bugün
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam13
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı75
- tinto brass5
- rusya olmasaydı türkistan kurulurdu5
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi5
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi4
- hamas denince akla gelenler3
- sobaları hazırlayın6
- terapi niteliğindeki şeyler13
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir5
- abd ara seçimleri ve trump'a azil alarmı2
- mika kase3
- eoka'nın amacı2
- filistinli hamas'ın müslümana muamelesi2
- türklerin özellikleri5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok10
- sabah yedi buçukta işe başlamak3
- mika raun vardı nerede şimdi2
- o 8 0 diyen biri vardı5
- sözlükte kim kimle sevgili27
- cumali ceber2
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- kediyi haşlanmış işkembeyle beslemek2
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- erkeği erkeğe düşüren cinsten karı2
- ilhan irem dinleyen erkek2
- sandra bullock4
- nervio43
- möchtest du mit mir befreundet sein2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- kaşe2
- emre iptal kuyt ile devam2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- fil dişi bacak toz pembe ten kirpikler'na parmak2
- votka2
- sözlüğün en şık erkeği12
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- fenerbahçeli yazarlar8
- tulumba tatlısı2
- aşk10
- kışın gelmesi2
- iyi menemenin sırrı7
- arabada sakso4
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
çocuklara sabah sabah izletmek için hazırlanan şebeklikler bütünü.
şimdi neler var bilmiyorum ama eskiden blue'nun ipucu vardı, bugün tesadüfen nickelodeon'da gördüm onu. hiç utanmadan izlenmesi için hazırlamışlar. şöyle bi özetle anlatayım:
blue'nun ipucu 99, 2000 yıllarında gösterilirdi. blue, ana karakter olan gencin (ismini hatırlayamadım o yüzden saymın diyorum) köpeğidir. isminden anlaşılacağı gibi mavi bi köpek işte. saymın bir gün blue'ya üç küçük domuzcuk masalını anlatır. köpek mızıtmaya başlar "yok istemem, ne biçim masal bu" havalarında bir iki havlar. adam da yavşaklığın sınırını aşan bi sesle "buluu hangi masalı dinlemek istiyor? bana yardım eder misiniz? ahaa çok güzel." der. olaylar gelişir, ipuçlarından yola çıkarak blue'nun hangi masalı dinlemek istediği bulunacaktır. saymın'ın programın formatı gereği ipucu araması gerekir. ama bunları öyle yavaş, konuyu saptıra saptıra bulur ki şaşırır kalırsınız, sırf süre geçsin diye kitapları bilerek yıkar. kitaptan masal kahramanları fırlar, saymın tüm masal kahramanlarıyla konuşur. sonra teker teker onları kitaplarına geri sokar ve saire... sonra köpeği blue ve tavşanıyla kendi yazdıkları bi masalı canlandırırlar. görevler belirlenir, saymın kral, köpek kralın kız kardeşi, tavşan da kitabı okuyan kişi olacaktır. ben bu kitabı okuyan kişiye kısaca kok diyeceğim.
kok: kral kurabiyeyi sonra yemek için saklar.
kral: bu kurabiyeyi yiycem, nefis kurabiye.
kok: hayır hikaye öyle demiyor. "kral kurabiyeyi sonra yemek için saklaaar."diyor.
kral: ha tamam, kurabiyeyi cebime saklıyorum. nefis kurabiye.
kok: küçük kız kardeşi ona kurabiye kalmadığını anlayınca çok üzülür. bu yüzden kral kurabiyeyi ikiye böler ve yarısını kız kardeşine verir.
kral: bu kurabiye seni bu kadar üzdüyse fırlatıp atıyorum, ah nalet.
kok: hayır hikaye öyle demiyor!
saymın gerizekalısı uzun süre hikayeyi anlamamakta direnir. sonra bir şeyler daha olur ve saymın üç ipucuna ulaşır. bu ipuçları tas, ayı ve sandalyedir. saymın "o halde düşünme koltuğuna* oturalııığm." der ve şu sözleri sarf eder:
"blue'nun istediği hikaye, tasını sandalyeye koyan bir ayıyla ilgili olabilir mi? ayı sandalyeye oturup tastan yemek yerse? ya başkası oturursa? o kim olur? tabi ki de altın kız! eveet, altın kız ve üç ayı!! *blue'nun ipucunu bulduuk, blue'nun ipucunu bulduuuk. çünkü çok akıllıyıız!"
benim sözüm yoktur daha fazlaç saygıyla eğiliyorum çocuk programı sektörüne...
"bilemezdim çocuk programlarının bu kadar güzel
kelimelerinse kifayetsiz olduğunu"
şimdi neler var bilmiyorum ama eskiden blue'nun ipucu vardı, bugün tesadüfen nickelodeon'da gördüm onu. hiç utanmadan izlenmesi için hazırlamışlar. şöyle bi özetle anlatayım:
blue'nun ipucu 99, 2000 yıllarında gösterilirdi. blue, ana karakter olan gencin (ismini hatırlayamadım o yüzden saymın diyorum) köpeğidir. isminden anlaşılacağı gibi mavi bi köpek işte. saymın bir gün blue'ya üç küçük domuzcuk masalını anlatır. köpek mızıtmaya başlar "yok istemem, ne biçim masal bu" havalarında bir iki havlar. adam da yavşaklığın sınırını aşan bi sesle "buluu hangi masalı dinlemek istiyor? bana yardım eder misiniz? ahaa çok güzel." der. olaylar gelişir, ipuçlarından yola çıkarak blue'nun hangi masalı dinlemek istediği bulunacaktır. saymın'ın programın formatı gereği ipucu araması gerekir. ama bunları öyle yavaş, konuyu saptıra saptıra bulur ki şaşırır kalırsınız, sırf süre geçsin diye kitapları bilerek yıkar. kitaptan masal kahramanları fırlar, saymın tüm masal kahramanlarıyla konuşur. sonra teker teker onları kitaplarına geri sokar ve saire... sonra köpeği blue ve tavşanıyla kendi yazdıkları bi masalı canlandırırlar. görevler belirlenir, saymın kral, köpek kralın kız kardeşi, tavşan da kitabı okuyan kişi olacaktır. ben bu kitabı okuyan kişiye kısaca kok diyeceğim.
kok: kral kurabiyeyi sonra yemek için saklar.
kral: bu kurabiyeyi yiycem, nefis kurabiye.
kok: hayır hikaye öyle demiyor. "kral kurabiyeyi sonra yemek için saklaaar."diyor.
kral: ha tamam, kurabiyeyi cebime saklıyorum. nefis kurabiye.
kok: küçük kız kardeşi ona kurabiye kalmadığını anlayınca çok üzülür. bu yüzden kral kurabiyeyi ikiye böler ve yarısını kız kardeşine verir.
kral: bu kurabiye seni bu kadar üzdüyse fırlatıp atıyorum, ah nalet.
kok: hayır hikaye öyle demiyor!
saymın gerizekalısı uzun süre hikayeyi anlamamakta direnir. sonra bir şeyler daha olur ve saymın üç ipucuna ulaşır. bu ipuçları tas, ayı ve sandalyedir. saymın "o halde düşünme koltuğuna* oturalııığm." der ve şu sözleri sarf eder:
"blue'nun istediği hikaye, tasını sandalyeye koyan bir ayıyla ilgili olabilir mi? ayı sandalyeye oturup tastan yemek yerse? ya başkası oturursa? o kim olur? tabi ki de altın kız! eveet, altın kız ve üç ayı!! *blue'nun ipucunu bulduuk, blue'nun ipucunu bulduuuk. çünkü çok akıllıyıız!"
benim sözüm yoktur daha fazlaç saygıyla eğiliyorum çocuk programı sektörüne...
"bilemezdim çocuk programlarının bu kadar güzel
kelimelerinse kifayetsiz olduğunu"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar