bugün
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması12
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- kolye142
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi7
- sözlük elden gidiyor4
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod3
- asla evlenilmeyecek erkekler7
- pizza bira ikilisi5
- erlik5
- fuck bahçeli tişörtü2
- cep telefonu17
- nokia16
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- günün sözü6
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak3
- rüzgar12
- bal10
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- lale14
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- var olmak için ne yaptınız13
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- pazar günleri ekmek almak3
- pazar günü erken kalkmak3
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- bileklik19
- yogartiksen39
- fil9
- kader4
- aslan15
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- billie eilish'in memeleri7
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- kuş5
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- at6
- sevgili nedir7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- gül7
- kim kimi neden sevmiyor14
- brezilya7
- galatasaray19
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı84
sunay akın şiiri.
Geçim parası için
nice yaşlının
eski istanbul evlerinden
getirdiği eşyalar
üstüne kâr koyulup
satılıyor antik
acılar çarşısında
Geçim parası için
nice yaşlının
eski istanbul evlerinden
getirdiği eşyalar
üstüne kâr koyulup
satılıyor antik
acılar çarşısında
elleri reçelli kadına,
terzi dükkanındaki adama...
kitabını girişinde yazan söz.
terzi dükkanındaki adama...
kitabını girişinde yazan söz.
aynı zaman da sunay akın'ın bir şiir kitabının da adıdır...
yok edilemeyen acılar sanırım, bir türlü öldürülemeyen acılar... unutulamayan, vazgeçilemeyen acılar...
hayallerin son bulduğu yerde başlayan acılar... sanki isa'dan önce de varmış gibi hissetmesine yol açar insanın... sanki bir dua gibi de sonsuza kadar sürecek gibi durur içinde insanın... yeryüzü yaratıldı içine eklendi bu acı ve dağların yerlebir olduğu o günde içinden yok olacak...
yok edilemeyen acılar sanırım, bir türlü öldürülemeyen acılar... unutulamayan, vazgeçilemeyen acılar...
hayallerin son bulduğu yerde başlayan acılar... sanki isa'dan önce de varmış gibi hissetmesine yol açar insanın... sanki bir dua gibi de sonsuza kadar sürecek gibi durur içinde insanın... yeryüzü yaratıldı içine eklendi bu acı ve dağların yerlebir olduğu o günde içinden yok olacak...
grejuva adlı underground rapçi kardeşimizin mükemmel ötesi parçası.
sözlerini de yazayım duygu seli aksın.*
şimdilerde öğrendim ben
mutluluk gülünç ve fazla
tatlı bi kalbi var acıların aslında
işte burdasın yanıbaşımda çok yakın
sesin kulaklarımda fısıltıyla uzak kadın
namını haketmiş sesin kadar zarif adın
yüzüme felci indiren hafifçe güldüren tadın
içimdeki fırtınadan sana bi damla sıçramaz mı
içimdeki dalgada boğulmak nasip olmaz mı
ne düşünüyorsun gözlerin uzanmış semalara
kurtul artık kutuplardan bu memleket dardır sana
aşk acıysa özlemimdir acının antiği
eski bir masaldı sanki delirmişin seçtiği
öpülmüş dudakların
hayatın sırrı gibi çözülmemiş
21 hilal ki bugün görünmemiş
iç geçirdiğim zaman diş geçirmek imkansız
bakmaya çekinmiş bulut kızl ve utanmış
zor bir adam olduğumu söylüyorlar
kapalı bir kitap gibiymişim
bundan her zaman yakınırım
çok güzel bir kadındı...
bilirsiN
konuşamazdık ve bakışamazdık
iki hece gözümde büyür
iki gözün gözümde kalmaz
bil ki bu semtten de taşınmış antikacılar senin gelgitindi benim içimde antik acılar
Onu çok sevdim
sadece..
sadece bunu nasıl göstereceğimi bilemedim
ruhumun güzelliğini sunduğumu sandığım
camekandan bozma parlak vitrinlerim terkedilmiş
meğerse kimse benim sunduğuma bakmamış ta
yansıyanla kislerinde saçlarını düzeltmiş
halbuki ben hep en altında yaşadım aşkı
on başım seyit gibi omuzlarımda taşıdım
antik acıma reğmen duygularına acıdım
antik acılar aldı tozlu depoya taşıdı
şimdi o depo hep eskilerimi kusuyor
ve eskiler beni çağırıyor
eskiler biliyor
eskiden olsa kalemi itelerdim zorla
artık yazmak istemiyorum kalem kendi koşuyor
gözüme değidiyinde gözün
yanakların kirazı
ne güzel de anlatmıştı oysa sad-i şirazi
nefretle bakarsan yusufu çirkin görürsün
varsa sevgi ucunda şeytanı melek görürsün
dostum uykuya çekildi hıyanetler mevsimi
isteksiz ve arzusuz bi teşekkür merasimi
şimdi satın alır hepsini eski zaman parası
bilirsiN
konuşamazdık ve bakışamazdık
iki hece gözümde büyür
iki gözün gözümde kalmaz
bil ki bu semtten de taşınmış antikacılar senin gelgitindi benim içimde antik acılar
Antikacılar.
Antik Acılar...*
sözlerini de yazayım duygu seli aksın.*
şimdilerde öğrendim ben
mutluluk gülünç ve fazla
tatlı bi kalbi var acıların aslında
işte burdasın yanıbaşımda çok yakın
sesin kulaklarımda fısıltıyla uzak kadın
namını haketmiş sesin kadar zarif adın
yüzüme felci indiren hafifçe güldüren tadın
içimdeki fırtınadan sana bi damla sıçramaz mı
içimdeki dalgada boğulmak nasip olmaz mı
ne düşünüyorsun gözlerin uzanmış semalara
kurtul artık kutuplardan bu memleket dardır sana
aşk acıysa özlemimdir acının antiği
eski bir masaldı sanki delirmişin seçtiği
öpülmüş dudakların
hayatın sırrı gibi çözülmemiş
21 hilal ki bugün görünmemiş
iç geçirdiğim zaman diş geçirmek imkansız
bakmaya çekinmiş bulut kızl ve utanmış
zor bir adam olduğumu söylüyorlar
kapalı bir kitap gibiymişim
bundan her zaman yakınırım
çok güzel bir kadındı...
bilirsiN
konuşamazdık ve bakışamazdık
iki hece gözümde büyür
iki gözün gözümde kalmaz
bil ki bu semtten de taşınmış antikacılar senin gelgitindi benim içimde antik acılar
Onu çok sevdim
sadece..
sadece bunu nasıl göstereceğimi bilemedim
ruhumun güzelliğini sunduğumu sandığım
camekandan bozma parlak vitrinlerim terkedilmiş
meğerse kimse benim sunduğuma bakmamış ta
yansıyanla kislerinde saçlarını düzeltmiş
halbuki ben hep en altında yaşadım aşkı
on başım seyit gibi omuzlarımda taşıdım
antik acıma reğmen duygularına acıdım
antik acılar aldı tozlu depoya taşıdı
şimdi o depo hep eskilerimi kusuyor
ve eskiler beni çağırıyor
eskiler biliyor
eskiden olsa kalemi itelerdim zorla
artık yazmak istemiyorum kalem kendi koşuyor
gözüme değidiyinde gözün
yanakların kirazı
ne güzel de anlatmıştı oysa sad-i şirazi
nefretle bakarsan yusufu çirkin görürsün
varsa sevgi ucunda şeytanı melek görürsün
dostum uykuya çekildi hıyanetler mevsimi
isteksiz ve arzusuz bi teşekkür merasimi
şimdi satın alır hepsini eski zaman parası
bilirsiN
konuşamazdık ve bakışamazdık
iki hece gözümde büyür
iki gözün gözümde kalmaz
bil ki bu semtten de taşınmış antikacılar senin gelgitindi benim içimde antik acılar
Antikacılar.
Antik Acılar...*
sunay akın şiiri.
Geçim parası için
nice yaşlının
eski istanbul evlerinden
getirdiği eşyalar
üstüne kar koyulup
satılıyor antik
acılar çarşısında.
Geçim parası için
nice yaşlının
eski istanbul evlerinden
getirdiği eşyalar
üstüne kar koyulup
satılıyor antik
acılar çarşısında.
sunay akın'ın şiir kitabıdır. gayet güzel yazılmış şiirleri barındırır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar