bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    Sedef; birçok deniz yumuşakçalarının kendilerini düşmanlarından korunmak için salgıladığı sıvı ile bedenini saran sert kabuğun adıdır. Bu sıvı kalker, azot, azotik tir. Sedef Aslında istiridyegillerden birçok yumuşakçanın dış kabuğudur. Sedef sanatının günümüze ulaşmış ilk örnekleri Sümerliler mezar taşlarında ve şahsi araştırmalarım esnasında rastladığım muhtemelen Ortadoğu ülkelerinden birinde deniz kabukları ve kireç taşı ile bir arada işlenmiştir sedef. (M.Ö. 4000 yılları) (1) Yakın tarihte ise dünyada bilinen 5 ekolü vardır. Ancak bunların dışında da çeşitli ülkelerde sedefi mobilyalarında kullanmışsa da literatüre girememiştir. Bunlar Viyana işi, Uzakdoğu işi, Eseri istanbul işi, Kudüs işi ve Şam işidir. Eser-i istanbul işi bir ürünü üretirken birkaç sanatkar bir arada çalışır üretilecek eserin genel tarzı ve ergonomik Standard ölçüleri mimara çizdirilir. Genellikle mimarlar sedefkârda olabilmiştir. Genel ölçüler belli olduktan sonra ince detaylar Müzehhibe çizdirilir. Ürünleri maksadına göre Ayet, Hadis veya şiir islam büyüklerinin özlü sözleri gibi eserin niteliğine göre hattata yazı yazdırılırdı.Eserin tasarısı bittikten sonra iskeleti daha önceden güneşi direk görmeyen yağmur almayan ve rüzgarlı bir yerde yeterince kurutulmuş olan ağaçlarla hazırlanır. Hazırlanan iskelet üzerine daha önceden imal edilmiş fileto denilen fildişi, abanoz, kurşun, gül ağacı gibi ince işçilikli düz şeritlerle geometrik motifler işlenir. Yani ana hatlar hazırlanmış olur. Bu motiflerin içine kompozisyona göre sedef, bağa, abanoz ağacı döşenir. Bu şekilde eserin geometrik bölümü bitirilir. Bu geometrik motifi de çerçeveleyen geleneksel üslupta tasarlanmış geometrik zencerekler ince bir işçilikle ayni tür filetolarla işlenir. Hatları ise ince ve zor bir işçilikle kıl testerelerle kesilip bağa zemine sedefle yerleştirilir. Sonra eğer varsa bitkisel motiflerde ayni tarzda kesilerek yapıştırılır. Bitkisel motiflerde genellikle zencerek fileto ile çerçevelenir. Bütün işler bitirildikten sonra perdah ve tesviye edilip cilaya hazırlanır. Cilası ise çok meşakkatli beceri ve titizlik gerektiren bir iştir. Beyaz gomalak ile cilalanır. Önce kalın hazırlanmış bir cila eriği ile bala denilen bir cila beziyle ayni yüzeyden üst üste geçmeksizin her yerine sürülür. Eğer yüzeyde ağaç fazlaysa emici olacağından takribi bir hafta bırakılır sonra ince zımpara yapılır. Ve daha önce sürülen ciladan biraz daha ince bir eriyik aynı şekilde sürülüp yine dinlenmeye bırakılır. Bu işlemler üç dört kerede tekrarlanır. Sonunda ise gomalak kullanmayıp alkolle (ispirto) çalışılır. Bazen bala yüzeyde kaymayacağından parmak ucuyla yağ (vazelin likit) değdirilir. Bu şekilde eldeki bala kuruyuncaya kadar sürülür ve işlem bitirilir.
    2 ... basan