bugün
- filistin46
- fransız arabaları7
- zeynep bastık'ın minik dudakları4
- hülagü'nün çin varken suriye'ye saldırması5
- astral seyahat gerçek mi3
- altın fiyatları5
- kia stonic3
- fon kurdum para yatırır mısınız12
- cuckold yaparken birden türkü söylemek2
- cossack2
- kadın cinayetlerinin asıl sebebi2
- mossat yaptı abi heralde yani3
- bu yazar sadece arkadaşlarından mesaj alıyor3
- istanbul da mide küçültme sonrası şüpheli ölüm4
- dinciler4
- oğuzhan'ın ölümünde ağırlaştırılmış müebbet talebi2
- çeyrek depo2
- cennete gideceğini sanıp cehenneme gidip göt olmak3
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel10
- meclis te fon krizi araştırma komisyonu tartışması5
- kamal4
- ikinci mustafa2
- anın görüntüsü28
- bedelini ödeyen yazarlar17
- iftira atmak2
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- ten uyumu vs kafa uyumu5
- ne kadar yaşlısın9
- sözlükte kız taklidi yapmak16
- pazar günü aktiviteleri3
- trump'ın yanındaki garip tipli kadın2
- 11 ekim 2026 beşiktaş kocaelispor maçı2
- antipanik'e bir şey söyle22
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- silvermist'e iki şey söyle20
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi7
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan7
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- alttaki yazara bir şey söyle24
- özelden şeftalisini atan yazar14
- arkadaşlar ne yesek8
- seksten önce dua etmek10
- tarhana çorbası12
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- sözlük kızlarının kombinleri15
- israil'i allah cezalandıracak9
2008 altın palmiye ödülü alan film.
başrolünde bir türkün oynadığı * fransız yapımı bol ödüllü pek beğenilmiş bir film.
burak özyılmaz'ın rol aldığı film.
2008 tarihli laurent cantet'in yönettiği bu fransız yapımında çoğu göçmen çocuklardan oluşan bir orta okulun bir sınıfının bir dönemi gerçekçi bir şekilde aktarılıyor.
gerçekçi olmasının temel nedeni, amerikan sinemasının yüzlerce kez çektiği, problemli bir sınıfa gelen iyi kalpli, süper öğretmenin tüm sınıfı adam etmesi, içlerindeki iyiyi, yeteneği ortaya çıkarması fantazisinden uzak durup, öğretmenin tüm iyi niyetli çalışmalarına rağmen kısır döngüyü kıramaması.
yanılmıyorsam müzik yoktu filmde ve bir belgsel gibi ilerlemesine rağmen beni içine çekti, sarıp sarmaladı.
önce kitabı yazan sonra senaryoya çeviren filmin başrol oyuncusu François Bégaudeau aynı zamanda gerçek hayatında da bir öğretmen. ve doğrularıyla yanlışlarıyla gerçek bir insan.
oyunculukların oldukça başarılı olduğu filmde neredeyse her karakterin bir derinliği var ve her karakterin okuldan sonraki hayatını da izlemek iistedim.
kameranın sürekli sınıfın içindeymiş gibi hissettirmek amacıyla kullanılması sınıfın gerçekliğini iliklerinize kadar hissetmenizi sağlıyor.
özellikle de okulun son günü "bu dönem neler öğrendiniz" sohbetinin yapıldığı ders bitiminde bir öğrencinin öğretmenin yanına gelip "okulda hiçbirşey öğrenmediğini" söylediği sahne çok etkileyiciydi.
gerçeklik kaygısını taşımış yönetmen ve bunu da başarıyla yansıtmış.
sonunda okuldan kovulan öğrencinin silah donanıp okuldaki herkesi öldürmeyeceği bir film bu.
gerçekçi olmasının temel nedeni, amerikan sinemasının yüzlerce kez çektiği, problemli bir sınıfa gelen iyi kalpli, süper öğretmenin tüm sınıfı adam etmesi, içlerindeki iyiyi, yeteneği ortaya çıkarması fantazisinden uzak durup, öğretmenin tüm iyi niyetli çalışmalarına rağmen kısır döngüyü kıramaması.
yanılmıyorsam müzik yoktu filmde ve bir belgsel gibi ilerlemesine rağmen beni içine çekti, sarıp sarmaladı.
önce kitabı yazan sonra senaryoya çeviren filmin başrol oyuncusu François Bégaudeau aynı zamanda gerçek hayatında da bir öğretmen. ve doğrularıyla yanlışlarıyla gerçek bir insan.
oyunculukların oldukça başarılı olduğu filmde neredeyse her karakterin bir derinliği var ve her karakterin okuldan sonraki hayatını da izlemek iistedim.
kameranın sürekli sınıfın içindeymiş gibi hissettirmek amacıyla kullanılması sınıfın gerçekliğini iliklerinize kadar hissetmenizi sağlıyor.
özellikle de okulun son günü "bu dönem neler öğrendiniz" sohbetinin yapıldığı ders bitiminde bir öğrencinin öğretmenin yanına gelip "okulda hiçbirşey öğrenmediğini" söylediği sahne çok etkileyiciydi.
gerçeklik kaygısını taşımış yönetmen ve bunu da başarıyla yansıtmış.
sonunda okuldan kovulan öğrencinin silah donanıp okuldaki herkesi öldürmeyeceği bir film bu.
türkiye'deki birçok üniversitede, meslek yüksekokulunda dahi tartışılmayan konuların fransa'da bir ortaokulda geçmiş olmasıyla ilgimi çekmiş filmdir. tabi buna ırksal yapı analizlerini ülkesel farklılıklar babında derinlikli değerleyince hatta françois'in iyi bir öğretmen olmakla beraber kendisini tutamayıp sınıftaki kız öğrencilere kullandığı sıkıntılı tümceyle * öğretmen-öğrenci ilişkisini son derece gerçekçi yansıtışıyla başarılı bir film kuşkusuz.
en basitinden bir öğrencinin okuldaki durumunu dahi masaya yatırırken öğretmenler arasında geçen fikirsel tartışma ve argümanlar ülkemizde alışık olmadığımız türden derinlik içeriyor.
sonuçta filmin insanı öğrencilik zamanlarına götürmesi kadar,izleyeni fazlasıyla içine aldığı da doğru. bu da filmin diğer artısı.
izlenmeli.
10 üzerinden 7.5!
en basitinden bir öğrencinin okuldaki durumunu dahi masaya yatırırken öğretmenler arasında geçen fikirsel tartışma ve argümanlar ülkemizde alışık olmadığımız türden derinlik içeriyor.
sonuçta filmin insanı öğrencilik zamanlarına götürmesi kadar,izleyeni fazlasıyla içine aldığı da doğru. bu da filmin diğer artısı.
izlenmeli.
10 üzerinden 7.5!
Gündemdeki Haberler