bugün
- kiraz cicegi kolonyasi24
- sözlük yazarlarının tatlıları13
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan10
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- corona bira içen erkek5
- tek şarkı ile müzik zevkini anlat5
- velvet37
- bik bik'in mutfağına konuk olmak11
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- sözlüğün en popi erkeği5
- uzak dur benden sözlük4
- domalan kız7
- kuran da namazın olmaması21
- ctrlx10
- koca istiyom gel beni al3
- her şeye zam gelirken maaşın sabit kalması hissi4
- kendi kendini bıçaklayan adam7
- bik bik'in mutfağı3
- istanbul da ev kiraları6
- ilk defa arkadan verecek olan kız2
- mason greenwood6
- sözlük yazarlarını en etkileyen mesajlar5
- hoşlanılan kızın sizi ayaklarıyla tokatlaması7
- karşı cinste çekici gelen şeyler2
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek3
- yaşlılık kaç yaşında başlıyor sorunsalı4
- seni öldürmeyen şey seni güçlendirir8
- bizi ne zaman sevecekler5
- japon kızı2
- saraca finch house24
- iş arkadaşlığı9
- cevabı bilinmeyen sorular6
- 31 yaşında bakire olan kız9
- sevgiliyi 10 seneden beri görmemek8
- en tehlikeli kadın tipi7
- emlak balonunun artık patlamak zorunda olması2
- kedilerin evdeki boş duvara bakıp kitlenmesi3
- ehli sünnet hocalar11
- aldatırken kocasıyla telefonda konuşan kadın3
- kırım kongo kanamalı ateşi4
- götü yuvarlak olan kadın2
- bir yazarı ensesinden tutup blowjob yaptırmak4
- mehdinin bir anda gelecek olması3
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı13
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar13
- arkadaşın karısının at gibi olması7
- ekrem imamoğlu14
- bonnie tyler4
- peter magyar2
- kalça ellemek6
Bir takımada. Sovyet döneminde çalışma kampları bu coğrafyada kuruludur. Sistem karşıtı bireylerin cezalandırıldığı, nice insanlık dramına şahitlik etmiştir.
insanların birçoğunun sippenhaftung yüzünden içlerine düştüğü, toplama kampının sscb versiyonu. babanın işlediği suçlar yüzünden çocuklar, bölgedeki yapılanmaların çıkardıkları isyanlar yüzünden bütün bölge halkının gönderildiği yer. birkaç sscb yanlısı kolpa komünist tarafından(kendine komünist, insanlık çok da umurlarında değildir) toplama kampı olmaları göz ardı edilir. converse'li tkp komünistleriyle bu konu hakkında tartışmaya girilince genelde " e noolmuş yanee** hapsaneee onlar devrim karşıtları kaldı oralarda" karşılığı alınır. vagonlarda ölmüş çoluğun çocuğun cesetleri olan fotoğraflar bu insanlar tarafından görmezden gelinir.
rusça'da çalışma ve ıslah kampları baş idaresi harflerinin kısaltılmışı olan ve 1923 ile 1956 arasında "topluma yeniden kazandırma merkezleri" olarak geçen kamplardır. öncelikle bu tanımı net olarak koymakta fayda var. bu kamplar hakkında çıkan en önemli söylentiler ise soljinetsin ile cia sovyetler birliği uzmanı robert conquest'in verdikleri rakamlardır. bir takım tarihçilerinde soğuk savaş boyunca katıldıkları tartışmalar sonucunda bu kamplara atılan kişi sayısının 20 ila 60 milyon değiştiği belirtilmiş ve ölü sayısınında aşağı yukarı böyle olduğu söylenmiştir. ancak ne yazık ki verilen sayılar bir türlü tutmamaktadır.
son dönemlerde aşağı yukarı 18 milyon civarında kişinin bu kamplarda zor koşullar altında çalışmaktan öldüğü söylenmektedir. o döneme bakacak olursak sovyetler birliği büyük bir savaştan çıkmış ve 20 milyon vatandaşını bu savaşta kaybetmiştir. ilerleyen dönemleri de ele alacak olursak 18 milyon vatandaşın da burada yitirildiğini görmek gerekiyor. o halde toplam 30 sene içerisinde- ki pek çoğu stalin'in son dönemleri olduğunu ele alacak olursak- içerisinde öldüğü bir ülkede yaklaşık 50 milyonluk nüfus artışını nasıl açıklayacağız? ya çok ciddi bir üreme döneminden geçilmiştir ya da hesapta ciddi hatalar vardır. diğer yandan savaştan yalnızca üç yıl sonra, üretim seviyesinin yeniden savaş öncesi rakamlara dönmesini nasıl açıklayacaz? her işçinin başına bir asker koymanın dahi bir ücreti olduğunu bilmiyor muyuz yoksa? aynı şekilde emeğin militaristleştirilmesi ve sürekli çalışma saatleri işe yarıyor olsaydı bunu kapitalistlerin neden daha önce akıl edemediğini de sorgulamak lazım.
