bugün

/775
her şeyini kaybetmeden özgür kalamazsın.
"iki karışlık mesafede, birbirimizi göremeden uzanmıştık. kaç kişi olduğumuzu bilemeden uzanmıştık o karanlıkta, yanımızdaki ölülerle beraber uzanmıştık. karanlıkta nüfus sayımı şöyle yapılır: yaşayanlar bir sigara yakar."

emrah serbes.
normal bir insanın anormal bir topluma girdiği zaman, anormal olması normaldir.
Ask'tır ki, gerisi vesaire'dir.
Güven ruh gibidir, Terkettiği bedene asla geri dönmez. (Shakespeare)
bir erkegin bunalimi : bunalım, bunalımdan çıkayım, çıkayım, bununla çıkayım; bununla da çıkayım.
"savaş kimisi için hayatla ödenen bir fatura/milyonluk kazançtır kimisine/çoçuklar, daha ne kadar katlanacağız bu ağır işkenceye?" demyan bedniy
ve ölüm geldi dayandı kapıma sevgilim ölmek degilde sensiz ölmek yakıyor beni elimden tutsan ya gözlerinin içinde kaybolmuş ken ölseydim ya ne olurdu... gün batmak üzere ruhumu teslim ederken, göge haykırmak istiyorum son bir kez tüm gücümle senin ismini ve şahadeti ölüme meydan okurcasına haykırmak istiyorum adını sonkez aşk ile haykırmak istiyorum..
Ve aşk... Kalp ile göz arasında kutlu bir hadise.
Sevgilin yüzü mü; aşk yangınını alevlendiren ilk kıvılcımdır.
Aşığın kalbi mi, ilk bakıştan sonra suda titreyen bir mehtap.
Göz.. Savaşı başlatan haberci.
Bakış... Elde olmayan kader ; ilahi kaza.
Ve aşk.. Kalp ile göz arasında kutlu bir hadise.
Tan rüzgarı esmiş, düşmüş gül etekten.
Bülbül güle tutkun, hem öylesi içten.
Kalk, içkini doldur, savrulmada dallar;
Sönmüş göreceksin, gül, bir sabah erken.
Hayat cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır ve ölüm oranı yüzde yüzdür. R.D.LAiNG
Kaybedecek bir şeyi olmayanlar bir köşede ölümün onları bulmasını beklerler...
Aşkını herkese göstermek için el ele gezmekmi sevmek.. Aşkı yaratan Yar'im sevmez gösterişi.. iki boş triple Aşkım dediğinden bezmekmi sevmek.. Nazlı yardan vazgeçmekmi sevmek.. Yar'imizin verdiği her dert bize yeniden diriliş.
Kahpece akan zaman saçlarıma aklar düşürdü.. Aşk ise ruhuma, sonunu bekleyen huzurevi sakinleri misali kimsesiz penceremin kenarında sandalyemde seni düşünürken bi anda kayan bi yıldız gördüm bişeler dilemem gerekiyordu oan.. Dilegim ise o ilk andan itibaren aklımın bi köşesine kazınan ve bir türlü unutamadıgım naz'lı gözlerinden hiç bir zaman bir damla bile göz yaşı akmaması ve herne olursa olsun o nazlı, dalgın, sıcacık bakışlarını hiç bir zaman kaybetmemen.
Denize karşı oturmuş dalgaların sesi denizin kokusu etkisinde dalmıştım geçmişimi düşünürken aklıma düştün birden o dalgalı saçların aklıma düştü o güzel gözlerin aklıma düştü bana herşey seni hatırlatıyor sevdiğim seni.
Biz umutsuzluğun olduğu yerde, umudumuzu kaybetmeden yürümeyi biliriz. Her yürüdüğümüz yolda Çakıllar, her durduğumuz yerde çakallar olsa ne yazar! Biz ölümüne Severiz.
Kimse benimle oynamıyor diye ağlayan çocuk! Sen büyü hele, bak ne oyunlar oynayacaklar seninle. (C. Süreya)
Hani derlerya saça düşen ilk ak insana ölümü hatırlatır, bana seni hatırlatıyor çünkü bu ilk beyaz tel senden ayrıldıgım gün saçımda yer edindi.
Sen ne yaptın ki bu kalbe sahibini tanımıyor
Dil döküp ikna nafile hiçbir işe yaramıyor
Damlayan her gözyaşım, gerçek olmayan düşüm
Ne haldesin bilmeden rahat etmiyor içim.
Gelde sen konuş ölüyorum yavaş yavaş
Sadakate düşen gölge benimdir arkadas.
Aynı kağıdın arka ve ön yüzleri gibiyiz. Sonsuza dek beraber; ama hiçbir zaman birbirlerini görmeyen.
Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte..
Insanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık.
Tek hayalim tek hayalin olmaktı.
Bu aralar ellerim hep üşür benim.
Doktor 'kansızlık' der.
Ben 'sensizlik' derim.
Son sevdigim olurmusun kırık dökük kalbimin.. son gördügüm olurmusun ayrılırken dünyadan.
© copyright 2005 - 2026