bugün
- ütü5
- yüksek sesle gülmek6
- anın fotoğrafı10
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak4
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- dr pimple popper3
- atatürk'ü sevmeyen tsk subayları6
- kuran ı kerim meali2
- kral kaybederse4
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- evlenirsek 12 adet adana burması isterim diyen kız2
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- ogün samast3
- çalışmak güzel olsaydı üstüne para vermezlerdi4
- ölüm9
- insanlara laf anlatmak3
- velvet11
- 2 ağustos 20262
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- biosuna kün fe yekün yazan kız3
- ölümü merak etmek2
- nöbet4
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
- en uzun mesafe4
- hanry cavil tarafından analdan becerilmek istemek2
- herkese fetöcü diyenin genelde fetöcü olması2
- suri sakso 5 tl2
- telefon ekranında boydan boya çizgi çıkması2
- her gün dışardan yemek yemek3
- nissan navara4
- mr spock'ın kulağını çekmek4
- balık etli mi kuru götlü mü5
- arkadaşlar4
- köfteci yusuf5
- forlove196
- türk müsün türkiyeli misin12
- 18 yaşındaki bir kızın sulanmış vajinasını yalamak3
- basit bir insan olmak5
- kira borç olmadan aylık kaç para iyidir sorunsalı2
- bu ülkeye başka erdoğan gelmez6
- aylık 519 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- ona bir şey söyle11
- yunanistan29
- türkiyeliyim doğruyum çalışkanım6
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık14
- aynadaki yansımanızın sizle konuşmaya başlaması2
- beni özleyenler elime mum diksin15
- vuu vuuuuttu yapan baykuşlar3
charles bukowski 'nin pis moruğun notları adlı eserinde yarattığı kahramanı. ve onun meşhur gardiyan diyaloğu...
-Otur Stirkoff.
+sağolun, efendim.
-ayaklarını uzatabilirsin.
+çok lütufkarsınız, efendim.
-Stirkoff, anladığım kadarı ile adalet ve eşitlik gibi konuları irdeleyen yazılar -yazıyorsun; coşku ve kurtuluş hakkı üzerine de. doğru mu bu, Stirkoff?
+evet, efendim.
-dünyada geniş anlamda adalet sağlanabilir mi sence?
+hiç sanmam, efendim.
-öyleyse bu boktan yazıları neden yazıyorsun? kendini kötü mü hissediyorsun?
+son zamanlarda pek iyi değilim, efendim. delirdiğimi düşünüyorum.
-fazlaca mı içiyorsun, Stirkoff?
+elbette, efendim.
-çükünle oynar mısın?
+sürekli, efendim.
-nasıl?
+anlayamadım, efendim?
-yani nasıl bir yöntem uygularsın?
+dört-beş çiğ yumurta ile yarım kilo kıymayı dar ağızlı bir vazoya döküyorum. müzik olarak da Vaughn Williams ya da Darius Milhaud yeğlerim.
-cam mı?
+hayır am.
-yahu vazoyu soruyorum, cam mı?
+değil, efendim.
-hiç evlendin mi?
+birkaç kez.
-evliliklerinde ters giden neydi, Stirkoff?
+her şey, efendim.
-hayatının en iyi sevişmesini anlat.
+dört-beş çiğ yumurta ile yarım kilo kıymayı…
-tamam, tamam!
+öyledir, efendim.
-daha iyi ve adil bir düzen özleminin aslında çürümeden ve başarısızlık duygusundan kaynaklandığının farkında mısın?
+evet, efendim.
-baban kötü bir insan mıydı?
+bilmiyorum, efendim.
-ne demek bilmiyorum?
+yani kıyaslamak güç, efendim. sadece bir babam oldu.
-benimle kafa mı buluyorsun, Stirkoff.
+hayır, efendim: dediğiniz gibi, adalet yoktur.
-baban seni döver miydi?
+sıra ile döverlerdi, efendim.
-hani bir baban vardı?
+herkesin bir babası vardır, efendim. ben annemi kastetmiştim. o da kendi payına döverdi.
-seni sever miydi?
+kendinin bir uzantısı olarak, evet.
-sevgi başka nedir ki?
+iyi bir şeye değer verecek kadar sağduyulu olmaktır. kan bağı gerekmez. kırmızı bir deniz topu ya da üzerine tereyağı sürülmüş kızarmış ekmek de sevilebilir.
-tereyağlı kızarmış ekmeğe AŞIK olabileceğini mi söylüyorsun, Stirkoff?
+her zaman değil, efendim. bazı sabahlarda, güneş ışınları belli bir açıdan gelirken belki. aşk habersiz gelir gider.
-bir insanı sevmek mümkün mü sence?
+iyi tanımadığınız biri ise belki. ben insanları pencereden seyretmeyi severim.
-sen bir korkaksın, Stirkoff.
+kesinlikle, efendim.
-nedir senin korkak tanımın?
+bir aslanla silahsız dövüşmeden önce tereddüt eden kimse.
-peki cesur kime denir?
+aslanın ne olduğunu bilmeyene.
-herkes bilir aslanın ne olduğunu.
+herkes aslanın ne olduğunu bildiğini sanır, efendim.
-budala tanımın nedir?
+zaman ve kan ziyan edildiğinin farkında olmayan kimse.
-bilge diye kime denir o zaman?
+bilge insan yoktur, efendim.
-öyleyse budala da yoktur. gece olmazsa gündüz olmaz. siyah olmazsa beyaz olmaz.
+özür dilerim, efendim. ben her şeyin neyse o olduğu kanısındayım. başka şeylere bağımlı olmaksızın.
-o dar ağızlı vazolara fazla girip çıkmışsın sen, Stirkoff. her şeyin zaten olması gerektiği gibi olduğunu anlamıyor musun? yanlış diye bir şey yoktur.
+anlıyorum, efendim. olan olmuştur.
-kelleni vurdursam ne dersin?
+bir şey diyemem, efendim.
-demek istediğim şu: kelleni vurdursam ben iRADE sense HiÇ olursun.
+başka bir şey olurdum, efendim.
-benim SEÇiMiM doğrultusunda.
+ikimizin de, efendim.
-et! rahat et! uzat ayaklarını.
+çok lütufkarsınız, efendim.
-hayır, ikimiz de lütufkarız.
+elbette, efendim.
-demek delirdiğini hissediyorsun, Stirkoff? peki delirdiğini hissettiğin zaman ne yaparsın?
+şiir yazarım.
-şiir delilik midir?
+şiir olmayan her şey deliliktir.
-yani.
+çirkinlik deliliktir.
-çirkin nedir?
+kişiye göre değişir.
-delilik gerekli midir?
+vardır.
-gerekli midir?
+bilmiyorum, efendim.
-çok şey biliyormuş havalarındasın, Stirkoff. bilgi nedir?
+mümkün olduğunca az şey bilmektir
-ne demek o?
+bilmiyorum, efendim?
-köprü inşa edebilir misin?
+hayır.
-silah üretebilir misin?
+hayır.
-ikisi de bilgi ürünüdür.
+köprü köprüdür. silah da silah.
-kelleni vurduracağım, Stirkoff.
+sağolun, efendim.
-niye?
+beni motive ettiğiniz için. motivasyon sıkıntısı çekiyorum, efendim.
-ben ADALET'im.
+belki.
-Ben ÜSTÜN'üm. işkenceye yatıracağım seni. çığlıklar atacaksın. ölümünü dileneceksin.
+şüphesiz efendim.
-ben senin efendinim, anlamıyor musun?
+beni yönetebilirsiniz. ama yapacağınız şeyler yapılabilir şeyler olmaktan öteye gitmeyecektir.
-zekice konuşuyorsun ama işkence altında bu kadar zeki olamayacaksın.
+sanmıyorum, efendim.
-bana bak. Darius Milhaud, Vaughn Williams dinlemek de ne oluyor? Beatles'ı duymadın mı?
+onları herkes bilir, efendim.
-onları sevmez misin?
+onlardan nefret etmem.
-nefret ettiğin bir şarkıcı var mı?
+şarkıcılardan nefret edilmez.
-şarkı söylemeye çalışan birinden?
+Frank Sinatra.
-neden?
+hasta bir toplumun hastalığının depreşmesine neden olduğu için.
-gazete okur musun?
+sadece bir gazete.
-hangisi?
+AÇIK KENT.
-GARDiYAN! BU ADAMI iŞKENCE ODASINA GÖTÜRÜN. HEMEN iŞKENCEYE BAŞLAYIN!
+efendim, son bir istekte bulunabilir miyim?
-evet.
+vazomu yanıma alabilir miyim?
-hayır, bana lazım.
+efendim?
-el koyuyorum. zapta geçsin. gardiyan bu sersemi derhal götür! ve bana biraz şey getir…
+ne, efendim?
-altı yumurta ile yarım kilo kıyma.
gardiyan mahkümu dışarı çıkarır. kral öne eğilip düğmeye basar. Vaughn Williams çalmaya başlar teypte. bitli bir köpek güneşin altında titreşen harikulade bir limon ağacına işerken dünya dönmeye devam eder.
-Otur Stirkoff.
+sağolun, efendim.
-ayaklarını uzatabilirsin.
+çok lütufkarsınız, efendim.
-Stirkoff, anladığım kadarı ile adalet ve eşitlik gibi konuları irdeleyen yazılar -yazıyorsun; coşku ve kurtuluş hakkı üzerine de. doğru mu bu, Stirkoff?
+evet, efendim.
-dünyada geniş anlamda adalet sağlanabilir mi sence?
+hiç sanmam, efendim.
-öyleyse bu boktan yazıları neden yazıyorsun? kendini kötü mü hissediyorsun?
+son zamanlarda pek iyi değilim, efendim. delirdiğimi düşünüyorum.
-fazlaca mı içiyorsun, Stirkoff?
+elbette, efendim.
-çükünle oynar mısın?
+sürekli, efendim.
-nasıl?
+anlayamadım, efendim?
-yani nasıl bir yöntem uygularsın?
+dört-beş çiğ yumurta ile yarım kilo kıymayı dar ağızlı bir vazoya döküyorum. müzik olarak da Vaughn Williams ya da Darius Milhaud yeğlerim.
-cam mı?
+hayır am.
-yahu vazoyu soruyorum, cam mı?
+değil, efendim.
-hiç evlendin mi?
+birkaç kez.
-evliliklerinde ters giden neydi, Stirkoff?
+her şey, efendim.
-hayatının en iyi sevişmesini anlat.
+dört-beş çiğ yumurta ile yarım kilo kıymayı…
-tamam, tamam!
+öyledir, efendim.
-daha iyi ve adil bir düzen özleminin aslında çürümeden ve başarısızlık duygusundan kaynaklandığının farkında mısın?
+evet, efendim.
-baban kötü bir insan mıydı?
+bilmiyorum, efendim.
-ne demek bilmiyorum?
+yani kıyaslamak güç, efendim. sadece bir babam oldu.
-benimle kafa mı buluyorsun, Stirkoff.
+hayır, efendim: dediğiniz gibi, adalet yoktur.
-baban seni döver miydi?
+sıra ile döverlerdi, efendim.
-hani bir baban vardı?
+herkesin bir babası vardır, efendim. ben annemi kastetmiştim. o da kendi payına döverdi.
-seni sever miydi?
+kendinin bir uzantısı olarak, evet.
-sevgi başka nedir ki?
+iyi bir şeye değer verecek kadar sağduyulu olmaktır. kan bağı gerekmez. kırmızı bir deniz topu ya da üzerine tereyağı sürülmüş kızarmış ekmek de sevilebilir.
-tereyağlı kızarmış ekmeğe AŞIK olabileceğini mi söylüyorsun, Stirkoff?
+her zaman değil, efendim. bazı sabahlarda, güneş ışınları belli bir açıdan gelirken belki. aşk habersiz gelir gider.
-bir insanı sevmek mümkün mü sence?
+iyi tanımadığınız biri ise belki. ben insanları pencereden seyretmeyi severim.
-sen bir korkaksın, Stirkoff.
+kesinlikle, efendim.
-nedir senin korkak tanımın?
+bir aslanla silahsız dövüşmeden önce tereddüt eden kimse.
-peki cesur kime denir?
+aslanın ne olduğunu bilmeyene.
-herkes bilir aslanın ne olduğunu.
+herkes aslanın ne olduğunu bildiğini sanır, efendim.
-budala tanımın nedir?
+zaman ve kan ziyan edildiğinin farkında olmayan kimse.
-bilge diye kime denir o zaman?
+bilge insan yoktur, efendim.
-öyleyse budala da yoktur. gece olmazsa gündüz olmaz. siyah olmazsa beyaz olmaz.
+özür dilerim, efendim. ben her şeyin neyse o olduğu kanısındayım. başka şeylere bağımlı olmaksızın.
-o dar ağızlı vazolara fazla girip çıkmışsın sen, Stirkoff. her şeyin zaten olması gerektiği gibi olduğunu anlamıyor musun? yanlış diye bir şey yoktur.
+anlıyorum, efendim. olan olmuştur.
-kelleni vurdursam ne dersin?
+bir şey diyemem, efendim.
-demek istediğim şu: kelleni vurdursam ben iRADE sense HiÇ olursun.
+başka bir şey olurdum, efendim.
-benim SEÇiMiM doğrultusunda.
+ikimizin de, efendim.
-et! rahat et! uzat ayaklarını.
+çok lütufkarsınız, efendim.
-hayır, ikimiz de lütufkarız.
+elbette, efendim.
-demek delirdiğini hissediyorsun, Stirkoff? peki delirdiğini hissettiğin zaman ne yaparsın?
+şiir yazarım.
-şiir delilik midir?
+şiir olmayan her şey deliliktir.
-yani.
+çirkinlik deliliktir.
-çirkin nedir?
+kişiye göre değişir.
-delilik gerekli midir?
+vardır.
-gerekli midir?
+bilmiyorum, efendim.
-çok şey biliyormuş havalarındasın, Stirkoff. bilgi nedir?
+mümkün olduğunca az şey bilmektir
-ne demek o?
+bilmiyorum, efendim?
-köprü inşa edebilir misin?
+hayır.
-silah üretebilir misin?
+hayır.
-ikisi de bilgi ürünüdür.
+köprü köprüdür. silah da silah.
-kelleni vurduracağım, Stirkoff.
+sağolun, efendim.
-niye?
+beni motive ettiğiniz için. motivasyon sıkıntısı çekiyorum, efendim.
-ben ADALET'im.
+belki.
-Ben ÜSTÜN'üm. işkenceye yatıracağım seni. çığlıklar atacaksın. ölümünü dileneceksin.
+şüphesiz efendim.
-ben senin efendinim, anlamıyor musun?
+beni yönetebilirsiniz. ama yapacağınız şeyler yapılabilir şeyler olmaktan öteye gitmeyecektir.
-zekice konuşuyorsun ama işkence altında bu kadar zeki olamayacaksın.
+sanmıyorum, efendim.
-bana bak. Darius Milhaud, Vaughn Williams dinlemek de ne oluyor? Beatles'ı duymadın mı?
+onları herkes bilir, efendim.
-onları sevmez misin?
+onlardan nefret etmem.
-nefret ettiğin bir şarkıcı var mı?
+şarkıcılardan nefret edilmez.
-şarkı söylemeye çalışan birinden?
+Frank Sinatra.
-neden?
+hasta bir toplumun hastalığının depreşmesine neden olduğu için.
-gazete okur musun?
+sadece bir gazete.
-hangisi?
+AÇIK KENT.
-GARDiYAN! BU ADAMI iŞKENCE ODASINA GÖTÜRÜN. HEMEN iŞKENCEYE BAŞLAYIN!
+efendim, son bir istekte bulunabilir miyim?
-evet.
+vazomu yanıma alabilir miyim?
-hayır, bana lazım.
+efendim?
-el koyuyorum. zapta geçsin. gardiyan bu sersemi derhal götür! ve bana biraz şey getir…
+ne, efendim?
-altı yumurta ile yarım kilo kıyma.
gardiyan mahkümu dışarı çıkarır. kral öne eğilip düğmeye basar. Vaughn Williams çalmaya başlar teypte. bitli bir köpek güneşin altında titreşen harikulade bir limon ağacına işerken dünya dönmeye devam eder.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar