bugün
- sözlük erkeği düşürmeye çalışan kız7
- sözlüğün en güzel kızları sıralı liste9
- coskuyla sabunlanan pipi5
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı12
- gecenin bir vakti gelip vurdurmam lazım diyen kız8
- karton toplayan cocuk'un gerçek yüzü18
- 40 yaş üstü erkekleri sözlükten tahliye ediyoruz18
- kekim kabarmıyor uff diye mesaj atan kız4
- erkek düşmanlığı yapan kadınlar8
- kürt kızlarının afet'i devran olması4
- hangi 3 futbolcu ile ev arkadaşı olmak isterdiniz6
- egzotikbirkul4
- trabzonspor bu sene çok can yakar3
- atatürk ekber atatürk ekber3
- dm den mesaj atılan kızın alet fotosu atması2
- bdsm ci kadın yazar12
- parcalandim toparlanamiyorum36
- arkadaşlar ben sapık mıyım4
- kale3112'nin yanında işe girip tiktok çekmek2
- unutulmayan diyaloglar2
- sözlük yazarlarının salataları15
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi20
- belinde don t stop dövmesi olan kız7
- uzaylılar gözlük takıyor mu4
- duş almak yerine sadece kafasını yıkayan insan6
- işe giderken starbucks dan filtre kahve almak2
- cinsel imalı şakalı başlıklar3
- hem kürt hem trabzonsporlu hem milliyetçi olmak4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- eski fotoğraflara bakmak2
- kolye140
- sözlüğü amcalardan arındırıyoruz kampanyası6
- dişi bir yazarla karşılıklı çay içmek7
- uzaylılar elbise giyer mi4
- türkiye nin en büyük sorunu13
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı13
- fransa da sokağa çıkma yasakları2
- sergen yalçın ın milli takımın başına geçmesi3
- uzaylılarda müstakil ev kavramı var mı3
- kızı için şoför arayan adamın ilanı10
- uzaylılar da sigara içer mi3
- usualsuspects'in ayağı15
- uzaylılar insanlar gibi seks yapıyorlar mı3
- memelerin baş kaldırsa da bastırsak2
- fon vurgunu34
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı6
- sözlük yazarlarının şu an kafasında çalan şarkı2
- opera tarayıcı8
- yazarların hayattaki başarıları9
- dam üstünde o neler2
entry'ler (102)
şiir gibisin ferhan abi...
gözlerin deniz gibi,yüzünde oluşan yaşanmışlıklar rakı gibi,ellerin kuyu gibi derin,saçların rüzgar gibi sen hiçbir yere varmayan yürünmesi zor bir yol gibisin hayat gibi...
gidişini izlerken de bir şey öğretebiliyorsun.
masumiyeti aradığımda o küfürlü konuşmalarındaki samimiyeti buluveriyorum baba gibisin.
gözlerin deniz gibi,yüzünde oluşan yaşanmışlıklar rakı gibi,ellerin kuyu gibi derin,saçların rüzgar gibi sen hiçbir yere varmayan yürünmesi zor bir yol gibisin hayat gibi...
gidişini izlerken de bir şey öğretebiliyorsun.
masumiyeti aradığımda o küfürlü konuşmalarındaki samimiyeti buluveriyorum baba gibisin.
biscolata erkeklerinin gay olma olasılıklarıyla victoria secret kızlarının anoreksiya olma olasılıkları eşittir lakin bunun sadece bir olasılık olduğunu ne yazık ki gözardı edemeyiz.
böyle bir düşünceye sahip insanların hala var olması ve bu insanlarla aynı havayı soluyor olmam bile rahatsız edici... daha ne düşünceler duyacağız,okuyacağız canım ülkemin canım insanları!
her ikisi de.yapılan şeyden dolayı pişmanlık duyduğunuz zaman kafayı yiyecek gibi olursunuz uyuyamazsınız,kendinizi parçalarsınız adeta.yapılmayan bir şeyden duyulan pişmanlıkta belli bir zaman geçtikten sonra karşınıza çıkar geriye doğru baktığınızda gözyaşlarınıza engel olamazsınız ve durup biraz geriye doğru gidip ikisine birden baktığımda her ikisi de diyiveririm şimdiki zamanda.
kendine yaşattığı acı kadar etrafa da umursamaz biri gibi duran yapısıyla da çok fazla acı yaşatır bunlar.sessizliğiyle insanı delirtirken gözlerinin içine baktığınızda söylemek istediği cümleleri anlamınızı sağlarlar ve bu da insanı derinden yaralar.aslında insanlara zarar verme niyetinde olduklarından değildir sadece kendilerine çokça zarar verdiklerinden içindeki çıkmazlardan sizide çıkmaza sürüklerler sonra hiç beklemediğiniz bir anda adeta yok olurlar ama sanki hiçbir zaman iyi olmayacağını fısıldayarak gitmiş gibidirler.karamsar,ne istediğini tam olarak bilemeyen,eğlenceli ve vurdumduymaz gibi dururken sabaha kadar uyuyamadıkları geceler yaşayan insanlardır bunlar.
aman allahım bu diziyle ilgili başlık açılıp birde sayfalarca entr mi girilmiş diyerek yorumları okuduğumda gerçekten benim gibi düşünen insanları görmek içimi rahatlattı tesadüf eseri beş on dakika izlediğim ve bu ne böyle demekten kendimi alamayıp kumandayı fırlatıp odama doğru yol aldığım saçma sapan bir yapım.
''laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız''
bu şiir adamı mafeder!
ulaşım sorunu olmasa gerçekten çok daha iyi bir yer olacak olan fuar alanı.bir dalgınlığa geldin bir durak önce indin diyelim yaya yolu bile yok kalıyorsun dımdızlak.servisler desen bekle ki dolsun da servis hareket etsin.
ama ama bugün ki yayınında bizi sesinden mahrum bırakmıştır ki.dosttur,candır!
çocukken oynamak için can attığımız oyun parkları.şimdilerde geceden kalma soğuk ve ıssızlığı çocukların bedenleriyle kapamaya çalışan mekanlar gibi geliyorlar gözüme...
diyalektik meteryalizm bu kavramı defalarca unutup tekrardan hatırlamak zorunda kaldığım zamanlar geliyor aklıma sinir krizlerine gebe anlardı neyse ki hafızamdan şüphe etmeye başladığım dakika da unutkanlık kelimesinde hatırladığım ilk kavram oluverdi kendileri.
toplumsal baskılar.
benden adam olmaz.beni adam yapmaya çalışanlar utansın.
seçmeli dersten bir kaç sene sonra zorunlu hale getirilecek olan ders olacaktır.bu bir kaç seneyi bile bulmayabilir tabi.
sabah uyandığımda ben ne istiyorum sorusunu sorup diploma koleksiyonu mu yapıcam sanki diploma alınca hemen işe mi giriveriyorsun bu ülkede ben ne istiyorum yatıp uyumak diyerekten girmediğim sınav.
ve hayat oyununda sahnesini tamamlayan usta sanatçılardan biri...umarım istediği gibi bir oyun yaratmıştır.
çiçeksepetinde destek amaçlı çalışma durumum olduğu için nasıl sorunlar yaşandığını çok iyi bilmekteyim açıkçası sevgilinize aldığınız hediye 14 şubat yerine 15 şubatta eline geçebilir bundan daha kötüsü sizin aldığınız hediye yerine saçma sapan başka bir hediye ile karşılaşabilirsiniz sonuç olarakta destek amaçlı çalışan kişilerde o gün bir güzel küfürü yer.
kendi kendine konuşmak.
yurttan haftasonu eve dönmekteyimdir hafta sonunu ailemle geçirme planıyla havanında yağmurlu olmasıyla yanıma ne var ne yok alırım sırt çantamı sırtıma takar elimdeki yaşlı dedelerin kullandığı uzun şemsiyemle yola çıkarım ve otobüs maceram böylece başlar neyse sorun yaşamadan evime kadar geldim diye düşünürken otobüsten inme anımda bir dakika bir dakika der eşyalarımı toparlamaya çalışırken sırt çantamı tekrardan sırtıma takma çabasıyla şemsiyeyi hızlı bir şekilde arkaya doğru manevralarla bir gencin hassas bölgesine indiriveririm tabi arkam dönük olduğundan ahhhhhhhh ıhhhhhhhhhhhmmmm gibi sesler duyar sonra arkama döndüğümde ezilmiş büzülmüş birini görmemle beraber o an ne yapacağımı bilemem ve kapı kapanmadan çocuk sinirli bir şekilde in in diye söylenirlen eve kadar kahkaha atarak bir yolculuk maceramı daha sonlandırırım.