bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu50
- fatma betülüm yapmaz9
- 6 kasım dünya galatasaraylılar günü6
- iyi menemenin sırrı22
- fatma betül sayan kaya18
- sabahları nefret edilen şeyler6
- senin manita evleniyormuş diye mesaj atan arkadaş3
- sinirlenen dilenci kadın3
- sevgilinin mantarlı ayak parmak arası3
- çok kaslı erkekleri beğenmiyorum diyen kezban2
- dizilerde herkesin holding patronu olması2
- ayakla üzüm ezen kızlar3
- bu yazar sadece kadın yazarlardan mesaj alıyor3
- insanlık nasıl geliştirilebilir13
- boğaz ağrısı5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- misafir terliği kokusu2
- yorik'in kafatasına mum dikmek4
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak22
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı11
- flavio bolsonaro'nun brezilya'dan kaçışı3
- her sorunun çözümü2
- haram para2
- nasıl hissettiğimi kimse anlamıyor3
- fon vurgunu4
- beşiktaş6
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- sözlüğün yeni tasarımı14
- yüz gerdirme ameliyatı olan doktorun ölmesi2
- murat ünalmış2
- kötüye bir şey olmaz5
- muslettin amca23
- aşk11
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- işe gitmeye üşenmek2
- uyudunuz mu4
- gece gelen açlık7
- hayatın anlamı ne7
- alexander nübel7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- gülşen in memeleri14
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- yeraltı varlıkları7
- aşk bir yemek olsaydı8
- sigara içmek8
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi5
- pankek7
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- sözlükte kim kimle sevgili27
işari mana, bir kelamın doğrudan değil, işaret olarak ince anlamlar taşımasıdır. Mesela, katıldığı toplantıdan erken dönen birine, “niçin erken döndüğü” sorulduğunda “Hava soğuktu, fazla kalamadım.” dese, bununla hem maddi havanın soğukluğunu nazara verebilir, hem de toplantıdaki uygunsuz ortama dikkat çekebilir.
Fıkıh âlimleri kıyas yoluyla bazı neticelere varırlar. Mesela, "Ona (Kur’ana) ancak tertemiz olanlar dokunabilir." (Vakıa, 56/79) ayetini "Levh-i mahfuz" veya "Mushaf" şeklinde anlayıp, buradan "Nasıl ki Kur'ana ancak temiz beden dokunabilir. Onun gibi, Kur'anın manalarını da ancak müttaki insanların temiz kalbleri zevkedebilir." neticesine ulaşmak güzel bir manadır.
her ayet ve hadisten işari mana çıkarmaya çalışmak da doğru değildir. işi uzmanlarına bırakmak gerekir.
işari mana çıkarmaya iki örnek:
1. Allah'ın yardımı ve fetih geldiğinde insanların fevc fevc Allah'ın dinine gireceklerini haber veren "Nasr" suresi nazil olduğunda, artık Rasululllahın dünyadaki görevi bitmek üzere olduğunu hisseden Hz. Ömer ağlamaya başlar.
2. Hz. Peygamber ömrünün sonlarına doğru bir konuşmasında "Bir kul dünyada kalmakla Allah'a dönmek hususunda muhayyer bırakıldı. O, Allah katında olanı seçti." deyince, Hz. Ebubekir gözyaşlarını tutamaz. (Buhari, Menakıbu'l- Ensar, 45) Hâlbuki aynı hadisi duyan nice insan, o anda Hz. Ebubekirin hissettiğini hissetmez.
Hz. Ebubekir, Veda Haccında nazil olan "Bugün dininizi kemale erdirdim ve size olan nimetimi tamamladım." (Maide, 5/3) ayetini duyunca "Kemalden sonra ancak noksan vardır." der, Hz. Peygamberin vefatının yaklaştığını hisseder, ağlar.
ihvân-ı Safâ, Bâtınîler, felsefeciler ve bu gruplardan herhangi birine doğrudan
girmeyen başka müfessirler de pek çok âyeti zâhirî manasının dışında
temsîlî bir şekilde okuma ve yorumlama cihetine gitmişlerdir.
Mesela ibn Sînâ’ya (ö. 428/1037) göre Nur Suresi’nin 35. âyetinde
geçen mişkât, heyûlânî akıl; zücâce, bilmeleke akıl; zeytin ağacı, kuvve-i
müfekkire; misbâh, bilfiil akıl; ateş dokunmadan ayrılık, “kudsî kuvvet”;
ateş, “faal akıl”; nur üstüne nur, “müstefad akıl”dır.
Süleyman Ateş’in Bakara243’teki “ölüm”ü kölelik; “dirilme”yi ise özgürlük ile yorumlamaları da
sembolik okumaya örnektir. Esed’in, Hz. Yunus’un balık tarafından
yutulmasını, manevî çöküntünün derin karanlığını tasvir eden sembolik bir ifade olarak açıklaması,
Hz. isa’nın çamurdan kuş sureti yapıp üflemesi ve bu suretin Allah’ın izniyle canlı bir kuş haline gelmesini,
“israiloğulları’na hayatlarının sade balçığından kendileri için yükselen bir kader tasarımı geliştirmek ve Allah’tan kendisine gelen ilhamla bu tasarımı hayata geçirmek” şeklinde izah etmesi,
Yine aynı âyette Hz.isa’nın ölüleri yeniden hayata döndürdüğünü bildiren ifadeyi “muhtemelen ruhen ölmüş topluma yeniden hayat verişinin mecâzî ifadesidir” şeklinde yorumlaması;
Hz. Musa’nın asasının yılana dönüşmesini “görünüş ile gerçeklik arasındaki mahiyet farklılığına ve buna bağlı olarak Allah’ın bu farklılığı kavramak üzere seçilmiş kullarına bahşettiği manevî vukuf ve sezgiye işaret” olarak yorumlaması;
Sebe melikesi Belkıs’ın tahtının getirilmesini,11 insan ruhunun manevî değerler yönünde tedrîcî uyanışının temsîlî bir ifadesi olarak açıklaması daKur’an’ı sembolik okuma ve yorumlama örnekleridir.
Fıkıh âlimleri kıyas yoluyla bazı neticelere varırlar. Mesela, "Ona (Kur’ana) ancak tertemiz olanlar dokunabilir." (Vakıa, 56/79) ayetini "Levh-i mahfuz" veya "Mushaf" şeklinde anlayıp, buradan "Nasıl ki Kur'ana ancak temiz beden dokunabilir. Onun gibi, Kur'anın manalarını da ancak müttaki insanların temiz kalbleri zevkedebilir." neticesine ulaşmak güzel bir manadır.
her ayet ve hadisten işari mana çıkarmaya çalışmak da doğru değildir. işi uzmanlarına bırakmak gerekir.
işari mana çıkarmaya iki örnek:
1. Allah'ın yardımı ve fetih geldiğinde insanların fevc fevc Allah'ın dinine gireceklerini haber veren "Nasr" suresi nazil olduğunda, artık Rasululllahın dünyadaki görevi bitmek üzere olduğunu hisseden Hz. Ömer ağlamaya başlar.
2. Hz. Peygamber ömrünün sonlarına doğru bir konuşmasında "Bir kul dünyada kalmakla Allah'a dönmek hususunda muhayyer bırakıldı. O, Allah katında olanı seçti." deyince, Hz. Ebubekir gözyaşlarını tutamaz. (Buhari, Menakıbu'l- Ensar, 45) Hâlbuki aynı hadisi duyan nice insan, o anda Hz. Ebubekirin hissettiğini hissetmez.
Hz. Ebubekir, Veda Haccında nazil olan "Bugün dininizi kemale erdirdim ve size olan nimetimi tamamladım." (Maide, 5/3) ayetini duyunca "Kemalden sonra ancak noksan vardır." der, Hz. Peygamberin vefatının yaklaştığını hisseder, ağlar.
ihvân-ı Safâ, Bâtınîler, felsefeciler ve bu gruplardan herhangi birine doğrudan
girmeyen başka müfessirler de pek çok âyeti zâhirî manasının dışında
temsîlî bir şekilde okuma ve yorumlama cihetine gitmişlerdir.
Mesela ibn Sînâ’ya (ö. 428/1037) göre Nur Suresi’nin 35. âyetinde
geçen mişkât, heyûlânî akıl; zücâce, bilmeleke akıl; zeytin ağacı, kuvve-i
müfekkire; misbâh, bilfiil akıl; ateş dokunmadan ayrılık, “kudsî kuvvet”;
ateş, “faal akıl”; nur üstüne nur, “müstefad akıl”dır.
Süleyman Ateş’in Bakara243’teki “ölüm”ü kölelik; “dirilme”yi ise özgürlük ile yorumlamaları da
sembolik okumaya örnektir. Esed’in, Hz. Yunus’un balık tarafından
yutulmasını, manevî çöküntünün derin karanlığını tasvir eden sembolik bir ifade olarak açıklaması,
Hz. isa’nın çamurdan kuş sureti yapıp üflemesi ve bu suretin Allah’ın izniyle canlı bir kuş haline gelmesini,
“israiloğulları’na hayatlarının sade balçığından kendileri için yükselen bir kader tasarımı geliştirmek ve Allah’tan kendisine gelen ilhamla bu tasarımı hayata geçirmek” şeklinde izah etmesi,
Yine aynı âyette Hz.isa’nın ölüleri yeniden hayata döndürdüğünü bildiren ifadeyi “muhtemelen ruhen ölmüş topluma yeniden hayat verişinin mecâzî ifadesidir” şeklinde yorumlaması;
Hz. Musa’nın asasının yılana dönüşmesini “görünüş ile gerçeklik arasındaki mahiyet farklılığına ve buna bağlı olarak Allah’ın bu farklılığı kavramak üzere seçilmiş kullarına bahşettiği manevî vukuf ve sezgiye işaret” olarak yorumlaması;
Sebe melikesi Belkıs’ın tahtının getirilmesini,11 insan ruhunun manevî değerler yönünde tedrîcî uyanışının temsîlî bir ifadesi olarak açıklaması daKur’an’ı sembolik okuma ve yorumlama örnekleridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar