bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- tuborg ice8
- muşlettin amca dul mu4
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam25
- sözlüğün yeni tasarımı4
- toplumsal çürüme7
- kalkmış pipinin imanı olmaz3
- gülşen in memeleri14
- evlenince ailen bize çok gelmesin diyen kız2
- kızıl saçlılar6
- yol vermek4
- windows xp deki çayırın son hali2
- ismet gürbüz saraca sudekiray2
- 5 kasım 2026 afyonkarahisar seri cinayet vakası2
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- mika raun vardı nerede şimdi7
- galatasaraylıya sormuşlar3
- perla harb2
- jason voorhees vs michael myers3
- pideler olmuş2
- yeşil göz4
- ese dezze11
- hamas denince akla gelenler11
- gençlere tavsiyeler3
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi3
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- aşk10
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- angel bhathal2
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- isabel mbomio2
- diziler toplumu etkiliyor2
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- caitlin worthington3
- müslüman5
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- hızlı ve çok okumak4
- iyi parti2
- ben geldim naneler5
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- ağlayarak muhallebi yemek3
- tinto brass7
- terapi niteliğindeki şeyler13
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- kuzey tekinoğlu2
- örümcek adam2
Dostça yalakalıklar ve düşmanca çocuklukların gülerek oyuncaklara bindiği bir oyun parkını izliyordum...
Eskiden mahalle parklarında, oyun parklarındaki kaydıraklar demirden olurdu, kayma yerleri birbirine eklenmiş plakalardan oluşur, zamanla da paslanırdı.
Salıncakların oturakları tahta, salınmasını sağlayan malzemesiyse birbirine geçmiş zincirlerden oluşurdu.
Zincirlerden biri kendini kancasından kurtarır, oturağı yamuk bırakırdı.
Şimdiki gibi plastik, tıngır mıngır şeyler yoktu. Ciddi bir işti oyun parkları.
Kışın soğuk zamanlarda kimse gelmezdi. Çamur olmasın diye tabanı çakıl döşenmiş parklar, baharı bekleyen kocaman, kahverengi ağaçlar arasından gözükürdü. Ağaçlar kahverengi, yer ve gökyüzü gri, oyun parkıysa bu renklere yakın renklerle dolu oyuncaklardan oluşurdu.
Şimdi hala yer gri, parkın tabanı gri, artık ağaçlar bile gri; Ama parklar rengarenk, mavi, kırmızı, sarı, yeşil oyuncaklarla parlıyor. Hepsi cırtlak renkler.
Kolayca kırılacağı belli boktan malzemeler, renkleri de öyle. Oyuncaklar eski oyuncaklardan değil.
Bunları düşünerek yolun kenarından, bir elinde küçük bir poşet, diğerinde annesinin eli, ayağında bir iki sene sonra da giyebilsin diye alınmış büyük bir bot, tek gözü gocuğunun ipi, diğer gözü kırmızı kaydırakta yürüyordu o zamanlar şu an sözlükte kıskanç yazar olmuş veled. kolları sümük pisliğine bulaşmış, şeker yemekten yüzü gözü yapış yapış olmuş ve leş gibi toza bulanmış pis bir şekilde. Arkadan bakıldığında bir gocuk ve iki küçük sallanan bot görünüyordu. Annesinin elinde yolu boylu boyunca geçtiler.Ben ise O sırada balkonda sigara içiyordum...
Eskiden mahalle parklarında, oyun parklarındaki kaydıraklar demirden olurdu, kayma yerleri birbirine eklenmiş plakalardan oluşur, zamanla da paslanırdı.
Salıncakların oturakları tahta, salınmasını sağlayan malzemesiyse birbirine geçmiş zincirlerden oluşurdu.
Zincirlerden biri kendini kancasından kurtarır, oturağı yamuk bırakırdı.
Şimdiki gibi plastik, tıngır mıngır şeyler yoktu. Ciddi bir işti oyun parkları.
Kışın soğuk zamanlarda kimse gelmezdi. Çamur olmasın diye tabanı çakıl döşenmiş parklar, baharı bekleyen kocaman, kahverengi ağaçlar arasından gözükürdü. Ağaçlar kahverengi, yer ve gökyüzü gri, oyun parkıysa bu renklere yakın renklerle dolu oyuncaklardan oluşurdu.
Şimdi hala yer gri, parkın tabanı gri, artık ağaçlar bile gri; Ama parklar rengarenk, mavi, kırmızı, sarı, yeşil oyuncaklarla parlıyor. Hepsi cırtlak renkler.
Kolayca kırılacağı belli boktan malzemeler, renkleri de öyle. Oyuncaklar eski oyuncaklardan değil.
Bunları düşünerek yolun kenarından, bir elinde küçük bir poşet, diğerinde annesinin eli, ayağında bir iki sene sonra da giyebilsin diye alınmış büyük bir bot, tek gözü gocuğunun ipi, diğer gözü kırmızı kaydırakta yürüyordu o zamanlar şu an sözlükte kıskanç yazar olmuş veled. kolları sümük pisliğine bulaşmış, şeker yemekten yüzü gözü yapış yapış olmuş ve leş gibi toza bulanmış pis bir şekilde. Arkadan bakıldığında bir gocuk ve iki küçük sallanan bot görünüyordu. Annesinin elinde yolu boylu boyunca geçtiler.Ben ise O sırada balkonda sigara içiyordum...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar