bugün
- son 20 yılın en gıcık lafı9
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek17
- kahvede muhabbet etmek3
- true'ya arkadan sahip olmak17
- bi kulağımızın arkası kaldı2
- evlenmeyi başaramamış erkek5
- diamond bosphoruss denen yazar12
- işyerinde oyun oynamak2
- varoşluk göstergesi küçük detaylar5
- avutan düşünceler2
- ali güven2
- 0850 ile başlayan numaraları cevaplamayan tip2
- kadınların romantik sözleri pek sallamaması3
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı10
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı9
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı11
- özgür özel ve ekibinin tip'e katılma ihtimali2
- 40 yaşında bekar kadın7
- kısa saçlı hatun çekiciliği7
- yazarların kabusları2
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması8
- bir limon yarım dolar avrupadan pahalı3
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- birgün gazetesi'nin namaza düşmanlık etmesi8
- 15 haziran 2026 iran abd barış anlaşması3
- unicef çocukların yarısı iklim tehlikesi altında2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- 15 haziran 2026 fildişi sahili ekvador maçı4
- bizim düşündüğümüz de bizi düşünüyor mudur sorgusu2
- tanga neden giyilir11
- yükseleni aslan olan aslan burcu kadını5
- namus takıntısı olan erkek17
- ece irtem9
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik8
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- haksızlığa uğrayanın hakkını alması3
- guilty pleasure2
- amerika birleşik devletleri4
- nesrin cavadzade9
- arkadaşlar uyudunuz mu5
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik6
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- hayatın renginin kalmaması7
- iran3
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- kemal kılıçdaroğlu14
- ankaradaki çıkılamayan yokuş6
sevdiği entry'ler
bazı tavsiyelerde bulunabilirim diyeceğim başlık. dikkatli okuyunuz;
diyet yapmak öncelikle psikolojik olarak hazır olmayı gerektirir. dünyanın en zor bireysel aktivitelerinden biridir çünkü. kendi iradenizle baş başa kaldığınız bir durumdur. çoğu insanın iradesi zayıftır. veya her insanın iradesinin gücü, farklı kulvarlarda (iş hedefi, spordaki hedef, sigara içmemek hedefi, sınava çalışmak hedefi gibi) olmak üzere bireyin kendine koyduğu hedefi gerçekleştirebilecek motivasyona, maddi durumuna, hayatındaki sorunlara, yaşayış şekline, eğitimine, sosyal çevresine, işine (vb) göre değişir. çok değişkenli bir dünyada çok çeşitli insanlar vardır. ancak insanları diğer canlılardan ayıran temel faktörlerden biri şudur ki işte diyete genel olarak engel olan şey de budur : psikoloji.
psikoloji diyet yapacaklar için en önemli olgudur. psikolojisi bozuk birisi bırakın diyet yapmayı hayatında çoğu şeyi düzene kolay kolay koyamaz. bozuk psikolojiden kastım tabi ki saiko olmak değil. huzursuzluk, anksiyete, ailevi sorunlar, işsel sorunlar, sevgili ya da eşten ayrılmak, yakınını kaybetmek ve türlü binlerce insan doğasını etkileyen faktör. bu faktörlerle başa çıkmak her insana göre değişkenlik gösterir. örneğin para sıkıntısı çeken her insan aynı psikolojiye sahip değildir. parası kısıtlı olan insan mutlu olabildiği, hayatına devam edebildiği halde, para sıkıntısı yaşayan bir başka insan intihar bile edebilmektedir. sigarayı, alkolü bırakmayı istese bile bırakamayan insanlar olduğu gibi, ben sigara, alkol içmeyeceğim artık diyen ve anında tek bir kararla bırakıp hiç ağzına sürmeyen tiryakiler, alkolikler de vardır.
diyete bu açıdan yaklaşmazsanız yapamazsınız.
diyet yapacaksanız acı çekmeye, mutsuz olmaya hazır olmalısınız. tıpkı bir sigara alkol bağımlısının ilk günlerde gergin, sinirli olmasıyla aynıdır. yoksunluk sendromu anında etkisini gösterir ve beyin her zaman almaya alışık olduğu dozda nikotini, alkolü, yiyeceği ısrarla ister. verilmediği takdirde insanın psikolojisine direk etki eden sıkıntılar baş gösterir. elbette sigara, uyuşturucu ya da alkol bağımlılarındaki yoksunluklar farklı olduğu gibi yiyecek şeklini değiştirip vücuda alışık olmadığı yiyecek miktarını veren insan aynı belirtileri yaşamaz. ancak sonuç mutsuzluktur. bu kesindir.
burada diyette ortaya çıkan yoksunluk belirtilerinin sigara veya alkolden en önemli farkı gözle görülür bir değişim gerçekleşmesidir. sigarayı bırakan birinin vücudunda gözle görülür bir değişim gerçekleşmez. ya da alkoliklerin. sadece daha sağlıklı bir hale gelir bu insanlar. ancak uzun süre diyet yapan birisinde görüntü olarak 180 derece farklılıklar olur. bizi diyet yapmaya iten de budur. kısa sürede oluşan (2-6 ay) büyük fiziki değişim.
psikolojiye tekrar dönelim. diyetin alkol ve sigara tiryakiliği gibi yoksunluk belirtilerinin olduğunu yazdık. bu yoksunluk belirtileri ilk 1 hafta çok zorlar sizi. atlattığınızı ve iradenizle diyete uyum sağladığınızı düşünelim. vücudunuz artık bu yeni duruma alışmaya, önce su kaybı ile birlikte ihtiyacı olan enerjiyi sağlamak için zamanla fazla olan yağları kullanmaya başlayacaktır. yani kilo vermeye başlayacaksınız. ama ya psikoloji? evet . psikolojiniz burada en büyük düşmandır. irade dediğimiz şeyi mağlup eden tek düşman bozulan psikolojidir. ağır etmenleri saymazsak (boşanma, ayrılık, ölüm vs büyük felaketler) bile diyetten koparacak çok etmen bulabilir insan kendi beyninde. sonra yaparım, bu gün yiyim de yarın devam ederim gibi çok tehlikeli fikirler gelir aklınıza. bu aslında psikolojinizin darmadağın olduğunun göstergesidir.
bunu yenmenin ve sağlam durarak ipleri ele almak . işte kilit nokta, sırat köprüsü budur. iradenize bir gün yenilseniz dahi yarın daha azimli olmalısınız. kendinizi kilo vermiş şekilde hayal etmeyi bırakmamalısınız. kilo olarak örnek aldığınız kim varsa resimlerini başucunuzdan, cep telefonunuzdan ayırmamalısınız. ve bu sırat köprüsü gibi geçecek, kabus gibi geçecek 2-3 haftanın sonunda artık yemekten değil, yememekten keyif almaya başlayacaksınız. daha fazla yürüyüşler, spor aktiviteleri canınız isteyecek, daha az yemeye kendi rekorunuzu kırmayı isteyeceksiniz her geçen gün. karşınızda tatlı yiyen insanlara yutkunarak bakarken 2-3 hafta sonra o insanlara acıyarak bakacaksınız. 'kilo alıyor aptal farkında değil' diyerek o insanlara acıyacaksınız. o insanlar arkadaşınız ise, size ya bir seferden bir şey olmaz ne zamandır diyettesin bu seferlik ye' diyecekler ama asla yemeyeceksiniz. siz saatinde ve dozunda yiyeceksiniz.
2 ay sonra ise artık bambaşka biri olduğunuzu zaten aynalar söyleyecek. işte o andan sonra vücudunuz sanki sizin oyuncağınız gibi olacak. diyete 2 ay daha mı yoksa 5 ay daha mı devam edip etmeyeceğinize rahatlıkla, kendinizden emin şekilde 'sadece siz' karar vereceksiniz. diyete devam ettiğinizde hiç zorluk yaşamayacaksınız.
işte psikoloji dedik ya; psikolojinizin ciddi anlamda uzun zaman sonra ilk kez düzelme belirtileri gösterdiğini anlayacaksınız. insan kendisiyle barışık olmadan hayatın zorluklarının üstesinden gelemez dostlar.
kilo sorununuz varsa hemen zihnen hazırlık yapın ve diyete başlayın.
diyet yapmak öncelikle psikolojik olarak hazır olmayı gerektirir. dünyanın en zor bireysel aktivitelerinden biridir çünkü. kendi iradenizle baş başa kaldığınız bir durumdur. çoğu insanın iradesi zayıftır. veya her insanın iradesinin gücü, farklı kulvarlarda (iş hedefi, spordaki hedef, sigara içmemek hedefi, sınava çalışmak hedefi gibi) olmak üzere bireyin kendine koyduğu hedefi gerçekleştirebilecek motivasyona, maddi durumuna, hayatındaki sorunlara, yaşayış şekline, eğitimine, sosyal çevresine, işine (vb) göre değişir. çok değişkenli bir dünyada çok çeşitli insanlar vardır. ancak insanları diğer canlılardan ayıran temel faktörlerden biri şudur ki işte diyete genel olarak engel olan şey de budur : psikoloji.
psikoloji diyet yapacaklar için en önemli olgudur. psikolojisi bozuk birisi bırakın diyet yapmayı hayatında çoğu şeyi düzene kolay kolay koyamaz. bozuk psikolojiden kastım tabi ki saiko olmak değil. huzursuzluk, anksiyete, ailevi sorunlar, işsel sorunlar, sevgili ya da eşten ayrılmak, yakınını kaybetmek ve türlü binlerce insan doğasını etkileyen faktör. bu faktörlerle başa çıkmak her insana göre değişkenlik gösterir. örneğin para sıkıntısı çeken her insan aynı psikolojiye sahip değildir. parası kısıtlı olan insan mutlu olabildiği, hayatına devam edebildiği halde, para sıkıntısı yaşayan bir başka insan intihar bile edebilmektedir. sigarayı, alkolü bırakmayı istese bile bırakamayan insanlar olduğu gibi, ben sigara, alkol içmeyeceğim artık diyen ve anında tek bir kararla bırakıp hiç ağzına sürmeyen tiryakiler, alkolikler de vardır.
diyete bu açıdan yaklaşmazsanız yapamazsınız.
diyet yapacaksanız acı çekmeye, mutsuz olmaya hazır olmalısınız. tıpkı bir sigara alkol bağımlısının ilk günlerde gergin, sinirli olmasıyla aynıdır. yoksunluk sendromu anında etkisini gösterir ve beyin her zaman almaya alışık olduğu dozda nikotini, alkolü, yiyeceği ısrarla ister. verilmediği takdirde insanın psikolojisine direk etki eden sıkıntılar baş gösterir. elbette sigara, uyuşturucu ya da alkol bağımlılarındaki yoksunluklar farklı olduğu gibi yiyecek şeklini değiştirip vücuda alışık olmadığı yiyecek miktarını veren insan aynı belirtileri yaşamaz. ancak sonuç mutsuzluktur. bu kesindir.
burada diyette ortaya çıkan yoksunluk belirtilerinin sigara veya alkolden en önemli farkı gözle görülür bir değişim gerçekleşmesidir. sigarayı bırakan birinin vücudunda gözle görülür bir değişim gerçekleşmez. ya da alkoliklerin. sadece daha sağlıklı bir hale gelir bu insanlar. ancak uzun süre diyet yapan birisinde görüntü olarak 180 derece farklılıklar olur. bizi diyet yapmaya iten de budur. kısa sürede oluşan (2-6 ay) büyük fiziki değişim.
psikolojiye tekrar dönelim. diyetin alkol ve sigara tiryakiliği gibi yoksunluk belirtilerinin olduğunu yazdık. bu yoksunluk belirtileri ilk 1 hafta çok zorlar sizi. atlattığınızı ve iradenizle diyete uyum sağladığınızı düşünelim. vücudunuz artık bu yeni duruma alışmaya, önce su kaybı ile birlikte ihtiyacı olan enerjiyi sağlamak için zamanla fazla olan yağları kullanmaya başlayacaktır. yani kilo vermeye başlayacaksınız. ama ya psikoloji? evet . psikolojiniz burada en büyük düşmandır. irade dediğimiz şeyi mağlup eden tek düşman bozulan psikolojidir. ağır etmenleri saymazsak (boşanma, ayrılık, ölüm vs büyük felaketler) bile diyetten koparacak çok etmen bulabilir insan kendi beyninde. sonra yaparım, bu gün yiyim de yarın devam ederim gibi çok tehlikeli fikirler gelir aklınıza. bu aslında psikolojinizin darmadağın olduğunun göstergesidir.
bunu yenmenin ve sağlam durarak ipleri ele almak . işte kilit nokta, sırat köprüsü budur. iradenize bir gün yenilseniz dahi yarın daha azimli olmalısınız. kendinizi kilo vermiş şekilde hayal etmeyi bırakmamalısınız. kilo olarak örnek aldığınız kim varsa resimlerini başucunuzdan, cep telefonunuzdan ayırmamalısınız. ve bu sırat köprüsü gibi geçecek, kabus gibi geçecek 2-3 haftanın sonunda artık yemekten değil, yememekten keyif almaya başlayacaksınız. daha fazla yürüyüşler, spor aktiviteleri canınız isteyecek, daha az yemeye kendi rekorunuzu kırmayı isteyeceksiniz her geçen gün. karşınızda tatlı yiyen insanlara yutkunarak bakarken 2-3 hafta sonra o insanlara acıyarak bakacaksınız. 'kilo alıyor aptal farkında değil' diyerek o insanlara acıyacaksınız. o insanlar arkadaşınız ise, size ya bir seferden bir şey olmaz ne zamandır diyettesin bu seferlik ye' diyecekler ama asla yemeyeceksiniz. siz saatinde ve dozunda yiyeceksiniz.
2 ay sonra ise artık bambaşka biri olduğunuzu zaten aynalar söyleyecek. işte o andan sonra vücudunuz sanki sizin oyuncağınız gibi olacak. diyete 2 ay daha mı yoksa 5 ay daha mı devam edip etmeyeceğinize rahatlıkla, kendinizden emin şekilde 'sadece siz' karar vereceksiniz. diyete devam ettiğinizde hiç zorluk yaşamayacaksınız.
işte psikoloji dedik ya; psikolojinizin ciddi anlamda uzun zaman sonra ilk kez düzelme belirtileri gösterdiğini anlayacaksınız. insan kendisiyle barışık olmadan hayatın zorluklarının üstesinden gelemez dostlar.
kilo sorununuz varsa hemen zihnen hazırlık yapın ve diyete başlayın.