bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı68
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim24
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- sözlükte kim kimle sevgili27
- iyi memenin sırrı6
- iyi menemenin sırrı4
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok5
- true esaretten kurtulacak4
- ese dezze8
- engineer288
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- passatı olan erkek6
- fenerbahçeli yazarlar7
- giresunlu kızlar6
- sözlüğün en şık erkeği12
- kale3112 ifşa8
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- nervio43
- sabaha kadar uyumamak2
- futbol17
- fenerbahçe14
- uefa şampiyonlar ligi7
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- tacettin libosoglu4
- gel münihe sözünü tut travel4
- ben jesus olsam4
- liverpool fc6
- türkiye'nin haritada büyümesi2
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek3
- türkiye12
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- avrupa3
- ingiltere2
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- kassız erkek neye benzer5
- 5 kasım 2026 trabzonspor freiburg maçı2
- muhallebi yerken disi kirmak4
- herif olmanın zorlukları4
- anto'nun kuyumcu olması3
- almanca bilmek2
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- acıbadem taksim hastanesi4
- willst du mich heiraten2
- sözlük yazarlarından aforizmalar3
- sandra bullock3
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik3
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
iki tarafın da birbiri hakkında çok fazla şey bildiği durumlarda "kirli çamaşırların ortaya dökülmemesi için" işleyen denge durumu.
örneğin, akp her türlü boku yemektedir, ama hürriyet yazamamaktadır, aydın doğan da her türlü boku yemektedir ama akp ortaya dökememektedir*. işte dehşet dengesi denen olay budur.
örneğin, akp her türlü boku yemektedir, ama hürriyet yazamamaktadır, aydın doğan da her türlü boku yemektedir ama akp ortaya dökememektedir*. işte dehşet dengesi denen olay budur.
göstermelik bir denge oyunundan ibaret olan nükleer güç üzerinden sidik yarıştırmanın kaygılardan beslenen primitif blöf yöntemlerinin bir araya geliş formunun dengesidir.
amerika birleşik devletleri 6 Ağustos 1945'te Japonya'nın Hiroşima kentinde ilk atom bombasını patlattı. 9 Ağustos 1945'te Nagasaki kentine atılan atom bombası da patlayınca savaşın sona erdiği ve müttefiklerin galip geldiği açıkça ortaya çıkmıştı. Elindeki atom silahlarını kullanan amerika birleşik devletleri bu gücünü bütün dünyaya ispatlamıştı.
aynı zamanda vahşet saçan ve yıldırım harekatı adı verilen savaş taktiğine çok güvenen almanlara geniş coğrafyasının yardımıyla dur diyebilmiş olan sovyetler birliği de savaştan en az zararla kurtulan bir diğer büyük devlet olmayı başarmıştı.
bu durumda karşı karşıya kalan iki devlet birbirlerine olan üstünlüklerini ispatlamak zorundaydı. esasında sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği'nin birincil çöküş nedeni olarak gösterilebilecek nükleer silah merakı o anda başlamıştı. varını yoğunu nükleer güce harcayan sscb 1949 yılında başarıya ulaşmıştı.
daha önce de dediğimiz gibi nükleer güç kullanmak için değil korkutmak için varolan bir güçtü. zira bugün bakıldığında II. Dünya Savaşı'nı bitiren bombaların günümüzde dahi etkileri görülmekte. Soğuk Savaş süresince tarafların elinde bulunan nükleer silahlarla Hiroşima ve Nagazaki'yi bombalamak için kullanılan silahların karşılaştırılması mümkün bile değildir. Buna rağmen halen etkisini sürdürmekte olan radyoaktif kirlenmenin kat kat güçlü silahların kullanılmasıyla ne gibi sonuçlar doğuracağını tahmin etmek pek de zor sayılmaz. Taraflardan biri elindeki nükleer gücün tamamını karşı tarafın nükleer gücünü tümüyle yok etmek için kullansa dahi bunda başarılı olacağının garantisi bulunamaz. Örneğin ABD'nin bütün nükleer silahlarını Sovyetlerin tüm gücünü bir kerede tüketmek için kullanmış olsa ve bunu başarmış olsa bile SSCB yakınındaki Avrupa ülkeleri bundan çok kötü etkilenecekti. Bu devletlerinse birçoğunun ABD müttefiki olduğunu zaten biliyoruz. ABD'nin kendi toprakları da, silahların yıkma, yakma ve ani radyasyon etkilerine maruz kalmaktan kurtulsa da uzun süreli radyasyon kirlenmesinden çok büyük ölçüde zarar görecekti. Dehşet Dengesi de tam olarak bu tehlikelerin göz önünde bulundurulmasıyla birlikte bu gücü fiilen kullanmadan karşı tarafı saldırıdan veya direnişten caydırma gibi bir dayanağa sahiptir.
(bkz: alıntı değil alın teri)
amerika birleşik devletleri 6 Ağustos 1945'te Japonya'nın Hiroşima kentinde ilk atom bombasını patlattı. 9 Ağustos 1945'te Nagasaki kentine atılan atom bombası da patlayınca savaşın sona erdiği ve müttefiklerin galip geldiği açıkça ortaya çıkmıştı. Elindeki atom silahlarını kullanan amerika birleşik devletleri bu gücünü bütün dünyaya ispatlamıştı.
aynı zamanda vahşet saçan ve yıldırım harekatı adı verilen savaş taktiğine çok güvenen almanlara geniş coğrafyasının yardımıyla dur diyebilmiş olan sovyetler birliği de savaştan en az zararla kurtulan bir diğer büyük devlet olmayı başarmıştı.
bu durumda karşı karşıya kalan iki devlet birbirlerine olan üstünlüklerini ispatlamak zorundaydı. esasında sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği'nin birincil çöküş nedeni olarak gösterilebilecek nükleer silah merakı o anda başlamıştı. varını yoğunu nükleer güce harcayan sscb 1949 yılında başarıya ulaşmıştı.
daha önce de dediğimiz gibi nükleer güç kullanmak için değil korkutmak için varolan bir güçtü. zira bugün bakıldığında II. Dünya Savaşı'nı bitiren bombaların günümüzde dahi etkileri görülmekte. Soğuk Savaş süresince tarafların elinde bulunan nükleer silahlarla Hiroşima ve Nagazaki'yi bombalamak için kullanılan silahların karşılaştırılması mümkün bile değildir. Buna rağmen halen etkisini sürdürmekte olan radyoaktif kirlenmenin kat kat güçlü silahların kullanılmasıyla ne gibi sonuçlar doğuracağını tahmin etmek pek de zor sayılmaz. Taraflardan biri elindeki nükleer gücün tamamını karşı tarafın nükleer gücünü tümüyle yok etmek için kullansa dahi bunda başarılı olacağının garantisi bulunamaz. Örneğin ABD'nin bütün nükleer silahlarını Sovyetlerin tüm gücünü bir kerede tüketmek için kullanmış olsa ve bunu başarmış olsa bile SSCB yakınındaki Avrupa ülkeleri bundan çok kötü etkilenecekti. Bu devletlerinse birçoğunun ABD müttefiki olduğunu zaten biliyoruz. ABD'nin kendi toprakları da, silahların yıkma, yakma ve ani radyasyon etkilerine maruz kalmaktan kurtulsa da uzun süreli radyasyon kirlenmesinden çok büyük ölçüde zarar görecekti. Dehşet Dengesi de tam olarak bu tehlikelerin göz önünde bulundurulmasıyla birlikte bu gücü fiilen kullanmadan karşı tarafı saldırıdan veya direnişten caydırma gibi bir dayanağa sahiptir.
(bkz: alıntı değil alın teri)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar