bugün
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- uyudun mu11
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i22
- hayattan beklentiler7
- şeffaf ayakkabı9
- 81 ilde sığınak yapılması7
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek6
- patso3
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı7
- kadın bacağı paylaşan mehdi4
- queen ravenna ve cinleri14
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- insanı yoran duygular6
- adana dürüm vs adana porsiyon2
- sinek as5
- olgunlaştıkça farkına varılan şeyler4
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- gebze yi gebze yapan şeyler3
- spora başladım4
- gammazların gizli hesapları görebilmesi2
- at eti yemek3
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- tavuğun neden kanatları var11
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sözlüğün en kültürlü yazarı2
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
- pandela 310
- özgüven3
- izmir yanıyor5
- sözlüğün en masum yazarları18
- komünistlerin tatar sürgünü2
- taliban7
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- uludağ sözlük deli istilası4
- sonbahar depresyonu4
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- hastanede kendini siktiren güvenlik kız2
- s'i l v'e r m'i s t35
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- öldükten sonraki ilk 1 milyar yıl4
- kuru patlıcan dolması4
- kulaklık6
- gocu34
- bilim ve materyalizm her şeyi açıklamaz4
Radiohead'ın Pablo Honey adlı albümünden 8.$arkı.işte sözleri;
i never wanted anything but this,
i worked hard, tried hard.
i ran around in domestic bliss,
i fought hard, died hard.
everytime you're running out of here,
everytime you're running i get the fear.
i never wanted any broken bones,
scarred face, no home.
your words surround me and i asphyxiate,
and i burn all hate.
everytime you're running out on me
everytime you're running i can see.
i'm not a veg'table,
i will not control myself.
i spit on the hand that feeds me,
i will not control myself.
the waters break, the waters run all over me.
the waters break, the waters run
and this time you're gonna pay.
i'm not a veg'table,
i will not control myself.
i spit on the hand that feeds me,
i will not control myself.
i never wanted anything but this,
i worked hard, tried hard.
i ran around in domestic bliss,
i fought hard, died hard.
everytime you're running out of here,
everytime you're running i get the fear.
i never wanted any broken bones,
scarred face, no home.
your words surround me and i asphyxiate,
and i burn all hate.
everytime you're running out on me
everytime you're running i can see.
i'm not a veg'table,
i will not control myself.
i spit on the hand that feeds me,
i will not control myself.
the waters break, the waters run all over me.
the waters break, the waters run
and this time you're gonna pay.
i'm not a veg'table,
i will not control myself.
i spit on the hand that feeds me,
i will not control myself.
ing. sebze.
biz türklerin "vecıtıbıl" yerine "veceteybıl" dedğimiz kelime. aynı sorun comfortable'da da yaşanmaktadır.
yeni bir sözlük yazarı.
yeni bir sözlük yazarı hoşgelmiştir.
moralini bozmaması gereken.
yeni bir yazar. hoş gelmiş. entryleriyle aydınlatsın bizi.
ingilizce'de sebze anlamına gelir. telaffuz konusunda en çok yanlış yapılan kelimelerdendir zira table kelimesini "teybıl" olarak telaffuz eden insanlar, bunu da "veceteybıl" şeklinde okurlar ki bu çok eşekçe bir yanlıştır. okunuşu "vicıtıbıl" ya da "vecetıbıl" veyahut "vıcıvıcı" şeklindedir, o kadarına siz karar verebilirsiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar