bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı73
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- sözlükte kim kimle sevgili27
- terapi niteliğindeki şeyler8
- nervio43
- iyi menemenin sırrı7
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- sözlüğün en şık erkeği12
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- iyi memenin sırrı7
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- almanca bilmek5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- kale3112 ifşa8
- siyah sütyen5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- fenerbahçeli yazarlar7
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- meme4
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- muslettin amca14
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- engineer288
- ese dezze8
- true esaretten kurtulacak4
- sözlük klasikleri12
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması3
- kassız erkek neye benzer5
- aşk9
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- yarın iş olması3
- aleksey batrakov27
- anın görüntüsü32
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu8
- futbol17
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- sözlük kürdü55
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- ben jesus olsam4
Dostça yalakalıklar ve düşmanca çocuklukların gülerek oyuncaklara bindiği bir oyun parkını izliyordum...
Eskiden mahalle parklarında, oyun parklarındaki kaydıraklar demirden olurdu, kayma yerleri birbirine eklenmiş plakalardan oluşur, zamanla da paslanırdı.
Salıncakların oturakları tahta, salınmasını sağlayan malzemesiyse birbirine geçmiş zincirlerden oluşurdu.
Zincirlerden biri kendini kancasından kurtarır, oturağı yamuk bırakırdı.
Şimdiki gibi plastik, tıngır mıngır şeyler yoktu. Ciddi bir işti oyun parkları.
Kışın soğuk zamanlarda kimse gelmezdi. Çamur olmasın diye tabanı çakıl döşenmiş parklar, baharı bekleyen kocaman, kahverengi ağaçlar arasından gözükürdü. Ağaçlar kahverengi, yer ve gökyüzü gri, oyun parkıysa bu renklere yakın renklerle dolu oyuncaklardan oluşurdu.
Şimdi hala yer gri, parkın tabanı gri, artık ağaçlar bile gri; Ama parklar rengarenk, mavi, kırmızı, sarı, yeşil oyuncaklarla parlıyor. Hepsi cırtlak renkler.
Kolayca kırılacağı belli boktan malzemeler, renkleri de öyle. Oyuncaklar eski oyuncaklardan değil.
Bunları düşünerek yolun kenarından, bir elinde küçük bir poşet, diğerinde annesinin eli, ayağında bir iki sene sonra da giyebilsin diye alınmış büyük bir bot, tek gözü gocuğunun ipi, diğer gözü kırmızı kaydırakta yürüyordu o zamanlar şu an sözlükte kıskanç yazar olmuş veled. kolları sümük pisliğine bulaşmış, şeker yemekten yüzü gözü yapış yapış olmuş ve leş gibi toza bulanmış pis bir şekilde. Arkadan bakıldığında bir gocuk ve iki küçük sallanan bot görünüyordu. Annesinin elinde yolu boylu boyunca geçtiler.Ben ise O sırada balkonda sigara içiyordum...
Eskiden mahalle parklarında, oyun parklarındaki kaydıraklar demirden olurdu, kayma yerleri birbirine eklenmiş plakalardan oluşur, zamanla da paslanırdı.
Salıncakların oturakları tahta, salınmasını sağlayan malzemesiyse birbirine geçmiş zincirlerden oluşurdu.
Zincirlerden biri kendini kancasından kurtarır, oturağı yamuk bırakırdı.
Şimdiki gibi plastik, tıngır mıngır şeyler yoktu. Ciddi bir işti oyun parkları.
Kışın soğuk zamanlarda kimse gelmezdi. Çamur olmasın diye tabanı çakıl döşenmiş parklar, baharı bekleyen kocaman, kahverengi ağaçlar arasından gözükürdü. Ağaçlar kahverengi, yer ve gökyüzü gri, oyun parkıysa bu renklere yakın renklerle dolu oyuncaklardan oluşurdu.
Şimdi hala yer gri, parkın tabanı gri, artık ağaçlar bile gri; Ama parklar rengarenk, mavi, kırmızı, sarı, yeşil oyuncaklarla parlıyor. Hepsi cırtlak renkler.
Kolayca kırılacağı belli boktan malzemeler, renkleri de öyle. Oyuncaklar eski oyuncaklardan değil.
Bunları düşünerek yolun kenarından, bir elinde küçük bir poşet, diğerinde annesinin eli, ayağında bir iki sene sonra da giyebilsin diye alınmış büyük bir bot, tek gözü gocuğunun ipi, diğer gözü kırmızı kaydırakta yürüyordu o zamanlar şu an sözlükte kıskanç yazar olmuş veled. kolları sümük pisliğine bulaşmış, şeker yemekten yüzü gözü yapış yapış olmuş ve leş gibi toza bulanmış pis bir şekilde. Arkadan bakıldığında bir gocuk ve iki küçük sallanan bot görünüyordu. Annesinin elinde yolu boylu boyunca geçtiler.Ben ise O sırada balkonda sigara içiyordum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar