bugün
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması10
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- kadınların piç erkek tercihi12
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler18
- kimse türk yargısına parmak sallayamaz4
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu9
- sersem herif11
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi8
- en çok hoşa giden doğa olayı5
- sergen yalçın'ın erling haaland'ı beğenmemesi5
- donanımlı erkek2
- zihni göktay13
- 2026 dünya kupası şampiyonu5
- telefonun aşırı ısınması4
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- cumhuriyetçi parti2
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam9
- ata demirer'in deniz göktaş eleştirisi5
- sözlük yazarlarının nahları3
- ilk buluşmada kızı lahmacuncuya götüren erkek9
- düşün ki bu gece öldün5
- kardeş kardeş oynayın3
- trump suikasti3
- necip fazıl vs dostoyevski2
- ekrem imamoğlu'nun diploma davasının ertelenmesi3
- insan olmaya ceyrek kala3
- yeni yazarlara öneriler9
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı8
- yön duygusuna sahip olmamak6
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler12
- saraca finch house12
- 2026 dünya kupası25
- mel mel bakan adama gülümsemek11
- karı kıza para yedirir misiniz7
- yaş ilerledikçe fark edilen şey10
- ragnar rockefeller38
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı7
- gocu buraya bak parlak çocuk10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- unutulmayan duvar yazıları7
- sözlükte kavga olmayacak hissi6
- erkan taş2
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl7
- günün şiiri21
- milyonların temmuz zammı netleşmesi6
- velvet ile ismet gürbüzün ortak noktaları6
- üstünlük kompleksi vs aşağılık kompleksi4
- nickli başlık açacak kadar acınası durumda olmak4
- aylık 337 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- öbür sözlüğün dağılıyor olması5
25 Ağustos 1876’da, Birleşik Krallık’ta varlıklı bir ailede doğup 17 Aralık 1928’de isviçre’de tiroit sorunları nedeniyle hayata gözlerini yuman ingiliz sosyal reformcu, eğitimci, hayırsever, sosyal aktivist ve ekonomist olan Eglantyne, birçok değerli “şapkasının” yanı sıra çocuk haklarıyla ilgilenenler için bir idol sayılıyor. Kendisi “Save the Children’ın” da kurucusu.
Eglantyne, 40’lı yaşlarının sonuna doğru, “çocuk hakları” alanına yönelir ve elinde kendi tasarladığı bir çocuk hakları belgesiyle istikametini Cenevre’ye çevirir.
1923 yılında açıklanan ve “Çocuk Hakları Beyannamesi” başlığını taşıyan beş maddelik bu kısacık belgede, çocukların haklarının tanınması ve uygulanmasında işbirliğinde bulunulmasını önemsediği uluslararası topluluğun görevlerini tane tane anlatır: Aç olan çocuğun beslenmesi, hasta olan çocuğun tedavi edilmesi, zekâ geriliği olan çocuğa yardım eli uzatılması, suça sürüklenen çocuğun sisteme geri kazandırılması, öksüz kalan çocuğa kol kanat gerilmesi gerekir.
Kısaca, çocuk hakları fikri evrenselleşir.
“Dünyadaki çocuklara asgari bir özen gösterilmelidir” ana fikrine dayanan bu Belge, 1924 yılında Milletler Cemiyeti tarafından Çocuk Hakları Bildirgesi olarak kabul edilip 1989 yılında da çocuk haklarının yasal zemine kavuşturulmasında bir miat olan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin ilham kaynağı olur.
Kraliçe II. Elizabeth ve Prens Philip'in tek kızı olan Prenses Anne’ın da 1970’lerin başında başkanlığını yürüttüğü Kuruluş, 1980’li yıllardan beri anne ve çocuk ölümlerini azaltmak için küresel bir seferberlik yürütüyor; bu konuda eğitim, önleme ve tedavi projeleri devam ediyor. Öyle ki, 1990-2011 arasında beş yaşından küçük çocuk ölümleri, 12 milyondan 7 milyonun altına indi.
Save the Children tarafından Afrika’da gıda kıtlığı çeken çocuklara besin yardımı yapılıyor; dünyada beş çocuktan birinin çatışmalardan etkilenen bölgelerde yaşadığı gerçeğinden hareketle, Suriye iç savaşında mağdur olan, yerlerinden edilen, mülteci olan çocuklar özelinde projeler yürütülüyor; Ebola salgınının, şiddetli depremlerin ve tsunamilerin mağduru olan çocukların “iyilik perisi” oluyor; çocuk yaşta evlilikler ve mültecilerin eğitimi alanlarında kampanyalar yürütüyor.
Anlamlı bir yaşamın temel ölçütü olan “toplumsal yarar” üretme hedefiyle çalışma yürüttükleri ülkelerin temel sorunlarına odaklanan Save the Children’ın 2013 yılından beri aktif olan Türkiye şubesi ise, Türkiye’nin Umut Nesli kampanyasıyla çocukları iklim krizi hakkında bilgilendiren bir kampanya yürütüyor; Kızılay ile işbirliği halinde afetlere hazırlık eğitimleri veriyor; istanbul’un Esenyurt semtinde ve Antakya’da çocuk koruma, akran zorbalığı, psiko-sosyal destek alanlarında proje yürütüyor.
görsel
Eglantyne, 40’lı yaşlarının sonuna doğru, “çocuk hakları” alanına yönelir ve elinde kendi tasarladığı bir çocuk hakları belgesiyle istikametini Cenevre’ye çevirir.
1923 yılında açıklanan ve “Çocuk Hakları Beyannamesi” başlığını taşıyan beş maddelik bu kısacık belgede, çocukların haklarının tanınması ve uygulanmasında işbirliğinde bulunulmasını önemsediği uluslararası topluluğun görevlerini tane tane anlatır: Aç olan çocuğun beslenmesi, hasta olan çocuğun tedavi edilmesi, zekâ geriliği olan çocuğa yardım eli uzatılması, suça sürüklenen çocuğun sisteme geri kazandırılması, öksüz kalan çocuğa kol kanat gerilmesi gerekir.
Kısaca, çocuk hakları fikri evrenselleşir.
“Dünyadaki çocuklara asgari bir özen gösterilmelidir” ana fikrine dayanan bu Belge, 1924 yılında Milletler Cemiyeti tarafından Çocuk Hakları Bildirgesi olarak kabul edilip 1989 yılında da çocuk haklarının yasal zemine kavuşturulmasında bir miat olan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin ilham kaynağı olur.
Kraliçe II. Elizabeth ve Prens Philip'in tek kızı olan Prenses Anne’ın da 1970’lerin başında başkanlığını yürüttüğü Kuruluş, 1980’li yıllardan beri anne ve çocuk ölümlerini azaltmak için küresel bir seferberlik yürütüyor; bu konuda eğitim, önleme ve tedavi projeleri devam ediyor. Öyle ki, 1990-2011 arasında beş yaşından küçük çocuk ölümleri, 12 milyondan 7 milyonun altına indi.
Save the Children tarafından Afrika’da gıda kıtlığı çeken çocuklara besin yardımı yapılıyor; dünyada beş çocuktan birinin çatışmalardan etkilenen bölgelerde yaşadığı gerçeğinden hareketle, Suriye iç savaşında mağdur olan, yerlerinden edilen, mülteci olan çocuklar özelinde projeler yürütülüyor; Ebola salgınının, şiddetli depremlerin ve tsunamilerin mağduru olan çocukların “iyilik perisi” oluyor; çocuk yaşta evlilikler ve mültecilerin eğitimi alanlarında kampanyalar yürütüyor.
Anlamlı bir yaşamın temel ölçütü olan “toplumsal yarar” üretme hedefiyle çalışma yürüttükleri ülkelerin temel sorunlarına odaklanan Save the Children’ın 2013 yılından beri aktif olan Türkiye şubesi ise, Türkiye’nin Umut Nesli kampanyasıyla çocukları iklim krizi hakkında bilgilendiren bir kampanya yürütüyor; Kızılay ile işbirliği halinde afetlere hazırlık eğitimleri veriyor; istanbul’un Esenyurt semtinde ve Antakya’da çocuk koruma, akran zorbalığı, psiko-sosyal destek alanlarında proje yürütüyor.
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar