bugün
- queen feristah15
- ölümden korkuyor musunuz11
- hafızayı sildirmek6
- sözlükten korkmak5
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- nervio12
- ayıyla güreşmek7
- uludağ itiraf16
- işiniz gücünüz yok mu11
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- bir bela geliyor29
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- gocu43
- zalbert ramstein3
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması2
- seninleyken kendim olabiliyorum2
- gecenin şarkısı17
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- fusya semsiyeli yabanci20
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- pandela2
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- willem dafoe3
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- uludağ sözlük evreni8
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- hayden panettiere2
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- düğününde piste çıkıp kant tan bahseden felsefeci3
- kendin hakkında bir entry bırak9
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek3
- dizi izlemek4
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- apo'nun villası11
- 195 kaslı pilot14
- heyt bea gocu mu5
- bi bitmediniz amk diyip çinlilere tokatla dalmak3
- habire 12 kürt değil kürtçü düşmanıdır2
- gece gelinlikle ip atlayıp şarkı söyleyen kayınço2
- halil güneşli karizması4
- erkekler neden evlenmek ister15
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
Sınırları zorlayan bir Küçük iskender şiiridir:
yeryüzünü gökyüzüne itiraf ederek başlıyorum;
vardın; klasik döşenmiş yüzünle
bir gemi indirilir gibi denize
indirildim sessizce bedenine, o gece
dudaklarına sığınmış ölü martınla hep
söylenmesi askıya alınmış aşk adına
ballarımı aldın en güzel çiçeğimden
ne sarılıyordum kabusuma
ne de bir müzik parçası bitiyordu,
itiyordum sesimi kulaklarına doğru
duy beni duy beni duy beni Hayta
tasarlanmış bir gezegen değil bu
ormandaki tek yalnız hayvan benim
kar yağıyor üşüyorum donacağım Hayta
avcımı arıyorum bir çabuk
istediğim, sıkılacak bir kurşun
kendi kanımı görmek istiyorum Hayta
bir gelinlik gibi giyeceğim kanımı bir başıma
kocam karanlığın ruhuna uzanacağım sonra
duvağımı en korktuğum canavarlar kaldıracak
ve ağzıma deyecek hafifçe uzay
bekaretimi hüsrana saklıyorum Hayta
tasarlanmış bir gezegen değil bu
tanrı dediğimiz, şaşkınlığımızın karakutusu
ellerim artık senin suyunda denizyosunu
felaketten arta kalanlar senin olsun
gözlerine deprem olmak için ne yapmalı
kasıklarını yıkıp geçen sel
kim bilir şimdi nerelerde ve
şimdi hangi güzel çocuklar çırılçıplak
yüzüyor içinde, yüzüyor senin için de!
Hayta! mum bitiyor
Hayta! padişahımı devirdiler
sarayda nereye saklayacağım küçük şehzademi
ve tahta atını
o da ağlıyor
biz bu yalnızlığa ne zaman yazıldık
ne zaman günışığına çıkarttılar sevdamızı
mektuplarımızı taşıyan ulak niye öldürüldü
mektuplarımızı şimdi kim okuyor
mektuplarımı şimdi kim yakacak
bak, öfkem firarda, Hayta!
bak, öfkem firarda!
prangasında yasadışı güller açan;
madem kalbime bırakılmış şu yeni yurdum uçurum
ilk kez, ama ilk kez
yeryüzünü gökyüzüne şikayet ederek başlıyorum
ölümüm evcilleşmeyecek asla sen olsan da Hayta!
yeryüzünü gökyüzüne itiraf ederek başlıyorum;
vardın; klasik döşenmiş yüzünle
bir gemi indirilir gibi denize
indirildim sessizce bedenine, o gece
dudaklarına sığınmış ölü martınla hep
söylenmesi askıya alınmış aşk adına
ballarımı aldın en güzel çiçeğimden
ne sarılıyordum kabusuma
ne de bir müzik parçası bitiyordu,
itiyordum sesimi kulaklarına doğru
duy beni duy beni duy beni Hayta
tasarlanmış bir gezegen değil bu
ormandaki tek yalnız hayvan benim
kar yağıyor üşüyorum donacağım Hayta
avcımı arıyorum bir çabuk
istediğim, sıkılacak bir kurşun
kendi kanımı görmek istiyorum Hayta
bir gelinlik gibi giyeceğim kanımı bir başıma
kocam karanlığın ruhuna uzanacağım sonra
duvağımı en korktuğum canavarlar kaldıracak
ve ağzıma deyecek hafifçe uzay
bekaretimi hüsrana saklıyorum Hayta
tasarlanmış bir gezegen değil bu
tanrı dediğimiz, şaşkınlığımızın karakutusu
ellerim artık senin suyunda denizyosunu
felaketten arta kalanlar senin olsun
gözlerine deprem olmak için ne yapmalı
kasıklarını yıkıp geçen sel
kim bilir şimdi nerelerde ve
şimdi hangi güzel çocuklar çırılçıplak
yüzüyor içinde, yüzüyor senin için de!
Hayta! mum bitiyor
Hayta! padişahımı devirdiler
sarayda nereye saklayacağım küçük şehzademi
ve tahta atını
o da ağlıyor
biz bu yalnızlığa ne zaman yazıldık
ne zaman günışığına çıkarttılar sevdamızı
mektuplarımızı taşıyan ulak niye öldürüldü
mektuplarımızı şimdi kim okuyor
mektuplarımı şimdi kim yakacak
bak, öfkem firarda, Hayta!
bak, öfkem firarda!
prangasında yasadışı güller açan;
madem kalbime bırakılmış şu yeni yurdum uçurum
ilk kez, ama ilk kez
yeryüzünü gökyüzüne şikayet ederek başlıyorum
ölümüm evcilleşmeyecek asla sen olsan da Hayta!
kelime olarak anlamı, a$k acısıdır. ama aynı zamanda janis joplin'in benden evvel davranıp sözlükle payla$tığı o muhte$em $iirin ana temasıdır bu.. öyle kekremsi bir acı; fazlası değil.
aşk, aşırı gönül düşkünlüğü anlamına gelen bir sözcüktür. abdülhak hamid' in meşhur manzum eseridir.
Abdülhak Hamid'in bütün şiirlerini topladığı kitapır. garam'da ; gençlik dönemindeki sorunlarını anlattığı şiirler bulunur. çoğu eserinin -Makber de dahil- başlangıcıdır. isyankar ve başka yaşam alanları arayan Hamid'in yenilikçi yönünü gösteren bu ilk dönem eserlerinden Garam; yazılır yazılmaz basılamamış, tefrika edilebilmek için II. Meşrutiyet'i, kitap haline gelmek için de Cumhuriyet dönemini beklemiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar