izlediğim ve bu ne böyle demekten kendimi alamayıp kumandayı fırlatıp odama doğru yol aldığım saçma sapan bir yapım.
''laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız''
bu şiir adamı mafeder!
ulaşım sorunu olmasa gerçekten çok daha iyi bir yer olacak olan fuar alanı.bir dalgınlığa geldin bir durak önce indin diyelim yaya yolu bile yok kalıyorsun dımdızlak.servisler desen bekle ki dolsun da servis hareket etsin.
ama ama bugün ki yayınında bizi sesinden mahrum bırakmıştır ki.dosttur,candır!
çocukken oynamak için can attığımız oyun parkları.şimdilerde geceden kalma soğuk ve ıssızlığı çocukların bedenleriyle kapamaya çalışan mekanlar gibi geliyorlar gözüme...
diyalektik meteryalizm bu kavramı defalarca unutup tekrardan hatırlamak zorunda kaldığım zamanlar geliyor aklıma sinir krizlerine gebe anlardı neyse ki hafızamdan şüphe etmeye başladığım dakika da unutkanlık kelimesinde hatırladığım ilk kavram oluverdi kendileri.
toplumsal baskılar.
benden adam olmaz.beni adam yapmaya çalışanlar utansın.
seçmeli dersten bir kaç sene sonra zorunlu hale getirilecek olan ders olacaktır.bu bir kaç seneyi bile bulmayabilir tabi.
sabah uyandığımda ben ne istiyorum sorusunu sorup diploma koleksiyonu mu yapıcam sanki diploma alınca hemen işe mi giriveriyorsun bu ülkede ben ne istiyorum yatıp uyumak diyerekten girmediğim sınav.
ve hayat oyununda sahnesini tamamlayan usta sanatçılardan biri...umarım istediği gibi bir oyun yaratmıştır.
çiçeksepetinde destek amaçlı çalışma durumum olduğu için nasıl sorunlar yaşandığını çok iyi bilmekteyim açıkçası sevgilinize aldığınız hediye 14 şubat yerine 15 şubatta eline geçebilir bundan daha kötüsü sizin aldığınız hediye yerine saçma sapan başka bir hediye ile karşılaşabilirsiniz sonuç olarakta destek amaçlı çalışan kişilerde o gün bir güzel küfürü yer.
kendi kendine konuşmak.
yurttan haftasonu eve dönmekteyimdir hafta sonunu ailemle geçirme planıyla havanında yağmurlu olmasıyla yanıma ne var ne yok alırım sırt çantamı sırtıma takar elimdeki yaşlı dedelerin kullandığı uzun şemsiyemle yola çıkarım ve otobüs maceram böylece başlar neyse sorun yaşamadan evime kadar geldim diye düşünürken otobüsten inme anımda bir dakika bir dakika der eşyalarımı toparlamaya çalışırken sırt çantamı tekrardan sırtıma takma çabasıyla şemsiyeyi hızlı bir şekilde arkaya doğru manevralarla bir gencin hassas bölgesine indiriveririm tabi arkam dönük olduğundan ahhhhhhhh ıhhhhhhhhhhhmmmm gibi sesler duyar sonra arkama döndüğümde ezilmiş büzülmüş birini görmemle beraber o an ne yapacağımı bilemem ve kapı kapanmadan çocuk sinirli bir şekilde in in diye söylenirlen eve kadar kahkaha atarak bir yolculuk maceramı daha sonlandırırım.