sovyetler birliği tarım işleri komiseri olan aleksander benediktov'un sözleri bu konuda çok haklıdır: "parti stalin döneminde çok hata yapmıştır, ancak ne yazık ki insanlık tarihi olaylara yorum getirerek yazılmamıştır." glasnost döneminde gorbaçov'un emriyle sovyet tarih bilimler akademisinde yer alan ve anti-komünist kimlikleriyle tanınan Prof. Zemskov, Prof. Dugin ve Prof. Hlevnyuk'a görev verilmiş ve arşivlerden sonuçlar beklenmiştir. çıkan sonuçlar beklenildiği gibi değildir. onların bulgularına göre ceza yiyen kişilerin sayısı 4 milyon çıkmış ve 800 binden fazlasının idam edildiği ortaya çıkmıştır. üstelik bu 30 yıllık dönemde büyük siyasi çalkalanmaların, büyük bir savaşın içinden geçilmiştir. kısacası at izinin it izine karıştığı bir ortamda insanların deliler gibi haklı olmasını beklemek hayalciliktir. peki ya aynı şekilde özgür dünyanın incisine baktığımız zaman ne sonuç elde ediyoruz? barış dönemi abd'sinde, dünyanın en tepesinde olan ülkesinde 2 milyondan fazla hükümlüye aynı anda rastlıyoruz. üstelik idam sayısının kayıtlarının yüzbinleri aştığı söyleniyor. valla biz yalan söylemeyelim, arşivleri inceleyemedik zira abd'de bu konuda tutulmuş bir arşiv bulunmuyor. suç atmamak lazım.
anlaşılacağı üzere gulag'lar zor şartlar altında yapılmış bir projedir. tarihe uzaktan baktığımızda elbette yanlıştır ancak her dönemecinde ne yazık ki bu tarz sonuçları vardır. tarihin en önemli ilerlemesi sayılan fransız devriminin ardından jakobenlerin terör dönemlerinde elleri silahsız 20bin kişinin idam edildiğini ne çabuk unuttuk. en azından tarihi konuşacaksak arşivleri incelemek en önemli erdemdir, zira tek güvence arşivlerdir.
son dönemlerde aşağı yukarı 18 milyon civarında kişinin bu kamplarda zor koşullar altında çalışmaktan öldüğü söylenmektedir. o döneme bakacak olursak sovyetler birliği büyük bir savaştan çıkmış ve 20 milyon vatandaşını bu savaşta kaybetmiştir. ilerleyen dönemleri de ele alacak olursak 18 milyon vatandaşın da burada yitirildiğini görmek gerekiyor. o halde toplam 30 sene içerisinde- ki pek çoğu stalin'in son dönemleri olduğunu ele alacak olursak- içerisinde öldüğü bir ülkede yaklaşık 50 milyonluk nüfus artışını nasıl açıklayacağız? ya çok ciddi bir üreme döneminden geçilmiştir ya da hesapta ciddi hatalar vardır. diğer yandan savaştan yalnızca üç yıl sonra, üretim seviyesinin yeniden savaş öncesi rakamlara dönmesini nasıl açıklayacaz? her işçinin başına bir asker koymanın dahi bir ücreti olduğunu bilmiyor muyuz yoksa? aynı şekilde emeğin militaristleştirilmesi ve sürekli çalışma saatleri işe yarıyor olsaydı bunu kapitalistlerin neden daha önce akıl edemediğini de sorgulamak lazım.
sovyetler birliği tarım işleri komiseri olan aleksander benediktov'un sözleri bu konuda çok haklıdır: "parti stalin döneminde çok hata yapmıştır, ancak ne yazık ki insanlık tarihi olaylara yorum getirerek yazılmamıştır." glasnost döneminde gorbaçov'un emriyle sovyet tarih bilimler akademisinde yer alan ve anti-komünist kimlikleriyle tanınan Prof. Zemskov, Prof. Dugin ve Prof. Hlevnyuk'a görev verilmiş ve arşivlerden sonuçlar beklenmiştir. çıkan sonuçlar beklenildiği gibi değildir. onların bulgularına göre ceza yiyen kişilerin sayısı 4 milyon çıkmış ve 800 binden fazlasının idam edildiği ortaya çıkmıştır. üstelik bu 30 yıllık dönemde büyük siyasi çalkalanmaların, büyük bir savaşın içinden geçilmiştir. kısacası at izinin it izine karıştığı bir ortamda insanların deliler gibi haklı olmasını beklemek hayalciliktir. peki ya aynı şekilde özgür dünyanın incisine baktığımız zaman ne sonuç elde ediyoruz? barış dönemi abd'sinde, dünyanın en tepesinde olan ülkesinde 2 milyondan fazla hükümlüye aynı anda rastlıyoruz. üstelik idam sayısının kayıtlarının yüzbinleri aştığı söyleniyor. valla biz yalan söylemeyelim, arşivleri inceleyemedik zira abd'de bu konuda tutulmuş bir arşiv bulunmuyor. suç atmamak lazım.
anlaşılacağı üzere gulag'lar zor şartlar altında yapılmış bir projedir. tarihe uzaktan baktığımızda elbette yanlıştır ancak her dönemecinde ne yazık ki bu tarz sonuçları vardır. tarihin en önemli ilerlemesi sayılan fransız devriminin ardından jakobenlerin terör dönemlerinde elleri silahsız 20bin kişinin idam edildiğini ne çabuk unuttuk. en azından tarihi konuşacaksak arşivleri incelemek en önemli erdemdir, zira tek güvence arşivlerdir.
ünlü Rus yazar Maxim gorki hayatının büyük bölümünlünü ailesiyle birlikte bu kamplarda geçirmiştir. gorki'nin ünlü eserlerinden "ana" bu kampta yaşadığı sürede kaleme alınmıştır.
1918 yılında Lenin tarafından kurulmuş çalışma kampları. Aleksandr Solzhenitsyn'in ünlü eseri "The Gulag Archipelago" bu kampları dünya gündemine taşımıştır ve bu konuda yazılmış belki de en önemli eserdir.
(bkz: lenin)
(bkz: sovyetler birliği)
(bkz: Aleksandr Solzhenitsyn)
(bkz: lenin)
(bkz: sovyetler birliği)
(bkz: Aleksandr Solzhenitsyn)
anne applebaum tarafından yazılmış, temelleri çarlık dönemine dayanan ve 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar devam etmiş sovyet* çalışma kamplarını anlatan kitap.
sovyetler birliğindeki zorunlu çalışma kamplarıdır.
sözde özgür sosyalizmin ölüm kamplarıdır, kendileri gibi olmayanları öldürdükleri kamplardır.
sovyet rejimi, hitlerden daha çok sayıda çalışma kampı (476 adet)kurmuştu. bu toplama kamplarının sorumluluğu nkvd bünyesinde kurulan gulag masasına aitti. zamanla tüm kamplar, kısaca gulag olarak adlandırılmıştır.
stalin'i sevenlerin keşke görse dediğim insanlık ayıbı çalışma kampları.
Bizim tatlı su komunistlerinin adını bilmedigi toplama kampı.
Ulen savaştan sonra 1 Milyon kişi öldürüldü buralarda hiç bir günahı yokken öldurülen kişi sayısı 670 bin. sadece fikirlerini söyledigi için oldürülen insanlar.
Al sana halklların kardesligi için komünal düzen al sana mahirin yolu...
Ulen savaştan sonra 1 Milyon kişi öldürüldü buralarda hiç bir günahı yokken öldurülen kişi sayısı 670 bin. sadece fikirlerini söyledigi için oldürülen insanlar.
Al sana halklların kardesligi için komünal düzen al sana mahirin yolu...
bizim türkmenistanlı bir ahmet abi vardı. eski kızıl ordu mensubu. ona bazen takılırdım ahmet abi sen gulag'a gittin mi diye. bir keresinde dayanamayıp ''gulag'a gitmedim ama çok adam yolladım '' diyerek olaya noktayı koymuştu. sadece siyasi suçluların değil sovyet rejimince dejenere kabul edilen eşcinseller,liberaller,pasifistler ve çingenelerle adi suçluların da ölmeye yollandığı rezil mi rezil bir yer.
savaştan sonra * ultranasyonalist grupların elinde tutulan işkence ve soruşturma için kullanılan mekan. savaştan önce ve savaş sırasında toplamda 6 milyon kişi öldürülmüştür burada. 1 milyon sadece savaştan sonradır.
Sovyet cehennemidir.
sovyetlerin yaklaşık 18 milyonunun kominizime uymamak başlığı altında zor koşullarda çalıştırıldığı ve öldürüldüğü, idam edildiği, ve daha nice işkencelere maruz bırakıldığı mekandır.
aleksandr soljenitsin'in bununla ilgili harika bir kitabı vardır, daha doğrusu 3 ciltlik seridir. ancak sahaflarda bile bulunmadığı için tamamlayamadım. piyasada da yoktur. sscb nin ve komunizmin iç yüzünü anlatır.aleksandr soljenitsin bunun çilesini çok çekmiştir, koleksiyonluk eserdir.
Kırım tatarları düşüverir aklıma..
komünistlerin insanlara işkence yeri. hem de dünyanın en büyük hapishanesi. sonra eşitlikçiyiz derler götoğlanları.
8 milyon kişinin toplandığı 0.8 milyon kişin idam edildiği sovyet toplama ve topluma geri kazandırma kamplarının genel adıdır.
sistem karşıtı bireylerin cezalandırıldığı, nice insanlık dramına şahitlik etmesine rağmen hitler kadar tepki çekmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar