bugün
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler8
- 40 yaşını aşmış bunaklar kulübü7
- ofis dedikodular6
- yaşlanınca cumaya gitmeye başlamak8
- ktç'nin hala hayatta olması10
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba17
- beklentiyi çok yüksek tutmak6
- 450 bin konutun maketini bile yapamazlar3
- sözlük yazarlarının düşünme biçimi3
- kemal kılıçdaroğlu40
- çayı kaç şekerli içiyorsunuz13
- muhittin böcek'in yeni ifadesi3
- gençler iş beğenmiyor11
- market poşetlerini tekte taşımak7
- abazanlık insana neler yaptırır6
- almancıları aşağılayan lanet millet10
- ilşkisini herkese anlatan kızlar9
- türkiye ekonomisi2
- süresiz nafaka3
- üzerinde şu an ne var terör örgütü3
- zamanla azalan şeyler5
- etol3
- sağ eli sol cebe sokmaya çalışmak3
- özgür özel5
- okulda yüzme dersi9
- patronu görünce hızlanan çalışan4
- terli terli soğuk su içmek3
- selahattin demirtaş4
- avradı olmayan bir erkeğe ne söylersiniz2
- çaya şeker atan erkek4
- mısır4
- pampin2
- üniversite öğrencilerinin işe başlaması3
- birazdan bira içecek olmam2
- günün şiiri9
- nervio5
- ayı saldırınca yapılması gerekenler13
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum27
- samsun'da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü12
- iremga6
- türkiye a milli futbol takımı4
- her evde bulunan bozuk para biriktirme alanı4
- fenerbahçe 2026-2027 sezon formaları2
- sessiz insanların gizemli sanılması6
- ekonomi çok iyi10
- özgürlük ile güvenlik arasındaki sahte ikilem2
- sözlük botlarının artık abartması2
- kılıçdaroğlu'nun siyasi ahlakı2
- sadettin saran2
entry'ler (94)
canım güzel şehir dört bir yanı gettolar la donatılmış şekilde. o tarihi yerler, boğazın eşsiz güzelliği, az sayıda kalan nadide korular; hepsi istila edilmiş şekilde. utanıyorum artık burada yaşamaya. iletişimin neredeyse bittiği, her durumun kaba kuvetle halledilebilgi hissinin insanlar da yaygın oluşu, mültecilerin varlığı, tahammülsüz insanların çokça olması, zamanının büyük bir kımının sıcak ve pis kokan otobüslerde gecmesi... gerçekten insan yoruluyor. yıllar öncesinden çok merak edilesi bir yerdi bu memleket, artık bir hiç! insanlar kaçmak için en uygun anı bekler vaziyette.
edit: baksanıza aynı havayı soldugumuz insanlara! istanbul' u hiç eden sen ve senin gibiler! lugatınızdan şu küfürleri çıkarın. gayet açık ve net bir şekilde düşüncemi yazmışım. sende edebinle yazmalısın.
edit : duzelttigin için teşekkür ederim. arada oluyor böyle hatalar.
edit: baksanıza aynı havayı soldugumuz insanlara! istanbul' u hiç eden sen ve senin gibiler! lugatınızdan şu küfürleri çıkarın. gayet açık ve net bir şekilde düşüncemi yazmışım. sende edebinle yazmalısın.
edit : duzelttigin için teşekkür ederim. arada oluyor böyle hatalar.
bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?
bir incelik olarak algılanabilir. dünya üzerinde milyarlarca insan var ve sen o hareketi hayatının geride kalanı insanı için yapıyorsun. o mutlu olsun, iyi hissetdin diye yapabilirsin. onun önünde egilmen ona itaat edeceğin anlamına gelmez. o na deger verdiğin anlamına gelir. bu bir kibarlık, nezaket olarak algılanmalı. odunluga lüzum yok.
edit: sen hamuda kalkarak teklif edebilirsin
edit: sen hamuda kalkarak teklif edebilirsin
sıkıldım artık sözlük. hayatım boyunca kendimi geliştirmek için planlar yaptım. nedense bunları bir türlü gerceklestiremiyorum. planlarımı yoluma koymak istediğimde hep bir engel çıkıyor sanki karşıma. daha güzel bir iş hayatı için bir şeyler yapmam gerekiyor. bunun farkındayım ama olmuyor. ya işten çıkıyorum, ya evde maddi durumlar sıkışık oluyor, ya zaman bulamıyorum . belki de bunların hepsi bahane... ben tembelim, bulunduğumuz dönem belki de bunu gerektiriyor. her şeye para harcaya biliyoruz. neden bir kursa, eğitime sıra gelince durumlar sıkışık oluyor ? çalıştığım ortamda mutsuz olmak istemiyorum, ama mutsuzum. bu beni çok yoruyor...
yazana kadar netten baksaydın keşke . genellikle kadınların kullandığı seslenme , vurgulama (ünlem) şeklidir.
minibüse nazar daha nezih ve rahatlatır . klimalarında kesinlikle ayar yoktur. ya soğuktan donarsınız ya da yanarsınız. hele ki eski bir otobuse denk gelirseniz yandınız demektir. traktör konforunda gidersiniz. tek amacınız bir an önce inmeniz olur.
Gündemi meşgul etmek adına yazılan köşe yazılarını kaile almamanızı öncelikle tavsiye ederim. Kemal Sunal' ın tüm filmleri dönemin içinde bulunduğu sıkıntı ve zorluklara ayna tutar. o dönem şartlarında durumu en iyi izah etme yöntemi ise sinema filmleridir. Tabi bu filmler trajikomiktir. Eğitim seviyemiz ve kitap, gazete, makale, deneme vb. okuma oranımız düşük olduğu için bu filmleri hep komedi olarak görmüşüzdür. Ama olaylar öyle değildir. örneğin zübük filmi, din ve ilim konusundaki dönemin çekişmesini öne sürer. yönetim insanların aydınlanmasını istemez ki bu dönemde de şartlar aynıdır. diyeceğim o ki ,olaylar degerlendirilirken dönemin şartları göz önünde bulundurulmalıdır. Kemal Sunal' ın okumayan halkın ufkunu bir nebze geliştirmek icin sosyal problemleri filmlerinde işlemiştir. iyi ki Turkiye' de doğmuş ve bize bu filmleri kazandırmış.
aklı ve vicdanı hür, saygı duyulası insandır. bu tarz insanlar toplumda ve sözlükte düşünceleri kirlenmiş kişiler tarafından hiçbir zaman anlaşılamaz.
alakasız bir başlıktır. şöyle ki, kişi Tanrı'n uzerine yemin mi ediyor zannediliyor ? bir durumun veya kişinin üzerine and içmek, inanç gerektirebilen bir durum değildir. kişilik, karakter, vicdan meselesidir. diyeceğim o ki sözünden dönemin ne dini, ne inançsızlığı ne de güzel bir kişiliği vardır. o yoksundur...
olaylar şu sekilde gelişecek: zamanında kardeşim dediği esed'e şimdi kalleş esed diyor. akp li seçmen ise siyasette bu tarz durumların yaşanmasını son derece uygun görüyor. yarın yine barışacaklar ve yine akp seçmeni " siyaset bu ya! erdoğan böyle uygun gördüyse böyle olur" şeklinde açıklamalarla kısa adamın eteginin altında kalmaya devam edecekler.
insanların bedenleri değerlerdir.bu olayı cinsiyetle şahsilestirmemek gerekir. bir kadının bekareti muhafazakar toplumlarda ne kadar onemliyse, bence erkeğin de o kadar önemli olmalıdır. o beden senin, deger verdiğin kişiyle birlikte olmalısın. cinsellik sadece aşk yaşadığın, birşeyler hissettiğin kisiyle anlamlıdır...
senin kıvrak ve ılık tavırlarından ötürü kaile almak istemedim. o kadar acizsin ki saçma sapan, aptalca troll tiplemelerin üzerinden popüler bir yazar olma amacındasın. popülerliği fazla başlık girmekte, artı eksi oy almakta, karakterinden ödün vermekte görüyorsun. kaliteni yazdığın yazılarla ve hayal dünyanla ortaya koyabilirsin. benden sana nacizane bir tavsiye. adam ol, akıllı ol ! gündemi böyle saçma salak başlıklarınla meşgul etme.
kesinlikle soykırımdır. tüyü bitmemiş yetimi bırakın, tüylenmemis garibi bir anlık heves sonucu heder etmek hiç hoş degildir. zamanında yahudi çocukları öldürdü diye hitler'e veryansın da bulunan hümanist arkadaşlar, bu soykırıma hala ortak oluyor. yazıktır günahtır!
suriyeli leri kardeşi olarak gören sayın kısa adama ithafen; kardeşim dediğin insanlar senin 1 km bile yanına yaklaşamıyorlar. onlarla yaşamak, aynı havayı solumak istemiyoruz, çünkü onları kardeşimiz olarak görmüyoruz. ille de istiyorsan bin küsur odalı sarayına alıp bakabilirsin. yada hep beraber ülkeyi terkedebilirsiniz!
mağazacılık yapan hatta yapmış olan arkadaşlar beni gayet iyi anlar diyip konuya gireyim. kişisel hedefi olan mağazalar genel itibariyle lüks segmentler magazalardır. en masum, saf arkadaşlar bile bu tarz ortamlarda hırsla dolabiliyor...
hedefinizi gerçekleştirmeniz için, pazarlama ve iletişim alanında çok iyi olmanız malesef ki yeterli olamıyor. şans bu konuda en önemli faktör. şöyle bir örnekle bu durumun daha net anlaşılmasını saglayayım; müşteri ile ilgilenme sırası bende, o saate kadar da 750 tl lik satış yapmışım. o esnada telefon çaldı, açmaya gittiğim esnada içeri iyi bir müşteri girdi ve 4000 tl lik alışverişi yapıp çıktı. bu tarz durumlar kişinin moralini oldukça olumsuz etkiliyor. nedense de bu tarz vakalar hep yaşanıyor . mesele aslında o satışı arkadaşınızın yapması değil, o satış esnasında gelişen olaylar...
moraliniz bozuluyor ve o esnada satışı yapan arkadaşınızın anlamsız gülüşleri sizi sizden alıyor. kişisel satış yapılması gereken mağazalarda zorda kalmadıkça çalışmanızı önermem. arkadaş dediğiniz kişiler cüzi miktarda ki satışlar için bile sizi çok kolay satabiliyor...
hedefinizi gerçekleştirmeniz için, pazarlama ve iletişim alanında çok iyi olmanız malesef ki yeterli olamıyor. şans bu konuda en önemli faktör. şöyle bir örnekle bu durumun daha net anlaşılmasını saglayayım; müşteri ile ilgilenme sırası bende, o saate kadar da 750 tl lik satış yapmışım. o esnada telefon çaldı, açmaya gittiğim esnada içeri iyi bir müşteri girdi ve 4000 tl lik alışverişi yapıp çıktı. bu tarz durumlar kişinin moralini oldukça olumsuz etkiliyor. nedense de bu tarz vakalar hep yaşanıyor . mesele aslında o satışı arkadaşınızın yapması değil, o satış esnasında gelişen olaylar...
moraliniz bozuluyor ve o esnada satışı yapan arkadaşınızın anlamsız gülüşleri sizi sizden alıyor. kişisel satış yapılması gereken mağazalarda zorda kalmadıkça çalışmanızı önermem. arkadaş dediğiniz kişiler cüzi miktarda ki satışlar için bile sizi çok kolay satabiliyor...
yıllardan beri apartman kapılarının üstünde gördüğümüz yazıdır. inana göre herşey allah'ndır. peki allah'n olan mulkten neden kira alınır?
Çocukken bizde torpil patlattık; kimisini tuğla icinde, kimisini şişe de tabi bunları boş alanlarda yaptık. yeni çocuklar hiçte güzel yetişemiyor malesef ki ( bir genelleme, senin çocuğunu ve kardeşini tenzih ediyorum (!) ) çocuk köprüden otoyola torpil atip, allahuekber diyor ya! içinde bulunduğumuz duruma bakar mısın? nasıl yetişiyor yeni nesil, neleri kendine örnek alıyor. bu konu hakkında özeleştiriden kaçınmamamız gerekiyor. suç bizlerde! çocuklara izlettigimiz haberler, yanlarında ettiğimiz muhabbetler... cocuklara çocuk gibi davranalım. onların temiz algılarını daha küçük yaşta bu tarz durumlarla kirletmeyelim.
türkiye standartlarına göre lüks bir mağazada çalışmaktayım. gelen müşteriler hiç sorgulamadan bir çantaya veya bir eşarba binlerce lira verebiliyor. diğer bir kesim seyyar satıcılardan 20 tl olan çantayı, eşarbı pazarlık ile 15 liraya almaya çalışıyor. kimisi bayramda yeni kıyafetler giymek için pazar pazar,avm avm bütçesine uygun birşeyler almak için uğraşırken, bir diğeri alışverişte 5 bin tl yi gönül rahatlığıyla harcayabiliyor. bu tarz olaylara şahit olmam hayatın ne kadar acımasız olduğunu tekrardan yüzüme vuruyor. düşüne biliyor musun tek hayali güzel bir tişört, pantolon, ayakkabı? ne kadar masumca bir düşünce...
nankörlük insana mahsustur. kediler içgüdüsel yaşarlar.
olayın sorumlusunu arayanlar aşağıdaki maddeyi okuyabilir;
T.C Anayasası
5. Madde
Devletin Temel Amaç ve Görevleri:
Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk Devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
T.C Anayasası
5. Madde
Devletin Temel Amaç ve Görevleri:
Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk Devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
