bugün
- limonlu dondurma8
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır14
- alfa erkek5
- yunanlıların neşet ertaş'ı çalması4
- kelebeklerin bir boka yaramaması8
- kızlar bir rezillik çıkarmayacaksa gidiyorum3
- kadınlar mı daha zeki erkekler mi sorunu6
- baden württemberg3
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek9
- erkek yazara özel mesaj atan erkek yazar3
- makyaj yapan kadın çirkindir3
- en gey özelliğiniz8
- gece havlayan köpek3
- osmanlıca sözcükler5
- tatilbudur tercih etmeyin3
- ağaçtan meyve koparıp yemek2
- charlotte sullivan2
- herkes kendi başlık açıp kendi konuşuyor4
- artı oy alamayınca üzülen yazar modeli3
- bavyera2
- sivrisineklerin şerefsiz olması4
- depresyonun en kötü hali5
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- sözlük erkeklerinin kıskanç ve kompleksli olması3
- aslan2
- daniel günther2
- türk insanın artık hiçbir şeye tepki vermemesi2
- nasreddinhoca2
- birader beyler bay beylerdir2
- odadaki en zeki kişi olmak2
- hayal kurmak2
- bu koyden olsam ne olacak5
- sözlük kızlarına çok kırgın olmak3
- aleyna tilki nin ayakları3
- yağmurcu neden akpli13
- sözlükteki yapay zekaya pandik atmak4
- tantuni6
- türkiye de siyaset2
- yazarların en son bitirdiği kitap7
- kitap kelimesinin arapça çekimleri2
- laiklik elden gidiyah2
- tai lung8
- kabusname2
- lahmacunu çatal bıçakla yemek3
- ioçk'nın mutfağı6
- sözlük içi güzel renkler4
- kadınların bir şeyleri abartması2
- yakışıklı seri katil3
- en güzel bisküvinin probis olması3
- kedi kumu4
Sınırları zorlayan bir Küçük iskender şiiridir:
yeryüzünü gökyüzüne itiraf ederek başlıyorum;
vardın; klasik döşenmiş yüzünle
bir gemi indirilir gibi denize
indirildim sessizce bedenine, o gece
dudaklarına sığınmış ölü martınla hep
söylenmesi askıya alınmış aşk adına
ballarımı aldın en güzel çiçeğimden
ne sarılıyordum kabusuma
ne de bir müzik parçası bitiyordu,
itiyordum sesimi kulaklarına doğru
duy beni duy beni duy beni Hayta
tasarlanmış bir gezegen değil bu
ormandaki tek yalnız hayvan benim
kar yağıyor üşüyorum donacağım Hayta
avcımı arıyorum bir çabuk
istediğim, sıkılacak bir kurşun
kendi kanımı görmek istiyorum Hayta
bir gelinlik gibi giyeceğim kanımı bir başıma
kocam karanlığın ruhuna uzanacağım sonra
duvağımı en korktuğum canavarlar kaldıracak
ve ağzıma deyecek hafifçe uzay
bekaretimi hüsrana saklıyorum Hayta
tasarlanmış bir gezegen değil bu
tanrı dediğimiz, şaşkınlığımızın karakutusu
ellerim artık senin suyunda denizyosunu
felaketten arta kalanlar senin olsun
gözlerine deprem olmak için ne yapmalı
kasıklarını yıkıp geçen sel
kim bilir şimdi nerelerde ve
şimdi hangi güzel çocuklar çırılçıplak
yüzüyor içinde, yüzüyor senin için de!
Hayta! mum bitiyor
Hayta! padişahımı devirdiler
sarayda nereye saklayacağım küçük şehzademi
ve tahta atını
o da ağlıyor
biz bu yalnızlığa ne zaman yazıldık
ne zaman günışığına çıkarttılar sevdamızı
mektuplarımızı taşıyan ulak niye öldürüldü
mektuplarımızı şimdi kim okuyor
mektuplarımı şimdi kim yakacak
bak, öfkem firarda, Hayta!
bak, öfkem firarda!
prangasında yasadışı güller açan;
madem kalbime bırakılmış şu yeni yurdum uçurum
ilk kez, ama ilk kez
yeryüzünü gökyüzüne şikayet ederek başlıyorum
ölümüm evcilleşmeyecek asla sen olsan da Hayta!
yeryüzünü gökyüzüne itiraf ederek başlıyorum;
vardın; klasik döşenmiş yüzünle
bir gemi indirilir gibi denize
indirildim sessizce bedenine, o gece
dudaklarına sığınmış ölü martınla hep
söylenmesi askıya alınmış aşk adına
ballarımı aldın en güzel çiçeğimden
ne sarılıyordum kabusuma
ne de bir müzik parçası bitiyordu,
itiyordum sesimi kulaklarına doğru
duy beni duy beni duy beni Hayta
tasarlanmış bir gezegen değil bu
ormandaki tek yalnız hayvan benim
kar yağıyor üşüyorum donacağım Hayta
avcımı arıyorum bir çabuk
istediğim, sıkılacak bir kurşun
kendi kanımı görmek istiyorum Hayta
bir gelinlik gibi giyeceğim kanımı bir başıma
kocam karanlığın ruhuna uzanacağım sonra
duvağımı en korktuğum canavarlar kaldıracak
ve ağzıma deyecek hafifçe uzay
bekaretimi hüsrana saklıyorum Hayta
tasarlanmış bir gezegen değil bu
tanrı dediğimiz, şaşkınlığımızın karakutusu
ellerim artık senin suyunda denizyosunu
felaketten arta kalanlar senin olsun
gözlerine deprem olmak için ne yapmalı
kasıklarını yıkıp geçen sel
kim bilir şimdi nerelerde ve
şimdi hangi güzel çocuklar çırılçıplak
yüzüyor içinde, yüzüyor senin için de!
Hayta! mum bitiyor
Hayta! padişahımı devirdiler
sarayda nereye saklayacağım küçük şehzademi
ve tahta atını
o da ağlıyor
biz bu yalnızlığa ne zaman yazıldık
ne zaman günışığına çıkarttılar sevdamızı
mektuplarımızı taşıyan ulak niye öldürüldü
mektuplarımızı şimdi kim okuyor
mektuplarımı şimdi kim yakacak
bak, öfkem firarda, Hayta!
bak, öfkem firarda!
prangasında yasadışı güller açan;
madem kalbime bırakılmış şu yeni yurdum uçurum
ilk kez, ama ilk kez
yeryüzünü gökyüzüne şikayet ederek başlıyorum
ölümüm evcilleşmeyecek asla sen olsan da Hayta!
kelime olarak anlamı, a$k acısıdır. ama aynı zamanda janis joplin'in benden evvel davranıp sözlükle payla$tığı o muhte$em $iirin ana temasıdır bu.. öyle kekremsi bir acı; fazlası değil.
aşk, aşırı gönül düşkünlüğü anlamına gelen bir sözcüktür. abdülhak hamid' in meşhur manzum eseridir.
Abdülhak Hamid'in bütün şiirlerini topladığı kitapır. garam'da ; gençlik dönemindeki sorunlarını anlattığı şiirler bulunur. çoğu eserinin -Makber de dahil- başlangıcıdır. isyankar ve başka yaşam alanları arayan Hamid'in yenilikçi yönünü gösteren bu ilk dönem eserlerinden Garam; yazılır yazılmaz basılamamış, tefrika edilebilmek için II. Meşrutiyet'i, kitap haline gelmek için de Cumhuriyet dönemini beklemiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar