bugün
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği14
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi9
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- çin'e demokrasi gelsin7
- vajinanın iç sıcaklığı10
- gocu18
- silikon memenin patlaması10
- karton toplarken yılan sokması4
- açmanın üzerinde açma yazması4
- 200 bin lira borç verir misiniz3
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- rüyada tekrar tekrar böcek görmek3
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği11
- aşk karın doyurmaz diyen kız3
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- sözlüğün namusunu kim temizleyecek sorunsalı5
- iyi dostlar biriktirdim7
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- kasiyerin nakit mi kredi kartı mı diye sorması5
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması4
- ne dedin ne dedin sen4
- kadınlarla ilgili gerçekler2
- vinicius junior öldürüldü yerine başkası geçti2
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- rujlu kadınla öpüşmek4
- s'i l v'e r m'i s t16
- mizah algısı müthiş insanlar3
- nervio23
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- otobüs3
- kürt fıkraları6
- fiziği güzel sözlük kızları48
- pandela5
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak3
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- audi a3 sedan3
- recep tayyip erdoğan27
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- gözünü am bürümek5
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması6
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi8
- müslüm denen hıyar2
- 2 milyar lira eft yapmak3
- yazarların akşama dair planları9
- lahmacun vs hamburger4
- caz dinleyen erkek9
- 90 larda ayak fetişi diye bişe yoktu5
- salat namaz değildir6
- pilavımı kaşıklamak ister misin diyen sözlük kızı5
- amerika'nın görevi ırak ta başarıyla sona erdi2
entry'ler (1)
Yahudiler, kendilerinin özel bir millet olduğuna inandıkları için, dini referanslar söz konusu olduğunda da yalnız kendilerini düşünürler. Bunun “peygamberlerin çoğunlukla kendilerine gelmesi, onların Hz. ibrahim’in soyundan gelmeleri” gibi faktörler yanında, tarihleri boyunca hep başka milletlerden hep gülle-i tahkir ve sille-i tedip gördükleri için onlara karşı daima teyakkuz halinde bulunmuş, düşmanca bakmış ve şeref namına olan her şeyi kendilerine mal etme alışkanlığını kazanmışlardır.
Bu yüzdendir ki, Arapların medar-ı iftiharları olan Kâbe gibi bir mabedin, üstelik Hz. ibrahim gibi Yahudilerin de dedesi olan bir peygamberin inşa ettiği bir tevhid simgesinin şöhret bulmasını hiç, ama hiç istememişlerdir.
Bir kısım çağdaş Yahudilerin Hz. ismail’in Mekke’ye hiç uğramadığını, hatta onun Arapların dedesi olmadığına dair saçma iddialarda bulunmaları da bu söylediklerimizin doğruluğunun göstergesidir.
- "Milli ilah, milli din" anlayışını benimseyen Yahudilerin, Kâbe gibi Araplara mal olmuş ibrahimi bir mabetten söz etmeleri beklenemez.
- Hıristiyanların fanatikleri de Yahudi ideolojisini benimsemişlerdir. Onlar da Kitab-ı mukaddesin yegâne bir semavi kitap olduğunu kabul ederek bunu da iki ehl-i kitaba tahsis ettikleri için, dini simgesel değeri olan Kâbe’nin asıl tarihi arka palanının ön plana çıkmasına izin vermemişlerdir.
- Özellikle, Müslümanların Kudüs kıblesini terk edip Kâbe'ye yönelmeleri bu her iki Ehl-ikitabı oldukça kızdırmış ve Kâbe'ye karşı özel bir nefret uyandırmıştır. Bunların bu düşmanlıklarını, bu nefretin bir tezahürü olan “Fil” vakasından anlamak mümkündür.
Önce şunu belirtelim ki, Kur’an’a ters düşen her ifade yanlıştır. Çünkü, Kur’an baştan sona Allah’ın kelamıdır. Ondan asla yanlış bir bilgi olmaz. Yeter ki yanlış tevil ve yorumlar olmasın..
Dolayısıyla, Yahudilerin ve Hristiyanların bu iki peygambere “kral” demeleri kesin bir yanlıştır.
- Aslında, Yahudiler de Hz. Davud’un Zeburun’a, Hz. Suleyman’ın Emsallerine inanırlar ve bunları Kitab-ı Mukaddese de almışlardır. Bu husus tek başına onların da bu iki zatın peygamber olduklarına inandıklarını göstermektedir.
- Ancak Yahudiler, hayatları boyunca hep ezildikleri için, bu ezikliğin verdiği aşağılık psikolojisinden ötürü, din ekseninde hayat sürmelerine rağmen, dünyevileşmiş ve dünya saltanatına büyük önem vermişlerdir.
Bu sebeple, hem peygamber hem de bulundukları memleketin reisi olmaları haysiyetiyle bu iki peygambere “kral” unvanını kullanmayı tercih etmişlerdir. Yani dünyaya ait güçlerini, dine ait güçlerinden üstün gördükleri için kral unvanını tercih etmişlerdir.
ilk cevabımızda da dediğimiz gibi, Hristiyanlar zaten Yahudi kültürüyle beslenmiştir.
Bu yüzdendir ki, Arapların medar-ı iftiharları olan Kâbe gibi bir mabedin, üstelik Hz. ibrahim gibi Yahudilerin de dedesi olan bir peygamberin inşa ettiği bir tevhid simgesinin şöhret bulmasını hiç, ama hiç istememişlerdir.
Bir kısım çağdaş Yahudilerin Hz. ismail’in Mekke’ye hiç uğramadığını, hatta onun Arapların dedesi olmadığına dair saçma iddialarda bulunmaları da bu söylediklerimizin doğruluğunun göstergesidir.
- "Milli ilah, milli din" anlayışını benimseyen Yahudilerin, Kâbe gibi Araplara mal olmuş ibrahimi bir mabetten söz etmeleri beklenemez.
- Hıristiyanların fanatikleri de Yahudi ideolojisini benimsemişlerdir. Onlar da Kitab-ı mukaddesin yegâne bir semavi kitap olduğunu kabul ederek bunu da iki ehl-i kitaba tahsis ettikleri için, dini simgesel değeri olan Kâbe’nin asıl tarihi arka palanının ön plana çıkmasına izin vermemişlerdir.
- Özellikle, Müslümanların Kudüs kıblesini terk edip Kâbe'ye yönelmeleri bu her iki Ehl-ikitabı oldukça kızdırmış ve Kâbe'ye karşı özel bir nefret uyandırmıştır. Bunların bu düşmanlıklarını, bu nefretin bir tezahürü olan “Fil” vakasından anlamak mümkündür.
Önce şunu belirtelim ki, Kur’an’a ters düşen her ifade yanlıştır. Çünkü, Kur’an baştan sona Allah’ın kelamıdır. Ondan asla yanlış bir bilgi olmaz. Yeter ki yanlış tevil ve yorumlar olmasın..
Dolayısıyla, Yahudilerin ve Hristiyanların bu iki peygambere “kral” demeleri kesin bir yanlıştır.
- Aslında, Yahudiler de Hz. Davud’un Zeburun’a, Hz. Suleyman’ın Emsallerine inanırlar ve bunları Kitab-ı Mukaddese de almışlardır. Bu husus tek başına onların da bu iki zatın peygamber olduklarına inandıklarını göstermektedir.
- Ancak Yahudiler, hayatları boyunca hep ezildikleri için, bu ezikliğin verdiği aşağılık psikolojisinden ötürü, din ekseninde hayat sürmelerine rağmen, dünyevileşmiş ve dünya saltanatına büyük önem vermişlerdir.
Bu sebeple, hem peygamber hem de bulundukları memleketin reisi olmaları haysiyetiyle bu iki peygambere “kral” unvanını kullanmayı tercih etmişlerdir. Yani dünyaya ait güçlerini, dine ait güçlerinden üstün gördükleri için kral unvanını tercih etmişlerdir.
ilk cevabımızda da dediğimiz gibi, Hristiyanlar zaten Yahudi kültürüyle beslenmiştir.