bugün
- chp'nin hali ne olacak32
- el sıkıştığında ne hissediyorsun6
- bitik sözlük4
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- en sevdiğiniz müzik türü5
- m r e r e c t o14
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak4
- pembe sıçmıklar2
- kayyum kemal8
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek4
- bir gün onsuz kaç saattir sorunsalı4
- insan olmaya çeyrek kala5
- bilimde ilerlemiş kafada pek yakışıksız ağız2
- gocu35
- her evde en az iki araba olması4
- clydeless bonnie2
- sedat pekmez24
- diamond bosphoruss denen yazar22
- tai lung11
- 9 haziran 2026 kk'nın ayaklanma çağrısı ithamı7
- favori manifest kızınız4
- kalın bacaklı kadın çekiciliği5
- zall buraya bak aslanım7
- aziz yıldırım14
- doğu görevinde kürtlerin türklere yaptığı mobbing6
- kuzen evliliği5
- yaz geldi askılı giyen hatunlar çoğaldı5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz15
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- ay pardon diyen erkek3
- dirilse konserine gidilecek sanatçı4
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- ilgi manyağı olmak2
- kürtçülük yapan komünist5
- latte içen erkeğin vurdurduğu gerçeği5
- maç izlemenin çok saçma olması5
- suca suruklenen cocuk7
- çaylak edildim diye ağlayan troll8
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması10
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak22
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle65
- çaylak ettiğiniz yazarın göz yaşlarıyla eğlenmek7
- dilek imamoğlu ndan müdahaleye tepki2
- özgür özel'in yargı mensuplarına çete demesi2
- kemal kılıçdaroğlu17
- şimdiye çekilmiş en iyi dini film3
- düşük göz kapaklı gözler4
- cesur olmak3
- aziz yıldırım'ın fetö ile mücadelesi7
- taze kekik4
entry'ler (8)
bir filmde, matematik profesörü deli dahi baba, kızına ‘kendi kendine -deli olup, olmadığını- sorabiliyorsan, deli değilsindir’ diyordu.
önceleri soruyordum kendime, artık sormuyorum.
bkz. proof
bkz. anthony hopkins
bkz. gwyneth paltrow
önceleri soruyordum kendime, artık sormuyorum.
bkz. proof
bkz. anthony hopkins
bkz. gwyneth paltrow
saygı insan ilişkilerinin, en temel yapı taşı ötesinde özgürlük çok daha önem arz ediyor. özgürlüklerin kısıtlandığı bir ilişkide kişiler kendileri olamadıkları gibi karşılarındaki insanı tanıma konusunda da gerekli sabrı gösteremeyi elbet istemeyecekleri için olası bir ilişkinin temeli olmayacaktır. maalesef her alanda, temel sağlam olmadığında neler yaşadığımıza tanık olduk yeterince.
rahat bırakın, salın gitsin sevdiklerinizi.... çünkü gerçek sevgi zaten özgür bırakmaktır.
rahat bırakın, salın gitsin sevdiklerinizi.... çünkü gerçek sevgi zaten özgür bırakmaktır.
bazı insanları hayatınızdan çıkarmanız onlardan nefret etmeniz değil, kendinize saygı demektir.
mucizeler, her zaman bizim için nöbette, yeter ki biz, onları görmeyi bilelim.
hepimiz beş duyumuzla algılayamadığımız çok hassas ve güçlü ruhsal bağlarla birbirimize bağlı ve iletişim halindeyiz.
bunun farkında olduğunuz sürece, frekansınız ölçüsünde istediğiniz, her şeyi hayatımıza dahil etme gücüne sahipsiniz.
yok öyle armut piş ağzıma düş çünkü burada önemli olan, her istediğinizi değil, siz neyseniz, onu çekme gücüne sahip olduğunuzdur.
hepimiz beş duyumuzla algılayamadığımız çok hassas ve güçlü ruhsal bağlarla birbirimize bağlı ve iletişim halindeyiz.
bunun farkında olduğunuz sürece, frekansınız ölçüsünde istediğiniz, her şeyi hayatımıza dahil etme gücüne sahipsiniz.
yok öyle armut piş ağzıma düş çünkü burada önemli olan, her istediğinizi değil, siz neyseniz, onu çekme gücüne sahip olduğunuzdur.
gerçeği kabul etmek, iyileşmenin başlangıcıdır ve bir süre sonra her şey iyiye doğru düzelecektir.
birisi size sevgi ve saygı ile davranmıyorsa, o kişinin sizden uzaklaşması sizin için bir armağandır. eğer sizden uzaklaşmıyorsa, onunla birlikte uzun yıllar acı çekmeniz, acıya katlanmanız kaçınılmaz olur. böyle bir kişi tarafından terk edilmek bile size bir süre acı verebilir ama bir süre sonra yüreğiniz iyileşecektir.
~don miguel ruiz
birisi size sevgi ve saygı ile davranmıyorsa, o kişinin sizden uzaklaşması sizin için bir armağandır. eğer sizden uzaklaşmıyorsa, onunla birlikte uzun yıllar acı çekmeniz, acıya katlanmanız kaçınılmaz olur. böyle bir kişi tarafından terk edilmek bile size bir süre acı verebilir ama bir süre sonra yüreğiniz iyileşecektir.
~don miguel ruiz
hayat hep bir varmış, bir yokmuş fakat unutuyoruz çoğu zaman.
âna tutunup, sevdiklerimizin değerini bilerek, gelecek kaygısını rafa kaldırmamız gerektiğini bir kez daha hatırlamamıza vesile oldu şu yaşananlar.
paniğe kapılıp, felaket tellallığı yapmak yerine elimizden gelenle, yanlarında olduğumuzu hissettirecek, küçücük bir ihtiyaçlarına bile cevap verebilmek oradaki insanlar için çok önemli. çünkü günlük hayatımızda farkında bile olmadan sahip olduklarımız, şu an oradaki insanlar için büyük lüks.
âna tutunup, sevdiklerimizin değerini bilerek, gelecek kaygısını rafa kaldırmamız gerektiğini bir kez daha hatırlamamıza vesile oldu şu yaşananlar.
paniğe kapılıp, felaket tellallığı yapmak yerine elimizden gelenle, yanlarında olduğumuzu hissettirecek, küçücük bir ihtiyaçlarına bile cevap verebilmek oradaki insanlar için çok önemli. çünkü günlük hayatımızda farkında bile olmadan sahip olduklarımız, şu an oradaki insanlar için büyük lüks.
bizler unutmaya başladık, onlar için daha yeni başlıyor acıyla ve hayatla mücadele. bazı durumlarda, geçmişimizi geride bırakmak çok zor biliyorum. anılarımız, ortaklıklarımız ve ellerimizden kayıp giden hayatlarımız.
keşke üzülmekten ve sözde birkaç yardımın ötesinde, elimizden daha fazlası gelse. elimizden alınan gücümüz, yolumuza örülen duvarlar, sindirilmişlik ve kaygı yüzünden, seyirciyiz şu olan bitene.
kalmadı tadımız tuzumuz, bundan sonra eksik hep bir yanımız.
buradan sesimizi duyurmak adına yapmaya çalıştıklarımızın, hiçbirinin yerini bulamayacağına inanmak, bize yakışmıyor. her ne kadar hakkımızı aramaya, kendimizi savunmak için bile konuşmaya korkar olsak da ‘ben hayatımın hiçbir döneminde karamsar ve umutsuz olmadım’ diyen atatürk’ün çocukları olarak, onun kemiklerini sızlatmaya hakkımız yok. neresinden tutsak elimizde kalan canım ülkem için umutsuzluğa, karanlığa kendi umudumuzla yakacağımız ışıkla aydınlık olmamız gereken bir dönemdeyiz.
artık son nokta dediğimiz noktada bile üç noktanın devamına tanık olup, hayal edemeyeceğimiz türde yanlışlıklar silsilesiyle baş başa kalmış olsak da umuda ve mucizelere sarılmaya devam.
giden canlar gelmeyecek fakat kalanlar için her şeye rağmen sapasağlam ayağa kalkmaktan başka çaremiz yok.
çünkü bizim
‘muhtaç olduğumuz kuvvet, damarımızdaki asil kanda mevcut’
keşke üzülmekten ve sözde birkaç yardımın ötesinde, elimizden daha fazlası gelse. elimizden alınan gücümüz, yolumuza örülen duvarlar, sindirilmişlik ve kaygı yüzünden, seyirciyiz şu olan bitene.
kalmadı tadımız tuzumuz, bundan sonra eksik hep bir yanımız.
buradan sesimizi duyurmak adına yapmaya çalıştıklarımızın, hiçbirinin yerini bulamayacağına inanmak, bize yakışmıyor. her ne kadar hakkımızı aramaya, kendimizi savunmak için bile konuşmaya korkar olsak da ‘ben hayatımın hiçbir döneminde karamsar ve umutsuz olmadım’ diyen atatürk’ün çocukları olarak, onun kemiklerini sızlatmaya hakkımız yok. neresinden tutsak elimizde kalan canım ülkem için umutsuzluğa, karanlığa kendi umudumuzla yakacağımız ışıkla aydınlık olmamız gereken bir dönemdeyiz.
artık son nokta dediğimiz noktada bile üç noktanın devamına tanık olup, hayal edemeyeceğimiz türde yanlışlıklar silsilesiyle baş başa kalmış olsak da umuda ve mucizelere sarılmaya devam.
giden canlar gelmeyecek fakat kalanlar için her şeye rağmen sapasağlam ayağa kalkmaktan başka çaremiz yok.
çünkü bizim
‘muhtaç olduğumuz kuvvet, damarımızdaki asil kanda mevcut’
zamanında, kendi keyfi idareleri altında, sayısız entry silip, sorgusuz sualsiz yazarları uçururlarken, yedikleri hurmaların gün gelip tırmalayacağını hiç düşünmemiş olmalılar.
ekşi sözlük yönetiminin, bugünkü korkak bir üslupla yaptıkları açıklamaya bakılırsa, el etek öpmedikleri kalmış.
eken elbet gün gelip, biçecek de…
ekşi sözlük yönetiminin, bugünkü korkak bir üslupla yaptıkları açıklamaya bakılırsa, el etek öpmedikleri kalmış.
eken elbet gün gelip, biçecek de…
