bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- akp'nin kemalistleşmesi4
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer5
- barbunya pilakisi seven bokkefali4
- samsak döveci9
- sözlüğün yeni tasarımı22
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- keyif kaçıran şeyler3
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- masterchef 20263
- tinto brass12
- aponun villası9
- opel vectra b4
- italyan arabaları3
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- galatasaray amed operasyonu4
- holocaust2
- pforzheim toplum mürşidi piizci ismed efendi2
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- bik bik'in gerçek yüzü2
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- paranın mutluluk getirmemesi7
- uludede ile hacca gitmek3
- kötü bir insan mıyım ben5
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- hayal garip2
- sense and sensibility2
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- terhis oluyorum sözlük21
- belediye ruhsat birimi3
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- sözlüğün en ılık yazarı3
- hababam sınıfı3
- küfürlü atasözleri4
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- açık beğen2
- kaçak akım rölesi3
- fatma betül sayan kaya28
- günaydın kızlar4
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- queen ravenna sözlüğün kraliçesidir14
- aşk16
hoca ahmet yesevi (Ks) ile birlikte yusuf hemedani'nin (ks) iki büyük talebesinden biridir.yusuf hemedani hazeretleri vefatının ardından kendisinden sonra ona tabi olunmasını istemiştir. şah-ı nakşibend hazretleri (ks) de kendisi tarafından manevi olarak irşad edilmiştir.
Bir Aşûre günü talebelerine derste velîlik hâllerini anlatıyordu. Müslüman kıyâfetinde olan bir genç içeri girip, talebelerin arasına oturdu. Bir müddet sohbetini dinledikten sonra söz isteyerek:
Efendim! Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem; "Mü'minin firâsetinden korkunuz. Çünkü o, Allah'ın nûru ile bakar." buyuruyor. Bu hadîs-i şerîfin sırrı nedir? diye sordu.
Abdülhâlık Goncdüvânî hazretleri gence heybetle nazar ettikten sonra; "Öyleyse belindeki zünnârı, hıristiyanların ibâdette bellerine bağladıkları ve ucunda haç asılı olan parmak kalınlığındaki yuvarlak ipi kes de îmâna gel." dedi.
Hocanın bu sözleri oradakiler üzerinde şok etkisi yaptı. Genç, telaşla; "Hâşâ! Yemîn ederim bende böyle bir şey yok." diye söylendi.
O zaman Abdülhâlık hazretleri talebelerinden birine gencin hırkasını çıkarmasını işâret etti. Talebe o gencin üzerindeki hırkasını çıkarınca, belinde düğüm düğüm zünnâr bağlı olduğu görüldü. Bu hâdise karşısında genç, çok mahcûb oldu. Ne yapacağını şaşırdı. Kalbinde islâmiyete karşı bir sevgi meydana geldi. Abdülhâlık Goncdüvânî hazretlerine muhabbet, sevgi duymaya başladı. Böylece evliyânın, Allahü teâlânın nûruyla baktığının ne demek olduğunu çok iyi anladı. Kelime-i şehâdet getirip müslüman olmakla şereflendi. Sâdık talebelerinden oldu.
Büyük mürşid bundan sonra etrafındakilere dönerek:
"Ey dostlar! Gelin biz de ahde uyalım, zünnârımızı keselim. Îmân edelim. Şöyle ki, bu genç maddî zünnârı kesti, biz de kalbe âid zünnârı keselim. O da, kibr ve gururdur. Bu genç, af dileyenlerden oldu; biz de affa kavuşalım." buyurdu.
Efendim! Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem; "Mü'minin firâsetinden korkunuz. Çünkü o, Allah'ın nûru ile bakar." buyuruyor. Bu hadîs-i şerîfin sırrı nedir? diye sordu.
Abdülhâlık Goncdüvânî hazretleri gence heybetle nazar ettikten sonra; "Öyleyse belindeki zünnârı, hıristiyanların ibâdette bellerine bağladıkları ve ucunda haç asılı olan parmak kalınlığındaki yuvarlak ipi kes de îmâna gel." dedi.
Hocanın bu sözleri oradakiler üzerinde şok etkisi yaptı. Genç, telaşla; "Hâşâ! Yemîn ederim bende böyle bir şey yok." diye söylendi.
O zaman Abdülhâlık hazretleri talebelerinden birine gencin hırkasını çıkarmasını işâret etti. Talebe o gencin üzerindeki hırkasını çıkarınca, belinde düğüm düğüm zünnâr bağlı olduğu görüldü. Bu hâdise karşısında genç, çok mahcûb oldu. Ne yapacağını şaşırdı. Kalbinde islâmiyete karşı bir sevgi meydana geldi. Abdülhâlık Goncdüvânî hazretlerine muhabbet, sevgi duymaya başladı. Böylece evliyânın, Allahü teâlânın nûruyla baktığının ne demek olduğunu çok iyi anladı. Kelime-i şehâdet getirip müslüman olmakla şereflendi. Sâdık talebelerinden oldu.
Büyük mürşid bundan sonra etrafındakilere dönerek:
"Ey dostlar! Gelin biz de ahde uyalım, zünnârımızı keselim. Îmân edelim. Şöyle ki, bu genç maddî zünnârı kesti, biz de kalbe âid zünnârı keselim. O da, kibr ve gururdur. Bu genç, af dileyenlerden oldu; biz de affa kavuşalım." buyurdu.
bir şiirinde şöyle der;
dosta kutlu, düşmanaysa bela oluruz
savaşta demir gibi, barışta sanki mumuz
nur çeşmesinin başı goncdüvan menzilimiz
harpte iki ağızlı kılıç ile vururuz.
dosta kutlu, düşmanaysa bela oluruz
savaşta demir gibi, barışta sanki mumuz
nur çeşmesinin başı goncdüvan menzilimiz
harpte iki ağızlı kılıç ile vururuz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com