bugün
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı15
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi4
- üniversite mezunu olmak için üniversite okumak4
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar3
- zamandışı düşkünlüğü2
- yan gelip yatan yuzır2
- kötü biri olduğunu bilmek6
- çocuk parklarındaki yalnız yetişkin yasağı3
- diyanetin abd'deki villaları9
- abd milli futbol takımı2
- kadınların sürekli sorun çıkarması2
- seçmeninin ak parti den kopma koşulu3
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- kilo vermenin çok zor olması2
- ona bir şey söyle13
- true denilen yazar10
- en iyi antidepresan7
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- cyle larin'in gol sevinci açıklaması2
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- erkeğin evlenince eşine it gibi davranması2
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- arkadaşlar nasılsınız6
- chp'nin hali ne olacak49
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- acıkmamak için öneriler5
- deli olduğunun farkına varmak5
- cilgincapkin221
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- borçlarınızın ne zaman biteceğini biliyor musunuz2
- rahmi koç3
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- gammazlar çetesi17
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- kontrat fosfor karburator5
- sarı yeleli aslan trump8
- ben bu yazıyı oğluma yazdım2
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- anın görüntüsü18
- mor semsiyeli yabanci14
- gocu26
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn2
- zallın fake hesabı var mı9
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
entry'ler (23)
kişisel mahlasımdır. uzun uzadısı mermiye ucan kafa atan adam'dır.
http://inaturl.com/28259
http://inaturl.com/54574
http://inaturl.com/28259
http://inaturl.com/54574
eski kimliğinden arınmış şimdilerde tertemiz ve çok kaliteli bir sözlük.
taylanda plastik beşgen şişeler başta olmak üzere çeşitli malzemelerden yapılan sağlam evlere verilen isim.
Ucuz ve dayanıklıdır. Tayland'daki versiyonunda kendi elektriğini kendi üretiyor ve sıfır masraflı.
Ucuz ve dayanıklıdır. Tayland'daki versiyonunda kendi elektriğini kendi üretiyor ve sıfır masraflı.
fm06'dan ötürü sevdiğim oyunculardan biri.
fenerbahçenin şampiyonlar ligi ön eleme turundaki rakibi.
şimdi adını bile yazamıyor.
Sahaya sarbi formasıyla çıkan sabri hakkında atılan manşet.
Sahaya sarbi formasıyla çıkan sabri hakkında atılan manşet.
age of empires 2'nin gayrı resmi patchidir. 1999 oyununa 2012 patchinin çıkması oyunun ne kadar sevildiğinin göstergesidir.
age of empires 2'nin ilk paketidir. The Conquerors Expansion çıkınca değerini yitirmiştir.
age of empires 2'nin son eklenti paketidir.
türk kadın milli futbolcumuz. Köln'de forma giymektedir.
tiyatroyu simgeleyen maskelere verilen isim.
birileri soğuk içeceklerin (çok talep edilen), tişörtlerin ve şapkaların satışından hızlı bir kâr elde ederken, insanlar daha iyi bir görünüm elde etmek ve savaşçı sloganlar yazılı pankartlarını göstermek için ağaçlara, elektrik direklerine çıkıyorlardı. sloganlar ve marşlar tarafından kesilen, devrimci sözlü latin amerika ritimli müzik sağır edici bir coşkudaydı. milisler kendi köklerini gösteren gruplar tarafından organize edilmişlerdi: okullardan genç delikanlılar, belarus traktörleri ve hasır şapkalarıyla köylüler. arka sıralardaki milisler silahsızdılar fakat biri gösterinin başlarına yaklaştığında herkesin, kullanışı kolay ve hafif, etkili ve çok yönlü rus yapımı ak47 model silah tuttuklarını görebilirdi. chavez, son yıllarda rusyadan büyük miktarda bu silahlardan satın almıştı. washington ve onun hizmetindeki medya, bu silahların kolombiyadaki farc gerillaları için olduğunu iddia ederek çok büyük bir yaygara koparmışlardı. şimdi, herkes bunun gerçekte kimin için olduğunu görüyordu.
başkanın gelişi beklenirken milisler ya rahat pozisyonda ya da sandviç yemek için yere oturmuş durumdaydılar. bazıları silahlarının üzerinde dinleniyor hatta bir iki kişi, botlarının üzerinde dinlenirlerken biraz riskli bir uygulama düşüncesi oluşturabilecek ak-47 silahlarını ağızlarına dayamışlardı. gerçekten de acımasız bir profesyonel çavuş, ateşli silahlar kuşanmış bu yarı eğitimli sivillere bakarak hiç şüphesiz bir kalp krizi geçirebilir, kuşkusuz acı çekebilirdi.
fakat böyle bir intiba tamamen yanlış olurdu. bu milisler; kübalı gerillanın soyundan gelenlerin, ispanyol iç savaşında francoya karşı savaşan milislerin, 1917 yılında rus çarını deviren işçi milislerinin ve biraz daha ileri tarihe gidersek fransız devrim ordularının ve xviii yüzyıldaki kuzey amerika devrim milislerinin torunlarıdırlar.
bunların hiçbiri profesyonel bir ordu değildi. daimi burjuva profesyonel ordunun normlarına uygun değillerdi. ama bunun için kötü de mücadele etmemişlerdi. birden fazla durumda (ispanya aklıma geliyor) profesyonel bir ordu formatına uymaya zorlandıklarında, mücadeleci ruhları üzerinde olumsuz etkiler oluyordu.
ikindi vakti, umut atmosferi gözlenebiliyordu. milisler kortejleri oluşturmaya başlamışlardı. kaldırımlardaki kalabalıklar, kahramanlarına bir bakış atabilmek için ileriye doğru itişiyorlardı. açık bir aracın arkasına binen düzenli orduya ait kamyon kalabalıkları ve milisleri el sallayarak selamlayan, askeri üniforma giymiş olan chavez göründü. milisler, chavezin konuşma yapacağı kürsüye doğru yürüdüler.
onun konuşması her zamankinden daha kısaydı. direk konuya girdi. nisan 2002nin trajik olaylarını hatırlatarak muhteşem bir kılıç çıkardı ve onu kalabalığa gösterdi. kurtarıcı simón bolívarın kılıcı. chavez insanlara, latin amerikanın 200 yıldır özgür olmayı başaramadığını ve bunun sadece sosyalist devrimle elde edilebileceğini söyledi.
onun tipik dramatik jest özelliği, insanı kutsal bir yemini yerine getirmeye zorluyor: onlar bu görevi tamamlayıncaya kadar asla rahatlamayacaklar. milisler tüfeklerini kaldırarak yüksek sesle onun kelimelerini tekrarladılar: milis halktır ve halk milistir.
sonra chavez, 11 nisan tarihindeki faşist darbeden 13 nisan halk ayaklanmasına, 2002 nisan olaylarını anlattı. bu konu üzerine çok düşündüm. birileri, 1970li yıllarda silahlı halk ayaklanmasını hep hayal ettiler. fakat asla gerçekleşmedi. 1980li yıllar ise kötü bir dönemdi ve 1989 yılında binlerce silahsız sivilin öldürüldüğü *caracazo olaylarıyla sonlandı.
chavez, kendisi ile birlikte bir grup ilerici subayın 1992 yılında, nasıl bir ayaklanma organize etmeye çalıştıklarını anımsattı ve sözlerini biz başarısız oluyorduk çünkü halkın katılmadığı bir ayaklanmayı gerçekleştirmeye çalışıyorduk diyerek tamamladı. bir süre sonra, cezaevinden, bir kitle hareketi yaratılması için çağrıda bulundu: bu, 1998 yılı seçimlerinde, ezici bir zafer elde eden bolivar hareketiydi. ama oligarşi de 2002 darbesini hazırlanmak için hiç zaman kaybetmemişti.
