bugün
- nasıl birisiniz8
- s'i l v'e r m'i s t35
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak6
- ben bu yazıyı seri eksicime yazdım4
- anın görüntüsü25
- calmernow ai anxiety and calm2
- muslettin amca9
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir8
- ansızın gelen benim burada ne işim var hissi2
- istanbul da yasa dışı bahis operasyonu2
- davar tereyağı4
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i11
- bazı insanların sizi değiştirmesi4
- her şeyi hatırlayan insan3
- pum pum çorbası8
- tulumba tatlısı6
- reenkarnasyon4
- yörük kızı15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- serhat kılıç23
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür8
- kız düşürmenin kısa yolu15
- claudian clouds21
- 08 eylül 2026 üsküdar da başkan vekili seçimi4
- tarihteki en kanlı savaşlar4
- kendine yabancılaşmanın sonucu kendinle tanışmak2
- sürekli gelen trollerle uğraşmamız3
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- ak parti2
- uludağ itiraf12
- fusya semsiyeli yabanci26
- sikişirken sigara içen kadın6
- sözlüğün en masum yazarları16
- türkiye vatandaşlığından çıkmak4
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- tavuk budu3
- günaydın şarkısı2
- pankek mi pişi mi10
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- zorunlu eğitim11
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması3
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- alkol yasağı2
- sarapci koala43
- nervio21
- arkadaşlar larissa kim12
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
entry'ler (8)
bir filmde, matematik profesörü deli dahi baba, kızına ‘kendi kendine -deli olup, olmadığını- sorabiliyorsan, deli değilsindir’ diyordu.
önceleri soruyordum kendime, artık sormuyorum.
bkz. proof
bkz. anthony hopkins
bkz. gwyneth paltrow
önceleri soruyordum kendime, artık sormuyorum.
bkz. proof
bkz. anthony hopkins
bkz. gwyneth paltrow
saygı insan ilişkilerinin, en temel yapı taşı ötesinde özgürlük çok daha önem arz ediyor. özgürlüklerin kısıtlandığı bir ilişkide kişiler kendileri olamadıkları gibi karşılarındaki insanı tanıma konusunda da gerekli sabrı gösteremeyi elbet istemeyecekleri için olası bir ilişkinin temeli olmayacaktır. maalesef her alanda, temel sağlam olmadığında neler yaşadığımıza tanık olduk yeterince.
rahat bırakın, salın gitsin sevdiklerinizi.... çünkü gerçek sevgi zaten özgür bırakmaktır.
rahat bırakın, salın gitsin sevdiklerinizi.... çünkü gerçek sevgi zaten özgür bırakmaktır.
bazı insanları hayatınızdan çıkarmanız onlardan nefret etmeniz değil, kendinize saygı demektir.
mucizeler, her zaman bizim için nöbette, yeter ki biz, onları görmeyi bilelim.
hepimiz beş duyumuzla algılayamadığımız çok hassas ve güçlü ruhsal bağlarla birbirimize bağlı ve iletişim halindeyiz.
bunun farkında olduğunuz sürece, frekansınız ölçüsünde istediğiniz, her şeyi hayatımıza dahil etme gücüne sahipsiniz.
yok öyle armut piş ağzıma düş çünkü burada önemli olan, her istediğinizi değil, siz neyseniz, onu çekme gücüne sahip olduğunuzdur.
hepimiz beş duyumuzla algılayamadığımız çok hassas ve güçlü ruhsal bağlarla birbirimize bağlı ve iletişim halindeyiz.
bunun farkında olduğunuz sürece, frekansınız ölçüsünde istediğiniz, her şeyi hayatımıza dahil etme gücüne sahipsiniz.
yok öyle armut piş ağzıma düş çünkü burada önemli olan, her istediğinizi değil, siz neyseniz, onu çekme gücüne sahip olduğunuzdur.
gerçeği kabul etmek, iyileşmenin başlangıcıdır ve bir süre sonra her şey iyiye doğru düzelecektir.
birisi size sevgi ve saygı ile davranmıyorsa, o kişinin sizden uzaklaşması sizin için bir armağandır. eğer sizden uzaklaşmıyorsa, onunla birlikte uzun yıllar acı çekmeniz, acıya katlanmanız kaçınılmaz olur. böyle bir kişi tarafından terk edilmek bile size bir süre acı verebilir ama bir süre sonra yüreğiniz iyileşecektir.
~don miguel ruiz
birisi size sevgi ve saygı ile davranmıyorsa, o kişinin sizden uzaklaşması sizin için bir armağandır. eğer sizden uzaklaşmıyorsa, onunla birlikte uzun yıllar acı çekmeniz, acıya katlanmanız kaçınılmaz olur. böyle bir kişi tarafından terk edilmek bile size bir süre acı verebilir ama bir süre sonra yüreğiniz iyileşecektir.
~don miguel ruiz
hayat hep bir varmış, bir yokmuş fakat unutuyoruz çoğu zaman.
âna tutunup, sevdiklerimizin değerini bilerek, gelecek kaygısını rafa kaldırmamız gerektiğini bir kez daha hatırlamamıza vesile oldu şu yaşananlar.
paniğe kapılıp, felaket tellallığı yapmak yerine elimizden gelenle, yanlarında olduğumuzu hissettirecek, küçücük bir ihtiyaçlarına bile cevap verebilmek oradaki insanlar için çok önemli. çünkü günlük hayatımızda farkında bile olmadan sahip olduklarımız, şu an oradaki insanlar için büyük lüks.
âna tutunup, sevdiklerimizin değerini bilerek, gelecek kaygısını rafa kaldırmamız gerektiğini bir kez daha hatırlamamıza vesile oldu şu yaşananlar.
paniğe kapılıp, felaket tellallığı yapmak yerine elimizden gelenle, yanlarında olduğumuzu hissettirecek, küçücük bir ihtiyaçlarına bile cevap verebilmek oradaki insanlar için çok önemli. çünkü günlük hayatımızda farkında bile olmadan sahip olduklarımız, şu an oradaki insanlar için büyük lüks.
bizler unutmaya başladık, onlar için daha yeni başlıyor acıyla ve hayatla mücadele. bazı durumlarda, geçmişimizi geride bırakmak çok zor biliyorum. anılarımız, ortaklıklarımız ve ellerimizden kayıp giden hayatlarımız.
keşke üzülmekten ve sözde birkaç yardımın ötesinde, elimizden daha fazlası gelse. elimizden alınan gücümüz, yolumuza örülen duvarlar, sindirilmişlik ve kaygı yüzünden, seyirciyiz şu olan bitene.
kalmadı tadımız tuzumuz, bundan sonra eksik hep bir yanımız.
buradan sesimizi duyurmak adına yapmaya çalıştıklarımızın, hiçbirinin yerini bulamayacağına inanmak, bize yakışmıyor. her ne kadar hakkımızı aramaya, kendimizi savunmak için bile konuşmaya korkar olsak da ‘ben hayatımın hiçbir döneminde karamsar ve umutsuz olmadım’ diyen atatürk’ün çocukları olarak, onun kemiklerini sızlatmaya hakkımız yok. neresinden tutsak elimizde kalan canım ülkem için umutsuzluğa, karanlığa kendi umudumuzla yakacağımız ışıkla aydınlık olmamız gereken bir dönemdeyiz.
artık son nokta dediğimiz noktada bile üç noktanın devamına tanık olup, hayal edemeyeceğimiz türde yanlışlıklar silsilesiyle baş başa kalmış olsak da umuda ve mucizelere sarılmaya devam.
giden canlar gelmeyecek fakat kalanlar için her şeye rağmen sapasağlam ayağa kalkmaktan başka çaremiz yok.
çünkü bizim
‘muhtaç olduğumuz kuvvet, damarımızdaki asil kanda mevcut’
keşke üzülmekten ve sözde birkaç yardımın ötesinde, elimizden daha fazlası gelse. elimizden alınan gücümüz, yolumuza örülen duvarlar, sindirilmişlik ve kaygı yüzünden, seyirciyiz şu olan bitene.
kalmadı tadımız tuzumuz, bundan sonra eksik hep bir yanımız.
buradan sesimizi duyurmak adına yapmaya çalıştıklarımızın, hiçbirinin yerini bulamayacağına inanmak, bize yakışmıyor. her ne kadar hakkımızı aramaya, kendimizi savunmak için bile konuşmaya korkar olsak da ‘ben hayatımın hiçbir döneminde karamsar ve umutsuz olmadım’ diyen atatürk’ün çocukları olarak, onun kemiklerini sızlatmaya hakkımız yok. neresinden tutsak elimizde kalan canım ülkem için umutsuzluğa, karanlığa kendi umudumuzla yakacağımız ışıkla aydınlık olmamız gereken bir dönemdeyiz.
artık son nokta dediğimiz noktada bile üç noktanın devamına tanık olup, hayal edemeyeceğimiz türde yanlışlıklar silsilesiyle baş başa kalmış olsak da umuda ve mucizelere sarılmaya devam.
giden canlar gelmeyecek fakat kalanlar için her şeye rağmen sapasağlam ayağa kalkmaktan başka çaremiz yok.
çünkü bizim
‘muhtaç olduğumuz kuvvet, damarımızdaki asil kanda mevcut’
zamanında, kendi keyfi idareleri altında, sayısız entry silip, sorgusuz sualsiz yazarları uçururlarken, yedikleri hurmaların gün gelip tırmalayacağını hiç düşünmemiş olmalılar.
ekşi sözlük yönetiminin, bugünkü korkak bir üslupla yaptıkları açıklamaya bakılırsa, el etek öpmedikleri kalmış.
eken elbet gün gelip, biçecek de…
ekşi sözlük yönetiminin, bugünkü korkak bir üslupla yaptıkları açıklamaya bakılırsa, el etek öpmedikleri kalmış.
eken elbet gün gelip, biçecek de…