1. 1.
    önsöz: şu yaşına kadar umumi helalardan ziyadesiyle yararlanan ama bir kez bile kızlar tuvaletine girememiş olmanın burukluğuyla yaşayan biri olarak biraz subjektif bir başlık oldu ama sözlük formatına teğet geçeceğini tahmin etmekteyim. zira kızlar tuvaletinde böyle şeylerden var mı hiç araştırma fırsatım olmadı. dolayısıyla hafif subjektivizm var gibi gibi. neyse bokunu çıkarmayalım.

    siz hiç az bakımlı umumi bir helada uzun vakit geçirdiniz mi?? tuvaletten kastım pisuvar denen gavur icadı değil. donunun bağını çözüp çömelerek sıçmaktan bahsediyorum. rahat rahat, kokuta kokuta.. aslında birçok insan önmelini önceden alır, evden çıkmadan halleder bu işi. ama göt bu, evde durduğu gibi durmuyor.

    gazeteyi, dergiyi, türlü mecmuaları tuvalette sıkılmaya karşı bir ilaç olarak gören memleketiz. işte umumi helalarda bu şansımız olmuyor. evdeki gibi alafrangaya oturup bir yandan işi görüp bir yandan da ilim sahibi olmak hayal gücünüzü fazla zorladığınızı gösterir. zira hışır hışır kağıt sesleri gelen sonrasında da elinde gazeteyle malum yerden çıkan bir adama iyi gözle bakılacağını tahmin etmiyorum.

    peki bu adam ne yapacak?? ev alışkanlığından ötürü yine uzun süre burada kaldığından fayasnları en az 5 kere sayıp bitirmiştir bile. ama yine sıkılacak. bir eğlence, bir vakit geçirici bulması lazım kendine. evet, orası. burnu. o sabahtan beri her fırsatta karıştırmak istediği fakat bir türlü buna fırsatı olmadığı burnu. sol elin işaret parmağı önce burun çeperlerinin uçlarını hafiften kaşımaya başlar. çıkacak ilk sümük kütlesi ilerisi için de adeta yol gösterici konumundadır. kıtır kıtır edecek kadar kuru ise burnun iç kesimlerinden tam kıvamından sümük elde edileceği yorumu yapılır. yok su gibi ise ele yapışıp bir halta yaramayacak bir hazineye sahip olunduğu anlaşılır.

    öyle veya böyle aynı parmakla iki delikte de ummalı bir çalışma yapılır. kurumuş veya sıvı halde bulunan sümük parçacıkları yine işaret parmağında biriktirilir. hem kepçe hem kamyon görevindedir. kaynak gerçekten güçlü olduğu vakitlerde diğer parmaklardan yardım istenir taşeronluk için.

    asıl konumuza gelelim. bu sümükler ne olacak peki?? aslında hemen elinin altında taharet musluğu var. yıkasa eskisinden daha temiz bir el sahibi olacak. ama olmaz tabi. bunca emeğin karşılığı sıçılan bokla aynı deliğe düşüp onunla aynı kaderi paylaşmamalı. peki ne olacak?? tabi ki sağındaki solundaki arkandaki fayanslardan birine sürecek. hem bu eserden diğer insanların da faydalanmaması gerçekten büyük talihsizlik olurdu. o kadar bencillik iyi değil tabi. neyse vıjk diye sürer seçtiği herhangi bir fayansa. sonra da az geri çekilip bi bakar. mağrur bakışlarla az gurur da duymaz hani.

    gel zaman git zaman bu eser kurur tabi. tanınmayacak hale gelir. eserin sahibi ilerki bir zamanda aynı tuvalete iş görmek için girdiğinde "ulan ne hayvan adamlar var" der, biraz da küfür eder. bu tarz insanların sürekli olarak girdiği tuvaletler ise sergi tadında sanat yuvasıdır.
    1 ... arjen robben