bugün
- migros'a sorulacak tek soru14
- 2026 ekonomik krizi5
- mezeler eşliğinde rakı içip söyleşmek7
- velvet34
- arkadaşlar çok hastayım ya7
- sözlük ne zaman bu kadar sıkıcı hale geldi6
- bu saatte evde oturmak yerine işte olan insan4
- now tv neden gelmedi5
- yalınayak başı kabak3
- kliniğe gittim klinikten geldim6
- burcu özberk3
- tesla model 32
- victor osimhen15
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi5
- tostumu yaptım5
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması6
- sadece sözlük kızları tarafından açık oylanmak4
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması11
- iş mi bulamadın karton topla3
- şizoid bipolaryanist manik ataklı sohbetler2
- fenerbahçe biraz sert biraz katı13
- aleksey batrakov21
- ikinci entrynin başlık üzerindeki muazzam etkisi3
- kadınlardaki aşırı özgüvenin nedeni6
- livakovic'in barcelona transferi5
- the mossad is watching you2
- gocu abi buraya yumruk havaya2
- koşer ürün alan müslüman2
- osuruktan şiirler58
- twin peaks4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı6
- dincinin içinde yaşadığı hasta hayal dünyası4
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi4
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip14
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- devletin bireye müdahalesi2
- adnan menderes'in yıktırdığı tarihi eserler3
- abdullah öcalan13
- genelev3
- yasakçı zihniyet15
- ekşi sözlük21
- bik bik kız kaçırdı9
- alparslan kuytul13
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- tarhana çorbası7
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti8
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- babo dünyayı düzdün doymadın4
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
Şekûr : Kullukları kabul edici, az amele çok sevap veren, şükrü kabul edip çok ihsan eden, şükredilen
Ash-Shakur : The Rewarder of thankfulnes who gratefully rewards good deeds.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Eğer Allah'a güzel bir borç verecek olursanız, onu sizin için kat kat arttırır ve sizi bağışlar. Allah Şekûr'dur, Halim'dir. " (1)
* Şekûr, şükrü devam eden ve büyük-küçük ibadet ayrımı yapmaksızın şükrü bütün itaat edenleri kapsayandır.
Gerçek şükür, nimet verene şükretmekle eksikliğini itiraf etmektir. Bu yüzden Yüce Allah,
"Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın" (2) buyurunca,
Hz.Davud a.s.:
"Ey Rabb'im! Sana nasıl şükredeyim ki? Benim şükrüm bile senin bir nimetindir" demiş,
Yüce Allah da şöyle cevap vermiştir:
"işte şimdi Beni tanıdın ve Bana şükrettin ey Davud! Çünkü şükretmenin de Benim bir nimetim olduğunu bildin".
* Nimete şükürle karşılık vermek, nimetlerin daha da artmasına vesile olur. Cenab-ı Hak buyuruyor:"...Andolsun, eğer şükrederseniz gerçekten size artırırım.." (3)
* Şükrün üç temel şartı bulunmaktadır:
1. Nimet verenin verdiği nimeti kabul edip bunu ikrar etmek.
2. Verilen bu nimeti Allah'a itaat etmede kullanmak.
3. Allah'ın dilemesiyle bu nimetin ulaşmasına vesile olanlara teşekkür etmek.
* Cenab-ı Hak şükrü kabul eder ve karşılıksız bırakmaz. Şükrü şükürle ve ondan daha fazlasıyla cevaplandırır. Böylece iyiliklerin çoğalmasına yol açar.
* Kullarına, onlar tarafından şükrü ifade edilen nimetleri artıracağına dair Allah'ın kesin vaadi vardır. Şükür yolunu tutanlar; kendilerine gelmiş olan nimetleri, sebeplerden, vasıtalardan değil, ancak Allah'tan olduğunu itiraf ederler. Çünkü onlar hediyeyi getiren uşaklara değil, gönderen efendiye bakarlar. Gönüllerinden inanmışlardır ki, nimeti yaratan, kısmet eden, gönderen, onunla meşgul olacak kuvvetleri, sebepleri veren, tertib eden ancak Allah'tır.
* Bazı Allah dostlarına: "Şükür nedir" diye sorulduğunda; "Allah'ın verdiği nimetlerle O'na isyan etmemendir" şeklinde cevap vermişlerdir. (8)
* Her müslüman,mutlak Şekûr (Şükredilen)un Allah olduğunu, âlimlerin ittifakıyla O'na şükretmenin farz olduğunu ve Allah'ın azı da çoğu da kabul ettiğini bilmesi gerekir.
Bil ki, her aza ve organın kendisine has bir şükrü vardır.Nasıl ki dil şükür sözcükleriyle Rabb'ine şükrediyorsa, diğer organlarda kendilerine göre Rablerine şükretmelidir. Her aza ve organın şükrü, yaratılış amacına göredir. Her organ, Allah'ın emrine uymada ve yasağından kaçınmakta kullanılmalıdır. Buna göre:
* Bedenin şükrü, organları Allah'a itaatin dışında kullanmamandır.
* Kalbin şükrü, onu Allah'ı anma ve bilme dışında şeylerle meşgul etmemektir.
* Dilin şükrü, onu Allah'tan başka kimseleri övme ve methetmede kullanmamandır.
* Malın şükrü, Allah'ın sevdiği ve hoşnut olduğu yerlerin dışında harcamamandır.
Allah'a şükretme konusunda bunları bildikten sonra müslüman, insanlar arasında kendisine iyilik yapanlara teşekkür etmeli ve şu hadis-i şerif-i unutmamalıdır:
"insanlara teşekkür etmeyen, Allah'a şükretmez" (4)
* ihlasla "Yâ Şekûr" diye bir müslüman bu isme devam etse, iyi ameller yapmak nasip olur.
Ash-Shakur : The Rewarder of thankfulnes who gratefully rewards good deeds.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Eğer Allah'a güzel bir borç verecek olursanız, onu sizin için kat kat arttırır ve sizi bağışlar. Allah Şekûr'dur, Halim'dir. " (1)
* Şekûr, şükrü devam eden ve büyük-küçük ibadet ayrımı yapmaksızın şükrü bütün itaat edenleri kapsayandır.
Gerçek şükür, nimet verene şükretmekle eksikliğini itiraf etmektir. Bu yüzden Yüce Allah,
"Ey Davud ailesi, şükrederek çalışın" (2) buyurunca,
Hz.Davud a.s.:
"Ey Rabb'im! Sana nasıl şükredeyim ki? Benim şükrüm bile senin bir nimetindir" demiş,
Yüce Allah da şöyle cevap vermiştir:
"işte şimdi Beni tanıdın ve Bana şükrettin ey Davud! Çünkü şükretmenin de Benim bir nimetim olduğunu bildin".
* Nimete şükürle karşılık vermek, nimetlerin daha da artmasına vesile olur. Cenab-ı Hak buyuruyor:"...Andolsun, eğer şükrederseniz gerçekten size artırırım.." (3)
* Şükrün üç temel şartı bulunmaktadır:
1. Nimet verenin verdiği nimeti kabul edip bunu ikrar etmek.
2. Verilen bu nimeti Allah'a itaat etmede kullanmak.
3. Allah'ın dilemesiyle bu nimetin ulaşmasına vesile olanlara teşekkür etmek.
* Cenab-ı Hak şükrü kabul eder ve karşılıksız bırakmaz. Şükrü şükürle ve ondan daha fazlasıyla cevaplandırır. Böylece iyiliklerin çoğalmasına yol açar.
* Kullarına, onlar tarafından şükrü ifade edilen nimetleri artıracağına dair Allah'ın kesin vaadi vardır. Şükür yolunu tutanlar; kendilerine gelmiş olan nimetleri, sebeplerden, vasıtalardan değil, ancak Allah'tan olduğunu itiraf ederler. Çünkü onlar hediyeyi getiren uşaklara değil, gönderen efendiye bakarlar. Gönüllerinden inanmışlardır ki, nimeti yaratan, kısmet eden, gönderen, onunla meşgul olacak kuvvetleri, sebepleri veren, tertib eden ancak Allah'tır.
* Bazı Allah dostlarına: "Şükür nedir" diye sorulduğunda; "Allah'ın verdiği nimetlerle O'na isyan etmemendir" şeklinde cevap vermişlerdir. (8)
* Her müslüman,mutlak Şekûr (Şükredilen)un Allah olduğunu, âlimlerin ittifakıyla O'na şükretmenin farz olduğunu ve Allah'ın azı da çoğu da kabul ettiğini bilmesi gerekir.
Bil ki, her aza ve organın kendisine has bir şükrü vardır.Nasıl ki dil şükür sözcükleriyle Rabb'ine şükrediyorsa, diğer organlarda kendilerine göre Rablerine şükretmelidir. Her aza ve organın şükrü, yaratılış amacına göredir. Her organ, Allah'ın emrine uymada ve yasağından kaçınmakta kullanılmalıdır. Buna göre:
* Bedenin şükrü, organları Allah'a itaatin dışında kullanmamandır.
* Kalbin şükrü, onu Allah'ı anma ve bilme dışında şeylerle meşgul etmemektir.
* Dilin şükrü, onu Allah'tan başka kimseleri övme ve methetmede kullanmamandır.
* Malın şükrü, Allah'ın sevdiği ve hoşnut olduğu yerlerin dışında harcamamandır.
Allah'a şükretme konusunda bunları bildikten sonra müslüman, insanlar arasında kendisine iyilik yapanlara teşekkür etmeli ve şu hadis-i şerif-i unutmamalıdır:
"insanlara teşekkür etmeyen, Allah'a şükretmez" (4)
* ihlasla "Yâ Şekûr" diye bir müslüman bu isme devam etse, iyi ameller yapmak nasip olur.
değer bileni ödüllendiren, itaat edeni sevindiren.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar