bugün
- nev13
- katatespizartmasi11
- 200 bin lira borç verir misiniz6
- türkiyenin insan haklarında dünya 143üncüsü olması17
- 47 bin liradan 25 bin liraya düşen ürün6
- fon skandalının akp tabanındaki yankısı12
- çocukluk arkadaşlığı10
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- uludağ sözlüğün geldiği durum4
- zeytin toplamaya giden sözlük yazarları5
- kürt hurdacı3
- 24 ekim 2026 muğlaspor istanbulspor maçı6
- kimsenin memleket takımı tutmaması16
- aziz yıldırım2
- ressam ılgın tosun pastel sanatçısı2
- günaydın arkadaşlar bugün nasılsınız11
- sabah programları6
- zeytinyağlı barbunya2
- istanbul'da gezilebilecek en güzel yerler9
- fon vurgunu56
- skoda octavia2
- ekonomiyi mahvedip sürekli israil haberi yapmak3
- mortal kombat3
- künefenin sünen peyniri2
- gammaz olmak2
- van damme'ın rakibinin taşaklarına vurması2
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek25
- amerika'nın'ya yanında olursunuz'ya yok olursunuz2
- tuborg green'i delist eden vizyonsuz türk tuborg2
- serdar ortaç'ın sahneye sarhoş çıkması3
- sarı teker vs sarı tutku2
- 10 şehirde basın özgürlüğü yürüyüşleri4
- 2006'nın 20 sene önce olması3
- şu an ne isterdin14
- iran da şahı da humeyni'yi de biz getirdik4
- herkes nerde5
- ona bir şey söyle9
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur12
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- futbol17
- lüks mekanda fotoğraf çektiren 2 lig futbolcusu2
- ismail kartal7
- cadılar bayramında cadı kesmek4
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı19
- dincilere laf anlatmakta çalışmak19
- yılmaz erdoğan6
- sürpriz yumurta2
- yulaf lapası vs tost11
- azrail'in görüldüğü an4
- açım aç8
Radiohead'ın Pablo Honey adlı albümünden 8.$arkı.işte sözleri;
i never wanted anything but this,
i worked hard, tried hard.
i ran around in domestic bliss,
i fought hard, died hard.
everytime you're running out of here,
everytime you're running i get the fear.
i never wanted any broken bones,
scarred face, no home.
your words surround me and i asphyxiate,
and i burn all hate.
everytime you're running out on me
everytime you're running i can see.
i'm not a veg'table,
i will not control myself.
i spit on the hand that feeds me,
i will not control myself.
the waters break, the waters run all over me.
the waters break, the waters run
and this time you're gonna pay.
i'm not a veg'table,
i will not control myself.
i spit on the hand that feeds me,
i will not control myself.
i never wanted anything but this,
i worked hard, tried hard.
i ran around in domestic bliss,
i fought hard, died hard.
everytime you're running out of here,
everytime you're running i get the fear.
i never wanted any broken bones,
scarred face, no home.
your words surround me and i asphyxiate,
and i burn all hate.
everytime you're running out on me
everytime you're running i can see.
i'm not a veg'table,
i will not control myself.
i spit on the hand that feeds me,
i will not control myself.
the waters break, the waters run all over me.
the waters break, the waters run
and this time you're gonna pay.
i'm not a veg'table,
i will not control myself.
i spit on the hand that feeds me,
i will not control myself.
ing. sebze.
biz türklerin "vecıtıbıl" yerine "veceteybıl" dedğimiz kelime. aynı sorun comfortable'da da yaşanmaktadır.
yeni bir sözlük yazarı.
yeni bir sözlük yazarı hoşgelmiştir.
moralini bozmaması gereken.
yeni bir yazar. hoş gelmiş. entryleriyle aydınlatsın bizi.
ingilizce'de sebze anlamına gelir. telaffuz konusunda en çok yanlış yapılan kelimelerdendir zira table kelimesini "teybıl" olarak telaffuz eden insanlar, bunu da "veceteybıl" şeklinde okurlar ki bu çok eşekçe bir yanlıştır. okunuşu "vicıtıbıl" ya da "vecetıbıl" veyahut "vıcıvıcı" şeklindedir, o kadarına siz karar verebilirsiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar