bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey10
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- sözlüğün yeni tasarımı22
- tinto brass12
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- samsak döveci8
- aponun villası8
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- opel vectra b2
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- galatasaray amed operasyonu3
- kötü bir insan mıyım ben5
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- paranın mutluluk getirmemesi7
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- açık beğen2
- sözlüğün en ılık yazarı3
- hababam sınıfı3
- uludede ile hacca gitmek2
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- yaban arılarının ekstra stok yapması2
- kaçak akım rölesi3
- küfürlü atasözleri4
- kasım ayı indirimleri2
- allah ın selamını bile almayan vicdansız sabuha2
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- günaydın kızlar4
- türban mağduriyetinden türban zenginliğine2
- ajan berber2
- terhis oluyorum sözlük21
- aşk16
- ucuz atlatmak2
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- fatma betül sayan kaya28
- gece gelen yemek yapma isteği8
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- süvari kahvesi3
- kaçak akım2
- kendi popona şaplak atmak2
- bir erkeğin bir kadınla lahmacun yemesi14
- bebeksi cilt için tavsiyeler2
senin yakınlarından geçen her gün çarşamba olurdu. hele o gün ölüme ölüm olduğunu unutturmak için sevişmişsek ertesi gün yine çarşamba..
edip cansever şiiri.
evet evet
doğrusu bilmiyorum
dalıp dalıp gidiyorum böyle
dalıp gidiyorum ve dalgınlığımda bir kent
bir duvar, bir de sen, duruşunda güz özellikleri
dostlar, bütün dostlar içerde.
bir kent mi, bir yüz mü, binlerce yüz mü, bir kent mi
beyaz mı, daha mı beyaz, o kadar çok mu beyaz
bütün bunları kendime bir adres gibi sorup
hüznüme, kalbime, soğuğuma
gelecekten arta kalan bir mutluyum.
ben gelecekten korka korka dönen bir mutluyum
dünyanın bu küçük sesini işit
bak, bir dalı, bir örtüyü, bir denizi tutan ellerime
nanelerden, ıtırlardan, ıhlamurlardan gelen
anlayamadığın sevgililik
var ya
yani uzaktan yüzünü bile seçemediğin birinin
adı en sevdiğin şairin adıyken.
soruyorsun bir de
gülüyorsun, gül ya, neden gülmeyeceksin
ağlayacaksan ağla işte
bir gülüp bir ağlayacaksan böyle sen
soyulmuş bir dilim ayva yetişiyor gözlerime
kaynamış suda pembeleşirken.
sözüm, şarkım, duygum
kederlerde bütün yüzler birleşir
ve unutma gereklidir
bir başka bakışında da gökyüzleri vardır, düz
kuş sürüleri vardır, eğri
bir sana bir ayak bileklerine bakanların dünyası da vardır ki
ister kıyıları çekine çekine döven sulara benzet
ister ağır ağır yanan yaprak kümelerine
anlıyor musun
anlıyorsun elbette
ne yaparsan yap yürürlüktedir yetinmezlik.
maviyi soruyordun, gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi
bir renk değildir mavi huydur bende
ve benim yetinmezliğimdir
ve herkesin yetinmezliğidir belki
denecektir ki bir süre
ve denenecektir
bir akşamüstünü düşünmek bir akşamüstünü düşünmekten başka nedir ki.
gelecekten utanarak dönen bir sevinçliyim
ya sizler
ey sırasını beklemeden gelen akşamüstleri.
evet evet
doğrusu bilmiyorum
dalıp dalıp gidiyorum böyle
dalıp gidiyorum ve dalgınlığımda bir kent
bir duvar, bir de sen, duruşunda güz özellikleri
dostlar, bütün dostlar içerde.
bir kent mi, bir yüz mü, binlerce yüz mü, bir kent mi
beyaz mı, daha mı beyaz, o kadar çok mu beyaz
bütün bunları kendime bir adres gibi sorup
hüznüme, kalbime, soğuğuma
gelecekten arta kalan bir mutluyum.
ben gelecekten korka korka dönen bir mutluyum
dünyanın bu küçük sesini işit
bak, bir dalı, bir örtüyü, bir denizi tutan ellerime
nanelerden, ıtırlardan, ıhlamurlardan gelen
anlayamadığın sevgililik
var ya
yani uzaktan yüzünü bile seçemediğin birinin
adı en sevdiğin şairin adıyken.
soruyorsun bir de
gülüyorsun, gül ya, neden gülmeyeceksin
ağlayacaksan ağla işte
bir gülüp bir ağlayacaksan böyle sen
soyulmuş bir dilim ayva yetişiyor gözlerime
kaynamış suda pembeleşirken.
sözüm, şarkım, duygum
kederlerde bütün yüzler birleşir
ve unutma gereklidir
bir başka bakışında da gökyüzleri vardır, düz
kuş sürüleri vardır, eğri
bir sana bir ayak bileklerine bakanların dünyası da vardır ki
ister kıyıları çekine çekine döven sulara benzet
ister ağır ağır yanan yaprak kümelerine
anlıyor musun
anlıyorsun elbette
ne yaparsan yap yürürlüktedir yetinmezlik.
maviyi soruyordun, gözlerimden yüzüme yayılan maviyi mi
bir renk değildir mavi huydur bende
ve benim yetinmezliğimdir
ve herkesin yetinmezliğidir belki
denecektir ki bir süre
ve denenecektir
bir akşamüstünü düşünmek bir akşamüstünü düşünmekten başka nedir ki.
gelecekten utanarak dönen bir sevinçliyim
ya sizler
ey sırasını beklemeden gelen akşamüstleri.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com