chavez darbe de öldürülen kadın ve erkekleri, yaralanan birçok insanı hatırlattı. venezüellada iddia edilen diktatörlük ve baskıcı bir rejim üzerine batıda, medya tarafından bu kadar yaygınlaştırılan efsanenin tersine bu suçlardan dolayı hiç kimsenin cezaevinde bulunmadığını ve soruşturmaların sekiz yıldan fazla bir zamandır takılıp kaldığını belirterek bu katlim cezasız kalmayacak, tarihimizde pek çok katliamın cezasız kaldığı gibi dedi.
sonra, bu devrim şehitlerinin kanının devrim için bir teşvik görevi gördüğünü belirterek devam etti. 11 nisandan hemen sonra tutuklamalara, işkencelere, televizyonda ve diğer medya araçlarında tehditlere başladılar. ama bu, çok uzun zamandır ezilmiş kitlelerin bastırılmış tüm gizli gücünü uyandırdı ve uzun zamandır görmeyi beklediğimiz halk ayaklanmasına, tarihimizin en büyük isyanına yol açtı. bu emperyalizme ve burjuvaziye karşı bir isyandı. bu sonuncu isyanın da caracazoda olduğu gibi askerin kanla bastıracağı hesaplanmış olmalıydı. fakat bizim ordumuz, sadece halka karşı ateş etmeyi reddetmekle kalmadı, halkın yanında yer aldı. burjuvazi ve emperyalistler hayatlarının sürpriziyle karşılaştılar.
chavez, abd emperyalizminin darbeye aktif bir şekilde katıldığına işaret etti. amerikan helikopterlerinin ve casus uçaklarının venezüella hava sahası üzerinde dolaştıklarını, bir amerikan denizaltısının ve uçak gemisinin venezüella karasularında müdahale etmek için beklediklerini fakat kitlelerin harekete geçmesinin onları geri çekilmeye zorladığını, belirtti.
o zamandan beri burjuva medyası, takvimlerden bu tarihi silmeye çalışıyor fakat kitleler onu yaşatıyor. onlar takvimlerden nisan ayını silemezler, tıpkı ocak ayını, şubat ayını veya herhangi başka bir ayı yok edemedikleri gibi
chavez, eğer venezüella devrimini ezmeyi başarırlarsa, bunun bütün latin amerikanın devrimci hareketlerine büyük bir darbe vuracağını belirterek omuzlarımızda ağır bir sorumluluk taşıyoruz. dedi. latin amerika halkları kurtuluşlarını bizde arıyorlar devrimin tamamlanmasının uzak olduğunu, daha devasa büyüklükte yapılması gereken şeyler bulunduğunu itiraf ederek, sabırlı olmaları çağrısında bulunarak devrimin, ilk onuncu yılından sonra henüz yeni başladığını belirtti.
ve chavez, devrim karşıtlarının uzağa gitmediklerini ve zaten kendisini öldürmek için komplolar kurduklarını söyleyerek onları uyardı. eğer bu gerçekleşirse sağduyuyu kaybetmeyin, sakinliği muhafaza edin. sizler ne yapılması gerektiğini biliyorsunuz: iktidarı kendi ellerinize alın. tüm iktidarı! burjuvazinin elinde kalan tekelleri, endüstriyi ve bankaları kamulaştırın.
eylül ayında yapılacak seçimler konusuna geçerek uyardı: burjuvazinin millet meclisinin denetimini ele geçirmesine izin vermemeliyiz. eğer bunu gerçekleştirirlerse, başka bir 11 nisan koşullarını yaratmak ve ülkenin istikrarını bozmak için kullanacaklardır. programımızın ileriye doğru akışını sürdürmek için sandalyelerin üçte ikisini kazanmak zorundayız.
chavez, 2002 nisanında yaşananların tekrar edilmesinin mümkün olmadığını, şimdi halkın silahlı olduğunu ve herhangi bir karşı devrimci girişimi ezeceğini söyleyerek burjuvaziyi uyardı. ve konuşmasını şu sözlerle bitirdi: yaşasın ulusal milisler! yaşasın silahlı halk! yaşasın sosyalist devrim! vatan, sosyalizm ya da ölüm!
not: ispanyolca orjinalinden atiye parılyıldız tarafından çevrilmiştir
başkanın gelişi beklenirken milisler ya rahat pozisyonda ya da sandviç yemek için yere oturmuş durumdaydılar. bazıları silahlarının üzerinde dinleniyor hatta bir iki kişi, botlarının üzerinde dinlenirlerken biraz riskli bir uygulama düşüncesi oluşturabilecek ak-47 silahlarını ağızlarına dayamışlardı. gerçekten de acımasız bir profesyonel çavuş, ateşli silahlar kuşanmış bu yarı eğitimli sivillere bakarak hiç şüphesiz bir kalp krizi geçirebilir, kuşkusuz acı çekebilirdi.
fakat böyle bir intiba tamamen yanlış olurdu. bu milisler; kübalı gerillanın soyundan gelenlerin, ispanyol iç savaşında francoya karşı savaşan milislerin, 1917 yılında rus çarını deviren işçi milislerinin ve biraz daha ileri tarihe gidersek fransız devrim ordularının ve xviii yüzyıldaki kuzey amerika devrim milislerinin torunlarıdırlar.
bunların hiçbiri profesyonel bir ordu değildi. daimi burjuva profesyonel ordunun normlarına uygun değillerdi. ama bunun için kötü de mücadele etmemişlerdi. birden fazla durumda (ispanya aklıma geliyor) profesyonel bir ordu formatına uymaya zorlandıklarında, mücadeleci ruhları üzerinde olumsuz etkiler oluyordu.
ikindi vakti, umut atmosferi gözlenebiliyordu. milisler kortejleri oluşturmaya başlamışlardı. kaldırımlardaki kalabalıklar, kahramanlarına bir bakış atabilmek için ileriye doğru itişiyorlardı. açık bir aracın arkasına binen düzenli orduya ait kamyon kalabalıkları ve milisleri el sallayarak selamlayan, askeri üniforma giymiş olan chavez göründü. milisler, chavezin konuşma yapacağı kürsüye doğru yürüdüler.
onun konuşması her zamankinden daha kısaydı. direk konuya girdi. nisan 2002nin trajik olaylarını hatırlatarak muhteşem bir kılıç çıkardı ve onu kalabalığa gösterdi. kurtarıcı simón bolívarın kılıcı. chavez insanlara, latin amerikanın 200 yıldır özgür olmayı başaramadığını ve bunun sadece sosyalist devrimle elde edilebileceğini söyledi.
onun tipik dramatik jest özelliği, insanı kutsal bir yemini yerine getirmeye zorluyor: onlar bu görevi tamamlayıncaya kadar asla rahatlamayacaklar. milisler tüfeklerini kaldırarak yüksek sesle onun kelimelerini tekrarladılar: milis halktır ve halk milistir.
sonra chavez, 11 nisan tarihindeki faşist darbeden 13 nisan halk ayaklanmasına, 2002 nisan olaylarını anlattı. bu konu üzerine çok düşündüm. birileri, 1970li yıllarda silahlı halk ayaklanmasını hep hayal ettiler. fakat asla gerçekleşmedi. 1980li yıllar ise kötü bir dönemdi ve 1989 yılında binlerce silahsız sivilin öldürüldüğü *caracazo olaylarıyla sonlandı.
chavez, kendisi ile birlikte bir grup ilerici subayın 1992 yılında, nasıl bir ayaklanma organize etmeye çalıştıklarını anımsattı ve sözlerini biz başarısız oluyorduk çünkü halkın katılmadığı bir ayaklanmayı gerçekleştirmeye çalışıyorduk diyerek tamamladı. bir süre sonra, cezaevinden, bir kitle hareketi yaratılması için çağrıda bulundu: bu, 1998 yılı seçimlerinde, ezici bir zafer elde eden bolivar hareketiydi. ama oligarşi de 2002 darbesini hazırlanmak için hiç zaman kaybetmemişti.
chavez darbe de öldürülen kadın ve erkekleri, yaralanan birçok insanı hatırlattı. venezüellada iddia edilen diktatörlük ve baskıcı bir rejim üzerine batıda, medya tarafından bu kadar yaygınlaştırılan efsanenin tersine bu suçlardan dolayı hiç kimsenin cezaevinde bulunmadığını ve soruşturmaların sekiz yıldan fazla bir zamandır takılıp kaldığını belirterek bu katlim cezasız kalmayacak, tarihimizde pek çok katliamın cezasız kaldığı gibi dedi.
sonra, bu devrim şehitlerinin kanının devrim için bir teşvik görevi gördüğünü belirterek devam etti. 11 nisandan hemen sonra tutuklamalara, işkencelere, televizyonda ve diğer medya araçlarında tehditlere başladılar. ama bu, çok uzun zamandır ezilmiş kitlelerin bastırılmış tüm gizli gücünü uyandırdı ve uzun zamandır görmeyi beklediğimiz halk ayaklanmasına, tarihimizin en büyük isyanına yol açtı. bu emperyalizme ve burjuvaziye karşı bir isyandı. bu sonuncu isyanın da caracazoda olduğu gibi askerin kanla bastıracağı hesaplanmış olmalıydı. fakat bizim ordumuz, sadece halka karşı ateş etmeyi reddetmekle kalmadı, halkın yanında yer aldı. burjuvazi ve emperyalistler hayatlarının sürpriziyle karşılaştılar.
chavez, abd emperyalizminin darbeye aktif bir şekilde katıldığına işaret etti. amerikan helikopterlerinin ve casus uçaklarının venezüella hava sahası üzerinde dolaştıklarını, bir amerikan denizaltısının ve uçak gemisinin venezüella karasularında müdahale etmek için beklediklerini fakat kitlelerin harekete geçmesinin onları geri çekilmeye zorladığını, belirtti.
o zamandan beri burjuva medyası, takvimlerden bu tarihi silmeye çalışıyor fakat kitleler onu yaşatıyor. onlar takvimlerden nisan ayını silemezler, tıpkı ocak ayını, şubat ayını veya herhangi başka bir ayı yok edemedikleri gibi
chavez, eğer venezüella devrimini ezmeyi başarırlarsa, bunun bütün latin amerikanın devrimci hareketlerine büyük bir darbe vuracağını belirterek omuzlarımızda ağır bir sorumluluk taşıyoruz. dedi. latin amerika halkları kurtuluşlarını bizde arıyorlar devrimin tamamlanmasının uzak olduğunu, daha devasa büyüklükte yapılması gereken şeyler bulunduğunu itiraf ederek, sabırlı olmaları çağrısında bulunarak devrimin, ilk onuncu yılından sonra henüz yeni başladığını belirtti.
ve chavez, devrim karşıtlarının uzağa gitmediklerini ve zaten kendisini öldürmek için komplolar kurduklarını söyleyerek onları uyardı. eğer bu gerçekleşirse sağduyuyu kaybetmeyin, sakinliği muhafaza edin. sizler ne yapılması gerektiğini biliyorsunuz: iktidarı kendi ellerinize alın. tüm iktidarı! burjuvazinin elinde kalan tekelleri, endüstriyi ve bankaları kamulaştırın.
eylül ayında yapılacak seçimler konusuna geçerek uyardı: burjuvazinin millet meclisinin denetimini ele geçirmesine izin vermemeliyiz. eğer bunu gerçekleştirirlerse, başka bir 11 nisan koşullarını yaratmak ve ülkenin istikrarını bozmak için kullanacaklardır. programımızın ileriye doğru akışını sürdürmek için sandalyelerin üçte ikisini kazanmak zorundayız.
chavez, 2002 nisanında yaşananların tekrar edilmesinin mümkün olmadığını, şimdi halkın silahlı olduğunu ve herhangi bir karşı devrimci girişimi ezeceğini söyleyerek burjuvaziyi uyardı. ve konuşmasını şu sözlerle bitirdi: yaşasın ulusal milisler! yaşasın silahlı halk! yaşasın sosyalist devrim! vatan, sosyalizm ya da ölüm!
not: ispanyolca orjinalinden atiye parılyıldız tarafından çevrilmiştir
venezuelanın devlet başkanı hugo chavezi yakından tanıyan ünlü politikacı ve yazar alan woodsun yazısı:
sekiz yıl önce bugün, latin amerikada eşi görülmemiş bir şey oldu. 11 nisan günü, abd ve cia ile işbirliği içindeki venezüella oligarşisi, gerçekleştirdiği gerici darbeyle hugo chavezin demokratik yolla seçilmiş hükümetini yıktı. ve bu darbe, kitlelerin kendiliğinden ayaklanmasıyla çökertildi.
o gün tarihe geçti. sıradan kadınlar ve erkekler sokaklara döküldüler ve bolivarcı devrimi savunmak için hayatlarını tehlikeye attılar. başkan chavezin özgürlüğünü zorla almak için hiçbir parti veya kuruluştan olmayan ve darbeyi yıkmanın dışında net bir perspektife sahip bulunmayan binlerce işçi, köylü, devrimci gençlik, adamlar, kadınlar, gençler ve yaşlılar miraflores sarayının kapılarına yürüdüler. askerler halkın yanında yer aldı ve darbe devrildi. bu kahramanlık olayı sadece 1936 yılının temmuz ayında, eski av tüfekleri, sopalar ve ellerine geçirdikleri her şey ile silahlanan işçilerin, kışlaları bastıkları ve gerici faşistleri ezdikleri barcelona olayları ile karşılaştırılabilinir. eğer herhangi biri bunun bir devrim olmadığı konusunda şüphe duyuyorsa, yalnız 2002 yılının nisan ayında, venezüellada yaşanan olayları incelemesi yeterli.
bu olay, son yıllarda devrimi kutlama gününe dönüştürüldü. caracasın merkezindeki bolivar bulvarı, sallanan pankartlardan ve kızıl gömleklilerden bir deniz haline geldi. fakat bu yılki sahne hatırladıklarımdan çok farklıydı. kızıl bir deniz olan bolivar bulvarının yerini yeşil kamuflaj kumaşla coşan bir deniz almıştı. bu, halk milislerinin günüydü silahlı bir halk iktidarının ispatıydı.
kadın ve erkek milislerden oluşan kortejler (üstelik üniformalı birçok kadın vardı) bulvar boyunca yürürlerken sanki sonu gelmeyecek gibi görünüyordu. burada, bir kez daha, kitlelerin yenilmez gücü hissediliyordu. fakat bu yıl orada farklı bir element vardı. içeridekiler kadar dışarıdaki düşmanlarına karşı da, devrimi savunmak için mücadele isteklerini haykıran, ellerinde silahlarıyla binlerce ve binlerce fabrika işçisi, köylerden köyler, kolejlerden ve okullardan çocuklar vardı.
insanlar, yakıcı bir güneşin altında, her zaman nöbetçi olan kızıl tişörtlüler ve yeşil gömleklilerle bir araya geliyorlardı. konuşmacılar, bulvar boyunca emperyalizme ve kapitalizme karşı, chavezin ve sosyalizmin lehine devrimci sloganlar atıyorlardı: sağ hala başka bir 11 nisan hazırlığı içinde ama şimdi halkın silahları var! yaşasın bolivarcı devrim! yaşasın silahlı halk! yaşasın başkan chavez!
sekiz yıl önce bugün, latin amerikada eşi görülmemiş bir şey oldu. 11 nisan günü, abd ve cia ile işbirliği içindeki venezüella oligarşisi, gerçekleştirdiği gerici darbeyle hugo chavezin demokratik yolla seçilmiş hükümetini yıktı. ve bu darbe, kitlelerin kendiliğinden ayaklanmasıyla çökertildi.
o gün tarihe geçti. sıradan kadınlar ve erkekler sokaklara döküldüler ve bolivarcı devrimi savunmak için hayatlarını tehlikeye attılar. başkan chavezin özgürlüğünü zorla almak için hiçbir parti veya kuruluştan olmayan ve darbeyi yıkmanın dışında net bir perspektife sahip bulunmayan binlerce işçi, köylü, devrimci gençlik, adamlar, kadınlar, gençler ve yaşlılar miraflores sarayının kapılarına yürüdüler. askerler halkın yanında yer aldı ve darbe devrildi. bu kahramanlık olayı sadece 1936 yılının temmuz ayında, eski av tüfekleri, sopalar ve ellerine geçirdikleri her şey ile silahlanan işçilerin, kışlaları bastıkları ve gerici faşistleri ezdikleri barcelona olayları ile karşılaştırılabilinir. eğer herhangi biri bunun bir devrim olmadığı konusunda şüphe duyuyorsa, yalnız 2002 yılının nisan ayında, venezüellada yaşanan olayları incelemesi yeterli.
bu olay, son yıllarda devrimi kutlama gününe dönüştürüldü. caracasın merkezindeki bolivar bulvarı, sallanan pankartlardan ve kızıl gömleklilerden bir deniz haline geldi. fakat bu yılki sahne hatırladıklarımdan çok farklıydı. kızıl bir deniz olan bolivar bulvarının yerini yeşil kamuflaj kumaşla coşan bir deniz almıştı. bu, halk milislerinin günüydü silahlı bir halk iktidarının ispatıydı.
kadın ve erkek milislerden oluşan kortejler (üstelik üniformalı birçok kadın vardı) bulvar boyunca yürürlerken sanki sonu gelmeyecek gibi görünüyordu. burada, bir kez daha, kitlelerin yenilmez gücü hissediliyordu. fakat bu yıl orada farklı bir element vardı. içeridekiler kadar dışarıdaki düşmanlarına karşı da, devrimi savunmak için mücadele isteklerini haykıran, ellerinde silahlarıyla binlerce ve binlerce fabrika işçisi, köylerden köyler, kolejlerden ve okullardan çocuklar vardı.
insanlar, yakıcı bir güneşin altında, her zaman nöbetçi olan kızıl tişörtlüler ve yeşil gömleklilerle bir araya geliyorlardı. konuşmacılar, bulvar boyunca emperyalizme ve kapitalizme karşı, chavezin ve sosyalizmin lehine devrimci sloganlar atıyorlardı: sağ hala başka bir 11 nisan hazırlığı içinde ama şimdi halkın silahları var! yaşasın bolivarcı devrim! yaşasın silahlı halk! yaşasın başkan chavez!
allame'nin en güzel şarkılarından biridir.
fox tv'de yayınlanan ismail baki tuncer programıdır.
ismail baki tuncer tiplemesidir. Dansı yeter eheh.
bir zamanlar yavuz seçkinle beraber çalışan komedyen
tam adı ismail baki tuncerdir.
tam adı ismail baki tuncerdir.
roma ve pers imparatorluklarından bizans imparatorluğuna kadar uzun bir zamanda kullanılan full zırhlı ata sahip full zırhlı savaşçıya verilen isim
kişi ve atı o kadar zırhlıdır ki kalkan kullanmazlar
genelde mızrak kullanırlar fakat o kadar çok devlet kullanmıştır ki haliyle silahlar da farklılaşmıştır.
kişi ve atı o kadar zırhlıdır ki kalkan kullanmazlar
genelde mızrak kullanırlar fakat o kadar çok devlet kullanmıştır ki haliyle silahlar da farklılaşmıştır.
ispanyolların bir zamanlarki ordusu
atlı birlikler olup ispanya'nın amerika'yı fethinde büyük rol oynamışlardır.
atlı birlikler olup ispanya'nın amerika'yı fethinde büyük rol oynamışlardır.