bugün
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması5
- evlenmekten korkmak4
- seks yapmayı zevkli sanmak8
- ela rumeysa cebeci3
- avrupalı kadınların hızlı çökmesi6
- haluğun üçüncü çocuğu istemesi3
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı9
- amcığın tadını unutmak3
- herkes uyudu mu4
- sabah olmuş2
- sevgiliyi bağırtmak4
- kova burcu erkeği2
- sevgiliyle ilk sevişme3
- flört ile mesajlaşırken yüzde oluşan gülümseme3
- flörtün strapon hediye etmesi6
- a milli takım da psikolog sorunu2
- ekşi sözlük14
- tai lung24
- kırmızı noktalı film4
- ilk otuzbir6
- salma hayek seksiliği8
- 1 temmuz 2026 ingiltere demokratik kongo maçı11
- ctrlx6
- sevişmeden önce saygı duruşunda bulunmak5
- fusya semsiyeli yabanci10
- yazarların dünya kupasında desteklediği takım11
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- sevgiliyi 1 yıllığına kiralamak7
- pandela28
- güvenilir2
- spor yapmayan erkek13
- 2026 dünya kupası37
- porno arşivini silmeden intihar etmek4
- ctrlx benimle evlenir misin5
- güneş sistemi nde kaç gezegen var6
- kazak erkekleri5
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- ece naz'ın ölümünde 3 arkadaşının tutuklanması2
- babam hiç dövmezdi insanı11
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması22
- gerdek namazı3
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- futbol30
- şaka mı yapıyor ciddi mi anlaşılmayan insan5
- musa mı haklıydı firavun mu5
- kankanın dekoltesine bakmamak5
- yapay zekaların kendi dilini oluşturması2
- gürsel tekin7
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- insanın silinmesinin ön belirtisi3
sevdiği entry'ler
(Kâfirler) Allah'ın nurunu boş laflarıyla söndürmek isterler. Ama Allah gerçekleri örtbas edenlerin zoruna da gitse, kafirler istemeseler de nurunu tamamlayacak ve kuvvetlendirecektir.
Saff Suresi 8. Ayet
Resulünü, bütün dinlere üstün kılmak üzere hidayet ve hak din ile gönderen Odur—müşrikler isterse hoşlanmasın.
Saff Suresi 9. Ayet
Saff Suresi 8. Ayet
Resulünü, bütün dinlere üstün kılmak üzere hidayet ve hak din ile gönderen Odur—müşrikler isterse hoşlanmasın.
Saff Suresi 9. Ayet
Bazıları orospuluğu sanat olarak kabul etse de zina zinadır. Yapan erkek de kadın da olsa aynıdır. Şimdi desek ki Her ikisi de zani ve zaniyedir yaptıkları da fuhuştur, Hatta va hatta maalesef islam literatürüne göre izleyenlerde göz zinası yapmış olurlar ki onlar da aynı kategoriye girerler. Alınırsınız. Oysa ki allah hakikati söylemekten çekinmez. Elçiye zeval olmaz. O halde; Sanat adı altında fahişeliğin yayılmasını arzu edenler ve bunu icra edenler, cehennem azabına hazır olsunlar. Tehdit eden yüce allahtır.
"inananlar arasında hayâsızlığın yayılmasını arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve ahirette elem dolu bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz." Nur/19
"inananlar arasında hayâsızlığın yayılmasını arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve ahirette elem dolu bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz." Nur/19
Trollerle ilgili bir numaralı kural: neden diye sorma. Nefretten beslenirler çünkü acıma duygusu hariç güçlü bir duygu uyandıramazlar.
Hz. Ömer zamanında her gün genişleyen islam fetihleri, Ecnâdeyn Zaferi’yle Bizans kapılarını iyice araladı. Hristiyanların kutsal merkezi olan Kudüs’ün de içinde bulunduğu Filistin bölgesi, Suriye orduları başkumandanı Ebu Ubeyde ibnu’l-Cerrah’ın yönetiminde fethedildi. Şehri bizzat halifeye teslim etmek isteyen Kudüslülerin talebi üzerine Hz. Ömer ibnü’l-Hattab, islam ümmetinin halifesi olarak başkent Medine’den çıkıp Filistin’e geldi. Son derece mütevazı elbiseler içinde Kudüs’e giren Hz. Ömer, şehre islam’ın verdiği izzet ve şerefle girdiklerini, üzerindeki yamalı elbiselerin hiçbir değeri olmadığını hâl ve davranışlarıyla anlatıyordu. Büyük halife Hz. Ömer, şehrin anahtarını Patrik Sophronios’tan bizzat teslim aldıktan sonra, burada yaşayan ve Müslüman olmayan kimselere tam bir din hürriyeti ve güven içinde yaşayacaklarına dair yazılı bir eman verdi. Bu tarihten sonra Kudüs, Haçlı işgaline kadar sürekli islam devletlerinin hâkimiyetinde kaldı.
Hz. Peygamberin 23 yıllık peygamberlik süresinde 14 yıl boyunca namazlarını Mescid-i Aksa’ya yönelerek kıldığı bu mukaddes mekânın -etrafı mübarek kılınmış mescit ve kutsal şehir Kudüs’ün- işgal altında olması bütün ümmet için bir zuldür. Şehir, tarihte zaman zaman Haçlı veya Yahudiler tarafından işgal edilmişse de bu işgaller kısa süreli olmuş ve Müslümanlar bu beldeyi kurtarmanın yolunu bulmuştur. Haçlılar büyük ordular hâlinde Filistin’e saldırıp bir asra yakın bir müddet buraya yerleşmişler ancak onların orada ebediyen kalacaklarına hiçbir Müslüman inanmamıştır. 638 yılından 1099 yılına kadar islam beldesi olarak kalan bu mübarek şehir, 461 yıl süreyle el-Makdis gibi çok sayıda büyük ilim ve fikir adamı yetiştirmiş, büyük bir kültür merkezi hâline gelmiştir. 1099 yılına gelindiğinde Haçlı ordularınca işgal edilmiş ve 88 yıl gibi tarihte hiç önemi olmayacak kadar kısa bir süre işgal altında kalmıştır.
Selahaddin el-Eyyubi 1187 yılında Kudüs’ü kuşattığında Beytü’l-Makdis’e beslediği sevgi sebebiyle bu mübarek beldeyi savaş felaketinden korumak istemiş, bunun için de birkaç kez çok elverişli şartlarla Haçlıları teslim olmaya davet etmiş ancak netice alamamıştır. O, bu kutsal şehrin surlarını yıkmak, binalarını yok etmek ve en ufak bir taarruzla şehre zulüm yapmaktan çekiniyordu. Bu nedenle o da Hz. Ömer gibi barış yoluyla şehri teslim almaya çalıştı. Bunun için şehre elçiler gönderip, “Kudüs’ün Allah’ın kutsal saydığı beldelerden biri olduğuna büyük bir inancım vardır. Sizin de kutsallığına inandığınız bu beldeye muhasara ve savaşın gerektirdiği yollarla hücum etmek ve girmek istemiyorum.” dedi.
Kutsal mekânlar, salih kulların sahipliğinde kutsallıklarına paralel olarak korunurlar. Temennimiz, islam dünyasındaki uyanış ve direniş hareketlerinin güç kazanması, bu kutsal mekânların tekrar Allah’ın kendilerinden razı olduğu salih kulların eline geçmesidir. Bunun ilk işaretlerinin görülmeye başlanmış olması bu ümidimizi arttırmaktadır. Her geçen gün güçlenen Müslümanlar, bir gün mutlaka işgal altındaki bu toprakları kurtaracak ve yeniden salih kimseler ve müminler yeryüzüne mirasçı olacaklardır. Korkak ve üzerlerine zillet vurulmuş Yahudilerin Filistin’i boydan boya bölen utanç duvarını yapmalarının sebebi, bu toprakların öte tarafında saklanmak içindir. Batı yakasında barınamayacaklarını anladıkları için bu duvarı inşa ettiler.
http://www.siyerinebi.com...-i-aksanin-islamdaki-yeri
Hz. Peygamberin 23 yıllık peygamberlik süresinde 14 yıl boyunca namazlarını Mescid-i Aksa’ya yönelerek kıldığı bu mukaddes mekânın -etrafı mübarek kılınmış mescit ve kutsal şehir Kudüs’ün- işgal altında olması bütün ümmet için bir zuldür. Şehir, tarihte zaman zaman Haçlı veya Yahudiler tarafından işgal edilmişse de bu işgaller kısa süreli olmuş ve Müslümanlar bu beldeyi kurtarmanın yolunu bulmuştur. Haçlılar büyük ordular hâlinde Filistin’e saldırıp bir asra yakın bir müddet buraya yerleşmişler ancak onların orada ebediyen kalacaklarına hiçbir Müslüman inanmamıştır. 638 yılından 1099 yılına kadar islam beldesi olarak kalan bu mübarek şehir, 461 yıl süreyle el-Makdis gibi çok sayıda büyük ilim ve fikir adamı yetiştirmiş, büyük bir kültür merkezi hâline gelmiştir. 1099 yılına gelindiğinde Haçlı ordularınca işgal edilmiş ve 88 yıl gibi tarihte hiç önemi olmayacak kadar kısa bir süre işgal altında kalmıştır.
Selahaddin el-Eyyubi 1187 yılında Kudüs’ü kuşattığında Beytü’l-Makdis’e beslediği sevgi sebebiyle bu mübarek beldeyi savaş felaketinden korumak istemiş, bunun için de birkaç kez çok elverişli şartlarla Haçlıları teslim olmaya davet etmiş ancak netice alamamıştır. O, bu kutsal şehrin surlarını yıkmak, binalarını yok etmek ve en ufak bir taarruzla şehre zulüm yapmaktan çekiniyordu. Bu nedenle o da Hz. Ömer gibi barış yoluyla şehri teslim almaya çalıştı. Bunun için şehre elçiler gönderip, “Kudüs’ün Allah’ın kutsal saydığı beldelerden biri olduğuna büyük bir inancım vardır. Sizin de kutsallığına inandığınız bu beldeye muhasara ve savaşın gerektirdiği yollarla hücum etmek ve girmek istemiyorum.” dedi.
Kutsal mekânlar, salih kulların sahipliğinde kutsallıklarına paralel olarak korunurlar. Temennimiz, islam dünyasındaki uyanış ve direniş hareketlerinin güç kazanması, bu kutsal mekânların tekrar Allah’ın kendilerinden razı olduğu salih kulların eline geçmesidir. Bunun ilk işaretlerinin görülmeye başlanmış olması bu ümidimizi arttırmaktadır. Her geçen gün güçlenen Müslümanlar, bir gün mutlaka işgal altındaki bu toprakları kurtaracak ve yeniden salih kimseler ve müminler yeryüzüne mirasçı olacaklardır. Korkak ve üzerlerine zillet vurulmuş Yahudilerin Filistin’i boydan boya bölen utanç duvarını yapmalarının sebebi, bu toprakların öte tarafında saklanmak içindir. Batı yakasında barınamayacaklarını anladıkları için bu duvarı inşa ettiler.
http://www.siyerinebi.com...-i-aksanin-islamdaki-yeri