the wall 


/ 2
kapat
  1. pink floyd un ''the wall'' albümündeki şarkılardan oluşan ve roger watersın küçüklügünde , gençligindeki içinden geçenlerin ve aklındaki çatışmaların yansıtıldıgı, bob geldof un başrolde oynadıgı ve çok güzel efekt ve animasyonların yer aldıgı, bu akşam dokuz eylül üniversitesi şenlikleri kapsamında desem de akşam 19:30 da gösterilecek film...
    #230709 (pink_floyd, 11.05.2006 11:26 ~ 11:27)
  2. ing. : duvar
    #230736 (Butch Coolidge, 11.05.2006 11:39)
  3. pink floyd albumudur. iki cd den oluşan album süper şarkılar içerir. dinlenilesi, tat alınası albumdur.
    #255482 (freedean, 18.05.2006 01:18)
  4. Dvd konserden bir görüntü ile başlar (In The Flesh). Sonraki iki şarkı The Thin Ice ve Another Brick In The Wall, Part I'da Pink'in küçüklüğü ve babasının 2. Dünya savaşı'ndaki ölümünü anlatır ve duvara ilk tuğlalar da burada koyulur. The Happiest Days of Our Lives, Another Brick in the Wall, Part II şarkılarında ki konu Pink'in izolasyonunda bir sonraki aşama olan okuldur. Mother'da korumacı anneye, Empty Spaces'de (albümde olmayan What Shall We Do Now'ı da işin içine katarsak) giderek yalnızlaşan Pink'in kendini tüketime verişine tanık oluruz. Young Lust'la birlikte artık Pink Floyd bir rock yıldızıdır. One Of My Turns, Don't Leave Me Now, Another Brick in the Wall, Part III Pink'in hayatının ve ilişkilerinin giderek daha da beter hale geldiğini görürüz. Goodbye Cruel World ile de artık duvar örülmüş, Pink Floyd izolasyon süreci tamamlanmıştır. Hey You, Is There Anybody Out There? ve Nobody Home şarkılarında ile yalnız kalan Pink'in yardım çığlıklarını dinleriz. Durumu iyice umutsuz hale gelen Pink'in dünyadan kopmuş, konserlere devam edemeyecek hale gelmiştir. Comfortably Numb, The Show Must Go On ile konserlere devam edebilmesi için Pink'e uyuşturucu verilmesi anlatılır. iyice deliren ve kurt (worms) sembolüyle çürüyüşü anlatılan Pink artık bir faşist olmuştur ve duvarların arkasında olmaktan memnun gibidir (In The Flesh, Run Like Hell, Waiting For The Worms). Stop ise Pink'in tükendiği noktadır. Sonrasında ise The Trial ayni yargılama gelir. Yargılama Pink'in kendisiyle hesaplaşmasını konu eder. Sonuç olarak duvarlar yıkılır, tüm karanlığına rağmen albüm aydınlık bir sonla biter.
    #263619 (yawuz, 20.05.2006 13:19)
  5. dünyanin en iyi konsept albümü. 1979 yilini özel yapan sey.
    #266708 (aftermath, 21.05.2006 14:49)
  6. izledikten sonra baya bir süre insanı kendine getiremeyen, bazılarının sandığı gibi roger waters ın degil syd barrett ın yaşamından kesitler gösteren muhteşem film.
    #753596 (mico1912, 19.10.2006 02:57)
  7. küçükken ablamın zoru ile ilk izlediğimde hiçbirşey anlamadığım ama büyüyünce ve pink floyd felsefesini kısmen anlayıp izledikten sonra vay anasını dediğim film. animasyon çizimleri bu kadar etkili bir başka film daha izlemedim şimdiye kadar. hele goodbye blue sky'da ki çizimler on numaradır.
    #812644 (kasimpasa canavari, 04.11.2006 11:29 ~ 04.12.2006 13:25)
  8. (bkz: another brick in the wall)
    #812650 (rommel, 04.11.2006 11:30)
  9. animasyonlarıyla da ilgi çeken, digitürk film kanallarında izlenebilecek, pink floyd' un 'the wall' albümü' nün felsefik betimlemesi olan film.
    #812659 (abberline, 04.11.2006 11:32)
  10. filmini izlediğimden beri bir gün kaşlarımı traş etmeyi deli gibi düşündürten şaheser pink floyd albümü.
    #815422 (danaid, 04.11.2006 21:54)
  11. (bkz: off the wall)
    #815428 (insatiable love, 04.11.2006 21:55)
  12. mother adlı parçanın en iyi yorumunu içinde barındıran film.
    #815451 (no leaf clover, 04.11.2006 21:59)
  13. Counter Strike hilesidir. Nice canlar bu uğurda banlanmıştır.
    #815617 (twisted transistor, 04.11.2006 22:36)
  14. dünyadaki sistem üzerine çok sert bir eleştiridir. ayrıca bob gedolf film boyunca hiç gülmemiştir. hatta yüzünde herhangi bir his ifadesi yoktur. tamamen comfortably numb modundadır. filmdeki animasoylar daha önceki the wall konserlerinde gösterilmiş. * insan her sahneye mi anlam yükler. özellikle pinky in çocukluğu dair anlatılar hiç kimseye uzak değildir. the wall ise apayrı bir olgudur. insanın kendini sistemden uzaklaştırdığında içinde bulunduğu durumdur duvar. filmin ortalarındaki animasyonlar görürüz ki aslında tüm sistem de bir duvarın içindedir. pinky ermişlikle delilik arasında kalmıştır. ek olarak öğrencilerin kapıyı kırıp koştuları ve askerlere benzetildikleri durum şuanda ki öss ile bire bir aynıdır.
    #965412 (korncu21, 07.12.2006 21:56 ~ 21:57)
  15. pink floyd 'un herkes tarafından bilinen şarkısıdır, kanımca çok da başarılı değildir. * *
    #965437 (JusT ANotHeR StRanGeR, 07.12.2006 21:59)
  16. pink floyd un herkes tarafından bilinen şarkısı (bkz: anather brick in the wall part 2) dur. filmin adı ise (bkz: the wall) dır
    #965608 (korncu21, 07.12.2006 22:19 ~ 22:20)
  17. insanın izledikten sonra kendisinden bir$ey bulamamasının imkansız olduğu, ayda bir izlediğim, ilk izleyi$te kimsenin asla tam anlamıyla anlayamayacağı pink floyd'un pulse ile birlikte yaptı en mükemmel $eydir.
    #965668 (nonserviam, 07.12.2006 22:29)
  18. geçtiğimiz haftalarda eric prydz tarafından bir remixi yapılan ve yine eric prydz'in plak şirketinden proper education adıyla piyasaya sürülen pink floyd parçası.
    #965686 (jam, 07.12.2006 22:32)
  19. ayrıca pink floyd'un en mükemmel albümünün ismidir.

    cd1
    in the flesh
    the thin ice
    another brick in the wall part 1
    the happiest days of our lives
    another brick in the wall part 2
    mother
    goodbye blue sky
    empty spaces
    young lust
    one of my turns
    don t leave me now
    another brick in the wallpart 3
    goodbye cruel world

    cd 2
    hey you
    is there anybody out there
    nobody home
    vera
    bring the boys back home
    comfortably numb
    the show must go on
    in the flesh
    run like hell
    waiting for the worms
    stop
    the trial
    outside the wall
    #965698 (nonserviam, 07.12.2006 22:34)
  20. i$te albümdeki $arkıların türkçeleri :

    in the flesh

    demek sen
    hoşlanabileceğini düşündün
    gösteriye katılmaktan
    hissetmek için karmaşanın
    ılık heyecanın
    o uzay çocuğunun parladığı
    söyle bana
    senden kaçan
    bir şey mi var güneş ışığı
    bu değil miydi
    görmeyi umduğun
    eğer öğrenmek istersen
    ne var bu soğuk gözlerin ardında
    tek yapman gereken
    tırnaklarınla açmaktır
    kendi yolunu

    the thin ice

    annen bebeğini seviyor
    ve baban da
    ve deniz sana
    ılık gelebilir bebek
    ve gökyüzü masmavi
    ooh, ooh,ooh ,ooh,bebek
    ooh, ooh, ooh
    bebek mavi
    ooh, ooh, ooh
    ooh, ooh, bebeğim
    eğer paten kaymaya gitmen gerekirse
    modern yaşamın ince buzu üstünde
    sürüklenirsin ardından
    sessiz kızgınlığı
    gözyaşlarıyla kirletmiş
    milyonlarca gözün
    sakın şaşma
    ayaklarının altındaki
    buz kırıldığında !
    ardından uğuldayarak gelen korkuyla
    buzu tırmalarken
    aklını kaybedersin ,
    derinliklerinden haykırıp uyandığında

    another brick in the wall part i

    babam, okyanus ötesine geçtiğinde
    yalnızca bir anı bırakıp geride
    şipşak bir fotoğraf, aile albümünde !
    baba, başka ne bıraktın geride benim için ?
    baba, ardında benim için ne bıraktın !!!
    hepsi sadece
    duvardaki bir tuğlaydı !
    tüm hepsi , hepsi sadece
    duvardaki tuğlalardı !

    goodbye blue sky

    uuuuuuuu uuuuuuuuuu
    korkmuş insanları gördün mü hiç ?
    düşen bombaları duydun mu hiç ?
    cesur yeni dünyanın verdiği sözleri ?
    yelken açmışken, hiç merak ettin mi
    neden kaçıyoruz sığınaklara,
    açık mavi gökyüzünün altında ?
    korkmuş insanları gördün mü ?
    düşen bombaları hiç duydun mu?
    alevler çoktan söndü
    ama acı hala orada !
    elveda...
    mavi gökyüzü!
    elveda, mavi gökyüzü!
    elveda!
    elveda!

    the happiest days of our lives

    büyüyüp, okula gittiğimizde ,
    bazı öğretmenler vardı ,
    çocukları her fırsatta kıran ,
    yaptığımız her şeyle dalga geçen!
    özenle gizlediğimiz her zayıflığımızı
    açığa çıkarıp , alay eden!
    ama şehirde herkes bilirdi ki
    akşam eve gittiklerinde ,
    şişman ve psikopat karıları
    yaşamlarının her anını karartırlardı

    another brick in the wall part ii

    eğitime ihtiyacımız yok !
    düşünce kontrolüne de ihtiyacımız yok !
    sınıfta aşağılanmaya da !
    öğretmen , çocukları yalnız (rahat) bırak!
    hey, öğretmen ! çocukları rahat bırak!
    hepsi, hepsi sadece,
    duvardaki bir başka tuğla!
    sen de duvardaki bir başka tuğlasın !

    eğitime ihtiyacımız yok!
    düşünce kontrolüne ihtiyacımız yok !
    sınıfta aşağılanmaya da !
    öğretmenler, rahat bırakın çocukları!
    hey, öğretmen ! rahat bırakın çocukları !
    hepsi, hepsi sadece ,
    duvardaki tuğlalardan biriydi.
    hepsi, hepsi sadece,
    duvardaki tuğlalardan biriydi.
    eğitime ihtiyacımız yok !
    sınıfta aşağılanmaya da !

    mother

    anne, ne düşünüyorsun bomba atacaklar mı ?
    anne, ne düşünüyorsun şarkıyı sevecekler mi ?
    anne, ne düşünüyorsun hayalarıma vurmayı deneyecekler mi ?
    uuuoooaahhhh
    anne, duvarı örmeli miyim ?
    anne, başkanlık için yarışmalı mıyım ?
    anne, devlete güvenmeli miyim ?
    anne, beni cepheye gönderirler mi?
    uuuoooaahhhh
    anne, ben gerçekten ölüyor muyum ?

    şimdi sus bebeğim!
    sakın ağlama!

    annen , bütün korkularının gerçek olmasına neden olacak
    annen , tüm korkularını sana da aktaracak .
    annen , seni tam burada , kanatlarının altında tutacak
    uçmana izin vermeyecek ama ötmene laf etmeyecek
    annen , bebeğini rahat ve sıcak tutacak
    ooooh , bebeğim
    ooooh , bebeğim
    ooh, bebeğim!
    elbette ki annen , duvarı örmene yardım edecek

    anne, sence yeterince iyi mi , benim için ?
    anne, sence tehlikeli mi bana ?
    anne, küçük oğlunu parçalar mı ?
    ooooh, anne !
    anne, sence kalbimi kırar mı ?

    sus bebeğim, bebeğim !
    sakın ağlama!

    annen, senin ,için bütün kız arkadaşlarını kontrol edecek.
    annen , kimsenin seni kirletmesine izin vermeyecek.
    sen bekleyecek , sen içeri girene kadar
    annen her zaman bilecek , nerede olduğunu
    annen, bebesini sağlıklı ve temiz tutacak .
    uuooh, bebeğim
    uuooh, bebeğim
    uoh, bebeğim
    her zaman bebek kalacaksın benim için
    anne, ihtiyacım kadar yüksek miydi bu duvar .

    empty spaces

    ne kullanalım boşlukları doldurmak için ?
    açlık dalgalarının haykırdığı
    bu yüzlerin denizinde
    yelken açarak daha da fazla alkış mı arayalım ?
    yeni bir gitar mı alalım ?
    daha güçlü bir araba mı sürelim ?
    bütün gece boyu mu çalışalım ?
    dövüşlere mi katılalım ?
    işıkları mı açık bırakalım
    bombalar mı ataşım
    doğuya mı gidelim ,
    hastalıklara mı yakalanalım
    kemikleri mi gömelim ,
    yuvaları mı dağıtalım
    telefonla çiçek gönderelim
    numara yapalım,
    psikologlara gidelim
    et yemeyi bırakalım
    nadiren uyuyalım
    evde insan besleyelim
    köpekleri eğitime gönderelim
    sıçanları yarıştıralım
    çatı katını nakitle dolduralım
    hazine gömelim, tembellik yapalım
    ama yine de hiç rahatlamayalım
    sırtımız duvara yaslayalım

    young lust

    ben yeniyim buralarda
    yabancıyım bu şehirde
    nerde iyi vakit geçirilir
    kim gösterecek bu yabancıya etrafı
    ooooooooh kirli bir kadına ihtiyacım var
    ooooooooh kötü bir kıza ihtiyacım var
    çöle dönmüş bu yerde
    kendimi gerçek bir erkek gibi hissetmemi sağlıyacak
    bu rock'n roll ucubesini
    oooh , bebek özgürleştir beni
    ooooooooh kötü bir kadına ihtiyacım var
    ooooooooh kirli bir kıza ihtiyacım var

    one of my turns

    günden güne aşk küle dönüşüyor
    ölmekte olan bir adamın teni gibi
    geceden geceye davranıyoruz
    sanki her şey yolundaymış gibi
    ama ben gittikçe yaşlandım
    ve sen de gitgide soğuklaştın
    ve artık hiçbir şey çok eğlenceli değil
    ve hissedebiliyorum krizleriminden birinin geldiğini
    kendimi bir jilet kadar soğuk hissediyorum
    ve de bir sargı bezi kadar sıkı
    bir cenaze davulu kadar kuru
    olduğumu hissediyorum
    yatak odama gel
    soldaki bavulun içinde
    en sevdiğim baltamı bulacaksın
    o kadar korkmuş görünme
    bu sadece geçici bir dönem
    kötü günlerimden biri yalnızca
    tv izlemek ister misin ?
    ya da çarşafların arasına mı girmeyi ?
    yoksa otoyolu izlemeyi mi ?
    bir şeyler yemek ister misin ?
    ya uçmayı öğrenmeyi ?
    ister misin , ister misin denemeye çalıştığımı görmeyi ?
    polisleri çağırmak ister misin ?
    ne düşünüyorsun durmanın vakti geldi mi ?
    neden kaçıyorsun ?

    dont leave me now

    ooooh bebeğim
    şimdi terk etme beni
    nasıl gidebilirsin
    sana nasıl ihtiyacım olduğunu bildiğin zaman da bile ?
    ihtiyacım var sana , ihtiyacım var sana ,
    ihtiyacım var sana , ihtiyacım var sana
    böylesine iğrenç bir cumartesi gecesinde
    ooooh bebeğim
    şimdi terk etme beni
    beni nasıl böyle kandırabilirsin , kaçarak ?
    oooh bebeğim , neden benden kaçıyorsun ?
    oooooooh bebek , oooooooooooooh bebek
    ooooooooooooooohhhh ,ooooohh

    another brick in the wall part iii

    ihtiyacım yok, beni saracak kollara !
    ihtiyacım yok, beni sersemletecek uyuşturuculara !
    duvardaki yazıları görmüştüm ben
    bütün bu şeylere ihtiyacım olduğunu düşünme !
    hayır ! bütün bu şeylere ihtiyacım olacağını düşünme !
    hepsi , hepsi sadece duvardaki tuğlaydı
    hepsi , hepsi duvardaki tuğlaydınız siz !

    good bye cruel world

    elveda zalim dünya
    bugün seni terk ediyorum
    elveda
    elveda
    elveda
    elveda , hepinize
    kalmadı söyleyecek bir şeyiniz
    fikrimi değiştirecek
    elveda

    hey you

    hey sen!
    soğuk havada
    dışarıda bekleyen
    yalnız başına ve yıkılmış olan
    hissedebiliyor musun beni ?
    hey sen!
    geçittin ayakta duran
    kaşınan ayakların ve solmuş gülümsemenle
    beni hissedebiliyor musun?
    hey sen!
    yardım etme onlara
    ışığı yakmaları için
    savaşmadan bırakma
    hey sen
    yalnız başına bekleyen
    telefon yanında çıplak olan
    bana dokunabilir misin?
    hey sen
    kulağını duvara dayamış olan
    çağıracak birini bekleyen
    bana dokunabilir misin?
    hey sen
    taşı, taşımama yardım eder misin
    yüreğini aç ,
    eve geliyorum.
    ama bu sadece bir hayaldi
    gördüğün gibi
    duvar çok yüksekti .
    nasıl denediğin önemli değil ,
    o da kurtulamadı
    ve solucanlar beynini yemiş
    hey sen
    yolda duran ,
    hep söyleneni yapan
    bana yardım edebilir misin?
    hey sen
    duvarın yanındaki
    holde şişeleri kırıyorken
    bana yardım edebilir misin?
    hey sen
    bana , umudun olmadığını asla söyleme
    birlikte dururuz
    bölündüğümüzde yıkılırız ;

    is there anybody out there ?

    dışarıda birisi var mı ?
    dışarıda birisi var mı ?
    dışarıda birisi var mı ?
    #965727 (nonserviam, 07.12.2006 22:40 ~ 22:42)
  21. ve devamı:

    nobody home

    küçük siyah bir defterim var , içinde şiirlerimin olduğu
    bir çantam var , içinde diş fırçam ve tarağımın olduğu
    bazen önüme kemik atarlar , iyi bir köpek olduğumda
    lastik bantlarım var , ayakkabılarımı bağladığımda
    blues yapmış nasırlı ellerimde
    seçebileceğim onüç tane boktan tv kanalı var .
    elektrik ışığım var ,
    ve altıncı hissim ...
    inanılmaz gözlem güçlerim var ,
    ve bu sayede biliyorum
    telefonla seni aradığımda
    kimsenin evde olmayacağını.
    hendrixvari permam oldu
    yanık küçük delikler ,
    ve sevdiğim saten gömleğimin üstünde .
    nikotin lekeleri parmaklarımda .
    gümüş bir kaşık var zincirimde
    cenaze marşımı çalacak büyük piyanom var
    vahşi bakışlı gözlerim var
    güçlü bir uçma isteğim var
    ama yok uçabilecek bir yerim
    oooh bebek , telefonu aldığımda
    hala evde kimse yok
    ve benim adi gohill marka botlarım ,
    çürüyen köklerim var

    vera

    vera lynn 'ni hatırlayan biri
    var mı buralarda ,
    onun nasıl söylediğini hatırlayan ?
    " yeniden karşılaşacağız belki de,
    güneşli bir günde " .
    vera , vera
    ne oldu sana ?
    başka biri daha var mı ,
    benim gibi hisseden ?

    bring the boys back home

    çocukları evlerine geri getirin
    çocukları evlerine geri getirin
    tek başlarına bırakmayın çocukları
    çocukları evlerine geri getirin
    çocukları evlerine geri getirin
    tek başlarına bırakmayın çocukları
    çocukları evlerine geri getirin

    comfortably numb

    kendini kötü hissettiğini duydum
    acını hafifletebilirim
    ve seni tekrar ayağa kaldırabilirim .
    gevşe gevşe sadece bilgiye ihtiyacım var
    sadece temel şeyler
    neren ağrıyor , göster bana ?
    azalttığın hiçbir acı yok
    uzak bir geminin dumanı
    yükseliyor ufukta
    sen sadece dalgaları yararak
    geliyorsun bana
    dudakların kıpırdıyor
    ama ne dediğini duyamıyorum
    ateşlenmiştim çocukken
    ellerim iki balon gibiydiler
    aynı hisse yeniden kapıldım şimdi
    açıklayamam , anlayamazsın da
    bu ben değilim
    rahat bir uyuşukluktayım
    rahat bir uyuşukluktayım
    tamam tamam
    sadece ufak bir iğne
    daha fazla olmayacak "ahhhhh ! "
    ama sen kendini biraz hasta hissedebilirsin
    ayağa kalkabilecek misin ?
    inanıyorum ki işe yaradı , iyi
    bu seni gösteriye gidene dek tutar
    hadi , gitme vakti
    azalttığın hiçbir acı yok
    uzak bir geminin dumanı
    yükseliyor ufukta
    sen sadece dalgaları yararak
    geliyorsun bana
    dudakların kıpırdıyor
    ama ne dediğini duyamıyorum
    çocukken birşey geçmişti ,
    gözlerimin önünden.....,
    dönüp bakmıştım ama gitmişti.
    şimdi betimleyemiyorum onu
    çocuk büyüdü
    hayal gitti
    ve rahat bir uyuşukluğa başladım ...

    the show must go on

    oooh anne oooh baba
    gösteri devam etmeli mi ?
    oooh baba beni eve götür .
    ooooh anne hadi gidelim

    bir hata olmalı
    izin vermek istememiştim onlara
    ruhumu alıp götürmeleri için
    çok mu yaşlıyım, çok mu geç artık

    oooh anne oooh baba
    nereye gitti duygularım ?
    oooh anne oooh baba
    hatırlayacak mıyım şarkıları ?
    gösteri devam etmeli

    in the flesh

    demek sen
    gösteriye katılmaktan
    hoşlanabileceğini düşündün
    hissetmek için karmaşanın
    ılık heyecanını
    ve o uzay çocuğunun parladığı
    günışığım , sana kötü haberlerim var
    pink iyi değil otelinde kaldı
    onlarda kendilerini temsil etmemiz
    için bizi gönderdiler
    ve siz hayranlarının yüzünü
    ortaya çıkaracağız
    eşcinsel var mı ,
    bu gece bu tiyatroda ?
    onları dizin duvarlara !
    şu spot ışıkları altındaki de
    iyi görünmedi gözüme !
    onu da dizin duvarlara !
    şuradaki yahudiye benziyor ,
    ve şu da zenciye ,
    kim izin verdi ,
    bu ayak takımının içeri girmesine ?
    orda sigara içen biri var ,
    ve oradaki de sivilceli .
    eğer yolunu bulsaydım ,
    hepinizi kurşuna dizerdim !

    run like hell

    koş,koş,koş,koş ,koş,koş,koş,koş
    koş,koş,koş,koş ,koş,koş,koş,koş,
    iyi olur , maskelediğin yüzünle
    ve perdelenmiş gözlerinle
    ve kapattığın dudaklarınla
    boş gülümsemenle ve aç kalbinle
    boş gülüşün ve aç yüreğin ile
    suçlu geçmişinden gelip
    ağzına varan safrayı tat
    deniz kabuğu kırıldığında
    sinirlerin yıpransın
    ve çekiçler kapını parçaladığında ,
    en iyisi kaç !
    koş,koş,koş,koş ,koş,koş,koş,koş
    koş,koş,koş,koş ,koş,koş,koş,koş,
    en iyisini yaparsın,
    bütün gün kaçmakla .
    en iyisini yaparsın,
    tüm gece kaçmakla .
    ve kirli duygularını ,
    içinin derinliklerinde sakla
    eğer dışarı çıkarırsan
    kız arkadaşını bu gece .
    iyiye işarettir ,
    arabanı uzağa park etmen .
    çünkü kızın saçlarına
    yapışmışken yakalanırsan ,
    arka koltukta .
    seni annene geri postalarlar ,
    koli paketinin içinde .
    en iyisi koş .

    waiting for the worms

    ooooh şimdi ulaşamazsın bana
    ooooh önemli değil nasıl denediğin
    elveda zalim dünya ,
    bitti , geçti .
    bekliyoruz , ölü ağaçları kesmeyi
    bekliyoruz , zayıfları zararlı otlar gibi temizlemeyi
    bekliyoruz , camlarını kırıp , kapılarını tekmeleyi
    bekliyoruz , zinciri güçlendirmek için son çareyi
    bekliyoruz , solucanları izlemeyi
    görmek ister miydin dostum ,
    britanya'nın yeniden hüküm sürdüğünü ?
    tek ihtiyacın olan şey ,
    solucanları izlemektir .
    çekiç!çekiç! çekiç!çekiç!
    çekiç!çekiç! çekiç!çekiç!
    çekiç!çekiç! çekiç!çekiç!
    çekiç!çekiç! çekiç!çekiç!

    stop

    dur
    eve gitmek istiyorum
    bu üniformayı çıkarmak
    ve şovdan ayrılmayı
    ve bu hücrede bekliyorum
    çünkü bilmeliyim
    bunca zamandır suçluydum ?

    the trial

    günaydın saygıdeğer solucan,
    dosya ortaya çıkaracaktır ki ;
    karşınızda duran tutuklu ,
    duygularını açığa vururken ,
    suçüstü yakalanmıştır ,
    kanlı elleriyle .
    insan doğasının duygularını .
    kendisinden utanmalı !
    böyle olmayacak ,
    okul müdürünü çağırın !
    her zaman demişimdir ,
    asla iyi yetişmeyecek diye .
    sonlandırırken saygıdeğer efendim ;
    eğer kendi yöntemime izin verseydiler ,
    onu adam ederdim ben
    lakin elim kolum bağlıydı.
    kanayan yürekler ve artistler
    cinayet işlemesini sağladılar
    bırakın çekiçle vurayım ona bugün
    çılgın, tavan arası oyuncakları ,çılgın
    gerçekten balığa çıkmıştım
    misketlerimi almış olmalılar ,
    çılgın, tavan arası oyuncakları ,çılgın
    seni küçük pislik , şimdi boka battın
    umarım oraya kitler ve anahtarı atarlar
    daha sık konuşmalıydın , benimle
    ama hayır !
    kendi bildiğini yapman gerekiyordu .
    son zamanlarda yuva yıktın mı hiç ?
    sadece beş dakika saygıdeğer solucan ,
    o ve ben yalnız ...,
    bebeğim , annene gel bebeğim
    bırak kollarıma alayım
    başının belaya girmesini hiç istemedim
    neden benden neden ayrıldı ki ?
    saygıdeğer efendim , bırakın onu eve götüreyim .
    çılgınlık gökkuşağının üzerinde , çılgınım !
    pencerelerde parmaklıklar ,
    duvarda kapı olmalıydı ,
    ben geldiğimde ...
    çılgınlık gökkuşağının üzerinde , çılgın !
    mahkemenin elindeki deliller , tartışılamaz
    gerek yok jürinin ayrılmasına
    karar vermek için .
    yargılama yaptığım yıllar içinde ,
    bundan daha fazla hak edeni duymamıştım
    hukukun tüm cezalarını .
    kibar karına ve annene
    acı çektirme yolun
    kusturuyor beni , midemi bulandırıyor
    ancak dostum,
    en derin korkunu gösterdin
    seni gönderiyorum .
    benzerlerinin önüne .
    duvarı yıkman için ...
    yık duvarı ,yık duvarı ,
    yık duvarı ,yık duvarı ,
    yık duvarı ,yık duvarı ,
    yık duvarı ,yık duvarı ...

    outside the wall

    yapayalnız veya ikişer ikişer
    seni gerçekten sevenler
    duvarın dışına ya da
    yukarsına ve aşağısına
    bazıları elele
    bazıları grupça birlikte
    kanayan yürekler ve artistler
    boy gösteriyorlar
    ve herşeyleri verdiklerinde
    hepsinden sonra
    bazıları sendeler ve düşer
    kolay değil tabii
    yüreğinin çarpması
    çılgın heriflerin duvarları dibinde
    #965735 (nonserviam, 07.12.2006 22:41)
  22. pink floyd'un efsanelerini toplayan iki cd'lik albümü...
    #1451988 (beholderr, 25.03.2007 15:37)
  23. bir pink floyd albümü. daha ne denilebilir ki başka? pink floyd işte.
    http://en.wikipedia.org/wiki/The_Wall

    bu albümü temel alan (bkz: temel almak) filmin adı the wall değil, pink floyd the wall'dur.
    #1465989 (stockton to malone, 29.03.2007 04:29)
  24. muhteşem pink floyd albumu.gerçek muzisyenlerden gerçek şarkılar.
    #1466000 (jagatai, 29.03.2007 04:34)
  25. efsane gruba çekilmiş efsane film.
    #1508089 (lost control, 09.04.2007 05:28)
/ 2
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

the wall başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. the wall ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu the wall nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about the wall. Copyrights of the articles are belong to their authors.