bugün
- sözlük kürdü40
- başkomutan recep tayyip erdoğan6
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam8
- 1 11 2026 bulgarda seçim kadın cumhurbaşkanı 58 oy4
- millette manyak para var4
- geri dönüşüm2
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler20
- sözlükteki çiftçi yazarlar4
- para için hiç sevmediğin birine köpeklik yapmak2
- ben her sene ülkeme gelip döviz sokuyorum8
- ileri dönüşüm2
- simko323
- cop312
- aç uyumak6
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- osman pamukoğlu6
- hangi ülke de doğmak isterdin16
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir7
- etnik köken20
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- ırkçılık yapmayın12
- geçmişe götüren şarkılar2
- ermenilerin kürtleri katlettiği gerçeği10
- sabahları nefret edilen şeyler2
- çocuğunun ismini johnny koyan ebeveyn6
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği3
- doğu da bir evet git açım de9
- yarın sabah işe gidecek olmak2
- yazılımcıların flört algoritması3
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik5
- ctrlx6
- giresun'un trabzon'a komşu olması2
- kadın çenesi2
- evde yalnız yaşamanın verdiği inanılmaz keyif11
- nervio24
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar10
- kürtlüğü gündeme getirerek dikkat çekmek6
- kürt kızına baban terörist mi demek6
- en iyi çizgi filmler9
- sigara6
- sevgi vs aşk5
- hangi yazara aşıksınız8
- kürt olayının özeti5
- her sözlük aşkı nefretle başlar9
- sözlükteki zengin yazarlar9
- sımsıkı sarılmak istenilen yazarlar7
- kadın sürücüye evine git yemek yap diyen sürücü6
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- amedspor22
- dünyadaki en kolay meslek7
entry'ler (1)
Ya ne biliyor musunuz? Üzülüyorum ya, gerçekten üzülüyorum sürekli. Osmanlı da dahil olmak üzere hatta Selçukluları da dahil edebiliriz buna bu millet bir kere bile rahat etmedi ya. Rahat ettim sandı yalnızca. Şu altına entry girdiğim adam belki proje adamıydı belki de gerçekten bir kahramandı hiç bilmiyorum ama çıkardı bu ülkeyi o sefil günlerden. Yolda yorulduğunu bile düşünmeyen en sonunda vücudunun ihanetine uğrayıp ölen analarımızı, vücutlarına giren kurşunlar ve dipçiklerden ölen 12 yaşındaki Mehmet''çik''leri. Soğuktan minicik bedenleriyle can veren bebekleri. Haketmeyerek ölen herkesi. Ölümün haketmesi de olmaz ya ama yaşadığımız dünyada var artık. Zorla da olsa var.
AKP adlı bir hükümetimiz var, kasetleri de çıktı, oynama olmadığı onaylandı, hırsız diyorlar, yapabildiğim tek şey söyleneni çat pat bildiğim diğer dillerde farklı sitelerden okumak tüm yanlarını görmek için. Bir %50 var çok seviyorlar, böyle yönetilmekten mutlular. Diğer %50 var bu onlar için zulüm. Zulümde olduklarını hisseden bölüm protestolar yapıyorlar, geziler var, kendi propagandalarını yapmak en sevdikleri belki de haklılar. Seven bölüm ise RTE, Uzun Adam sloganları atıyorlar, sen ne dersen o kafasındalar belki de bunlar haklılar. Herkes beraber olmuş diyor ki gitsin, insin artık tepeden, özgürlük olan, mutlu olduğumuz, refah seviyesinde yaşadığımız, gerçekten ilerlediğimiz (zira ilerlediğimizi iddia eden yöneticilerimiz asfaltla, havalimanıyla ilerlediğimizi sanıyor ki ben demiyorum ki olmasın, her yer yemyeşil olsun falan. Sadece kendimizi tüketiyoruz. Bir süre sonra biteceğiz.) bir hayat istiyoruz yeni birileri gelsin. Diyorum ki yine haklı olabilirler sanırım. Sonra bakıyorum siyasete, geriye kalan seçeneğimiz olan on bilmem küsür partiye hangisi gelsin diyorum kendime içinden çıkamıyorum. Aradığımız huzur tam olarak kimde? Ne zaman gerçekten halk olarak her dakikamızın partide ne olmuş kim kime laf atmış kim birini dövmüş diye sormadan beraber olabileceğimiz mutlu hayata sahip olabileceğiz? Yani siz söyleyin bana, hangisine vereyim ki sonunda sen kürt müsün o zaman öl, sen türk müsün sen de öl, aa sen laz mısın o zaman hadi espri yapayım gibi saçmalıklar olmadan yaşayabilme hakkım tanınsın?
internette şans eseri tanıştığım benimle aynı yaştaki yabancı arkadaşım şu sıralar tatilde arkadaşlarıyla. Geziyor istediği yeri, görerel öğreniyor, konserlere gidiyor, hayatın renklerine bakıyor her an yeni bir insanın yüzlerini okuyarak, şarkıların ritmini hissediyor. Aynısını ben ailemle yapmak istiyorum. Ortalama ömür 75 yaş ise ebeveynlerimin 25 senesi var. Ama ben napmak zorundayım biliyor musunuz? Ygs ve Lys çalışmak zorundayım. Çünkü ''mutlu olmak'' için en üst noktada bir işim, master-doktoram, native olduğum türkçe harici 3 dilimin olması gerekiyor. Bu yüzden yapamıyorum. Babam okuyayım diye emekliliği geldiği halde çalışmaya devam etmek zorunda. Sadece 16 yaşındayım ve onlara doyamamış olucam sözlük. Benim onlarla vakit geçirmem, kişiliğimi oluşturmam, hobilere sahip olmam gerekirken ben geleceğime güvensiz ve umutsuz bakmama rağmen ders çalışmak ve politikayla ilgilenmke zorundayım. Arkadaşlarımla bari bir gün nefes alalım hem doğum günü de kutlarız pasta yemek için diye gayet masumane bir fikir ortaya attığımda hemen arkasından gelen ya bomba patlarsa, ya bıçaklanırsak ya kurşun yersek, ya şarapnel gelirse temalı korku dolu reddedilme cevaplarına alıştım ben sözlük.
16 yaşındayım ve korkuyorum. Ölmek istemiyorum. Ailemin de ölmesini istemiyorum. Ağlamak da istemiyorum üzülmek de. Annem ve babamı tanımadan ayrılmak da istemiyorum. Ben istemiyorum da beni dinleyen kim ki.
Açıkçası partiniz de batsın, ideolojileriniz de batsın, para için gözünüzün dönmüşlüğü de batsın, millet için burdayız yalanına sığınarak kendinizi kandırdığınız her şey batsın. Insan olduğumuzu unutan herkesin her şeyi batsın. Umarım zorla da olsa elde ettiğiniz her şey size uğursuzluk getirir.
Yabancı ve hayalini kurduğumuz, Türkiye de böyle olsun dediğimiz ülkelerde yaşayan arkadaşlarım hayatı, ailelerini tanırlarken ben bunları yazmak zorundayım çünkü içime çok düştü anlıyor musunuz? Çaresiz olduğumu farkettim ve o çaresizliği hissettim.
16 yaşındayım ve bunları yazıyorum...
Hepimizin birlik olduğu, ne yönetenlerin ne yönetilenlerin adaletsiz olduğu, kavgasız, dövüşsüz, birbirimize gülümsediğimiz ve herkesin tanımasalar bile birbirine günaydın deme nezaketi gösterebileceği bir ''Yeni Türkiye'' umuduyla...
Huzur içinde uyuyorsan mutluyum Atam, ama ne olursun uyan. Yeterince uyudun ve senin küçüklerin bizim ise büyüklerimiz hiçbir halt edemediler Atam. Ne olur gel ve düzelt bizi. Sana ve o ruha ihtiyacımız var.
AKP adlı bir hükümetimiz var, kasetleri de çıktı, oynama olmadığı onaylandı, hırsız diyorlar, yapabildiğim tek şey söyleneni çat pat bildiğim diğer dillerde farklı sitelerden okumak tüm yanlarını görmek için. Bir %50 var çok seviyorlar, böyle yönetilmekten mutlular. Diğer %50 var bu onlar için zulüm. Zulümde olduklarını hisseden bölüm protestolar yapıyorlar, geziler var, kendi propagandalarını yapmak en sevdikleri belki de haklılar. Seven bölüm ise RTE, Uzun Adam sloganları atıyorlar, sen ne dersen o kafasındalar belki de bunlar haklılar. Herkes beraber olmuş diyor ki gitsin, insin artık tepeden, özgürlük olan, mutlu olduğumuz, refah seviyesinde yaşadığımız, gerçekten ilerlediğimiz (zira ilerlediğimizi iddia eden yöneticilerimiz asfaltla, havalimanıyla ilerlediğimizi sanıyor ki ben demiyorum ki olmasın, her yer yemyeşil olsun falan. Sadece kendimizi tüketiyoruz. Bir süre sonra biteceğiz.) bir hayat istiyoruz yeni birileri gelsin. Diyorum ki yine haklı olabilirler sanırım. Sonra bakıyorum siyasete, geriye kalan seçeneğimiz olan on bilmem küsür partiye hangisi gelsin diyorum kendime içinden çıkamıyorum. Aradığımız huzur tam olarak kimde? Ne zaman gerçekten halk olarak her dakikamızın partide ne olmuş kim kime laf atmış kim birini dövmüş diye sormadan beraber olabileceğimiz mutlu hayata sahip olabileceğiz? Yani siz söyleyin bana, hangisine vereyim ki sonunda sen kürt müsün o zaman öl, sen türk müsün sen de öl, aa sen laz mısın o zaman hadi espri yapayım gibi saçmalıklar olmadan yaşayabilme hakkım tanınsın?
internette şans eseri tanıştığım benimle aynı yaştaki yabancı arkadaşım şu sıralar tatilde arkadaşlarıyla. Geziyor istediği yeri, görerel öğreniyor, konserlere gidiyor, hayatın renklerine bakıyor her an yeni bir insanın yüzlerini okuyarak, şarkıların ritmini hissediyor. Aynısını ben ailemle yapmak istiyorum. Ortalama ömür 75 yaş ise ebeveynlerimin 25 senesi var. Ama ben napmak zorundayım biliyor musunuz? Ygs ve Lys çalışmak zorundayım. Çünkü ''mutlu olmak'' için en üst noktada bir işim, master-doktoram, native olduğum türkçe harici 3 dilimin olması gerekiyor. Bu yüzden yapamıyorum. Babam okuyayım diye emekliliği geldiği halde çalışmaya devam etmek zorunda. Sadece 16 yaşındayım ve onlara doyamamış olucam sözlük. Benim onlarla vakit geçirmem, kişiliğimi oluşturmam, hobilere sahip olmam gerekirken ben geleceğime güvensiz ve umutsuz bakmama rağmen ders çalışmak ve politikayla ilgilenmke zorundayım. Arkadaşlarımla bari bir gün nefes alalım hem doğum günü de kutlarız pasta yemek için diye gayet masumane bir fikir ortaya attığımda hemen arkasından gelen ya bomba patlarsa, ya bıçaklanırsak ya kurşun yersek, ya şarapnel gelirse temalı korku dolu reddedilme cevaplarına alıştım ben sözlük.
16 yaşındayım ve korkuyorum. Ölmek istemiyorum. Ailemin de ölmesini istemiyorum. Ağlamak da istemiyorum üzülmek de. Annem ve babamı tanımadan ayrılmak da istemiyorum. Ben istemiyorum da beni dinleyen kim ki.
Açıkçası partiniz de batsın, ideolojileriniz de batsın, para için gözünüzün dönmüşlüğü de batsın, millet için burdayız yalanına sığınarak kendinizi kandırdığınız her şey batsın. Insan olduğumuzu unutan herkesin her şeyi batsın. Umarım zorla da olsa elde ettiğiniz her şey size uğursuzluk getirir.
Yabancı ve hayalini kurduğumuz, Türkiye de böyle olsun dediğimiz ülkelerde yaşayan arkadaşlarım hayatı, ailelerini tanırlarken ben bunları yazmak zorundayım çünkü içime çok düştü anlıyor musunuz? Çaresiz olduğumu farkettim ve o çaresizliği hissettim.
16 yaşındayım ve bunları yazıyorum...
Hepimizin birlik olduğu, ne yönetenlerin ne yönetilenlerin adaletsiz olduğu, kavgasız, dövüşsüz, birbirimize gülümsediğimiz ve herkesin tanımasalar bile birbirine günaydın deme nezaketi gösterebileceği bir ''Yeni Türkiye'' umuduyla...
Huzur içinde uyuyorsan mutluyum Atam, ama ne olursun uyan. Yeterince uyudun ve senin küçüklerin bizim ise büyüklerimiz hiçbir halt edemediler Atam. Ne olur gel ve düzelt bizi. Sana ve o ruha ihtiyacımız var.