bugün
- atatürk'ü sevmemek8
- yazarların akıl hocaları9
- birazdan temmuza giriyoruz15
- yengeç burcu zamanında olmamız8
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası5
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı10
- türkçülük3
- siyonizm yahudilik değildir5
- çin mahallesindeyim çabuk çince küfür öğretin6
- boyalı da saçların6
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak5
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- sevişirken yapılması gerekenler8
- beyler bik bik erkek8
- gerizekalı yazarlar zirvesi4
- iyi futbol oynar mısınız5
- en sevilen gavur adı soyadı4
- en son seviştiğin zaman3
- lp3
- paraguaylı kaleci orlando gill'in hikayesi2
- pandela18
- bazı yazarların mal olduğu gerçeği3
- tai lung17
- hiç kız olmayan sözlük5
- arkadaşlar bakar mısınız lütfen7
- kocamın ayaklarını yıkarım6
- ben geldim naneler7
- sözlüğün en şişko kadın yazarı9
- ferdi özbeğen dinleyen erkek5
- sözlükte dillere destan bir aşk yaşamak istemek7
- fransa7
- isveç5
- askerde en sevdiğiniz komutan4
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- nutuk2
- meme uçlarım kaşınıyor emsene diyen kız4
- trollerin akşama doğru çekilmesi2
- içinde seks olmayan dizi'ya da film izlemek3
- adananın normal bir şehir olmaması4
- amsızlık2
- kadınların sevişirken sertlikten hoşlanması4
- spor yapmayan erkek2
- nöbette uyuyan askeri öperek uyandırmak4
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı9
- hoşgörü dini islam12
- iremga6
- türklerin gerizekalı bir millet olması4
- atatürk ölmedi kalbimizde yaşıyor2
- şeyhin götüne priz sokmak8
- hanife gürdal2
entry'ler (98)
Kediler Nasıl Ölür ?
Her şey bir akşam geç saatte eve gelip kapıyı açtığınızda başlar.
Daha doğrusu kapıyı açmadan.
O akşam belki de ilk defa o tanıdık miyavlamayı işitmezsiniz. Anahtarı çevirirken, içerdeki sessizlik içinize hüzünlü bir tenhalığı bırakıp geçer.
Sanki bir çizik atar. içinize bir kuşku, ne bileyim anlamını çok sonraları çıkaracağınız bir korku bırakır.
Yanılmamışsınızdır. Kapıyı açtığınızda, o kapkara tüyleri, tüylerin içinden bakan o tanıdık cıvıltılı gözleri göremezsiniz.
Anahtar elinizdeyken, -Kedi- diye seslenirsiniz.
On beş yıl boyunca her -Kedi- deyişinizde koşarak size gelen, cıvıltılı miyavlamalar çıkaran, kuyruğunu hiç bitmeyen mutluluk ritimleriyle sallayan o aile ferdinden yine ses gelmez.
Bir daha, bir daha seslenirsiniz. Zaman zaman yaptığı kaprislerden biri diye düşünürsünüz.
Hayır… Bir tuhaflık vardır. Daha doğrusu sessizliğin dili, size iyi gitmeyen bir şeylerin kötü haberini vermeye başlar.
Kediniz artık hastadır. Hem de yaşlı bir hasta.
Geceleri tuhaf ve acılı miyavlamalarla uyanırsınız. Arkasından kusmalar gelir. En sevdiği yiyecekleri önüne koyarsınız. Başını okşayarak yemesine yardımcı olmak istersiniz.
Nafile…
Ve sessiz günler başlar. Miyavlamayan kedinin suskun bekleyiş günleri.
Geceler zorlaşır.
işte öyle günlerden birinde kedinizin dolapların altına, karanlık kuytulara, evin dışına kaçmaya çalıştığını fark edersiniz.
Kondurmak istemeseniz de, kediniz artık ölüme hazırlanmaktadır. Aranızda son mücadele başlar.
O kuytulara kaçmak ister, siz ise onu daha çok yatağınıza almaya çalışırsınız…
Ve artık ona serum verdiğiniz bir günün akşamında, o çaresiz gözlerdeki ışık iyice sönmeye başlar.
Onu o gece yanınıza yatağa alırsınız.
-Kedi- diye seslendiğinizde, zorla başını kaldırıp size bakar. iyice küçülmüş yüzünde yine de o tanıdık ifadeyi yakalarsınız.
Sabaha karşı uyandığınızda, onu yataktan atlamaya çalışırken bulursunuz. Daha doğrusu düşmeye…
Kucağınıza alıp aşağıya indirir, büyük bir ihtimamla her zamanki yerine yatırırsınız.
Ardından derin bir uykuya dalar. ‘‘Kedi’’ diye seslenirsiniz. Kafası kalkmaz. Sadece kuyruğunu çok hafifçe sallayıp içgüdüsel bir cevap verir.
-Miyav- sesini işitemezsiniz. Çünkü bütün gücünü, son andaki -elveda miyavlamasına- ayırmıştır.
Kucağınıza alırsınız. Hafif dokunuşlarla başını okşarsınız, okşarsınız. Tıpkı 15 yıldır yaptığınız gibi zamanı durdurmaya çalışırsınız.
Nefes alıp verişleri hafiflemeye başlar.
Sonunda çok derinden, uzaklardan gelen üç küçük miyavlama işitirsiniz.
işte o elveda miyavlamasıdır!
Vakur ve sessiz veda miyavlamaları ile sizi bırakıp giderler
Her şey bir akşam geç saatte eve gelip kapıyı açtığınızda başlar.
Daha doğrusu kapıyı açmadan.
O akşam belki de ilk defa o tanıdık miyavlamayı işitmezsiniz. Anahtarı çevirirken, içerdeki sessizlik içinize hüzünlü bir tenhalığı bırakıp geçer.
Sanki bir çizik atar. içinize bir kuşku, ne bileyim anlamını çok sonraları çıkaracağınız bir korku bırakır.
Yanılmamışsınızdır. Kapıyı açtığınızda, o kapkara tüyleri, tüylerin içinden bakan o tanıdık cıvıltılı gözleri göremezsiniz.
Anahtar elinizdeyken, -Kedi- diye seslenirsiniz.
On beş yıl boyunca her -Kedi- deyişinizde koşarak size gelen, cıvıltılı miyavlamalar çıkaran, kuyruğunu hiç bitmeyen mutluluk ritimleriyle sallayan o aile ferdinden yine ses gelmez.
Bir daha, bir daha seslenirsiniz. Zaman zaman yaptığı kaprislerden biri diye düşünürsünüz.
Hayır… Bir tuhaflık vardır. Daha doğrusu sessizliğin dili, size iyi gitmeyen bir şeylerin kötü haberini vermeye başlar.
Kediniz artık hastadır. Hem de yaşlı bir hasta.
Geceleri tuhaf ve acılı miyavlamalarla uyanırsınız. Arkasından kusmalar gelir. En sevdiği yiyecekleri önüne koyarsınız. Başını okşayarak yemesine yardımcı olmak istersiniz.
Nafile…
Ve sessiz günler başlar. Miyavlamayan kedinin suskun bekleyiş günleri.
Geceler zorlaşır.
işte öyle günlerden birinde kedinizin dolapların altına, karanlık kuytulara, evin dışına kaçmaya çalıştığını fark edersiniz.
Kondurmak istemeseniz de, kediniz artık ölüme hazırlanmaktadır. Aranızda son mücadele başlar.
O kuytulara kaçmak ister, siz ise onu daha çok yatağınıza almaya çalışırsınız…
Ve artık ona serum verdiğiniz bir günün akşamında, o çaresiz gözlerdeki ışık iyice sönmeye başlar.
Onu o gece yanınıza yatağa alırsınız.
-Kedi- diye seslendiğinizde, zorla başını kaldırıp size bakar. iyice küçülmüş yüzünde yine de o tanıdık ifadeyi yakalarsınız.
Sabaha karşı uyandığınızda, onu yataktan atlamaya çalışırken bulursunuz. Daha doğrusu düşmeye…
Kucağınıza alıp aşağıya indirir, büyük bir ihtimamla her zamanki yerine yatırırsınız.
Ardından derin bir uykuya dalar. ‘‘Kedi’’ diye seslenirsiniz. Kafası kalkmaz. Sadece kuyruğunu çok hafifçe sallayıp içgüdüsel bir cevap verir.
-Miyav- sesini işitemezsiniz. Çünkü bütün gücünü, son andaki -elveda miyavlamasına- ayırmıştır.
Kucağınıza alırsınız. Hafif dokunuşlarla başını okşarsınız, okşarsınız. Tıpkı 15 yıldır yaptığınız gibi zamanı durdurmaya çalışırsınız.
Nefes alıp verişleri hafiflemeye başlar.
Sonunda çok derinden, uzaklardan gelen üç küçük miyavlama işitirsiniz.
işte o elveda miyavlamasıdır!
Vakur ve sessiz veda miyavlamaları ile sizi bırakıp giderler
sol frame'de görünce allahuekber! diye bağırdığım queen şarkısıdır. Senfoni rock - hard rock - alternative rock - heavy metal tarzlarını barındırır. Solosu can alıcıdır.
mesaj çok güzel gelsene.
main riff'in twin kick'lerini in waves'e benzettiğim şarkı. brutalden uzak olsa da gayet sağlam bir parçadır.
Matt heafy'nin vibrato tekniği ve clean vokali öne çıkmıştır. Klibinin görüntü kalitesi iyi olsa konu pek sağlam olmamıştır. Ha bir de setlistlerini paylaşmışlar.
starbucks'larda bok mu var deyip evde kendi soğuk kahvesini yapmak isteyen bünyenin karşılaştığı sorun.
eldeki malzemeler
1 paket bitter çikolata
süt
nescafe gold/3'ü birarada sade/3'ü bir arada lattedir.
şu gariban yazarı yazın köpeköldüren sıcaklarından korumak isteyen, buzlu kahve tarifini bilen bir hayırseverin aydınlatmasını isterim.
eldeki malzemeler
1 paket bitter çikolata
süt
nescafe gold/3'ü birarada sade/3'ü bir arada lattedir.
şu gariban yazarı yazın köpeköldüren sıcaklarından korumak isteyen, buzlu kahve tarifini bilen bir hayırseverin aydınlatmasını isterim.
(bkz: nick kardeşliği) hiçbir fikrim yok kardeşim.
kill the king
the king is dead long live the king.
megadeth - kill the king
the king is dead long live the king.
megadeth - kill the king
oğlancı sandığı axl rose'la kavga etmesine sebep olmuştur.
livays olarak okunur.
yaran olaydır.
şivanperver.
berkay, poyraz, göktuğ.
aşağıdaki gibidir.
511 ms: 1 1.90
512 ms: 2 1.20
516 ms: 1 alt 3.63
503 ms: 0 3.00 (bu maçtan yatacak)
9.73 oran
511 ms: 1 1.90
512 ms: 2 1.20
516 ms: 1 alt 3.63
503 ms: 0 3.00 (bu maçtan yatacak)
9.73 oran
orospu çocukluğudur.
Kafkas. Ahıska Türk'üyüm.
Isınan hava yükselir götü kalkar dünyaya zararlıdır.
http://www.twitter.com/metaliseviyorum
Günlerdir tweetlerini keyifle okumama rağmen troll olup olmadığını henüz çözemedim. müziği kullanarak popüler olmaya çalışan insan çok ancak bu onlardan mı bilinmez. Twitler bu şekilde giderse memet ali gibi patlar bu hesap. troll değilse gerçekten vay haline. evet hepimiz bu aşamaya gelirken poserlıktan geçtik ancak bu kadar ağır da yaşamadık..
not: reklam amaçlı değildir facebook'ta 18 bin beğenili "mayıstaki nirvana konseri" sayfası paylaştığı için dikkatimi çekti..
http://m.imgur.com/5e5havc bir twiti
arkadaşlar tahminimce trollemeye çalışmış ancak bunları beyinsiz bir pale kızımızın yazma ihtimali de yüksek.
Günlerdir tweetlerini keyifle okumama rağmen troll olup olmadığını henüz çözemedim. müziği kullanarak popüler olmaya çalışan insan çok ancak bu onlardan mı bilinmez. Twitler bu şekilde giderse memet ali gibi patlar bu hesap. troll değilse gerçekten vay haline. evet hepimiz bu aşamaya gelirken poserlıktan geçtik ancak bu kadar ağır da yaşamadık..
not: reklam amaçlı değildir facebook'ta 18 bin beğenili "mayıstaki nirvana konseri" sayfası paylaştığı için dikkatimi çekti..
http://m.imgur.com/5e5havc bir twiti
arkadaşlar tahminimce trollemeye çalışmış ancak bunları beyinsiz bir pale kızımızın yazma ihtimali de yüksek.
hadi ya pek zor olmamalı.
Barça'da kendini ülkücü olarak tanıtması ve çinli diye takım arkadaşlarını toplayıp neymar'ı dövmesi sonucu gülmekten öleceğim durum.