bugün
- cehennem korkusu11
- hayat hiç kolaylaşmayacak mı beyler3
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke7
- nietszche'nin ahlak anlayışı4
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği23
- filmlerdeki mantık hataları3
- ezan sesinden rahatsız olmak3
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi22
- asık suratım2
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak8
- mohamed salah ghaly2
- benlik davasından vazgeçmek4
- karışık kızartma6
- çocukluk arkadaşının mezarına toprak atmak2
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- patates kızartması yeme zevki4
- kötülüğe kötülükle karşılık vermek4
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam14
- hardcore ne demek sorunsalı6
- çok çişi gelen insan9
- ne kadar süreden beri mast yapmıyorsun4
- alevilerde muhammed ismi3
- özgürlük ve güvenlik paradoksu4
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı10
- ölü balık eli4
- big black dick'in türkçesi2
- deniz göktaş25
- uzun adam6
- biraderikos2
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek18
- hınç asabiyet ve kronik uykusuzluk4
- üniversitelerin cahil yetiştirmesi7
- severus snape2
- arkadaşlar bir şey soracağım7
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu10
- sözlükte flörtleşmek22
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- tulumba tatlısı8
- mutsuz insan kendisine zarar verir2
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin5
- sözlüğün zıvanadan çıkması7
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- adnan menderesin yıktırdığı tarihi eserler4
- kardeş6
- dün erkeklerin yüzde 35'i seks yapmadı7
- arap sabunu4
- okunan kitap2
- insanlığın yüzkarası5
- lastik patlaması4
- hiç kıyamet kopmayacakmış gibi yaşamak2
edip cansever'in, tomris uyar'ın doğum günleri adına yazdığı şiirlerden birisi. tomris uyar'ın 1982'deki doğum günü için yazmış bu şiiri:
"güz bayan, sarışın, tomris'di adı
bir duvarı, üç kedisiyle tavanarasında oturan
erkenden kalkardı, on parmağı arasında votkası
dünyasına bakardı -masmavi- aralık balkon kapısından.
eylül müydü? bana kalırsa
ne kadar eylül varsa o kadar
eylüldü sanki o zaman.
gözlerini yıkardı, kalkardı oturduğu koltuktan
vardı ya, yoktu bir alacağı mutluluktan
çiçekli giysileriyle yıl boyu görünür görünürdü
besbelli kimse görmesindi onu, çekip çıkarmasındı yalnızlığından.
ekim miydi aylardan?
çıkardı dışarı, tutardı yolu -nereye-
berberin, manavın, pastacının yanından
şöyle bir törendi bu, sabahın kollarına tekrar
dönerdi hızla evine, girerdi ilk kez giriyor gibi kapısından.
kasımdı besbelli kasımdı o zaman.
saçları gümüştendi, yüzü bir menekşeyi emzirirdi sürekli
konuşsa konuşsa "bu çiçekler kaça" derdi ki bazen
derdi de, binlerce anlam mı taşırdı sesi?
salt bu yüzden bir anlam çıkmaz mıydı yoksa sorusundan.
aralığı saymazsak
yalnızca çiçekler miydi zaman?
ve asıl kendini çalışmıştı ki zamandan, zamanlardan
nasıl mı? çalmıştı işte, öyle bir kuşluk vakti
ki bardağında bembeyaz -ama bembeyaz-
kaskatı -ama kaskatı- bir mutluluk da olan.
hem ocak, hem de şubat mıydı o zaman?
güz bayan bir öğlen lokantasıyla içiçe
işte, ben çektimdi bu fotoğrafı, onlar ki farkına varmadan
marttı, bir çanak buz dökülürken kahkahasından."
"güz bayan, sarışın, tomris'di adı
bir duvarı, üç kedisiyle tavanarasında oturan
erkenden kalkardı, on parmağı arasında votkası
dünyasına bakardı -masmavi- aralık balkon kapısından.
eylül müydü? bana kalırsa
ne kadar eylül varsa o kadar
eylüldü sanki o zaman.
gözlerini yıkardı, kalkardı oturduğu koltuktan
vardı ya, yoktu bir alacağı mutluluktan
çiçekli giysileriyle yıl boyu görünür görünürdü
besbelli kimse görmesindi onu, çekip çıkarmasındı yalnızlığından.
ekim miydi aylardan?
çıkardı dışarı, tutardı yolu -nereye-
berberin, manavın, pastacının yanından
şöyle bir törendi bu, sabahın kollarına tekrar
dönerdi hızla evine, girerdi ilk kez giriyor gibi kapısından.
kasımdı besbelli kasımdı o zaman.
saçları gümüştendi, yüzü bir menekşeyi emzirirdi sürekli
konuşsa konuşsa "bu çiçekler kaça" derdi ki bazen
derdi de, binlerce anlam mı taşırdı sesi?
salt bu yüzden bir anlam çıkmaz mıydı yoksa sorusundan.
aralığı saymazsak
yalnızca çiçekler miydi zaman?
ve asıl kendini çalışmıştı ki zamandan, zamanlardan
nasıl mı? çalmıştı işte, öyle bir kuşluk vakti
ki bardağında bembeyaz -ama bembeyaz-
kaskatı -ama kaskatı- bir mutluluk da olan.
hem ocak, hem de şubat mıydı o zaman?
güz bayan bir öğlen lokantasıyla içiçe
işte, ben çektimdi bu fotoğrafı, onlar ki farkına varmadan
marttı, bir çanak buz dökülürken kahkahasından."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar