bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam25
- toplumsal çürüme7
- tuborg ice6
- kızıl saçlılar6
- yol vermek4
- gülşen in memeleri14
- perla harb2
- galatasaraylıya sormuşlar3
- pideler olmuş2
- jason voorhees vs michael myers3
- mika raun vardı nerede şimdi7
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- yeşil göz4
- gençlere tavsiyeler3
- ese dezze13
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi3
- angel bhathal2
- hamas denince akla gelenler11
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- isabel mbomio2
- diziler toplumu etkiliyor2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- iyi parti2
- caitlin worthington3
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- müslüman5
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- hızlı ve çok okumak4
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- sosyal medya2
- günah şehrine giderken dinlenecek şarkılar2
- kuzey tekinoğlu2
- ben geldim naneler5
- örümcek adam2
- michael myers in kız kardeşi2
- fie rose lindegaard2
- ağlayarak muhallebi yemek3
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- almanyada gaz çıkarmanın serbest olması2
- erlik5
- tuborg içen erkek2
- verzeihung2
- tinto brass7
- orealia thomas2
Bimen Şen'in asıl adı Bimen Dergazaryan'dır. 1873 yılında Bursa'da doğdu. Bir din adamı olan Gaspar Dergazaryan'ın dördüncü çocuğudur. Mûsikîşinas bir aileden geldiği için sesinin güzelliği dikkatleri çekmiş, çocukluğunda kilisede ilâhi okumaya başlamıştı. Kazandığı başarı kısa sürede çevresine yayıldı. Daha on bir yaşında iken, Bursa'ya gelen Hacı Ârif Bey'e takdim edildi. Ona birkaç şarkı meşk ettiren ve sesini çok beğenen üstad, bu sanatta ilerlemesi için istanbul'a gönderilmesini tavsiye etti. Ailesinin şiddetle karşı çıkmasına rağmen, on dört yaşında iken istanbul'un yolunu tuttu. Yanında bulunan para kısa sürede bitince açlık ve sefaletle karşı karşıya geldi. Kendi ifadesine göre onu bu durumdan yine açlık kurtardı. iş bulamayınca son bir çare olarak kiliseye başvurmuş ve ilâhi okumuştu. Orada bulunan dindar bir Ermeni, sesini çok beğenerek himayesine aldı. Banker olan bu şahsın yanında bir süre çalıştıktan sonra serbest ticarete başladı. Böylece maddî durumu düzelen Bimen Efendi, bir yandan sarraflık yaparken, bir yandan da çevresini tanımaya çalıştı.
O dönemin ünlü mûsikîşinaslarından Tanburî Cemil Bey, Neyzen Aziz Dede, Şevki Bey, Kanunî Hacı Ârif Bey, Rahmi Bey, Hanende Nedim Bey, Hacı Kirami Efendi ve özellikle Hacı Ârif Bey'den çok şeyler öğrendi. Yaşadığı sürece ünlü bir hanende olarak tanındı ve takdir edildi. Süleyman Nazif onun için şu beyti yazmıştır:
"Ebedî nâzımıdır san'at-ı feryâdımızın"
"Öperiz ağzını hep Bimen-i üstadımızın"
Çok tanınmış bir ses sanatkârı olduğu halde gazinolarda çalışmadı. Özel mûsikî toplantılarında okurdu. Akşamları "Eldorado" gibi gazinolara gider ancak, hatırından geçemediği dostlarının ısrarı ile oturduğu yerden bazen bu fasıllara katılırdı. Konserler vermiş ve plâklar da doldurmuştur.
ATATÜRK'ün daveti üzerine Ankara'ya gelmiş , zaman zaman Dolmabahçe Sarayı'na da çağrılmıştır. Bir gazete röportajına verdiği cevapta bir mûsikî aleti kullanmadığını, nota bilmediğini, eserlerini başkalarının notaya aldığını, mûsikîden ve eserlerinden para kazanmadığını, bir kırgınlık sonucu piyasadan çekilerek evvelce biriktirdiğini satarak geçindiğini söylemiştir.
Bimen Efendi, 26 Ağustos 1943 tarihinde öldü. Cenazesi Lemi Atlı, Neyzen Rıza Bey, Tanburî Dürrü Turan, Sâdeddin Kaynak, Artaki Candan gibi tanınmış mûsikîşinasların katıldığı kalabalık bir toplulukla kaldırılarak, Feriköy Ermeni Mezarlığı'nda toprağa verilmiştir.
Bestekâr olarak Hacı Ârif Bey taklitçisi değildir, ancak bu büyük sanatkârın başlattığı şarkı bestekârlığı yolunun samimî bir takipçisi olmuş, özellikle fasıl mûsikîsinin gelişmesine büyük hizmette bulunmuştur. Kendisini bilen, tanıyan ve dinleyen Ruşen Kam onun için şu satırları yazmıştır:". . . Bu an'anenin en kuvvetli, en popüler bestekârlarının sonuncusu Bimen Şen'dir. Ta. . . Şişli semtinden başlayarak istanbul surlarına kadar uzanan bölge içinde onun eserlerinden birini, hattâ bir kaçını bilmeyen, terennüm etmeyen bir insan tasavvur etmek pek güçtür. Şöhreti ve eserleri I. Dünya Harbi ve sonra onu takip eden mütareke yılları içinde, bütün istanbul ufuklarını kaplamış olan bu bestekârımız, her sınıf halkın kendi zevkini okşayacak tarzdaki şarkıları ile çok sevilmiştir. O dönemdeki yeni bir eseri, bütün umumi ve hususi saz meclisleri içinde muhitinin en kuytu köşelerinden yükselen seslerini, en güzel ahenklerini bu eserin büyüleyici melodileri arasında bulurdu. Onun bu sanat ve sanatkârlık tılsımı ölümüne kadar devam etmiştir. Bimen Şen, zamanının en tutulan ve sevilen Uşşak, Hicaz, Saba, Hicazkâr, Kürdili-Hicazkâr, Hüseyni, Segâh, Hüzzam gibi makamlarında pek çok şarkı bestelemiştir. Melodilerinde, kendinden evvelkilerin tesirlerinin izlerinden ziyade kendi kudret ve kabiliyetinin sesi duyulur ve bunlar gâh bir hüzün ve elemin, gâh bir neşve ve sürûrun ifadesi olarak gönüllere akseder. Yalnız şunu da ilâve edelim ki, onun bazı eserlerinde belli belirsiz şive bozukluğundan doğan bazı prozodi yanlışları biraz kulağı tırmalar. Bu zaten Hristiyan, Musevi Türk bestekârlarının daha bir kısmında kulağa çarpan bir keyfiyet olmakla birlikte, küçük bir tasarrufla bu gibi ufak tefek hatâlar her zaman için giderilebilir."
Altı yüzü aşkın eserinin olduğunu, güzel şiirlerin kendisine bestekârlık ilhamı verdiğini, en güzel eserlerini yatakta ve gece yarıları uykudan uyanarak bestelediğini söyleyen Bimen Şen'in ikiyüz yirmi şarkısının notasını Şamlı iskender yayınlamıştır. Mûsikî eserleri repertuvarımızda ikiyüz elli kadar eseri bulunuyor. Bazı marşlar da bestelemiştir.
http://www.vartanants.com/koro/osmanlimuzigi.htm
O dönemin ünlü mûsikîşinaslarından Tanburî Cemil Bey, Neyzen Aziz Dede, Şevki Bey, Kanunî Hacı Ârif Bey, Rahmi Bey, Hanende Nedim Bey, Hacı Kirami Efendi ve özellikle Hacı Ârif Bey'den çok şeyler öğrendi. Yaşadığı sürece ünlü bir hanende olarak tanındı ve takdir edildi. Süleyman Nazif onun için şu beyti yazmıştır:
"Ebedî nâzımıdır san'at-ı feryâdımızın"
"Öperiz ağzını hep Bimen-i üstadımızın"
Çok tanınmış bir ses sanatkârı olduğu halde gazinolarda çalışmadı. Özel mûsikî toplantılarında okurdu. Akşamları "Eldorado" gibi gazinolara gider ancak, hatırından geçemediği dostlarının ısrarı ile oturduğu yerden bazen bu fasıllara katılırdı. Konserler vermiş ve plâklar da doldurmuştur.
ATATÜRK'ün daveti üzerine Ankara'ya gelmiş , zaman zaman Dolmabahçe Sarayı'na da çağrılmıştır. Bir gazete röportajına verdiği cevapta bir mûsikî aleti kullanmadığını, nota bilmediğini, eserlerini başkalarının notaya aldığını, mûsikîden ve eserlerinden para kazanmadığını, bir kırgınlık sonucu piyasadan çekilerek evvelce biriktirdiğini satarak geçindiğini söylemiştir.
Bimen Efendi, 26 Ağustos 1943 tarihinde öldü. Cenazesi Lemi Atlı, Neyzen Rıza Bey, Tanburî Dürrü Turan, Sâdeddin Kaynak, Artaki Candan gibi tanınmış mûsikîşinasların katıldığı kalabalık bir toplulukla kaldırılarak, Feriköy Ermeni Mezarlığı'nda toprağa verilmiştir.
Bestekâr olarak Hacı Ârif Bey taklitçisi değildir, ancak bu büyük sanatkârın başlattığı şarkı bestekârlığı yolunun samimî bir takipçisi olmuş, özellikle fasıl mûsikîsinin gelişmesine büyük hizmette bulunmuştur. Kendisini bilen, tanıyan ve dinleyen Ruşen Kam onun için şu satırları yazmıştır:". . . Bu an'anenin en kuvvetli, en popüler bestekârlarının sonuncusu Bimen Şen'dir. Ta. . . Şişli semtinden başlayarak istanbul surlarına kadar uzanan bölge içinde onun eserlerinden birini, hattâ bir kaçını bilmeyen, terennüm etmeyen bir insan tasavvur etmek pek güçtür. Şöhreti ve eserleri I. Dünya Harbi ve sonra onu takip eden mütareke yılları içinde, bütün istanbul ufuklarını kaplamış olan bu bestekârımız, her sınıf halkın kendi zevkini okşayacak tarzdaki şarkıları ile çok sevilmiştir. O dönemdeki yeni bir eseri, bütün umumi ve hususi saz meclisleri içinde muhitinin en kuytu köşelerinden yükselen seslerini, en güzel ahenklerini bu eserin büyüleyici melodileri arasında bulurdu. Onun bu sanat ve sanatkârlık tılsımı ölümüne kadar devam etmiştir. Bimen Şen, zamanının en tutulan ve sevilen Uşşak, Hicaz, Saba, Hicazkâr, Kürdili-Hicazkâr, Hüseyni, Segâh, Hüzzam gibi makamlarında pek çok şarkı bestelemiştir. Melodilerinde, kendinden evvelkilerin tesirlerinin izlerinden ziyade kendi kudret ve kabiliyetinin sesi duyulur ve bunlar gâh bir hüzün ve elemin, gâh bir neşve ve sürûrun ifadesi olarak gönüllere akseder. Yalnız şunu da ilâve edelim ki, onun bazı eserlerinde belli belirsiz şive bozukluğundan doğan bazı prozodi yanlışları biraz kulağı tırmalar. Bu zaten Hristiyan, Musevi Türk bestekârlarının daha bir kısmında kulağa çarpan bir keyfiyet olmakla birlikte, küçük bir tasarrufla bu gibi ufak tefek hatâlar her zaman için giderilebilir."
Altı yüzü aşkın eserinin olduğunu, güzel şiirlerin kendisine bestekârlık ilhamı verdiğini, en güzel eserlerini yatakta ve gece yarıları uykudan uyanarak bestelediğini söyleyen Bimen Şen'in ikiyüz yirmi şarkısının notasını Şamlı iskender yayınlamıştır. Mûsikî eserleri repertuvarımızda ikiyüz elli kadar eseri bulunuyor. Bazı marşlar da bestelemiştir.
http://www.vartanants.com/koro/osmanlimuzigi.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar