bugün
- sözlükteki kaliteli yazarlar38
- mazotun litresi 101 lira4
- yeşil beyaz turuncu3
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları27
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- seçil erzan2
- yazarların fobileri15
- kendin hakkında bir gerçek bırak8
- yazarların en malımsı özellikleri12
- kuzey makedonya2
- kosova2
- karadağ2
- sırbistan2
- bosna hersek2
- hırvatistan2
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- slovenya2
- yugoslavya2
- iltica4
- islamda namaz yoktur37
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı12
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- sözlüğün reisi kim anketi19
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
- 174 kaslı mühendis9
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- 195 kaslı pilot10
- ioçk'nın müziği7
- barbara palvin gelse reddedecek sözlük erkeği6
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- erkeklerin birbirine amk demesi6
- sözlük yazarlarının saatleri14
- nick vermeden bir yazara seslen10
- gelecekteki sevgiliye not6
- almanya da yaşayan yazarlar8
- şeftali11
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- barbara palvin mi güzel ben mi diyen sevgili5
- şeytanın bile israil'e karşı olması8
- kainatta olan her şey mahlukatın yararı içindir2
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- sözlüğün reisi kim14
- sözlüğe video yükleyebilmek5
- çağla idi21
- yapay zekanın kod yazması3
Dostça yalakalıklar ve düşmanca çocuklukların gülerek oyuncaklara bindiği bir oyun parkını izliyordum...
Eskiden mahalle parklarında, oyun parklarındaki kaydıraklar demirden olurdu, kayma yerleri birbirine eklenmiş plakalardan oluşur, zamanla da paslanırdı.
Salıncakların oturakları tahta, salınmasını sağlayan malzemesiyse birbirine geçmiş zincirlerden oluşurdu.
Zincirlerden biri kendini kancasından kurtarır, oturağı yamuk bırakırdı.
Şimdiki gibi plastik, tıngır mıngır şeyler yoktu. Ciddi bir işti oyun parkları.
Kışın soğuk zamanlarda kimse gelmezdi. Çamur olmasın diye tabanı çakıl döşenmiş parklar, baharı bekleyen kocaman, kahverengi ağaçlar arasından gözükürdü. Ağaçlar kahverengi, yer ve gökyüzü gri, oyun parkıysa bu renklere yakın renklerle dolu oyuncaklardan oluşurdu.
Şimdi hala yer gri, parkın tabanı gri, artık ağaçlar bile gri; Ama parklar rengarenk, mavi, kırmızı, sarı, yeşil oyuncaklarla parlıyor. Hepsi cırtlak renkler.
Kolayca kırılacağı belli boktan malzemeler, renkleri de öyle. Oyuncaklar eski oyuncaklardan değil.
Bunları düşünerek yolun kenarından, bir elinde küçük bir poşet, diğerinde annesinin eli, ayağında bir iki sene sonra da giyebilsin diye alınmış büyük bir bot, tek gözü gocuğunun ipi, diğer gözü kırmızı kaydırakta yürüyordu o zamanlar şu an sözlükte kıskanç yazar olmuş veled. kolları sümük pisliğine bulaşmış, şeker yemekten yüzü gözü yapış yapış olmuş ve leş gibi toza bulanmış pis bir şekilde. Arkadan bakıldığında bir gocuk ve iki küçük sallanan bot görünüyordu. Annesinin elinde yolu boylu boyunca geçtiler.Ben ise O sırada balkonda sigara içiyordum...
Eskiden mahalle parklarında, oyun parklarındaki kaydıraklar demirden olurdu, kayma yerleri birbirine eklenmiş plakalardan oluşur, zamanla da paslanırdı.
Salıncakların oturakları tahta, salınmasını sağlayan malzemesiyse birbirine geçmiş zincirlerden oluşurdu.
Zincirlerden biri kendini kancasından kurtarır, oturağı yamuk bırakırdı.
Şimdiki gibi plastik, tıngır mıngır şeyler yoktu. Ciddi bir işti oyun parkları.
Kışın soğuk zamanlarda kimse gelmezdi. Çamur olmasın diye tabanı çakıl döşenmiş parklar, baharı bekleyen kocaman, kahverengi ağaçlar arasından gözükürdü. Ağaçlar kahverengi, yer ve gökyüzü gri, oyun parkıysa bu renklere yakın renklerle dolu oyuncaklardan oluşurdu.
Şimdi hala yer gri, parkın tabanı gri, artık ağaçlar bile gri; Ama parklar rengarenk, mavi, kırmızı, sarı, yeşil oyuncaklarla parlıyor. Hepsi cırtlak renkler.
Kolayca kırılacağı belli boktan malzemeler, renkleri de öyle. Oyuncaklar eski oyuncaklardan değil.
Bunları düşünerek yolun kenarından, bir elinde küçük bir poşet, diğerinde annesinin eli, ayağında bir iki sene sonra da giyebilsin diye alınmış büyük bir bot, tek gözü gocuğunun ipi, diğer gözü kırmızı kaydırakta yürüyordu o zamanlar şu an sözlükte kıskanç yazar olmuş veled. kolları sümük pisliğine bulaşmış, şeker yemekten yüzü gözü yapış yapış olmuş ve leş gibi toza bulanmış pis bir şekilde. Arkadan bakıldığında bir gocuk ve iki küçük sallanan bot görünüyordu. Annesinin elinde yolu boylu boyunca geçtiler.Ben ise O sırada balkonda sigara içiyordum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar